cümleten selamlar, hepiniz iyisinizdir inşallah, senelik girdimiz bugüne nasipmiş. yıllar önce, hiç görmediğimiz insanlarla, sabahlara kadar güldük, eğlendik, çok güzel vakitler geçirdik, bugün oldu haftaya gerçekleşecek nikahıma davet ediyorum bu insanları, buraları hep hatırlamak ve bugün olduğu gibi her daim içimizi dökebilmek ümidiyle vesselam herkes iyi olsun, herkes için hayatta en iyisi olsun inşallah.
selamlar gönül dostlarım, tanıdık isimleri yeniden görünce tabi ki hemen buraya damlayacaktım😬
öncelikle herkese sevgiler, zeze’nin yazısını okudum biraz önce ve ben de kendime dair birkaç kelam etmek isterim müsaadenizle. şu sıralar kendi dünyamda daha sessiz ve karanlık bir noktadayım diyebilirim. kalbimi ağırlaştıran bu hissin geçici bir gölge olduğu bilincindeyim, geçeceğini biliyorum ama bilirsiniz ki bazen bilmek yetmiyor. elbette sonsuza kadar sürmeyecek ama bazı yaşadıklarımız kapanmayacak bir nokta gibi kalır ya içimizde bazen.. bunu sevmeyi ve kabullenmeyi öğrenmeye çalışıyorum. daha önce de bahsetmişim; en büyük idealim yormadan, yargılamadan, öylece, kendisi gibi, kendim gibi kabul etmek ve sevmek diye. insan bunları yapınca her şey gönlünce olacak sanıyor ama bu erdemin karşımızdaki insanda da olması gerekiyormuş, benim de öğrendiğim ders bu oldu diyebilirim :) çok da boğmadan bitirmek istiyorum yazımı ama elbette unutmadan eklemek isterim ki @gamsizbaykus ‘a canı gönülden mutluluklar diliyorum. ve de eshefle kınıyorum @thor neden düğünde düet yapacağımızdan bahsetmiyorsun insanlara? üstelik turne için gelen kıymetli dostumuz tarkan bizden önce sahne alacak, sonra nikah masası düetimiz ile sizlerleyiz. 🤍
öncelikle herkese sevgiler, zeze’nin yazısını okudum biraz önce ve ben de kendime dair birkaç kelam etmek isterim müsaadenizle. şu sıralar kendi dünyamda daha sessiz ve karanlık bir noktadayım diyebilirim. kalbimi ağırlaştıran bu hissin geçici bir gölge olduğu bilincindeyim, geçeceğini biliyorum ama bilirsiniz ki bazen bilmek yetmiyor. elbette sonsuza kadar sürmeyecek ama bazı yaşadıklarımız kapanmayacak bir nokta gibi kalır ya içimizde bazen.. bunu sevmeyi ve kabullenmeyi öğrenmeye çalışıyorum. daha önce de bahsetmişim; en büyük idealim yormadan, yargılamadan, öylece, kendisi gibi, kendim gibi kabul etmek ve sevmek diye. insan bunları yapınca her şey gönlünce olacak sanıyor ama bu erdemin karşımızdaki insanda da olması gerekiyormuş, benim de öğrendiğim ders bu oldu diyebilirim :) çok da boğmadan bitirmek istiyorum yazımı ama elbette unutmadan eklemek isterim ki @gamsizbaykus ‘a canı gönülden mutluluklar diliyorum. ve de eshefle kınıyorum @thor neden düğünde düet yapacağımızdan bahsetmiyorsun insanlara? üstelik turne için gelen kıymetli dostumuz tarkan bizden önce sahne alacak, sonra nikah masası düetimiz ile sizlerleyiz. 🤍
yine aynı hisle, 19 mayıs ruhu en güzel samsun’da yaşanır diyerek kalktım geldim. atakum’dan selamlar 🥳
19 mayıs yaklaştıkça kuvvetlenen samsun'a gitme isteği...
yıllık ben ölmedim gönderisi. selamlar sağlıcakla kalın.
