saat 12'yi geçince bana resim yapma perileri geliyor. masa lambamın altında bazen saatlerce resim yapıyorum. İnanır mısınız, en derin konuları, içinden çıkamadığım her şeyi bu anlarda yakalayıp çözüyorum. yine öyle bir gün bu geceydi. aklıma bir an öyle şeyler geldi ki kendimi ne kadar hafife aldığımı, yargıladığımı fark ettim. yeni şeyler deneyip üstüne gittim ve en azından denedim. bahane uydurmadım, başarısız olmayı göze aldım. basketbola başlama cesareti gösterdim, uzun yıllardır içindeyim ve beni en çok mutlu eden şeylerin başında. daha birçok spor dalına, farklı el sanatlarına yöneldim. baktım ki aslında kendime bir şeyler katmak için hiç durmamışım. yapamadıklarına değil de yaptıklarına odaklanmak gerekiyor.neyi yapamadım değil, neleri başardım? kendimize çok yükleniyoruz. kendimize bu kadar yüklenmeyelim ne olur. bir söz var instagram'da sürekli dönen: "sen de bu hayatı ilk defa yaşıyorsun, kendine bu kadar yüklenme."
kuleden dönen var!
kuleden dönen var!(ben)
kuleden dönen var!
25 ekim gecesi bafradan samsuna dönerken atatürk bulvarı üzerinde yeni mahalle ışıklarında yanyana gelerek kesiştiğimiz ömürevleri sapağından saga dönen icinde çılgınlar gibi eğlenen ve işaretlerle anlaştığım 3 kızdan arka koltuktaki sarışın kıvırcık saçlı olan kız. beni bul. toyota marka plaka 55yc ile başlıyordu. o sensin ulaş bana 😁
aynı gökyüzünün altında, kaç beden eskittim ? insanüstü bir kayıtsızlıkla bulutları izlerken düşünüyorum bunları. aynı gökyüzü altında, birkaç asır önce ağladıklarıma gülerken idrak ediyorum varlığımın gülünçlüğünü. biri, hiçbiri, binlercesi.. yıllar evvel okuduğum bir pirandello romanı. moscarda' nın , eşi vesilesiyle burnundaki, belki varlığındaki kusuru fark etmesiyle başlıyor roman. biriyken, hiçbiri oluyor moscarda. sonra binlercesi olmayı deniyor ve en nihayetinde koca bir ' hiç ' olarak çıkıyor karşımıza. İnsanoğlunun bilinçsiz döngüsüdür bu. ilkin, ' biri ' olduğumuzu sanırız. o 'biri' ne göre yaşamayı hedefleriz tüm yaşamımızı. sonra bir gün, kendini biri sanan bir başkası, ' hiçbiri' olduğumuzu öğretir bize. insan, ancak varlığındaki kusuru fark ettiğinde yahut sarıldığı biricik giysinin gülünçlüğüyle cüceleştiğinde yaşamaya başlar. asıl kopuş oradadır ve artık ne ' biri ' dir o, ne de ' hiçbiri'.. ' binlercesi ' dir. her yeni parmak için biri olmaya çalışır. ailesi için, arkadaşları için, sevgilisi için, sokaktan geçen herhangi biri için bir ben yaratır. binlercesi olmaya çalışırken kaybeder kendini. belki de delilerdir yalnız bu döngüyü tamamlayan. bizler asırlardır, aynı gökyüzünün altında dönen bulutlar gibi bin parça olmuş, bir zamanlar ağladıklarımıza gülüyor, güldüklerimize ağlıyoruz. bazen benim gibi birkaç tanesi başını kaldırmayı akıl ediyor. oysa bilmemeli insan. eski bir dostoyevski hastalığı sarıyor bedenimi. iliklerime kadar ' anlıyorum '.
gökyüzü yasaklanmalı !
'' bu adam fezadan
fezada, fezada ''
gökyüzü yasaklanmalı !
'' bu adam fezadan
fezada, fezada ''
huuuh. (çok çalışıp da alnındaki teri silerken derin bir nefes veren insan emojisi koyalım şuraya da). evet. mutlu geceler gençler. nasılsınız? ben çok iyiyim. özgürlüğü için giriştiği bir savaştan zaferle dönen bir komutanın mağrurluğu, mutluluğu ve heyecanı var üzerimde. en son taa 3 ay önce yazmışım. onda da fotoğraflardan bahsetmişim. 3 ay bir mevsim ediyor değil mi. bir mevsim uzak kalmışım buralardan. son 1 aydır da girmemiştim siteye. az önce girdim ve okudum gidebildiğim yere kadar. özlemişim lan herkesi. neyse ben de bu 3 aylık arada önce okulla giriştiğim savaşı kazandım. vakitsiz ufukta beliren tehlikeye karşı hazırlıksızdım belki ama inanç, gücen ve aşk ile bu savaşı da kazandım. 16 dersle uğraşmak zor oldu tabi. ama uğraştığıma da değdi doğrusu. bu ara gezginimden, kitaplarımdan ve sevdiğim bazı şeylerden mahrum kaldım. ama değdiğini ve artık tamamen onlara kalabileceğimi de görünce ister istemez içim sabırsızlık dolu bir mutlulukla doluyor. sonra photoshop konusunda kendimi baya geliştirdim. bir kurs almıştım udemy den. oradaki kursa devam ettim. sonra youtube dan ingilizce içerikleri de izliyorum. hala geliştiriyorum kendimi aslında. İngilizce diye ayriyeten belirtmemin sebebi maalesef türkçe kaliteli içeriğin fazla olmaması. bakarsınız o açığı da ben kapatırım ne dersiniz :) bir de tüm bunlar olurken yarimle geçirdiğim güzel anılar var. bu süre zarında yanımda olan en büyük destekçim. beraber fotoğraf çekme çabalarımız oldu. bir sürü yürüyüşler yaptık. gölete bile götürdüm onu. ders çalışırken bile beraber çalışabilmek o kadar güzel bir şeydi ki. geceler, gündüzler, saatler ve bir sürü anılarımız oldu. tabi bu da durmadan biriken bir mutluluğa neden oluyor. hem size de bir haberim var. bu sefer onunla beraber geldim. kendisi artık @ledya adı ile burada bizimle beraber. onun da heyecanı var üzerimde. bir de @ortayakarisik bir mesajında benden bahsetmiş ama ben onu okuyamadım. şimdi de silinmiş. bildirimler kısmından gördüm. çok teşekkür ederim dostum benden güzel bir şekilde bahsettiğin için. bir dostumun aklında güzel kalabilmişsem ne mutlu bana. şimdilik bu kadar yazayım. yine uzun uzun yazdım. bıraksalar beni daha da yazarım. nasıl olsa zamanımız bol bundan sonra. hepinize mutlu geceler dostlarım. uyuyacağız odanız püfür püfür essin bu yaz gününde... ;)
burada dönen kavgaları kimler hatırlıyor kfmdjs
it is photographed by me heheh😏
it is photographed by me heheh😏
Omü Dedikodu