alien
alien
9 sa
İki saattir delice aşağıdaki 'daha fazla yükle' butonuna basıp basıp yazılanları okuyorum. en sonunda bu olayı yaşarken aklımdan geçen fikirleri buraya da yazayım dedim.

bir iki iniyorsun, okuyorsun, he! bu normal dedikodu tayfası diyorsun, biraz aşağı iniyorsun bir abla var, gündemle alakalı bir şeyler anlatıyor. neden yapıyor bilmiyorum ama sanırım deneysel bir şey, neyse güzel o. biraz daha iniyorsun, biri yine tramvayda biriyle gülüşmüş ve sarı montu siyah kotu olan biri yine. bu yetmiyormuş gibi biri de bir altta kırmızı rujlu biri demiş. kajshasf kırmızı rujdan nasıl bulabileceğini düşündüyse burada bi sallasa zaten 100' kişi üzerinden 80 kişiyi mimledi. güzel fikir. neyse inmeye devam ediyorum, aha! o da ne. acı, keder, karamsarlık ve bunalım temalı bir arkadaş. profilini yan sekmede açıp diğer paylaşımlarına bakıyorsun, duvar ağlıyor, duvar sızlıyor. duvar yıkılıyor kanka. ben bu tarz yazanların duvarlarına hep bakmışımdır. neden bilmiyorum, belki benim ruhumu yansıtıyordur. evet, bu konu uzadı. neyse aga inmeye devam. aga ne amk ığğkk! biri facebook'taki gibi bilmeceli bişi paylaşmış, bi aşağısında; kırmızı gül, silah ve afilli bir sözden olaşan görüntülerden farksız bir görsel paylaşmış.

