Zeze
hani telefonda fotoğraf birikirince telefona atarız da telefon rahatlar ya. yazı yazınca aynen öyle hissediyorum. sanki kalem usb görevi görüyor, içimdekiler o kalemin mürekkebinden deftere akıyor.
bazen korkuyorum defterin başına geçmeye. başlayınca bırakamıyorum çünkü. saatlerce dinlene dinlene yazdığım oluyor. özel o anlar benim için, ayrı bir iş. hatta biriyle dışarıya buluşmaya gitmek gibi. ne yazdığımın bi önemi yok. bazen yazamadığımı bile yazıyorum. sakinleşiyorum. İnsanın sakinleşeceği şeyleri keşfetmesi güzel bence. malum günümüz dünyasında buna bool bol ihtiyacımız oluyor. şimdilik bunlar (daha önce de yazmışımdır herhalde bi şeyler) yetiyor gibi, bakalım gelecek günler neler getirecek ☺️ sizlere de sakin huzurlu bir akşam dileyeyim 😉
Seda Özen
galata surlarının canlandırmasını çok güzel sergiler de hazırlayan mimarlar http://www.pattu.net modellemişti; galata surları ve burçları ilgili bir özet de burada; http://www.istanbullite.com/istanbulseyyahi/galata...
Zeze
çok yakın arkadaşımın doğum gününü unutmuşum. nasıl oldu bu bilmiyorum. bi şeyin vesilesiyle hatırlayınca hemen mesaj attım. özür falan diledim ve bana attığı mesaj aşağıda. böyle olgun insanlarla arkadaş olmak ne güzel, ne kadar mutluluk verici bi şey ya 🙈
Ressam Bob
şuraya artık hayatında güzel bir şey olmasını isteyen birilerini çizelim.
snorlax
nicedir gözlerimde bir ağrı var. daha çok baş ağrılarımın olduğu zamanlarda ortaya çıkıyor. en son bu şekilde olduğunda derecesinin arttığını ve astigmat olduğunu öğrenmiştim. fakat şimdi sebebin o olduğunu sanmıyorum. muhtemelen uykusuz geçen gecelerden kaynaklanıyor bu ağrılar. uyusam bile kesik kesik uyuyorum. fazlasıyla düzensizleşti velhasıl. doğal olarak ruh halime varıncaya kadar pek çok şekilde hissediyorum bunun etkilerini. '...şimdi biraz çıktım sanki düşüncelerimin içinden. ama biraz hepsi o kadar. yine gözlerimi bir doluluk geldi. bu aralar da pek sulu gözüm, her ne kadar her zaman akmıyor olsa da gözlerimden yaşlar, gözlerimin dolduğu her anda ben zaten ağlıyorum hep içimden kimseye fark ettirmeden. durdum, tam şuanda hem düşüncelerimde ve düşlerimde hem de vücut hareketlerim olarak durdum yani hem maddi vaziyette hem de manevi vaziyetimde büyük bir durgunluk…' bu alıntı tanıdık gelmiş olabilir eskilere. ya da tahmin edilebilir duruyordur. çok sık olmasa da olabildiğince okumaya çalışıyorum diğer yazıları da. gariptir ki kendi cümlelerimi buluyor gibi oluyorum zaman zaman. her ne kadar 'alplerdeki kız' halinde dolaşsam da ansızın ortaya çıkan melankolik bir yanım olduğu doğru. bunu aşmak isterim hoşnut olduğum bir durum değil ama nasıl olacağı konusunda bir fikrim yok. en azından oranı ve etkisi eskiye nazaran daha az. şu aralar tek sorunum yemek yemek sanırım ( birkaç şey dışında tabii). bunun dışında bu hafta içerisinde en mutlu olduğum anlara fuarda geçen zamanı eklemem yanlış olmaz. demlenmekte olan çayı beklerken birkaç kelam edeyim istedim ama çok oldu yine. şuraya eski bir şarkı iliştireyim ( 2010 da öğrendim şarkıyı galiba ne ara eski oldu ya daha dün gibi) amy macdonald- this is the life . geceniz güzel geçsin dedikodu meclisi. zencefil tüketmeyi ihmal etmeyin. esen kalın, huzurlu olun👧
Eleni
selam yine ben frank.(size slm yoh.) başlangıcı az önce yaptığım bir olayı anlatmakla gerçekleştirmek istiyorum. bilirsin beni, deli hallerimi. dengesizliğimin zirve bulduğu, yeri geldiğinde aslan kesilen, yeri geldiğinde pisiciğe dönüşen tavırlarımı. kitap ayracım vardı bi dane. (ewt sadece 1 tane.) fazla kitap ayracı bulundurmam, bir tanecik kitap ayracım olur mesela tüm kitapları gezer. hepsinin kokusu siner üstüne. ben o kitap ayracımı kafa dağıtmak için kaybolmayı tercih ettiğim bir zaman diliminde unuttum. kendim kaybolmaya çalışırken ayracımı kaybettim. sonuç? sonuç olarak; ayraçsız kalan bir “ben”(kişi zamiri olan ben) söz konusu oldu. böyle olunca da doğal olarak okuduğum kitaplarda nerede kaldığımı ayırt edemez oldum ve sayfalar arası dejavu geçişleri yaşadım. en son dayanamadım, “yok yani olmaz böyle” dedim.(başka bir şey de demiş olabilirim, hatırlamıyorum!) sallama çayın ipli kısmını dişimle koparıp(beni gidi yamyam.) kendime kitap ayracı yaptım. bence fazla güzel oldu. nostalji kokan eskimiş bir şapkam, yamalı bir paltom olmayabilir ama garip bir ayracım var artık. (sizi trip-canlar-sular size de selam lan.) ewt. başlangıcı yaptım şimdi başka başka konulara geçiş yapalım. havalar soğudu mesela(bize ne havadan), suların kireç oranı ise yüksek(uff). senelerdir samsun’dayım ama alışamadım birkaç şeye. tabii bunun yanı sıra alıştığım şeyleri de mevcut değil, değil.(anladın mı bu cümleyi frank? çok karışık oldu gibime geldi bir an. kısa bir alt yazı geçeyim derken bir hayli uzattım ama demek istiyorum ki; alıştığım şeyleri de var.) sonunda kapatabildim parantezi, neyse biz devam edelim.

