Ataraxia
şu üniversitede yemekhanede verilen kıyma haline getirilmiş tadı bozuk turşuların yapımında emeği geçen ve önümüze koyulmasında bir beis görmeyen herkesi gözlerinden öpüyorum
thor
Xyscxahmert✅
geçen amfide hoca ders anlatırken istemeyerek de olsa arka sıradaki iki kızın konuşmasına şahit oldum aynen şöyle ;

+ : ya kanka ben göbekli erkeklerden hoşlanıyorum ya..ne bilim böyle göbeği olucak oynayacaksın...

- : aynen kanka ya böyke hafif bi göbeği olucak böyle oynayacaksın bıngıl bıngıl

( bu konuşmadan sonra acaba yanlış mı yapıyorum fitness salonuna giderek aq !! diye düşünmeden edemedim. )

#Nefretdoluyumkızlarsize
ikarus✨
bugün atakent kıyılarında bi amcayı yüzerken gördüm. evet evet yanlış okumadınız. amca baya baya yüzüyordu. bu havada. hele de bugünkü rüzgarda. aklımdan geçen tek şey "bu ne cesarettir yarabbi...seni tanimak istiyorum, yiğidim...beni mutlaka ara..." oldu.
karakutuu
hani insanın yazası gelir ama yazacak bisey bulamaz ya. işte ben o değilim yazacak çok şeyiniz olur da nerden baslayacaginizi bilmezsiniz ya oda yok bende ama bide o kadar çok yazmak istediğiniz vardır ama kime ne dersiniz işte o duygu da yok bende. bide eski hesabın şifresini bulup biseyler yazıyım dersiniz yeni geldim diye onu da geçen hesabın imitasyonu ile yaptım o da kalmadi .
HeyCorc
merak etme @admin bir sorun yok. birisi bahsi geçen bu gönderiyi paylaşmış.
Eleni
dedikodunun güncelleme sonrası hâli çok güzel olmuş yaa, dislike butonunu ve mor nick olayını uzun süredir bekliyordum. emeği geçen herkese teşekkür ederim. 😍
Bubbles
llosa bir öyküsünde hiçbir şeyi unutmayan bir adamı anlatır. adını şimdi hatırlayamadığım kahraman doğduğu andan itibaren gördüğü, duyduğu, yaşadığı tek bir şeyi bile unutamaz. herkes bunun tanrı'dan gelen çok özel bir yetenek olduğunu düşünür ve adama imrenerek bakar. adam ise neredeyse her gece dua eder tanrı'ya unutabilmek için. fakat nafile.. hiçbir şeyi unutamaz ve başına gelen bir dizi saçma sapan olaydan sonra kafasını vura vura intihar eder. İşte o hikâyede geçen bir diyalog vardı. kendisine unutamamanın ne kadar müthiş bir yetenek olduğunu söyleyen dostuna şöyle cevap vermişti bizim adam. " tanrı nefret ettiği insanlara öyle yetenekler verir ki, dışarıdan bakan herkes bunu ödül zanneder fakat bu aslında cezaların en büyüğüdür. üstelik bunun nasıl bir lanet olduğunu kimseye anlatamadığı için aslında iki kez cezalandırılmış olur. bu da tanrı'nın yaptığı bir tür espridir!"
bir süredir kendimi llosa'nın kahramanı gibi hissediyorum. hafızam en büyük düşmanım ve ben umutsuzca kafamı vuracak duvar beğenmeye çalışıyorum. tanrım, afedersin ama bu hiç komik değil...