sonuçta burası da bir sosyal paylaşım çöplüğü oldu demek istiyorum. bu bir başarı ama gerçek bir heyezan mı ona da siz karar verin. :* öptüm sizi.
muallim
muallim
11 sa
ablamla kartopu oynayalim dedik... hoplayıp zıplarken sen telefonu düşür kar da yaklaşık 30cm var. dedim hayatta bulamam ben bunu gitti dedim yani.. neyse iki üç kere turladim olduğum yerleri.. sonra bi ayatel kursi okuyayim dedim duanın yarısına gelmeden elimi bi anda kara atma isteği geldi veee o an 💜 telefon elimde 😂 10 yil yaşlandim ama geçen 5 dk içerisinde 😂telefon öyle bi girmis ki görünmüyordu bile duanın gücü diyip kaçiyorum..hadin bakalım ateistler bunu da açiklayin😂😂
Simerazzi
Simerazzi
18 sa
bi ara da "sevdiyim bey" kalıbı vardı. "sevdiyim bey bugün bana çiçek almış yaa sen dünyanın en iyi sevgilisi olabilir misin :dddd".. evet hattımızda çiçekçi var "abla senin adam geldi. nası bi çiçek olsun dedim 50 lirayı geçmesin dedi sen çok güvenme buna" diyor.
Omügiller👻
iyi gelir diye arkadaşla dertleşiyoduk, senin neyin var dedim iki saat eski sevgilisiyle alsancakta yediği makarnayı anlattı ya kes beee kess
karakutuu
karakutuu
2 gün
gecen cuma akşamı aylık 8 ile 10 bin mazot aldığım petrol ofisinden numaramı aldığını söyleyen bir hanımefendi aradi. çekiliş ile şanslı kişi olmuşum havza termal otelde bir gün tatil hediyemiz rezervasyonunuzu yaptık yarın 10 da sinop'tan alalım dediler eniştem de esnaf ve büyük alisverislerinden 1 yada 2 haftalık bu tarz promosyon tatilleri yaptığından herhangi bir şüphe duymadım olur dedim hafta sonu bir değişiklik olur diye düşündüm neyse çıktık sinop'tan yola samsun merkezde araca süslü puslu mini etekli yüksek topuklu civic sarısı kırmızı rujlu vs abartı elbiseli makyajlı kızlar bindi her kız bir isim söylüyor hoş geldiniz efendim rehberiniz biziz felan diyor bize de böyle bir kız geldi tabi benim hatun kıskandı biraz elimi sıkıyor felan ortam gerildi bende acaba nereye gidiyoruz diye bir kuşku oluştu normal ötesi bir durum çünkü otelde rehbere ne gerek var diye düşünüyorum üstelik böyle rehberlere. neyse atatürk evini gezdik başladık dağa doğru tırmanmaya konteynır kurmuşlar iki tane iş makinası yemek yiyeceğiz burda dediler dedim herhalde burası mesire alanı gibi mangal felan yok efendim oda yok bildiğiniz elemanların yediği menü tablot yemek neyse yedik bir masaya aldılar bizi kızlar basladi anlatmaya hattusa şöyle iyi böyle devremülk alın 20 bin lira ömür boyu kullanın hep hikayeler arkada bı nuri alço müziği diptis diptis kızlar üniveriste truzm son sinifmis maaşlı eleman asgari ücrete çabalıyorlar bı açtım baktım netten 500 e yakın şikayet var daha temel atmadan daireleri satıyorlar bir daireyi 48 kişi alıyor ama senin tapulu malın nasıl oluyorsa . kızlara kizdim üzüldüm hatta belki denk geliriz burda milleti dolandiranlara ön ayak olmayın kullaniliyorsunuz demek istiyorum kendilerine bir gunume yazık oldu kısacası üstüne kız susmak bilmesi ve başımızı agritti dağın başı ve ulaşım olmadığı için geri dönüş de yapamadık akşam eve geldiğimizde saat 12 olmuştu neyse ki bizim serviste alan kimse olmamış ve güzel dostluklar kazandık
muallim
muallim
3 gün
akşam yemek yapayım dedim tencereye yağ yerine fairy koydum... teşekkürler devlet baba!
Mrs.nameless
Mrs.nameless
3 gün
samsuna dönüş için bilet alayım dedim otobüs tıklım tıklım olmuş. sanırım güzel memleketimin omü lü gençleri olarak bütlere hazırız. uçurr bizi kaptann 🙄 fiççuuvv🚀
Odin
Odin
4 gün
bugün kimlik yenileyelim dedik düştük yollara. elimde taze çıkmış biyometrik fotoğrafla kimliğimin üzerindeki fotoğrafıma baka baka giderken içimden "ulan 10 yılda insan bu kadar evrim geçirir mi mnskm" diye geçiriyordum. o arada kadının biri "ooooodiiiiin" diye bağırıyor, odin değil işte adım anla orasını işte. ulan kim bu hadsiz adımla hitap ediyor diye baktım lisenin eski atlarından x. durdum sarılsak mı öpüşsek mi sevişsek mi karar veremedik abuk subuk hareketler yaptık. neyse "ulan 10-14 yıl önce beraber okuduğum hatun beni tanıdı daha ölmemişiz" derken nereye falan derken kız oturduğum mahalleyi hatırlayınca "amk kız fil hafızalı, yani değişmişiz ama bu manyak hatırlıyor" dedim. kahve içeriz dedik, numaramı kasıtlı yanlış vererek elimdeki fotoğraflara baka baka "ulan 10 yılda insan bu kadar evrim geçirir mi mnyurdunuskm" diyerek nüfus müdürlüğüne devam ettim. ayrıca insan bi yaşlanır amk karı taş gibi devam etmiş hayatına. hatta ne garip lan vapurlar falan, bi bize yıllar çifter çifter sokuyor...
Eleni
Eleni
8 gün
efeniim selamlar!

