ladylazarus
iyi akşamlar, ders kayıt sisteminin çıldırttığı dedikodu sakinleri.. ben de tertemiz delirdim. dördüncü sınıf derslerinden biri aniden (?!) bizim döneme alınmış, alttan da dersim olduğu için fazlalık ' bir ' kredi yüzünden derslerimden birini alamıyorum. ben de bir bay hyde yaratacağım kendimden, zamanı geldi.

bugün kardeşim sınıfından bir çocuğa olan aşkını anlattı dfjgndf aşkı tarif ediş biçimi sahiden çok yalın ve güzeldi : ' bak abla, biliyorum çok saçma, kendime de '' hayır, sen onu sevmiyorsun '' diyorum ama ne yaparsam yapayım aklımdan çıkaramıyorum. onu düşünmemeye çalışsam da beynimin içinde dönüp duruyor. ' ve sevgisine vücut buldurma biçimi daha da hoştu : ' ikimiz de çocuğuz biliyorum, bu yüzden zaten sevgili olmak istemiyorum ama çok yakın arkadaş olalım istiyorum. ' hikayenin dramatik kısmıysa bunları bana anlatıyor oluşuydu djfgdf. on üç yaşındaki bir çocuğa aşkın esasında ne olduğunu anlatma gafletinde bulunmadım elbette.

yine de bir abla öğüdü olarak, patronumuz tommy' nin de anısına şunu şuraya iliştirmeyi görev bilirim. güzel geceler


Tuhaf Ama Gerçek
hayattaki en güzel şeylerden biri, beraber tuhaf şeyler yapacak birini bulmaktır.

dodo
arkadaşlar merhaba. ben kız arkadaşım için güzel bir evlilik teklifi düşünüyorum. beni 2 haftadır resim sergisine götürmeye çalışıyor fakat ilgim ve alakam olmadığı için içimden pek gitmek gelmiyor. ama evlilik teklifini tam olarak burda yapmak istiyorum. resim sergisinde. kısaca anlatayım. İlk olarak güzel sanatlarda okuyan arkadaşımız varsa benimle iletişime geçmesini istiyorum. resim sergisine girdiğimizde en sondaki resime ''benimle evlenir misin? '' yazdırmayı düşünüyorum. tabikide sonuna adını ve tuvalin kenarında kurdale ile sarkan bir yüzük olacak. bütün sergiyi gezdikten sonra sonuncu resimde anlamasını istiyorum. o yüzden böyle birşey düşündüm. sizce nasıl olur ?
orlitorenk
aslında doğum günü sürprizleri ya da mesaj gibi şeyler beklemiyorum. hiçbir zamanda öyle bir beklentim olmadı ama çok sevdiğim insanlar bir gün öncesinden (dün) güzel bir kutlama yaptılar sebebi de bugün yapsalarmış anlarmışım :)) ve hiç beklemediğim insanlar facebook, twitter arkadaşım olmamasına rağmen hatırlayıp mesaj attı. insan hüzünleniyor be ya da ben yaşlanıyorum :d 23'ü doldurdum. daha nice 23lere demektense hayatımın geri kalanı hayırlı ve dolu dolu geçer inşallah.

