Mona lisa
saat 12'yi geçince bana resim yapma perileri geliyor. masa lambamın altında bazen saatlerce resim yapıyorum. İnanır mısınız, en derin konuları, içinden çıkamadığım her şeyi bu anlarda yakalayıp çözüyorum. yine öyle bir gün bu geceydi. aklıma bir an öyle şeyler geldi ki kendimi ne kadar hafife aldığımı, yargıladığımı fark ettim. yeni şeyler deneyip üstüne gittim ve en azından denedim. bahane uydurmadım, başarısız olmayı göze aldım. basketbola başlama cesareti gösterdim, uzun yıllardır içindeyim ve beni en çok mutlu eden şeylerin başında. daha birçok spor dalına, farklı el sanatlarına yöneldim. baktım ki aslında kendime bir şeyler katmak için hiç durmamışım. yapamadıklarına değil de yaptıklarına odaklanmak gerekiyor.neyi yapamadım değil, neleri başardım? kendimize çok yükleniyoruz. kendimize bu kadar yüklenmeyelim ne olur. bir söz var instagram'da sürekli dönen: "sen de bu hayatı ilk defa yaşıyorsun, kendine bu kadar yüklenme."
mayk
denedim olmadı. yine deneyeceğim
çok_karanlık_patron!
2 yıl oldu nerdeyse bir kere uygulamayı sildim daha da açamamıştım şifre ve e postamda dorun çıkmiştı denedim 2 3 kere olmadı.bugün online sınavda sistem beni tahmini 95 alacağım sınavdan atınca aklıma burası geldi sinirden ağlarken.şimdi aynı sıkıntı stresi bütünleme de bir daha yaşa.neyse bu hesaba tekrar erişince evladımı bulmuş gibi sevindim
👑 Ef.
eveet incelemeye bu üründen başlıyorum çok bilindik olmaması ve fiyatının uygun olması açısından anlatmaya değer olduğunu düşünüyorum. öncelikle gratiste satılıyor, fiyatı 30tl ama sık sık indirime giriyor 20tlden fazla para vermeyin.
sık sık saçlarımı boyayan biriyim ve son kullanmamda saçlarım aşırı sertleşti ve kurudu.
bu ürün nem ve parlaklık vadediyor bu yüzden de bunu denedim.
ürünün kullanım önerisinde ıslak saça 3-4 dakika yazıyor ama okumadan kullanmıştım, kuru saçta 1-1.30 saat beklettim. bu arada yapısı yağlı değil, krem gibi elde yapış yapış kalmıyor ve durulanması da normal şampuan durular gibi kolay.
İlk kullanmamda çok az fark etti, ikincide biraz daha fark gördüm üçüncüde ise istediğim gibi kolay taranan, canlı ve yumuşak haline döndü.
yani çok bir mucize beklemeyin ama saçlarınız kuru ve cansız kaldıysa işinizi görür.
Mona lisa
saçlarımı şekilden şekile soktum. her türlü örgüyü denedim. yine ders çalışmamak için her türlü yolu deniyorum.
soulless
şimdi hayatımda başıma gelen en sayko olayı anlatacağım. iş dolayısıyla başka bir şehre taşındım. işten bir arkadaşın yanında kalıyordum. kaldığımız semt de öyle lanet bir yer ki çoğu ev birbirinin aynı apartmanların içinden tutun dışardaki kapıya kadar. neyse taşındıktan sonra ki ilk iş gününden eve dönceğiz arkadaş dedi ki ; knk sana anahtarı vereyim de sen dön beni bekleme benim iş uzun, bulursun demi evi ? bende hafızama güveniyorum ve evlerin birbirine o kadar benzediğinden de haberim yok tmm dedim sonra. zindan anahtarlığı gibi bir anahtarlık çıkardı içinde 10 tane falan anahtar var. İçlerinden birini verdi bana şakayla karışık inşallah yanlış anahtarı vermemişimdir dedi. neyse ben çıktım yola ve bizim eve benzeyen ilk eve girdim baktım içerisi falan aynı o yüzden şüphem olmadı hiç dairenin önüne geldim başladım kapıyı açmaya çalışmaya 1-2dk uğraştım açamadım kapıyı sonra arkadaşın yanlış anahtar şakası aklıma geldi başladım sövmeye telefonu çıkardım aradım ulaşamadım daha da sinirlendim bir kez daha açmayı denedim kapıyı sonra apartmanın kapısından bir adam girdi merdivenleri hızlı hızlı çıkarken bir yandan bana sövüyor. ben şok oldum o anda kafa basmadı ne olduğuna beni tuttu savurdu o ara , yere düşürdü sırtıma dizini falan koydu bizim apartmanın kapı birden açıldı içerden bir kadın çıktı poliside aradım geliyor dedi. benim kafa o zaman dank etti neyse zorla falan anlattım olayı abi apartmanı karıştırmışım diye baya bir dil döktükten sonra birde anahtarı falan gösterdikten sonra inandılar. polisi falan geri aradılar tamam sıkıntı yok diye.meğer kadın beni kapıyı zorlayıp sinirli görünce korkmuş içerde. bende de saç sakal uzun gözlerin altı siyah ten kansızlık derecesinde beyaz yani tam potansiyel suçlulara benziyorum. kocasını aramış sonrası malum. arkadaşa anlattım olayı gülmekten altına sıçtı. bu da böyle bir anı oldu.