laf söz arasında aklıma geldi bir kaç şey zırvalayayım dedim. "biz çocukken" bundan daha da küçükken yani, tahminen velet iken komşu çocuğunun bilgisayarı değil de atarisi vardı. olmayanların ise hiperaktif manyak bir çocukluğu. İtiraf ediyorum ben atarisi olan şu komşu çocuğuydum ama bu hiçbir zaman çılgın çocukluğuma engel olamadı. ağaç dallarının lades kemiğine benzeyen kısımlarını bulur sapan yapıp millete suikast girişimleri düzenlerdik. kafası gözü dağılan yaşıt veletlerimiz "anneaaağğ" diye ağlayarak eve koştururken biz de yeri gelir kendimizi onlardan biri olarak bulurduk ki namussuzlar az ağlatmadılar. genellikle taş değil de ağaçta yetişen bezelye türevi yeşil yeşil mermilerimiz olurdu. (çok da acıtırdı, ağlatması normal.) o dönemlerde 1 lira yerine 1 milyon vardı, fazla zengindik. sahip olduğumuz 1 milyon bozukluk yerine bir kağıt parçası idi. şimdilerin 50 kuruşu o zamanları 500'ü idi ve kusura bakma 1 liracığım boyut olarak seni gebertirdi. 5 kuruş en küçük para dilimimiz değildi o zamanlar, bizim en küçüğümüz 1 kuruş'tu. şimdilerde 10 kuruştan aşağı alamadığımız sakızları biz 1 kuruş abimiz sayesinde 5 kuruşa 5 tane sakız gelecek şekilde hunharca çar çur ederdik. eskimolarımız vardı bir de! meybuzlarımız yani. çubuğun bitiş kısmına doğru düğüm atar (evet evet düğüm tecrübem buradan geliyor.) ilk bulduğumuz kaldırıma oturarak yol kenarından bulduğumuz avucumuzdan büyük bir taş ile eskimoyu tuzla buz edererek yemeye hazır hale getirirdik. tuzla buz olan meybuzumuz çubuğundan çok pişmiş etin kemiğinden bir çırpıda ayrılışına özenerek tek celsede ayrılırdı. çubuğumuz ayrıldı mı? ayrıldı. attığımız düğümü daha da sağlamlaştırıp en alt köşesine minik dişlerimiz ile bir delik açardık. (dişi dökülmemiş olanlar çok şanslıydı.) sonra hüplet gitsin! her sabah "simiaatçiğğğh" sesleri ile uyanır "anağ anağ varsın çek git şurdan bana bir simit al." şeklinde sızlanırdık. anne yüreği işte, dayanamaz alırdı. düşen susam tanelerine çocukluğumuzu bırakır bir kuşun gelip midesine indirmesine sebep olurduk. bayram harçlığımız vardı, "-dı" diyorum çünkü büyüdükçe "eşek kadar oldun ne harçlığı?" cümlesinin arkasına sığınarak kestiler elimize geçen maaşımızı. İşte o bir zamanlar var olan harçlıklarımız ile her bayram suikast girişimlerimize devam etme amacı güden tabancalar alırdık. (tabii ki de su tabancası değil! bildiğin boncuk boncuk mermileri vardı.) mermilerimiz bittikçe 10 kuruş verip ekstra mermiler alırdık ama renk renk! mavi vardı, kırmızı vardı, mor vardı, sarı vardı, vardı da vardı. ben hep sarıları alırdım, nedendir bilinmez. bir de bu paraların kurban olduğu çatpatlar vardı. belki bilmeyenler, görmeyenler, ilk kez duyanlar, bilip de ismini hatırlamayanlar vardır. bu sebeple bu resim o şahıslara;