en son 6 yıl önce girdiğim hesabımdan selamlar, buranın varlığını bile unutmuşum. şifreyi hatırlamam bana bile şov oldu
yeni gelmedik, geri geldik… selamlar çiçeklerim🫶🏻
ah be gençliğimizi yedi omü keşke biraz daha yeseydi selamlar...
selamlar, ben ve bütüm hala samsundayız. valiz sesleri duyuyorum sürekli..
selamlar. kaç gündür site açıldı bildirimini gördüm girmeye fırsatım olmamıştı. nasılsınız nasıl geçiyor günler? ben siteye gelmeyeli yıllar olmuş. bu siteyle yaşadıklarımı hatırlıyorum. burayla ilgili en çok özlediğim şey 6 yıl önceki o radyo yayınları, sohbetler. güzeldi, eğlenceliydi. buranın yollarımızı kesiştirip daha yakın arkadaş olduğum birkaç insan oldu, çok da güzel oldu. şimdi ise samsun’dan uzaktayım. okulum biteli birkaç yıl oluyor. çalışıyorum. ama öğrenci olmayı o kadar özlüyorum ki. keşke hiç bitmeseydi diyorum okul. size biraz tavsiye verebilirim. fırsatını yakaladığınız hiçbir şeyi kaçırmayın, içinizden geleni yapın ki ilerde aklınızda yapsaydım nasıl olurdu demeyin. en önemlisi gelecek iç açıcı olmasa da yaşamayın gitsin…
öncelikle kestane balının diyarı zonguldak gökçebey pazarlıoğlu köyünden tüm dünyaya selamlar.
türk dilinin başkentinden selamlar, türk dil bayramınız kutlu olsun.
havalimanından selamlar sevgili omü dedikodu ailesi
nusaybin’den herkese selamlar. şartlar çok iyi sayılmaz ama kötü de değil. allah devletimize zeval vermesin. yaralı askerlerimizin iyileşmesi için herkes seferber oluyor. sınıra yakın noktalarda devriye atan askerlerle birlikte bizde bulunuyoruz. taciz ateşleri yaralanmalar olur diye. basit taciz atışları oluyor ama bizim görevli olduğumuz yerde çok şükür yaralanma olmadı. piyade ve jöhler ile aynı yerdeyiz. askerimizin morali üst seviyede. çay demliyorlar gece nöbetteyiz diye bize getiriyorlar hocam lütfen alın içiniz ısınsın bize derman olmaya geldiniz diye. saz çaldı bir arkadaş çok eğlendik türküler filan. sonra mermi ve havan sesiyle onlar silahlarını biz sağlık ekipmanlarını alıp hemen kontrollü bir şekilde komuta merkezi ile iletişime geçip sahaya iniyoruz. terör örgütünün çekilmesiyle birlikte biraz daha sakin. taciz ateşleri dışında sivillerin ve askerlerin olduğu yere havan düşmedi. türk kızılay’ı ile de sürekli iletişim halindeyiz. sivil halk da askerine kan vermeye yardım etmeye sürekli geliyor. bir sürü kamera ve İha ile sürekli etraf izleniyor. umke ekiplerimiz de asker düzeninde takip mesafesini koruyarak anında yardım gereken yere intikal ediyor. güzel samsun’a çok selam. bugün pazar bizim yerimize de kıymalı pide yiyin :)
selamlar. bayağı uzun zamandır yoktum. zaten çok aktifte değildim. ama bugün buraya içimi dökmek istiyorum. ne kadar başarılı olurum bilmiyorum. tam 4 ay önce en yakınım dediğim bir kardeşimi dostumu kaybettim ve hala atlatabilmiş değilim. çünkü normal bir ölüm değildi. maalesef intihar etti. ama hala inanamıyorum. kendime gelemiyorum. mezarını dahi ziyaret edemedim. buna hiç cesaretim yok hala. çünkü hala yaşıyormuş gibi hissediyorum. canım dostum, kardeşim o gülen yüzünü o kadar özledim ki..... neyse arkadaşlar insanları kırmayalım, yarın yokmuşçasına yaşayalım hayatı sevdiklerimizle. çünkü gerçekten bugün beraber olduğunuz insanlar yarın hayatta olamayabiliyor. sevin, sevilin, yaşayın bugününüzü.