ikizler
mutlu geceler gençler. nasılsınız? benim canım çok sıkılıyor şu anda. kaç günden beri koşuşturma içerisindeyim. neredeyse boş vaktim yok gibi. şimdi bu saatte yalnız kalınca boşluğa düştüm sanki. aslında bu gece de bir şeyler yapacaktım. ama ailemle konuşmaya dalınca baya bir zaman geçti. en son baktım bu saatten sonra bir şey yapılmaz. can sıkıntısından çiğdem açtım onu çitliyorum. kuru kuruya gitmez tabi dedim bir de youtubedan müzikler açtım boş boş oturuyorum öylece. müslüm babadan eda babaya geçip duruyorum. harici klavyemin de pili bitmiş mecburen dizüstünün klavyesinden yazıyorum. söylemesi ayıp biraz ehli keyifim de. yatağımın yanındaki masaya koyuyorum bilgisayarı, yanıma fare ve klavye alıyorum yattığım yerden hallediyorum işlerimi. hava çok güzeldi değil mi bir kaç gündür. hafta sonu yine sahil tıklım tıklımdı. bir de bisiklet yolundan yürümeseler o kadar sevineceğim ki. gezgin efendi de rahat edemiyor. adam ben gezgin değil miyim uçur beni diyor. ben ise insanlara çarpmamak için ha bire fren yapıyorum. bir de bir şey denedim. kameramla seyir halinde çekim denemesi yaptım. sonuçlar çok hoşuma gitti. hem de gezginimle birlikte bunu başarmış olmak ayrı bir mutluluk oldu bana. bu bisiklet gerçekten dostum benim yahu. tanıdığım çoğu insandan daha fazla seviyorum keratayı. bugün de çok güzeldi hava ama ben tadını çıkaramadım fazla. çünkü yapmamgereken bir sürü iş vardı. ben büyüyorum sanırım. baksanıza koşuşturmalar içerisine girmişim. ben böyle değildim, yaşarken oldum dohtor bey diyesim geliyor. ama büyüyesim de yok hiç. en iyisi biraz daha büyüyeyim ben ondan sonra yine büyümeyeyim. evet sevdim bu fikri. ne yazıyorum dakikalardır ben de bilmiyorum. acaba başlığa canı sıkılan bir ikizlerin geçmek bilmeyen dakikaları mı yazsaydım. dinlemeyi, anlatmayı çok seviyorum. sevdiklerim hep bir şeyler anlatsınlar dinleyeyim istiyorum. sıkarım bunaltırım diye düşünen sevdiklerimi de anlamıyorum. sıkmazsın bunaltmazsın yahu. seviyorum ben seni. seni dinlemeyeceğim de kimi dinleyeceğim. sonra bu ikizler neden duruluyor. hayata delilikler lazım. arada sırada limosun canı çekiyor ya bir şeyler. benim de aynılarını çekiyor. ne yapsam acaba. en iyisi ben çiğdemimi çitlemeye devam edeyim. bu sıralar eda baba da coştu. baya yeni şarkıları çıktı. ben bile şaşırıyorum. zevkle dinliyorum. size de tavsiye ederim dostlarım. hepinize mutlu geceler. geceniz hayallerinizle dolsun... :)
mavibulut
çok merak ettiğim bir şey var. 22 yaşımdan sonra bisiklet sürmeyi öğrenebilir miyim?sanırım öğrenmeyi en istediğim şeylerden biri. bir iki kere denedim ama ehliyeti bile olamamasına rağmen bisiklet sürmenin araba sürmekten daha zor olduğu kanısına vardım sürmeyi beceremeyince (araba sürme deneyimim var.). bu yaşına kadar neden öğrenmedin diye soranlara cevap olarak belirtmek isterim ki çocukluk zamanlarımda nedensiz olarak bisiklete hiç ilgi duymadım. ama son zamanlarda beni sınırlılıklarımdan kurtaracak bir araç olarak gòrmeye başladım bisikleti.
cufcuf
beyin yarım bırakılan şeyleri hatırlarmış denedim gördüm bir yıldır bir problemim varmış çözmüşüm ama şuan o problemi hatırlamıyorum neydi benim problemim ya

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)