İşte bu naçizane bok rengi şey (siz pembe sıçıyorsanız üstünüze alınmayın.) meybuzlarımızı kırdığımız taşlar ile ortalığı duman ederdi. vur bir tanesine ve çat! vur bir daha pat! şimdi ayıktın mı ismi nereden geliyor? aferin. bunlara kafa göz dalan torpiller vardı bir de ama benim kaba etim hiç yemedi onu ateşlemeye. evet tırsaktım. elimden kıymetli misiniz lan? değilsiniz. o zamanlar "inşaata topu kaçtı." denilmezdi. cesur yürekli çocuklardık oğlum biz. "itolit git şuradan alçı kaçır da gel, biz k*çını kollarız." cümleleri eşlik ederdi bize. cidden de korurlardı, ciddili bak. şimdi diyeceksiniz ki "alçı ne alaka be .s" sabretsene evladım. kaç aylıksın sen? o alçıları yere seksek çizmek için kullanırdık. bizim pelinsu'nun ablası vardı hatçe o hep kelebek çizerdi. şimdilerde dudağını büzüştürüp karda yaptığı kelebekler ile meşhur kardeşi. beş taş oynardık lan. çok tatlı taşlar bulurduk, ismi gibi 5 tane. bir tanesini havaya at, yerden bir taş al, sen diğer taşı alamadan havaya attığın taş (tek elinle yapacaksın tabi her şeyi, aynı elinle yani.) düştü mü? öldün çık. bir de koca koca taşları üst üste koyup top ile devirmeye çalışırdık. yakar top vardı ayrıca diğer ismi ile ortada sıçan (yok gerçekten s*çan değil, farenin dayısı olan sıçan). topu tutan can tutmuş olurdu, millet tuttuğu canları başkalarına verirdi, ben vermezdim. neden veriyormuşum! güzeldi be benim çocukluğum. aklıma bunlar geliyor sadece ama bunun bir o kadardan fazlası da aklıma gelmeyenlerde var. çabuk geçti gibi frank.
Mrs.nameless
Mrs.nameless
9 gün
ablam babama diyor ki nameless 2 dersten kalmış. bi dk yanlış anlaşılmasın ben dersten kalmadım babacığım hala bi şansım daha var dedim. hemen bi düzeltme geçtim tabi, lütfen yani büte kaldım ben.anlatamıyorum ki büt iyi bi şey, bilerek kaldım zaten🙄 son gün çalışmayla o kadar ilaç ezberlenir mi ? peki ya diğerinden nasıl kaldın dedi dedim o saçma bi dersti 😑 bütün kavramlar birbirine benziyordu napayım.
Zeze
Zeze
9 gün
‘kahve içer misin bebeğim ?’ dedim. annem ‘hayır, sabaha kadar uyuyamam’dedi. ama ben kuşa sormuştum 😅 kuşa sorduğumu öğrenince de hemen ‘mikrop’ diyor 😅 benim suçum ne ya, anne demedim ki sonuçta 🙄
MehmetBurakTORUN
orman " coutinho ya cometobeşiktaş dedim"

oda bana barcelona'da pişip öyle gelmek istiyorum dedi.
rst
rst
10 gün
bu siteye nolmişş böyleeğ :) yıl oldu girmeyeli bi yoklayayım dedim ortalık yanıyo fuat abiiiğ :)
MehmetBurakTORUN
halk pazar'ında bile samimiyet görmüyorum. her pazarcı valla kazanmıyorum zararına satıyorum diyor. sonrasında kazanmıyorsan burda işin ne? dedim. güldü cevap veremedi. İnsanları kandırmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?
Cezmi Kalorifer
Cezmi Kalorifer
11 gün
http://www.cezmikalorifer.com/fransiz-spikerin-bar... çoğunuz bu olayı biliyorsunuzdur. bilmeyenler için tekrar paylaşayım dedim :)
ricardoveritas
ricardoveritas
11 gün
kara gözlüm sevdalanmış
kime dedim yar sana dedi
sabaha dek uyumamış
niye dedim sorma dedi

gül kokuyor gerdanında
beni görmüş rüyasında
İki kolun arasında
ölem dedim yapma dedi yapma dedi