casualman
eskiden yaptığım gibi şuraya azıcık sitem atayım içimi dökeyim. o kadar bıktım ki insanların sahte yaşamlarından ve sahte şeylerden mutlu olup gerçekten gram anlamamalarından boş şeylerle uğraşıp boş bir hayat yaşamalarından diyeceksiniz ki bundan sanane öyle olmuyor işte o iş bizde yaşıyoruz bu dünya da mesela iş hayatımdaki insanlar veya hoşlandığım bir kız illaki birileri sürekli çıkıyor karşıma ve zararını ben görüyorum. hayatta hiç bir zaman yok like takipci kısaca sosyal medya umrumda olmadı başka insanların seveceği şekilde resimler çekinmek başka insanların beğeneceği sözler yazmak başka insanların ilgisini çeken profiller vs vs ha bundan da sanane diyeceksiniz bunca sahtelik içinde insanlar gerçek benliklerini unutmuş ve ben onlara doğru olanla gerçek olanla yaklaştığımda resmen kaçıyorlar saçma bir şekilde. bir kaç örnekle açıklayım geçen bir kadınla tanıştım cidden güzel şeyler hissettim ona karşı sadece dürüst oldum veya başka bir amaç gütmeden kartları mı açık oynadım evime kadar geldi tek düşündüğüm sadece yanında olmak o anki sıkıntısını ona unutturmakdı 1 ay sonra felan başka birisi daha çıktı karşıma ona da gerçek olması gereken şekilde davrandım sonuç 2 sininde en son söylediği casual sen çok iyi birisin deyip konuşmayı kestiler. diğer bir örnek erkek arkadaşım oldu bebelerle samimi olmak güzel bir dostluk kurmak istedim ben ne kadar dürüst olup onlara iyi davrandıysam onlar da bir o kadar kullanmaya çalıştılar beni ve en kötüsü bu anlattığım bu insanların hepsi beni salak yerine koymaya çalıştılar. herkesin dili farklı kalbi farklı konuşur olmuş ne adamlıktan ne insanlıktan anlayan kalmış boş ve sahte dünyalarınız da mutlu olmaya devam edin ben gerçek dünya da gerçek insan aramaya devam edeceğim. lafta bunları arayıp icraat de kendine ızdırap çektirenlerin yanında nasıl duruyorsunuz hala anlayamıyorum anlayamayacağım da. her neyse iyi döktüm içimi her zaman joker kartım oldun iyiki varsın omüdedikodu 😏
Trash
geçen günlerde aynı liseden mezun olduğumuz bi çocuk bana istakramdan davet atmış neyae takipleştik falan. adama çocuk derken çocuğu olduğunu gördüm m ya 🙄 ulan biz en az 2 sene daha okuycaz yaşlandık ya huuu 😐
çok_karanlık_patron!
ey vize haftası güzel olan olan hava nerdesin şimdi.hep mi böyle olmak zorunda.bi gel de ilk defa iyi geçen sınavlarımın tadını çıkarayim
psikodok
geçen çalıştığım firmanın sahibi seminer için samsuna gelmişti. adamın beni ilk gördüğünde tepkisi seni hiç böyle hayal etmemiştim oldu. "nasıl hayal etmiştin abi?" dediğimde ise "ne bileyim en azından daha uzun bekliyordum" dedi. sen beni görebildiğine şükret aslanım diyemedim. patron sonuçta.
çok_karanlık_patron!
İlk defa uzun yazacağım, yanlışım varsa düzeltin.yeni sinema kanunu diye bir halt getirdiler. neye yaradı bilmiyorum. 9 liraya aldığım bilet 14.5 lira olmuş. kampanya ve indirimler kaldırılacak derken mısırı dediler sandım. bilet kampanyaları da kalkmış, üstüne bir de sansür oh. zaten festival filmleri gelmiyor samsun'a. ama ülkeye gelmesi bile artı kültürdü. şimdi teorime geçelim.
yıllardır kardeş kardeşe yaşayan yapımcılar ve dağıtım şirketi birden kavgaya başladı.yok sen mısır satma ben şunu yapmam falan filan. sonra bakanlık el attı,sinema kanunu çıkardı. bu kanun kimim işine geldi? 1)dağıtım şirketlerinin (indirimli biletler kalktı. önceden biletle birlikte çok daha ucuza mısır alabilirdik kalktı. bir bilet bir mısır 20 lira iken, şimdi bir mısır bir bilet ayrı ayrı satılacağı için en az 30 lira oldu)
2)film yapımcılarına (kampanyalar kalktığı için biletlerin fiyatı arttı yani) doğrudan yapımcılara) biletten düşen pay arttı. 5 liradan 7.5 lira oldu.