selamlar millet okulunuza saitama geldi
güzel bir akşam üstünden selamlar
selamlar nasılsınız? aylar sonra buraya bir şarkıyla giriş yapıp güvensiz insanlar hariç hepinize "hi" diyorum :d
herkese selamlar. psikolojik sıkıntılarım olduğunu düşünüyorum da yardım edebilecek birileri var mı?
herkese selamlar. bendeniz 2016 mezunu, samsun'da ikamet etmekteyim ve bazı filmlerdeki gibi türünün son örneği bir varlıkmışçasına gibi kendimi yalnız hissediyorum. aynı zamanda öğrencilik dönemindeki ahbaplarımın sanki bir gecede benden gizli işbirliği yaparak beni bırakıp da başka diyarlarda mutlu olmaya gittiklerini düşünecek kadar da melankolikleştim. ne varsa öğrencilikte var, sonrası uçurum, tadını çıkartın bu yılların. he evlenirseniz, çocuğunuz olursa, babanız para babasıysa ve dünyayı turlayabilecek imkanlara sahipseniz durumlar nasıl olur orasını da bilemem. ama muhtemeldir ki, günümüz şartlarından dolayı biraz da, çoğunluk kendini sonu gelmeyen bir boşlukta aşağı düşerken bulacak, sonu yere çarparak parçalanmak bile olsa bu sonsuz düşüşün bir nihayete ermesini dileyecek. ve belki de bazıları benim gibi gece gece sıkıntıdan delirecek, distopik manyağa dönüşecek ve gebermeyi arzulayacak. neyse bu platformdaki ilk gönderimde haddimden daha fazla saçmalayıp o güzel canınızı sıkmayayım. İyi geceler, şimdilik..
selamlar. konu dışı bölümüne sanırım ilk defa yazıyorum. 27 yaşındayım. okulu bazı sebeplerden ötürü uzatmıştım ama mühendisim. İçkim yok, sigaram yok. çok şükür öğrencilik hayatım boyunca çoğu kişiden fazla harçlık geçti elime. ama elime geçen parayı hiç kimseye belli etmedim, "bakın ben neler alıyorum" havasında olmadım. kafelerde bir çaya 5, bir kahveye 15₺ verip içmedim, bunu sosyal medyaya koymadım. zaten genel olarak evdeydim. bir şeyler okudum, bir şeyler öğrendim, kendimi eğittim, "ulan şu nasılmış?" diye sorup, o konu hakkında bilgi edindim. ama bilmediğim şeye de "bilmiyorum" diyebildim. kendi kendime online müzik eğitimi aldım, bass gitar çalmayı öğrendim. klasik, jazz, blues, metal müzik dinlediğim için kafelerdeki, gece kulüplerindeki ritmik şeylere müzik diyemiyorum ve ortamları da çok sıkıcı geliyor. hayatım "efendi birisi" olmakla geçti. oturduğumuz sitedeki komşularımızın ben küçükken aileme söyledikleri aklımdadır hep. o sebeptendir ki, otomobil kullanımım bile güvenlik, sakinlik ve konfor üzerine. harıl harıl yabancı dil eğitimi aldım. bunlari kendİmİ övmek İçİn değİl, kendİmİ anlatmak İçİn yazdim.
az arkadaşım oldu ama öz arkadaşım oldu. sağolsunlar, bir iki tanesi hala hayatımdadır. karşı cinsle da çok iletişimim oldu. sevgili anlamında az ama yine fazla denilebilecek bir iletişim miktarı. özellİkle karşi cİns olmak üzere, bu zamana kadar edindiğim tecrübeleri sizinle paylaşmak istedim.
küçük dağlari ben yarattim: dikkat edin. gereksiz bir öz güvene sahipler. teknik olarak anladıkları bir konu, elleriyle tutabilecekleri bir iş olmamalarına rağmen ciddi bir öz güven sahipliği var kızlarımızda... yabancı dilleri yok. bilgisayar, otomobil kullanamıyorlar, ellerindeki binlerce liralık telefon "instagram telefonu"na dönmüş durumda. ne telefonun, ne de bilgisayarın yedeklerini almaktan, şifrelerini değiştirmekten bir haberler. ona rağmen büyük dağlari tanri, küçüklerİ ben yarattim.