bu arada imkanı olan kan bağışında bulunsun arkadaşlar. hem kendi sağlığınız için hem de ihtiyaç sahipleri için.
çok_karanlık_patron!
sinemalar da gene uyku moduna girdi herhalde kaç aydır güzel bir film çıksa da gidip izlesem diyom.yok arkadaş saçma türk filmleri dışında hicbir sey yok.(soru bölumünde film önerileri alırım)
OyuncakAyı✔️
volkan konak’ı sevmem ama çok güzel bir söz söylemiş ;
“herkesun bir derdi var, durur içerisinde”
snorlax
sokağın köşesinde durup gecemi aydınlatan sokak lambama veda ettim bugün. yağmur yağarken ya da ışığına kapılıp etrafında dönüp duran kelebeği izlerken nice mutluluğuma veyahut da içimde kopan fırtınalara sırdaşlık ediyordu. onu bu kadar sevmemin bir nedeni de hemen yakınında 12 senemi barındırıyor olması sanırım. hatta ilk bununla fark ettim kendisini diyebilirim. her bahar gelip ev yoklaması yapan serçelerim de olmayacak. tüm bunlar bir yana alışıp, bağlandığım bir yerden kopmak hakikaten çok zor geliyor. belki belli etmem o an çok fazla ama yalnız kaldığımda bunun ağırlığını hissediyorum muazzam bir şekilde. ne yazık ki her seferinde de aynı hatayı yapıyorum. bütün yaşamım oradan oraya dolaşarak geçti. İki-üç senede bir okul değiştirirdim mecburiyetten. hep 'nasıl olsa' diye başlayan cümleler geçerdi aklımdan . yine de sonradan zor olacağını bilsem de hiç olmayacakmış gibi davranırdım. esasen küçükken pek de idrak edemiyor insan bu durumu. üzüldüğüyle kalıyor o an ama çabuk geçiyor. fakat artık daha üzücü olmaya başladı sanki neden bilemiyorum. yine de uzakları yakın eden şeyler var diye teselli buluyorum. bugün de en sevdiklerinizden bir şarkı iliştirmiş olayım. geceniz güzel geçsin dedikodu meclisi. esen kalın...
Zeze
abiimm, güzel abicim nasılsın 😉
orlitorenk
yolda yürürken bi’ tane esnafın camından yansımama baktım adam “kardeşim neye baktın gel içeri beğendiğin ne varsa al” diye kolumdan tuttu zorla kıyafetleri denettirmeye çalıştı. yok abi yansımama baktım almıycam bir şey diyorum anlamıyor. zorla bir gömlek denettirdi (dedemin gömleği gibi hem de bol) “kardeşim çok güzel oldu tam oturdu üstüne” diyor. ulan az kalsın ihtiyacım olmayan bir şeyi alacaktım yine. neyse bu küçük esnafları bu hale getiren avmler utansın
Ümid Gurbanov
bugün amsterdam'a gittim, van gogh müzesi'ne uğramadan olmaz diye düşünerek soluğu orada aldım. ama şunu da ekleyeyim ki şehir beklediğimden daha az güzel ve daha çok karmaşık çıktı.
mistletoe🍃
sevmek sevilmek için güzel bir gece, dışarda usul usul yağan bir yağmur var ☔
Rider
selam gençlik :) yataktan yazıyorum. yatmak güzel bir de şu kollarım ve boynumun ağrısı olmasa tadından yenilmez ama boynum turulmuş kollarım hamlamış gibi bitkinim 😪
Snake
okulda başladığına göre, okulla ilgili güzel şarkılar dinleyelim...
bi dakika :s :s


Rider
bugün kuryelik hayatımdaki ilk trafik kazamı geçirmiş bulunuyorum. sağ ayağımda biraz yara olmakla beraber kafam kadar şişti galiba 😪 ama şunu farkettim motorun üstünden düşüp çimlerim üzerinde güzel yuvarlandım..
snorlax
eski bir albümümüz var siyah beyaz fotoğraflarla dolu. bazılarının arkasında yazılar var. bazılarının kenarları yırtılmış. böyle fotoğraflara bakmayı çok seviyorum. hele ki en sevdiğim mevsimdeyken. aslında bu konuda hayallerim var. o kadar da iyi bir makine olması gerekmiyor. yanımda her daim taşıyıp hayranlıkla baktığım fotoğraflardaki gibi anları yakalamak istiyorum. bir nebze de yapıyorum ne zamandır fakat daha da güzel olabilir düşüncesindeyim. bir arkadaşım instagramını tam da buna benzer bir albüm gibi kullanıyor. bazı fotoğrafların altına gelecekteki çocuklarına notlar bırakıyor adeta, konuşuyor. ' bak bak kimler var yanımda. kim bunlar..?' diye başlayan bir cümle kurup iki arkadaşı ile kamp yaptığı yeri paylaşmış geçenlerde. biraz da sarartmış eski bir görünüm vermiş. üçü de tanıdığım insanlar senelerdir. liseye başladığımızda beş sene sonrasının nasıl olacağını tahmin etmeye çalışırken on sene oldu aşıyor bile. İnsanı durgunlaştırıyor bir an düşününce. ama gülümsetiyor da. okul koridorlarında koşturup duran insanlar şimdilerde önemli yerlerde çalışıyorlar büyük bir ciddiyetle. kravat takmaktan nefret ederlerken fotoğraflarını paylaşıyorlar büyük bir sevinçle. demek ki çok emin ya da karamsar konuşmamalıyız. öyle zamanlar geliyor ki söylediklerimiz ya da düşündüklerimiz değişime uğrayabiliyor. yılın bu zamanlarında anılar hücum eder zihnime. son birkaç yıldır en çok da. artık boşluk hissetmiyorum. ya da kaybolmuşum gibi gelmiyor. ve şarkıların sözlerini değil melodilerini dinliyorum... şuraya bir şarkı iliştireyim. gününüz güzel geçsin dedikodu meclisi. esen kalın, musmutlu olun🍁🌂