3)bakanlığın yani devletin (biletten alınan vergi de dolaylı olarak arttı.) sinema kanunundan sonra bakanın neşeyle önümüzdeki yıl 60 milyon olan seyircimizin 100 milyon olmasını umuyoruz demesi bi garibime gitti. devletsin sen devlet. zaten sinemanın %90'ını ögrenciler ve gençler oluşturuyor. sen bunları bile soymak istiyorsun. buradan sana yıllık 10 milyon tl fazla gelse ne olur gelmese ne olur? o para devlet nezdinde hiçbir şey. yani anlayacağınız, bence geçen aylarda sinema sektörü danışıklı bir dövüş yaptı. istedikleri gibi bilet fiyatları arttı. seyirci hariç herkesin işine gelen bir teklif meclisten geçti. ayrıca reklamların azalması kanunu 1 temmuz'da uygulanacakken bu kampanyaların bitmesi tam da bugün başladı.yanlışım varsa bilen arkadaşlar düzeltsin. çünkü çok sinirliyim. haftada 2-3 kere sinemaya giden beni o kadar seven beni küstürdüler. artık gitmem. açar evde korsan izlerim. yıllarca korsan izleyen arkadaşları hep uyardım ama bizi onlar mecbur etti artık.
malifalitiko
omü dedikodu aslında günlük gibi benim için. ilk memurluk mülakatına çağrıldığımı buraya yazmıştım, memurluğa atandığımı ilk burada duyurmuştum. tayinim çıktı buraya yazdım. başıma ne mevzular geldi hep burada döktüm içimi. sözlendim nişanlandım evlendim derken bir bakmışım 2019 olmuş ve ben 25 ocakta 27 yıllık birey oldum. 2015 haziranında sitenin yeni haline üye olurken aklımdan geçen ilk şey malifalitiko demek oldu ve bu benim kullanıcı adım oldu. bu siteden gerçek hayatta konuşup tanıştığım o kadar dostum oldu ki saymakla bitiremem ve iyiki de olmuşlar hep varolsunlar. başıma gelen iyi kötü ilginç garip ne varsa burada paylaştım ve sanırım paylaşmaya da devam edeceğim. site için ses kayıtları yapıyordum ama şimdilerde evim için odun kırıp eşim için rızık peşinde koşuyorum yani hayatın içinde yuvarlanıp gidiyorum bir şekilde. öz eleştiri yapacak olursam aslında kötü birisiyim yapmaması gerekilen çok şeyler yaptım bunları biliyorum ama iyi insan olmaya çalışıyorum ve bunu başaracağıma inanıyorum. sırada ne mi var ? sanırım sizlerle paylaşmadığım daha doğrusu paylaşamadığım şeyler yaşadım mesela henüz iki aylık evliyken evimizi sel felaketi vurdu. aman allahım çamur çelpeş derken atlattık hamdolsun. rutubet belası sardı evi ve bununla birlikte böcek istilası. geçenlerde göz göre göre boğuluyorduk eşimle allah korudu. soba içeri tüttü bacanın tüm zifiri kurumu eve döküldü off neler neler ama onunda üstesinden geldik evelallah. millet evlendiğinde kilo alır ben 11 kilo verdim eşim sağolsun sağlam bir akdeniz diyetine tabii tuttu beni. (zayıflamak isteyen ege kızı ile evlensin) mesela ben kola müptelasıydım ama bugün tam bir yıldır değil kola asitli içecek sürmedim ağzıma. yaşadığım yerin de katkısı ile organik yaşıyoruz bağ bahçe işlerine girdim anlayacağınız. ufak tefek de olsa bile arabam var ve borç yiğidin kamçısıdır misali düğün borçlarım var ama cidden allah evlenen kuluna yardım ediyormuş o yüzden evlilik olayından maddi olaylar sebebinden asla korkmayın. İçsel olarak boktan bir iç dünyam var kirli karmaşık düğüm düğüm ama sadece ben biliyorum. dıştan tam bir aile reisiyim. geçenlerde beyaz askılı atlet ile haber izlerken sade maden suyu içiyordum ve eşimin tabiri ile tam aile reisi oldum 😂 hayat standartları cidden zor mesela bu ekonomik çöküntüler den önce 89 günde 265 lira elektrik faturası ödemistim şimdilerde 32 günde 211 tl ödedim yani elektrik baya zam yedi 😂 özetle hayat zor ama ruh eşin ile evlenirsen yaşamak güzel şey. bundan sonra size vereceğim haber sanırım yaşasın baba oluyorum haberi olur ama o haberi vermeme biraz zaman var şimdilik. çok darmadağınık bı yazı oldu artık affınıza sığınıyorum. o halde geçmiş doğum günüm kutlu olsun !!
