dieoncemore ✘
ağa takılmış sinek tanrıya yalvarıyormuş kurtulmak için. o sırada örümcek gelmiş, senin canın için dua ettiğin tanrı ile benim öğle yemeğim için şükrettiğim tanrı aynı mı? demiş. sinek duraksamış, beni yiyeceksen ye ama dinime laf etme, inanmıyorsan da saygı duy aq örümceği demiş
Forseti
"bu yüzden sessiz
bu yüzden yalnız" demiş usta
thor
usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. büyük usta, öğrencisini uğurlamış. çırağına ” yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?” demiş.

“resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma” diye ilave etmiş.

öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş.

öğrenci resmi yeniden yapmış.usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.

fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.

yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. öğrenci denileni yapmış. birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. sevinçle ustasına koşmuş.

usta ressam şöyle demiş:

“İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.

İkincisinde, onlardan müspet,yapıcı,olumlu olmalarını istedin. yapıcı olmak eğitim gerektirir. hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.” alıntıdır.
alien
neyse aradan uzun süren bir kaç saat sonra gelecekten varagelen heyecanın çemkirmesi sonucu bu halde insanlar bence. gitsin de gelmesin ayrılık hiç demiş bir şair, şairane tavrıyla sıçırtışmış her seferinde buzları eriten dağ makinaları misali. yani anladınız mı. oha aklıma gelen ilk şeyleri yazmaya çalışıuoyo m t makina sırf bnu yüzden ohaa askjhdgasd çok eğlenceli bence siz de yapmalısınız. aklınıza gelen ilk kelimelerden cümleler oluşturun.

dipnot
and he lived happily ever after
milano'da çalıştığı bir sırada köylüler leonardo'ya (da vinci) bir torba dolusu dağlarda buldukları deniz canlılarına ait kabuklar getirmişler. 1480-1515 yılları arasında bu konuda not defterlerinde yazdıklarından anlaşıldığına göre de cidden adam kendi de dağlara gidip inceleme yapmış, kabuk örnekleri toplamış dağlardan. tabi ilginç bir durumla karşılaştığı için bir bilim adamı merakıyla hipotezler üretip yahut başkalarının ürettiği hipotezleri yanlışlayarak olayı mantıksal çerçevede açıklama gayretine girmiş. genel itibariyle insanlar bu kabukların dağlara nuh tufanı sayesinde geldiğini düşünüyormuş, bazıları da tanrı'nın insanları kandırmak için bir oyun oynadığını denizkabuğu şeklinde taşlar yarattığını aslında onların sadece taş olduklarını söylüyorlarmış yahut cidden denizkabuklarını orada yarattığını. ama bizim leonardo durur mu yapıştırmış cevabı, birincisi demiş: "İlk bulduğumuz kabuklar dağda denizden 600 metre yükseklikte ve diğer dağlarda da aynı seviyede yer alıyorlar; ama kutsal kitapta yazdığına göre bu tufan 40 gün yağmur yağması sonucu suları en yüksek dağın 10 arşın üzerine kadar yükseltmiş. madem ki sular bu kadar yükseldi neden dağın zirvesinde daha yükseklerde kabuklar yok da 600 metreden daha az seviyede yer alıyorlar? velev ki bu yağmur en yüksek dağın 10 arşın üzerine çıkardı su seviyesini; dünya küre şeklinde olduğuna göre sular merkezden her yönde eşit yükseklikte olacaktır ve artık suyun akabilecek bir yönü kalmayacaktır, yalnızca yukarı yönde gidebilir o da buharlaşarak, bu mümkün müdür? acaba tufan kutsal kitapta yazdığı gibi tüm dünyayı kaplamamış mıdır? yağmur yağarak oluşan bu tufan adriyatik denizinden 400 km içeride bulunan lombardiya'daki dağlara bu ağır ve suda batan denizkabuklarını getirebilir mi? kendileri gelmiş olsalar 400 km'yi 40 günde gelebilirler mi? ayrıca burada 4 farklı katmanda bulunan kabuklar var, buna göre farklı zamanlarda farklı tufanlar mı olmuştur? yalnızca kabuklarla da kalmıyor, nasıl oluyor da dağların yüksek zirvelerinde büyük balıkların kemikleri de bulunuyor? bu hayvanların denizden bu kadar uzağa tufan tarafından getirildiğine ısrar edenlerin saçmalığı ve aptallığı ortada. birtakım cahiller de tanrı'nın onları bir takım kutsal etkilerle burada yarattığını söylüyor; sanki biz boğaların yaşlarını boynuzlarına bakarak, ağaçların yaşlarını dallarına bakarak ve salyangozların yaşlarını yıl ve ay olarak kabuklarına bakarak anlayamıyoruz. bu kabukların ilahi güçlerin olası etkileriyle orada yaratılmış ve hala yaratılmakta olduğunu söylüyorsanız, böyle bir düşüncenin biraz mantık sahibi bir beyinde yeri olamaz, çünkü geliştikleri yılların sayısı kabuklarında yazılı ve büyükler ile yavrular bir arada görülmektedir. ancak onlar yiyecek olmadan büyüyemez, hareket olmadan da beslenemezlerdi -halbuki böyle bir ortamda hareket etmeleri olanaksızdı."

ressam, heykeltraş, mimar, mühendis; en önemlisi adam bilimadamı abi, bilim adamı. bu adama hayran olmamak elde değil.
Gaf Ebesi
kaç gündür adını düşünüyorum
ne demiş uçurumda açan çiçek
yurdumsun ey uçurum

cemal süreya
Sherlock Holmes
uzun zamandır yoktum biri demiş öldü; şimdide yazsınlar kral geri döndü. 🏋️👊💪
theseus
şaire sormuşlar : 'giden midir terk eden , yoksa kalan mı.?'
şair demiş ki: gideni de kalanı da boşver, la casa de papel in 3.sezonu geliyor.
Gaf Ebesi
diyojen'e “neden yüzüğünü sağ eline taktın?” diye sormuşlar.