İlgİ arsizliği: büyük ihtimal eğitimsiz, kültürsüz bir aileden geldikleri için, doğal olarak da iletişim yetenekleri zayıf bir ebeveynlere sahip oldukları için sosyal medya hesaplarında takipçi sayısı ve like sayısı derdindeler. bir arkadaşıma "ya o öyle miymiş",ya da "iyi gezmeler" gibi şeyler dediğim karşı cinsin çoğundan aldığım cevap "beğenmeden de geçme" oldu. cİnsellİğe aç erkeklerİn siradan, basİt İlgİlerİnİ, vücutlariyla çekmeye çalişiyorlar. bir hanımefendi gibi giyinmekten uzak, genel olarak fransız gibi giyinmeye çalışıyorlar. bir de nasıl daha seksi olacaklarının farkına varsalar, hele ki daha seksi nasıl olduklarının farkına varmış iseler, daha da tehlikeli, daha da kendini beğenmiş bir insan oluyorlar. bİr de üzerİne zamaninda sevdİklerİ adam, bunlari kullanip bİr kenara attiysa, duygulariyla oynadiysa.
ekonomİ kötü, çaresİ var: ya zengin, ya da zengin gibi görünmeye çalışan erkeklerin yanında olmak. eline geçen beş kuruşu sigaraya, telefona, kafelere, gece kulüplerine harcayıp, bunu da hikayeler başta olmak üzere sosyal medyada kanıtlamaya çalışan, kaliteden ziyade ses seviyesine önem verilmiş eksoz, hoparlör, aracın aerodinami başta olmak üzere tüm dinamikleriyle oynanmış, oynar gece kulübü gibi otomobile sahip olan erkekler bir numaralı tercihleri genelde. eğitimsiz, kültürsüz, iletişim yetenekleri zayıf, açıp bir kitap, bir makale okumayan, belgesel izlemeyen iki cins hemen evleniyorlar, ne yazık ki bu sebepten günümüzde boşanmalar da giderek artıyor.
evliliklerin düşen kalitesi, aşka ve sevgiye verilmeyen önem, giderek cahilleşen toplum, kaliteli değil de bilindik ve pahalı ürün satın almayı bir marifet sanan markaların en gözde tüketicisi bireyler, televizyon yayınlarının kalitesizliği, müziğe verilmeyen önem, giderek daha çok "elimde çay, balkonumda milleti seyrediyorum" moduna getiriyor beni.
benden daha yaşlı, büyük ihtimal de hayat konusunda daha deneyimli bireyler var burada. ama daha çok kendimden küçük arkadaşlara ellerinden geldiği kadar kendilerini eğitmesi, kaliteli ve kültürlü birer birey halini almalarını, çalışan, eli iş tutan, üretime katılmış kaliteli birer hanımefendilerle arkadaşlık etmeleri, anlaşırlarsa evlenmeleri olacak. yoksa emin olun, çamaşırınızı, bulaşığınızı erkek halinizle siz de halledebilirsiniz. bunlar için evlenmeyin bİr ürün gİbİ, İnsanda da kalİte çok önemlİ. allah güzel insanlarla karşılaştırsın hepimizi.
buraya kadar kendimi övmek için yazdığım bir şey yok. ben normal bir bireyim. ama bahsi geçen bireylerin büyük kısmı kalitesiz işler peşinde. bu sebeple kendinizi anlattıklarımın dışında tutmanızı rica ederim. bunlar, benim sadece gözlemlerim.
