Mona lisa
saat 12'yi geçince bana resim yapma perileri geliyor. masa lambamın altında bazen saatlerce resim yapıyorum. İnanır mısınız, en derin konuları, içinden çıkamadığım her şeyi bu anlarda yakalayıp çözüyorum. yine öyle bir gün bu geceydi. aklıma bir an öyle şeyler geldi ki kendimi ne kadar hafife aldığımı, yargıladığımı fark ettim. yeni şeyler deneyip üstüne gittim ve en azından denedim. bahane uydurmadım, başarısız olmayı göze aldım. basketbola başlama cesareti gösterdim, uzun yıllardır içindeyim ve beni en çok mutlu eden şeylerin başında. daha birçok spor dalına, farklı el sanatlarına yöneldim. baktım ki aslında kendime bir şeyler katmak için hiç durmamışım. yapamadıklarına değil de yaptıklarına odaklanmak gerekiyor.neyi yapamadım değil, neleri başardım? kendimize çok yükleniyoruz. kendimize bu kadar yüklenmeyelim ne olur. bir söz var instagram'da sürekli dönen: "sen de bu hayatı ilk defa yaşıyorsun, kendine bu kadar yüklenme."
Gamsız Baykuş
şu sıralar "kötü ev sahibi, kiracısı ev sahibi yaparmış." sözünün doğruluğunu anladığım günlerdeyim. ev sahibim yıllardır her kira döneminde beni çıkarmak için bahaneler arıyordu. sonunda bu defa hepimizin bildiği o klişeyi yaptı: kızım oturacak, evden çık. kesinlikle inanmadığımı belirtmeliyim. kendilerini çok akıllı sanıyorlar ama sundukları her bahane ellerinde patlıyor. varan 1: evi tutarken ev depreme dayanıklı demişti, şimdi sırf korkup çıkayım diye deniz kumundan yapıldı diyor. (İstanbul'da oturuyorum bu arada.) varan 2: kızım oturacak diyor ama apartmanda boş olan farklı iki daireyi daha yeni kiraya verdi. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! varan 3: evden çıkarken temiz bırak ki fotoğraf çekip siteye yükleriz diyerek pot kırıyorlar. anlamadık sanki ahjsj. varan 4: depozitoma çökmeye çalışıyorlar. ben de bunlara karşılık tebligat çekmeden evden çıkmayacağımı belirtiyorum. hadi bakalım el mi yaman bey mi yaman göreceğiz.

bu tür işlerde karşıdakinin anladığı dilden konuşmak gerekiyor bunu biliyorum ama tek başına yaşayan bir kadın olunca arkanda kimse yok sanıyorlar. İlla ki bir erkeğin gövde gösterisinde bulunmak zorunda olması zoruma gidiyor gerçekten.

bu da uzun zaman sonra gelen bir iç dökmeydi dedikodu ahalisi. öyle işte...
Sos
az önce öyle bir halt yedimki hiçbir bahane beni kurtaramayacak gibi
Sanatçı
bazı şeylerin yaşanması için sadece istemek yetiyor. yani demem o ki, bir şeyler olmuyorsa istenmediği içindir. bahane vardır, zaman yoktur, sebep çoktur. o yüzden çok kurcalamayın. olmuyorsa eğer bırakın. bahanelerle size gelene değil, çözüm yollarıyla gelene inanın.
Doctorwhoo
omü dedikoduysa adının hakkını verelim. bu ikarus'un aslında maske fabrikası olduğunu öğrendim ama bizden saklıyormuş, ve zenginmiş. koronayım vs derken bize maske vermemek için bahane uydurmuş aslında. bir de beni, yorum için iban atıp parasız sözü kullanırsan telif atarım diye tehdit etmişti. ben burda ikarus'un burdaki saltanatını bitirmek için ve siz kardeşlerimi ikarus konusunda gözlerini açmaya geldim... beni dinleyin dostlar
Sanatçı
bu polonyalılardan büyük virus yok, nerde güzel iş var hep polonlar var, eskiden türkler burda iş tutardı, bu polonlar geldiğinden beri türklere güzel işleri kapattılar, bir günlüğüne sebze meyve işine gitmiştim, yeşil kalın yelek giydirdiler, kafamızada değişik birşey taktırdılar, neyse başladık işe ilk saat dilimi sakindi, 2 nci de öyle gitti dedim ben burada işi götürebilirim, neyse son saat dilimine geldik, baktım gıcık bi tane polon şef başımda duruyor, 2 de bi tempo tempo diyor ayar oldum, yok seni eve gönderirim ayakları falan, baktım kavgaya gidecek iş, 3 te molaya çıkıldı dedim o ara bir bahane bulup işi bırakayım hastalık numarası yaptım, 3 te bitirdim işi, işte normalde 12 saatlik iş artık beyin kaldırmıyor bi yerde, zaten polonlara çok ayarım, dahada gitmedim onların şef oldukları yerlere...
iyikalplipsikopat
gercekler vs ben