~
😝
~

Beşiktaş JK
fikret orman: yarın takımımızı sakin bir şekilde destekleyelim. provokasyonlara gelmeyelim ve hep birlikte güzel bir maç izleyelim. İnşallah beşiktaş için hayırlı bir sonuç olur.
Seda Özen
bu ev veya bu fotoğraf neden güzel? *kopenhag
Beşiktaş JK
fikret orman: pendik tesisimizi yeniledik. önümüzdeki ay açcağız. güzel bir tesis oldu. sonuna geldik. beşiktaş’ın yeni pendik tesisleri ‘ gazi akınal tesisleri ‘ olarak anılacak.
ricardoveritas
sen, annesi olamayacağın çocuklarıma anlatacağım en güzel masalsın.
Gaf Ebesi
çocuk işçiliğine karşı güzel bir mücadele başlatılmış.

siz çocuk işçiliği konusunda ne düşünüyorsunuz? https://twitter.com/jsarieroglu/status/96705169655...
Alaattin Çağıl 🇹🇷
ünlü oyuncu aamir khan'dan çocukların cinsel istismara karşı bilinçlenmeleri ve kendilerini korumaları için çok güzel bir söyleşi. sizler de benzer bir konuşmayı çocuklarınızla yapın...

Ahmet Kural
size güzel bir hafta sonu sürprizi hazırladık 🎉 #YaradanaKurban’a çook eğlenceli bir klip çektik… https://www.instagram.com/p/Bfi4xqehS7e/
Alaattin Çağıl 🇹🇷
kalite aslında zaman alan bir şeydir! bir işin hem hızlı hem kaliteli olmasını isteyen bir millet olarak bu videodan güzel bir ders çıkarabiliriz👍

Seda Özen
çekirge bursa’nın banliyösüdür. bursa çekirge arasında her (15) dakikada bir otobüs işler. sıcak suları ve güzel manzarası meşhurdur. resimde görülen adapalas halen yanmıştır.
ladylazarus
İyi akşamlar, yemeği fazla kaçırıp ateşlenen tombiş ruhlu insanlar !

hayır o koca tabağı bitirmeye çalışmak benim neyime , ben ki poşetten ekmek aldığında poşeti kedi tırmaladı sanılacak kadar az yiyen bir insanım. sınırlarımı zorladığım için ateşim çıktı..🤒

bugün nihayet fuara gittim fakat geçen yılki gibi bir sohbet ortamı olmadığı için verim alamadım. benim için fuarın en güzel yanı bebişlerdi 😻 hormonlarım neden böyle harekete geçti bilmiyorum fakat bugün öyle sevimli bebekler vardı ki, yapışıp öpücüklememek için zor tuttum kendimi. çıkışta para isteyen bir çocuğa pamuk şeker alacakken hepsinin toplanması sonucu hafif gerilimli dakikalar da yaşadık, sabah evden çıkıp akşam sürünerek geldiğim oldukça hareketli bir gündü efenim.