Zeze
geçen sene taze mezunluğun verdiği rehavetle müthiş bir yıl geçirdim. arkadaşlarımla vakit geçirdim, yıl boyunca oradan oraya şehir şehir gezdim 😅 gezecek yer bulamadıysam, canım sıkıldıysa dershaneye gittim. onca yıl okumuşum keyfime bakmayayım mı dedim arkadaşlar. bu yıl ise evden dışarı çıkmayıp sınava çalışıyorum. İnstaya girdiğimde insanların (az kişi bu insanlar) gezdiklerine şahitlik ediyorum. aaah ah keşke geçen sene çalışsaydım falan da demiyorum, pişman değilim aklım hala gezmediğim yerlerde 😂 şu sınav bi geçsin göreceksiniz siz 😂😂 yani şey ben göreceğim 😎
Snake
geçen kardeşimin odasında örümcek vardı, tam öldürecektim, öldürme dayanamam dışarı çıkarsana dedi
kardeş tabi kıramadık
örümceği dışarı çıkarttım, bir iki bir şeyler içtik
hoş sohbet, kafa adam, ağ işletmeni olmak istiyormuş
Ümid Gurbanov
9 ocak 1908'de doğan yazar ve feminist teorisyen simone de beauvoir'ın doğum günü bugün. onun anısına, geçen yıl çevirdiğimiz 1975 tarihli "neden feministim?" başlıklı bu 50 dakikalık programı hatırlatmış olayım:

Ümid Gurbanov
geçen gün sungurlu'da yukarı bir yerde canlı müziğe çıktık. sonra inerken tepeden şöyle güzel bir görüntü çekeyim dedim, ama hava öyle soğuktu ki zangır zangır titredim. İşte bu da tüm vücudumla titrerken çekmeye çalıştığım manzara fotoğrafı...
Zeze
hep büyük, boş bir alanda saçma sapan şarkı söyleyip dans etmeyi hayal ederdim. geçen gün bi arkadaşımla buradaki çamlıkta akşam kimse yokken çantaları bir kenara fırlattık. şarkı söyleyip dans ettik 😅 diğer arkadaşımız bi çekim falan yapabilirdi aslında, unutmuş olsa ki o ana dair elimizde ne bir fotoğraf ne video var. ama olsuun o an benim unutulmayacak anlıklarım arasında çoktan yerini aldı bile 🙈💃🏻
psikodok
teee geçen sene buraya soru olarak deneme başlığı adında bir sitede yazarlığa başlayacağım konusundan bahsetmiştim. bana o gün bayağı yardımcı olan insanlar olmuştu burada. bir haber vereyim hiçbirinizi ilgilendirmiyor ama. gençler o site tamam hatta ikincisini bile buldum. şu an iki ayrı sitede köşe yazarlığı yapıyorum konu önerilerinizi yine bekliyorum. 😊🤗

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)