sali gunu %90 ihtimalle okula baslayacagim.gecen donem sinavlar disinda neredeyse hic gitmemistum ve bu donem haftada 4 gun gitmek zorundayim

istemiyorum, yorgunum, nefret ediyorum ayni seyler.uzun zamandir sadece hayatta kaldim saklandim uyusturuldum ve izledim.yasamak bu degil.bu curumuslukten kurtulmamin tek yolu yasamayi secmek.istemedigimi sevmedigimi idare edebilmek daima ogrenmek ve gelismek

4 aylik sevgi ve dostluk dolu bir tatilden, hayata yeniden gelme hissinden, hizlandirilmis kimlik kazanma cabalarindan sonra bu savasa girmeliyim

okulum uzayacak, kredi almaktaki son yilim.hala "ne is yapar mutlu olur, neyde basarili olurum neye yetenekliyim" sorularinin cevabindan uzagim ama sunu anladim hayati yasayarak ogreniriz, kendimi yasayarak cozebilirim ve yasamak cesarettir, cesaret yoksada esaret vardir

son gunlerde kendimi sorgularken cocukluktan beri tiyatroya olan ilgi merak ve sevgimi kesfettim.bir karakter olmak bir senaryodaki insan olabilmek onu hissetmek ve hissettirmek tek bedende bambaska hayatlari yasamak bu kesinlikle istedigim sevdigim ve icimdeki birikmis duygulari odaklayabilecegim rahatlatabilecegim bir sey

bunlar disinda gelecegi dusundugumde bu ulkede yasayamayacagimi kesfettim.ben marjinal dusunen ozgurluge onem veren muhafazakarliktan, tum kaliplasmis ve baski siddet aracina donusmus kavramlardan nefret eden eglenmeyi refahi ozgurlugu isteyen biriyim.gelecegi karanlik her seyi hukuksuz ve baskiyla dolu bu ulkede yasayamam

ailemin bana cizdigi kader malum.okulu bitir askere git babanin veya baskasinin amelesi ol ailenin buldugu kadinla evlen tatminsiz zoraki rutin bir hayat sur cocuk yap onu buyuturken yaslan sonra öl

hayir.7 yildir yeteri kadar curudum.ben eglenmeliyim doruklarda yasamaliyim sarhos olmaliyim gezmeliyim daha fazla curuyemem

istedigim hayati sadece kendi cabamla elde edebilecegimi, kendimi ve hayattan istediklerimi sadece hayati yasayarak ogrenebilecegimi, hicbir sey yapamasam bile daima isime yarayacak seylere(spor, diksiyon, iletisim, bilgi vs) onem vermem gerektigini yeni anladim.yasama karsi once istekli olmali sonra cesurca cabalamali ve daima umutlu olmaliyim.diger turlu hayat sadece hayatta kalmaktan curumekten izlemekten ibaret oluyor ve bu yasamak degil.