(alıntıdır)
az arkadaşım oldu ama öz arkadaşım oldu. sağolsunlar, bir iki tanesi hala hayatımdadır. karşı cinsle da çok iletişimim oldu. sevgili anlamında az ama yine fazla denilebilecek bir iletişim miktarı. özellİkle karşi cİns olmak üzere, bu zamana kadar edindiğim tecrübeleri sizinle paylaşmak istedim.
küçük dağlari ben yarattim: dikkat edin. gereksiz bir öz güvene sahipler. teknik olarak anladıkları bir konu, elleriyle tutabilecekleri bir iş olmamalarına rağmen ciddi bir öz güven sahipliği var kızlarımızda... yabancı dilleri yok. bilgisayar, otomobil kullanamıyorlar, ellerindeki binlerce liralık telefon "instagram telefonu"na dönmüş durumda. ne telefonun, ne de bilgisayarın yedeklerini almaktan, şifrelerini değiştirmekten bir haberler. ona rağmen büyük dağlari tanri, küçüklerİ ben yarattim.
İlgİ arsizliği: büyük ihtimal eğitimsiz, kültürsüz bir aileden geldikleri için, doğal olarak da iletişim yetenekleri zayıf bir ebeveynlere sahip oldukları için sosyal medya hesaplarında takipçi sayısı ve like sayısı derdindeler. bir arkadaşıma "ya o öyle miymiş",ya da "iyi gezmeler" gibi şeyler dediğim karşı cinsin çoğundan aldığım cevap "beğenmeden de geçme" oldu. cİnsellİğe aç erkeklerİn siradan, basİt İlgİlerİnİ, vücutlariyla çekmeye çalişiyorlar. bir hanımefendi gibi giyinmekten uzak, genel olarak fransız gibi giyinmeye çalışıyorlar. bir de nasıl daha seksi olacaklarının farkına varsalar, hele ki daha seksi nasıl olduklarının farkına varmış iseler, daha da tehlikeli, daha da kendini beğenmiş bir insan oluyorlar. bİr de üzerİne zamaninda sevdİklerİ adam, bunlari kullanip bİr kenara attiysa, duygulariyla oynadiysa.
ekonomİ kötü, çaresİ var: ya zengin, ya da zengin gibi görünmeye çalışan erkeklerin yanında olmak. eline geçen beş kuruşu sigaraya, telefona, kafelere, gece kulüplerine harcayıp, bunu da hikayeler başta olmak üzere sosyal medyada kanıtlamaya çalışan, kaliteden ziyade ses seviyesine önem verilmiş eksoz, hoparlör, aracın aerodinami başta olmak üzere tüm dinamikleriyle oynanmış, oynar gece kulübü gibi otomobile sahip olan erkekler bir numaralı tercihleri genelde. eğitimsiz, kültürsüz, iletişim yetenekleri zayıf, açıp bir kitap, bir makale okumayan, belgesel izlemeyen iki cins hemen evleniyorlar, ne yazık ki bu sebepten günümüzde boşanmalar da giderek artıyor.
evliliklerin düşen kalitesi, aşka ve sevgiye verilmeyen önem, giderek cahilleşen toplum, kaliteli değil de bilindik ve pahalı ürün satın almayı bir marifet sanan markaların en gözde tüketicisi bireyler, televizyon yayınlarının kalitesizliği, müziğe verilmeyen önem, giderek daha çok "elimde çay, balkonumda milleti seyrediyorum" moduna getiriyor beni.
benden daha yaşlı, büyük ihtimal de hayat konusunda daha deneyimli bireyler var burada. ama daha çok kendimden küçük arkadaşlara ellerinden geldiği kadar kendilerini eğitmesi, kaliteli ve kültürlü birer birey halini almalarını, çalışan, eli iş tutan, üretime katılmış kaliteli birer hanımefendilerle arkadaşlık etmeleri, anlaşırlarsa evlenmeleri olacak. yoksa emin olun, çamaşırınızı, bulaşığınızı erkek halinizle siz de halledebilirsiniz. bunlar için evlenmeyin bİr ürün gİbİ, İnsanda da kalİte çok önemlİ. allah güzel insanlarla karşılaştırsın hepimizi.
buraya kadar kendimi övmek için yazdığım bir şey yok. ben normal bir bireyim. ama bahsi geçen bireylerin büyük kısmı kalitesiz işler peşinde. bu sebeple kendinizi anlattıklarımın dışında tutmanızı rica ederim. bunlar, benim sadece gözlemlerim.
(alıntıdır)
Omü Dedikodu