saat 12'yi geçince bana resim yapma perileri geliyor. masa lambamın altında bazen saatlerce resim yapıyorum. İnanır mısınız, en derin konuları, içinden çıkamadığım her şeyi bu anlarda yakalayıp çözüyorum. yine öyle bir gün bu geceydi. aklıma bir an öyle şeyler geldi ki kendimi ne kadar hafife aldığımı, yargıladığımı fark ettim. yeni şeyler deneyip üstüne gittim ve en azından denedim. bahane uydurmadım, başarısız olmayı göze aldım. basketbola başlama cesareti gösterdim, uzun yıllardır içindeyim ve beni en çok mutlu eden şeylerin başında. daha birçok spor dalına, farklı el sanatlarına yöneldim. baktım ki aslında kendime bir şeyler katmak için hiç durmamışım. yapamadıklarına değil de yaptıklarına odaklanmak gerekiyor.neyi yapamadım değil, neleri başardım? kendimize çok yükleniyoruz. kendimize bu kadar yüklenmeyelim ne olur. bir söz var instagram'da sürekli dönen: "sen de bu hayatı ilk defa yaşıyorsun, kendine bu kadar yüklenme."
samsunu özlediğimi fark ediyorum. sahile iner, kulaklığımı takar denizi izlerdim. sokak sokak gezerdim yeni sokaklar keşfederdim. şimdi ise yine benzer şeyleri yapıyorum ancak samsunun yerini tutmadığını söylemeliyim. üniversite zamanlarım bu ara sık sık aklıma geliyor. düşününce, o zamanlar ne kadar çocuk olduğumu fark ediyorum. o yaşlarda bildiğim tek şey öğretmenlik mesleğini çok severek yapacağımdı. öyle de oldu. şimdi bir sürü öğrencim var ve severek daha önemlisi huzurla yapıyorum. bu deneyimler algımı o kadar genişletti ki. biraz da yaş alıyoruz tabi bir önceki ayla bile düşüncelerin aynı olmuyor. o zamanlar diye bahsediyorum ama 4 yıl önce asla bu düşüncelerdeki mona yoktu. bir dönem var ve o dönem bir dönüşüm dönemi. belki de zaaflarıma eskisi kadar takılmadığım için bilmiyorum. olanı değiştirmek değil, geliştirmek mümkün.. bir kabulleniş dönemi, kabul ve rahatlama. her insanın böyle bir dönemi olduğunu düşünüyorum. hayatı mantıklı yaşamaya çalışmak kadar saçma birşey olmadığını düşünüyorum. mükemmelliyetçi zihinden kurtulmanın özgürlüğü inanılmaz. bu mantıkla ilerlediğimde herşeyin daha da mantıksız hale geldiğini düşünüyorum. İnanılmaz bir kaygı yumağı oluşuyor. halbuki çaba bile yeterli mükemmel olmak zorunda değil. hayatı kurallı ve sistematik yaşamaya çalışıyoruz ama hayat hiç de böyle bir şey değil bana göre. hatta tamamen kaos şeklinde ilerliyor. kaostan kaçmaya çalışıp o nizamı kurmaya çalışmak hayattan kaçmak gibi. kaosu kabullenmek dinginlik getiriyor. rüzgara direnmenin bir anlamı yok, uyum sağlamak çok daha dinginlik getiriyor. bir süredir oldukça sakinim birçok öğrenciyle ilgilenmeme rağmen üstelik. belki de kaosu kabullendim, belki de kaygılı olma halinden ve mükemmelliyetçilikten oldukça yoruldum. bu duygular kadar yoran bir şey daha yok.
artık hiçbir şeyin düzelemeyeceği bir zamandayız, iyileştiremediğimiz birçok yara almışız.
çarşamba ovasına kurulacak 2. santral üstün kamu yararı içeren,hukuka uygun, stratejik bir yatırımdır. İlçeleri gelirsin diye öğrencinin cebindeki paraya göz diken ve utanmadan bina taşıyan kişilerin mağdur olduklarını söylemesi boş ve gereksiz bir nedendir.
ondokuzmayıs üniversitesi hukuk fakültesi öğrencisi olarak ben ve birçok arkadaşım ülkenin üstün çıkarına hizmet eden bu girişimi alkışlıyor ve destekliyoruz.
ondokuzmayıs üniversitesi hukuk fakültesi öğrencisi olarak ben ve birçok arkadaşım ülkenin üstün çıkarına hizmet eden bu girişimi alkışlıyor ve destekliyoruz.
birçok kez yurtdışına çıkmış birisi olarak ingilizcem hala berbat, şarkılarla ingilizcemi geliştirmeye çalışıyorum, önerisini olan varsa pls
25 yaşındayım. şu yaşıma kadar bir sürü olay, bir sürü insan dokundu hayatıma. gidenler oldu, kalanlar oldu. alışkanlıklarım, inandıklarım, boyum, kilom, birçok şey değişti, ben değiştim. tüm bu değişimlere rağmen hayatımda ilk günkü gibi duran tek şey ingilizce seviyem.
hayatın, birçok şey yapmak istediğim ama hiçbirini yapamadığım bir evresindeyim.
mezun olduğuma memnunum. bir bok başarmış olmaktan çok birçok bokla muhatap olmama durumu beni memnun ediyor. genel olarak bu ara gördüğüm, insanlar bir şekilde gerçekliğe, yalansizliğa, çıkar ilişkilerinden uzaklaşmaya çalışıyorlar. umarım bu da modanın çember çizmesi gibi bir süreç değildir. ve yine umarım ki bu toplumsal bir kopya hareket değil her bireyin kendi oluşturduğu doğrulardir.