yasamak anin tadini cikarmaktir.mesela gecen gelen ve 5-6 guna gidecek olan dedemgil ile eglenmek mutlu olmaktir.gozlerinin onundekileri gormektir.karamsarligi, tembellige bahane olan depresif duygulari kenara koymak acida cekilse goz yaslarini silip ayaga kalkip eglenmeye mutlu olmaya bakmaktir.durmak yasami katlanilmaz yapan sey cunku yasam bir aksiyon ve bu aksiyona uyum saglayanlar hayatta kaliyor.hareket eden kazaniyor mutlu oluyor sorunlarini cozuyor duygularin icinde bogulmak hicbir seyi cozmuyor hicbir seye yaramiyor
iyikalplipsikopat
gercek dunya ve birey sorumluluklari

sikayetler duygulardan duygulara gecmeler hayatimin bundan ibatet oldugunu biliyordum hep ama degismeye basladim ve bu gercek dunyaya donmeme neden oldu

ihtiyacim olan sey iyi bir dosttu bunu elde ettim artik icimdeki nefreti birikmisligi azaltan bir seyler var.artik az bcukta olsa bir kimligim var sevdigim guvendigim bir dostum ve az bucuk eglenebildigim bir hayatim var

artik ihtiyacim olan sey uyumlu bir birey olmak.birey ureten uyum saglayan demektir peki ne uretebilirim neye yetenekliyim?

hep hayal dunyasinda duygulardan duygulara atlayarak kendi icimde yaptigim kavgayla icimdeki hevesi enerjiyi oldurerek yasadim buna yasadiklatim sebeb oldu surekli asagilanmam babamin beni surekli ezmesi beni her seyde basarisiz olacagima ikna olmus bir duruma soktu "ben kimim neler yapabilirim" sorusunu soruyorum kendime cevap alamiyorum.yaraticilgima cok guvenirdim beni milyarder edecek fikirler bulurdum bazi icatlari sosyal medya platformlari gibi seyleri onlar ortaya cikmadan onceden hayal ederek kesfederdim ama bu yaraticiligimi neye nasil kullanacagimi bilmiyorum cunku yetenelerimj neler yapabilecegimj gercek dunyayi bilmiyorum

senaryo yazmak, video montajlari yapmak, karikatur cizmek, yazilim ogrenmek falan hangisini basarabilirim veya hangisini istiyorum bu siralar kafami bunlar kurcaliyor

insanlar acilarini tembellik yapmak icin bahane olarak kullaniyor olabilirler mi?bende boyle sanirim.kitapsiz sporsuz yetenegime, para kazanabilecegim ise yonelik seyler yapmadan aptalca videolar izleyerek duygulardan duygulara gecerek pornografik seylere bakarak nefret hissederek gecen rutinlerden ve onlarin benden caldigi enerjiden zamandan bunaldigimi skildigimi farkettim

bu degisim mi bir kivilcim mi yoksa yeni ve buyuk ihtimal kaldiramayacagim bir hayal kirikliginin baslangicimi bilmiyorum

okulum uzayacak ve beni mutlu edecek yeteneklerimi kullanmami saglayacak bir yolla bilgisayardan sosyal medyadan falan bir sekilde para kazanmamin gerekliligi konusunda son derece ikna olduguma eminim sadece.cunku bunu basaramazsam bir gun bir cinnetle tramvayla kotu seyler yapacagimi biliyorum icimde kotu sapik sadist biri olsamda ozumde iyi biri olmaya ozen gosteren biriyim sosyallessemde hala icine kapanik utangac kibar cocugun izlerini tasiyorum iyi biri olmami saglayan vicdanim hala gorevini yerine getiriyor sadece kendimle barismak istiyorum ama bunu basaramazsam bir canavara donusebilecegimide biliyorum
masabasi123
2,5-3 yıllık bir ilişki düşünün 1 gün bile kavga edilmemiş 2 sene aşkla bakan bir insan sonra başka şehir okul ve arkadaşlar sonra bahane olarak konuşacak konu yok sıkıcıymışım ..mesaj atası yokmuş bana...bu insan o okula girsin diye kahrını çeken ben hak etmeyen yine ben .bir insan nasıl bu kadar değişir ya da ben göremem .dedim yok artık mesajla bu konudan bitirmez diyosun. 1 kere bile aramıyor.yetmiyor sosyal medyada eğlence fotoğraflarını atamıyor diye az da olsa utanç varmış bir bakıyosun seni silmiş sonrada birde bana beddua etme diyor ayrılırken. son sözüm seni vicdanın affetsin..seni kötü görmeyi okadar istiyorum ki ama beddua etmem.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)