“kendi işiyle meşgul olanlarla başkalarının işine burnunu sokanları birbirinden ayırabilmek için” demiş.
Yücelist
aşk yok gayri memlekette cemal süreya gitti gideli demiş can yücel

belkide konuşuyordur gözlerin
ama ben gözce bilmiyorum ki
sessizce biliyorum
usulca biliyorum
masumca biliyorum..
umutsuzvakkka
son bikaç gündür buraya hep onunla ilgili şeyler yazıp kafanızı şişirdim kusura bakmayın sevgili dostlarım ama artık bitti zor olsa da içim yansa da canım acısa da vazgeçmeye karar verdim ve onun haberi yok ama onun hayatından bağırıp çağırmadan kavga etmeden içimde kalanları söylemeden sadece susarak gidiyorum ondan..ne demiş şair;bağırıp çağırıp gittiyse korkma da,sessizce gittiyse dönmez kadın..
Tuhaf Ama Gerçek
böyle bir izdiham görülmemiş
türkiye #Tamam demiş
değiştirme vakti çok gelmiş

trt'nin yayınlamadığı seçim mitinginden bir kare...

yorumu sizlere bırakıyoruz.

serseri
uzun zamandır yoktum biri demiş öldü; şimdide yazsınlar kral geri döndü!
hyndione
uzun zamandır yoktum biri demiş öldü; şimdide yazsınlar kral geri döndü! sea ben geldim millet
Tuhaf Ama Gerçek
yapılan yorumlara bak, biri "noura ahiretini kurtardı" demiş, biri "sabah sabah ne iç açıcı haberler paylaşıyorsun" demiş...yahu bu kızı öldürecekler. bir şeyler yapmazsanız bu kızı öldürecekler.
Tuhaf Ama Gerçek
tupac'ın las vegas'ta öldürüldüğü gün nişanlısı kidada jones tupac'tan kurşun geçirmez yelek giymesini istemiştir. tupac ise "dışarısı çok sıcak bebeğim" demiş ve giymemiştir.
Gaf Ebesi
ne güzel demiş reşat nuri güntekin,

"siz beni insanlıktan, saffetten, samimiyetten, sevdadan iğrendirdiniz.”
Gaf Ebesi
“aydınların aydınlatamadığı halkı, soytarılar aldatır.” demiş cemil meriç.

çiftlik bank ve benzeri organizasyonları böyle de yorumlayabiliriz...
Eleni
selam yine ben frank.(size slm yoh.) başlangıcı az önce yaptığım bir olayı anlatmakla gerçekleştirmek istiyorum. bilirsin beni, deli hallerimi. dengesizliğimin zirve bulduğu, yeri geldiğinde aslan kesilen, yeri geldiğinde pisiciğe dönüşen tavırlarımı. kitap ayracım vardı bi dane. (ewt sadece 1 tane.) fazla kitap ayracı bulundurmam, bir tanecik kitap ayracım olur mesela tüm kitapları gezer. hepsinin kokusu siner üstüne. ben o kitap ayracımı kafa dağıtmak için kaybolmayı tercih ettiğim bir zaman diliminde unuttum. kendim kaybolmaya çalışırken ayracımı kaybettim. sonuç? sonuç olarak; ayraçsız kalan bir “ben”(kişi zamiri olan ben) söz konusu oldu. böyle olunca da doğal olarak okuduğum kitaplarda nerede kaldığımı ayırt edemez oldum ve sayfalar arası dejavu geçişleri yaşadım. en son dayanamadım, “yok yani olmaz böyle” dedim.(başka bir şey de demiş olabilirim, hatırlamıyorum!) sallama çayın ipli kısmını dişimle koparıp(beni gidi yamyam.) kendime kitap ayracı yaptım. bence fazla güzel oldu. nostalji kokan eskimiş bir şapkam, yamalı bir paltom olmayabilir ama garip bir ayracım var artık. (sizi trip-canlar-sular size de selam lan.) ewt. başlangıcı yaptım şimdi başka başka konulara geçiş yapalım. havalar soğudu mesela(bize ne havadan), suların kireç oranı ise yüksek(uff). senelerdir samsun’dayım ama alışamadım birkaç şeye. tabii bunun yanı sıra alıştığım şeyleri de mevcut değil, değil.(anladın mı bu cümleyi frank? çok karışık oldu gibime geldi bir an. kısa bir alt yazı geçeyim derken bir hayli uzattım ama demek istiyorum ki; alıştığım şeyleri de var.) sonunda kapatabildim parantezi, neyse biz devam edelim.

~
😝
~

Seda Özen
güzin-feyhaman duran evinin eşyaları nasıl korunmuş biliyor musunuz? güzin hanım emektarları olan aileye kapıyı kimseye açmayın demiş, o insanlar çok uzun yıllar o evin kapısını kimseye açmamış, evi yağmadan korumuş. https://twitter.com/seda_ozen/status/8194350077354...

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)