İyi geceler herkese :) uzuuun bir aradan sonra yeniden buradayım. bugün arkadaşımla siteyle ilgili konuştuk birkaç kişi halen yazıyor deyince bir bakayım dedim. gördüm ki site güncellenmiş, yeni birçok kişi gelmiş. bu halini sevdim mi? yaani. @admin @mayk fotoğraf olayını pek sevmedim. olmasaymış keşke öyle daha gizemli oluyordu :) eskilerden çok kişi kalmamış ona üzüldüm. anasayfada ilk @snorlax ı görünce sevindim ve tabiki stalkladım 😬 @poseydon a baktım yazdıklarını silmiş 🙄 @ikizler halen yazıyor @alpheratz de yazıyormuş muallimleri gördüm (birkaç tane olduğundan böyle yazdım 😂 ) @zorakimuhendis @ejderiyacı @chen @dakoh daha birkaç kişi de var şuan aklıma gelmiyor. kısaca sizleri gördüğüme sevindim :) en son yazımı 1 yıl önce yazmışım öyle diyor. o yazıdan sonra neler oldu neler. öncelikle o yazıdan birkaç ay sonra atandım. ayın 15 ini bekleyen bir memurum artık. İşe başlayana kadar stres sıkıntı içindeydim, boğuluyordum. sonra işe alışma süreci okul değiştirme falan derken bir sürü şeyler oldu. şuan kafamda kronolojik bir sıraya oturtamıyorum ama hayatımda bir sürü şey değişti, işim var çalışıyorum bunun bilincine varmam biraz zor oldu. sonra çeşitli insanlarla tanıştım, hayatıma birileri girdi çıktı, çok farklı olaylarla karşılaştım, büyüdüm, çok şey öğrendim, eskisi gibi çok depresif değilim onu atlattım, istediklerimi şimdiye kadar gerçekleştirdim, içimde zorla yeşerttiğim umudu söndürmemeye çalışıyorum falan filan. kısaca böyle. sizler nasılsınız neler yapıyorsunuz yukarıda isimlerini yazdıklarım ve diğerleri :) yine uzun yazacaktım ama artık uzun yazan yok herhalde kısa keseyim bu sefer 😏
merhaba arkadaşlar,
samsun'da 2015 yılından bu yana yürüttüğümüz farkındalık çalışmaları ile sağır camiasını farklı bir noktaya taşıdık. bu çalışmaların en önemli aktörlerinden olan gönüllülerimiz de her defasında dur durak bilmeden herkese sesimizi duyurmak adına bize destek oldular. üyelerimiz, sporcularımız, gonullulerimiz yani bütün bileşenlerimiz ile türkiye'de sağır camiasina hizmet etmiş ve edecek olan birçok proje ortaya çıkardık. bu süreç içerisinde gerek ulusaldan gerekse yerelden aldığımız olumlu dönüşler gösterdi ki atakumduyuyor yerel olmaktan çıkıp ulusal camiada kabul gören işler üreten ayni zamanda ulusal camiada da yön belirleyen bir sivil toplum kuruluşu halini almıştır. ürettiğimiz projeler ile bir çok ilki sağır camiasinin hizmetine sunmanın gururunu yaşamakla beraber bugün ise bu tecrubeyi, kazanimlari ve heyecani çok farklı bir noktaya taşımak istiyoruz. gönüllü yapilanmamizi daha etkin hale getirebilmek adina omü'de faaliyet gosterecek olan omü engel tanımayanlar topluluğu'nun çalışmalarını baslatmis bulunmaktayız. bu süreçte bizimle beraber engelleri aşacak hatta bununla yetinmeyip engelleri ortadan kaldıracak kardeşlerimize kapımız sonuna kadar açıktır.
bu sürecin içerisinde olmaya sen de hazır mısın? :)
saygılarımizla
samsun'da 2015 yılından bu yana yürüttüğümüz farkındalık çalışmaları ile sağır camiasını farklı bir noktaya taşıdık. bu çalışmaların en önemli aktörlerinden olan gönüllülerimiz de her defasında dur durak bilmeden herkese sesimizi duyurmak adına bize destek oldular. üyelerimiz, sporcularımız, gonullulerimiz yani bütün bileşenlerimiz ile türkiye'de sağır camiasina hizmet etmiş ve edecek olan birçok proje ortaya çıkardık. bu süreç içerisinde gerek ulusaldan gerekse yerelden aldığımız olumlu dönüşler gösterdi ki atakumduyuyor yerel olmaktan çıkıp ulusal camiada kabul gören işler üreten ayni zamanda ulusal camiada da yön belirleyen bir sivil toplum kuruluşu halini almıştır. ürettiğimiz projeler ile bir çok ilki sağır camiasinin hizmetine sunmanın gururunu yaşamakla beraber bugün ise bu tecrubeyi, kazanimlari ve heyecani çok farklı bir noktaya taşımak istiyoruz. gönüllü yapilanmamizi daha etkin hale getirebilmek adina omü'de faaliyet gosterecek olan omü engel tanımayanlar topluluğu'nun çalışmalarını baslatmis bulunmaktayız. bu süreçte bizimle beraber engelleri aşacak hatta bununla yetinmeyip engelleri ortadan kaldıracak kardeşlerimize kapımız sonuna kadar açıktır.