bu da günün yorgunluğunu alacak pamuk şeker tadında bir video :



ikizler
mutlu geceler gençler. nasılsınız? ben yorgunum yahu. üstümden bir kitap fuarı geçti. sadece kitap fuarı geçse de iyi, koşturuyorum sabahtan beridir. normalde bugün sadece 1 dersim var öğleden sonra. ama fuar olduğu için sabah 8'deki dersine yetişmeye çalıştım ve geç kaldım. uyanır uyanmaz yataktan fırlayıp yetişmek zorunda olmak iyi bir şey değil bence. hani diyorlar ya uyanınca güneşi selamlayın falan diye. bunu söyleyenler bizim güneşten önce uyanıp okul yolu düz gider eşliğinde toplu taşımada nefessizlikten öldüğümüzü görüyorlar mı acaba. sinirlendim bak, neyse. derse girip çıktıktan sonra kantinde takıldım biraz, mühendisliğe uğramam gerekiyordu oraya uğradım ve r11'e attım kendimi. travayda da uyumuşum zaten. taa üniversiten tekkeköye kadar en az yarım saat kısalttım. bu sene ilk defa yalnız gittim fuara. benim okuyan bir çevrem yok. olanlarda ya dersleri vardı, ya başka nedenlerle gelmediler. girdim içeri adetim olduğu üzere stantları dolaştım öncelikle. neler var neler yok baktım. sonra bir çay içip kafamda biraz kurguladıktan sonra başladım alışverişe. bu senenin şampiyonu iş bankası yayınlarıydı benim için. adamlara her fuarda bir kaç defa uğramadan yapamıyorum. İş bankası yayınlarında hem kitaplar baskı ve çeviri olarak çok kaliteli, hem de çalışanlarla muhabbet edip kitaplar hakkında konuşabiliyorsunuz. kitaplar hakkında konuşmayı ve dinlemeyi severim zaten. kitabı bilmeme gerek yok. bilen biri sohbet tarzında anlatsın kitabı yeter. İş bankası çalışanları da bunu gayet güzel yapıyor zaten. bir de sel yayınevinde çalışan bir kardeş de kitaplar hakkında güzel bilgiler verdi. İthaki'ye gittim, oradaki çalışana ilk defa bilim-kurgu okuyacağım ne tavsiye edersiniz diye sordum, yanımdaki müşteri de kitap önerdi. can yayınlarından bir kaç tane aldım. İlgimi çekmedi kitapları. çoğu geçen seneki kitapların aynısıydı sanki. diğer kitapevlerini de gezdim ve toplam 18 tane yepisyeni kitabım oldu. bu fuardaki tek eksiğim yalnız gitmemdi. kitaplar hakkında konuşabileceğim, heyecanla gösterebileceğim, anlatabileceğim birileri yoktu yanımda. İş bankası yayınları çalışanların güzel sohbeti de olmasaydı sanırım sus pus gidip gelecektim. ama fuarda geçirdiğim 3.5 saati komple iş bankasında geçirmedim ki. İnşallah bir sonrakine istediğim ile giderim. fuardan gelince de dizerim üst üste kitaplarımı, onlara bakarım öyle uyurum mutlu mutlu. yeni yeni görünce onları içim huzur doluyor. bir de kahvem olsaydı iyi olacaktı şimdi. kahvem bitmiş yahu. halbuki bu yorgunluğa ne de iyi gelirdi. hepinize iyi geceler dostlarım. bir an önce siz de gidin de o ortamın güzelliğini doyasıya yaşayın... :)
Mehmet Simsek
suudi arabistan’ın #Cidde şehrinde birçok #Türk markası ile karşılaşmak çok güzel.

dünyanın en kapsamlı marka geliştirme projesi #Turquality destek programı ile markalarımız küresel markalarla rekabet ediyor ve ihracatımız artıyor.

kalıcı refah artışı için şimdi ihracat zamanı.
ekşi sözlük
Tuhaf Ama Gerçek
hamdi alkan iyi bir insan ve güzel bir babadır.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)