dünyanın bir sonu var
İyisi var kötüsü var
karagözlüm ölesim var
İnadına lan yaşa dedi...
Simerazzi
Simerazzi
11 gün
dün indirimden belki bişey kaparız diye hanımla zaraya gittik. kaban deniyorum baktım biri aldı benim kendi öz kabanımı inceliyo dedim hocam benim kabanım o, "yoo reyonda duruyo" diyo. zor ikna ettim lan bi markasına bak bari sığır elimdeki kabanımdan oluyordum durduk yere aq
ladylazarus
ladylazarus
12 gün
küçükken kardeşim ve benim yaşlarımda kız kuzenim olmadığı için daha ziyade erkek kuzenlerimle vurmalı kırmalı oyunlar oynayarak büyüdüm. bir gün yine 'mafyacılık' oynuyoruz, kuzenim beni yakaladı, silahını çıkardı 'susturucu takıyorum' dedi bir el ateş etti -güya- ben yığıldım ama ölmüyorum, gözlerim açık sadece homurdanırcasına sesler çıkarıyorum. kuzenim dedi noldu niye konuşmuyorsun, e susturucu taktın ya dedim. kısa bir regular show bakışması sessizliğinden sonra cool bir şekilde 'susturucu senin değil tabancanın sesinin çıkmasını engelliyor' dedi. he temem deyip utançtan kendimi yere attım. o gün bugündür susturucunun travmatik bir anlamı var benim için. kuzenim bu cahilliğime gülerek yanıt verseydi, muhtemelen, kurbanlarını öldürmeden önce ses tellerini kesip onlara çeşitli figürler sergiletip sonra onları öldüren bir seri katil olurdum. kod adı : susturucu.

böyle geveledikten sonra nedendir bilinmez aklıma leon, oradan da sting geldi. shape of my heart

bu da gecenin şarkısı olsun


Zeze
Zeze
13 gün
yazılarıma bari ihanet etmeseydim. kendime yaptım tamam ama keşke cümlelerim bari yarım kalmasaydı. ben ortalıkta darmadağın kalmışken sözlerim dimdik, büsbütün ayakta kalabilseydi. bu da yarım kalacak. ben ne demek istediğimin başını bile söyleyemeden bu da kalakalacak. diğerleri gibi, ben gibi.
ama yine de başlayacağım.
beynime bi şeyler girmeli, doldurmalı her peteğini. yoksa aklım kendi kendini öğütecek, sonra sıra duygularıma gelecek. her şeyim ağır aksak gidiyor. bataklık gibi. adım atmaya çalıştıkça batıyorum, duruyorum bu sefer ağır ağır batıyorum fark yok. benimle düşünecek birine ihtiyacım var. hiç olmadığı kadar, hatta daha önce hiç olmamıştı. bildiklerim aklıma yetmiyor gibi hissediyorum. zihnimi çok boş ama bi o kadar kalabalık hissediyorum. o yüzden aklım kendini öğütecek dedim. yeni bi şeyler girmezse, yetmezse... üstelik bu sadece bilgi değil, bundan bahsetmiyorum. ek düşüncelere ihtiyacım var. bazı konularda duvara çarpmış gibi oluyorum. bir adım öteye gidemiyorum. dedim ya yetmiyor yani, benim düşüncem yetmiyor. ne yapmalıyım bilmiyorum...
kittyyy
kittyyy
14 gün
yıllar insan yaşamından neler alıp götürüyor. en son 9 yıl önce gördüğüm en iyi arkadaşımın ablası bir şekilde bana ulaştı ve dün itibariyle tekrar görüşmeye başladık. ey gidi, bir zamanlar en yakın arkadaşım şimdi evlenmiş olarak çıktı karşıma. çok şaşırtıcı hatta aşırı şaşırtıcı. dedim ya onu en son 9 yıl önce görmüştüm ağlayarak ayrılmıştık birbirimizden, şimdi o bambaşka bir yerde ben bambaşka bir yerdeyim. geçmişimin tekrar önüme çıkması ne kadar güzel olsa da bir yandan korkmuyor değilim hani. çünkü o zamanlar en masum olduğum yıllardı şimdiye göre ne kadar diğerlerine oranla olmasa da.
çok güzel bir şey yalnız. çünkü kendimi keşfetmeye ilk başladığımda o vardı yanımda. yıllarca tek arkadaşım oldu hatta kız kardeşim oldu o zamanlar. İlk yemeğimizi bile birlikte yapmıştık biz. yaa duygulandım ben be😭

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)