bu sürecin içerisinde olmaya sen de hazır mısın? :)
saygılarımizla
bir ince bellinin(çay fesatlık yapmayın :d) bir animenin,bir filmin,bir yağmur sesinin ya da bir herneysenin verebildiği birçok şeyi fiziksel ve zihinsel en gelişmiş canlıların veremediği bu dünyanın yemişim uzay çağını...
merhabalar sevgili dedikodu ahalisi
minnoş siyah bir kedinin uğursuzluğu, tahtaya vurmak, uğurlu sayılar, uğursuz günler.. ilkel olduğunu bildiğiniz fakat bir türlü vazgeçemediğiniz inanışlarınız var mı ? esasında çoğu batıl inanç, önceleri böyle görülmeyen inanışların dönüşüm geçirmiş halidir. örneğin eşikte durmanın uğursuzluk getireceği yönündeki inanç, tarikat kültüründe eşiğin kutsal sayılmasından kaynaklanan bir öğretiye dayanıyormuş. zira eşik, zahirle batının buluştuğu noktadır.
her birimizin yaşamının bir/belki de birçok eşiği mevcut. ben de tam o eşiği geçtim, huzura kavuştum derken, çölde görülen serap misali, o eşiğin ardının bir sanrıdan ibaret olduğunu görüyorum. aylar evvel bir edebiyat dergisinde, çölde kaybolan ve sınırın ötesinin sevdasıyla tutuşan askerlerle ilgili bir yazı okumuştum. bazen o askerler gibi hissediyorum kendimi. savaşmaktan yorgun düşüp kaçmak isteyen fakat görevinin zincirleriyle sarılı bir asker. ' yaşamak görevdir bu yangın yerinde ' diye hatırlatıyor behramoğlu.
sanat bir miktar da olsa hafifletiyor bu görevin yükünü, kısa süreli bir kaçış sağlıyor. bahar gelsin, köyde şövalemi kurup boyalarımla buluşayım.. yarın da kitap fuarı başlıyor, ilk günden gidemeyeceğim fakat en kısa sürede kitapların/kitapseverlerin arasında kaybolmak istiyorum.
bu arada ismim lazanyayı anımsatıyor, acıktım !
minnoş siyah bir kedinin uğursuzluğu, tahtaya vurmak, uğurlu sayılar, uğursuz günler.. ilkel olduğunu bildiğiniz fakat bir türlü vazgeçemediğiniz inanışlarınız var mı ? esasında çoğu batıl inanç, önceleri böyle görülmeyen inanışların dönüşüm geçirmiş halidir. örneğin eşikte durmanın uğursuzluk getireceği yönündeki inanç, tarikat kültüründe eşiğin kutsal sayılmasından kaynaklanan bir öğretiye dayanıyormuş. zira eşik, zahirle batının buluştuğu noktadır.
her birimizin yaşamının bir/belki de birçok eşiği mevcut. ben de tam o eşiği geçtim, huzura kavuştum derken, çölde görülen serap misali, o eşiğin ardının bir sanrıdan ibaret olduğunu görüyorum. aylar evvel bir edebiyat dergisinde, çölde kaybolan ve sınırın ötesinin sevdasıyla tutuşan askerlerle ilgili bir yazı okumuştum. bazen o askerler gibi hissediyorum kendimi. savaşmaktan yorgun düşüp kaçmak isteyen fakat görevinin zincirleriyle sarılı bir asker. ' yaşamak görevdir bu yangın yerinde ' diye hatırlatıyor behramoğlu.
sanat bir miktar da olsa hafifletiyor bu görevin yükünü, kısa süreli bir kaçış sağlıyor. bahar gelsin, köyde şövalemi kurup boyalarımla buluşayım.. yarın da kitap fuarı başlıyor, ilk günden gidemeyeceğim fakat en kısa sürede kitapların/kitapseverlerin arasında kaybolmak istiyorum.
bu arada ismim lazanyayı anımsatıyor, acıktım !
gün içinde belki de birçok kere karşılaşıyoruzdur ama farkında bile değiliz.. farkında olmadıklarmızın burda yazılarını okuyor, yeri geldiğinde cevap veriyoruz.. garip ama bir o kadar da güzel ..
aristo der ki ; yanlış yoldan gitmenin birçok yolu vardır. ama doğruyu yapmanın tek bir yolu bulunur. yanlış yapmak bu yüzden kolaydır, doğruyu bulmak bu yüzden zordur
Omü Dedikodu