Tuhaf Ama Gerçek
nike'ın meksika'da yayınladığı, kadınları kamusal alanlara, spor yapmaya ve birbirlerine destek olmaya davet ettiği, fantastik ve bir o kadar da güzel reklamı.

ladylazarus
geçen gün sevgilisini döven bir adam (!) ın videosunun altında, bir kadın (!) ın ' ya adamın hareketleri bir tek benim mi hoşuma gitti dfklglf ' deyip bu yorumla binlerce destek almasına şahit oldum. söylenecek pek çok şey var elbette o insan müsveddelerine.

ilişkilerin bir besin piramidi ekseninde ilerlemesi beni iğrendiriyor. evet, muhteşem hayatlarımız yok ve ne yazık ki taşıyabileceğimizden fazlasını yaşadığımız durumlarda bir omuza ihtiyaç duyuyoruz zira insanız. fakat bu bahanenin ardına sığınıp, bunu mutualist bir yaşam biçimine dönüştürüp olayı parazitliğe vardırmak sahiden akıl almaz bir süreç. etrafımdaki ilişkilerin sömürü odaklı olması midemi bulandırıyor. sömürülen ya bedenler oluyor veyahut ruhlar..

bir insan, nasıl başka bir insanın kendisi üzerinde böylesi rezil bir hakimiyet kurmasına izin verir ? benim ellerim yeri geldi kazma kürek tuttu, toza toprağa bulandı, yeri geldi kitap taşıdım. çuval da taşıdım şövale de.. hakaret de işittim, dünyanın en güzel müziklerini de dinledim. babamın parkasıyla da yürüdüm, topuklu ayakkabılarımla da çınlattım sokakları. ellerim ojeli de olsa, kir pas içinde de olsa aynı sınırsız kalple karşılık verdim dünyaya. bu yüzden hiçbir erkeğin karşısında böyle rezilce eğilmem, eğilen bir kadın da görmeye tahammül edemem.

yeni gelen arkadaşlarımıza benim hoş geldinim de böyle olsun. cinsiyetiniz ne olursa olsun, bir cinsiyetiniz olsun yahut olmasın, siz değerlisiniz ve bunun tek ölçüsü de sizsiniz. bir suç ortağının tasdiğine ihtiyaç duymamanız dileğiyle (kıps cioran) !

bu yazının ulaştığı tüm kadınlara sevgili pessoa' nın sözleriyle veda ediyorum :

'' karşısında alçalacağım bir şey varsa, o da kendi açtığım bayraktır; kendi yüzüme karşı attığım kahkaha duyunca selam durduğum boru sesi, kendimi doğurduğum şafağın yaratıcısıdır. ''



Tuhaf Ama Gerçek
ne geçmiş, ne gelecek kaygılandırır kuş sürülerini...hoş sohbet, güzel dostluklar, unutulmaz anılarla dolu muhteşem bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle.
Tuhaf Ama Gerçek
en güzel basketbol maçları murat murathanoğlu ile İsmet badem'in anlattığı maçlardı. milyonlara basketbolu sevdirdiler. bugün basketbolda türkiye'nin bir ağırlığı varsa İsmet badem'in de payı büyük.

her şey için teşekkürler İsmet ağabey.

mekanın cennet olsun.

#İsmetBadem

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)