Gamsız Baykuş
ah samsun ah! bitirdin, tükettin beni.. bu şehir artık dar geliyor bana, hiçbir yere sığamıyorum artık. hem ruhsal hem fiziksel sağlığıma oldukça zarar verdiğini görüyorum şu zamanlarda. tebdilimekânda ferahlık vardır." derler ya hani işte tam olarak onun gerçekleşmesini iple çekiyorum diyebilirim. bu şehirden alabileceğim kadarını aldığımı düşünüyorum. hatta bunlar çok da güzel şeylerdi ama zaman işte, neler getireceği belli olmuyor. her şey gibi fikirler de değişiyor. geceniz güzel geçsin dedikodu ahalisi...
malifalitiko
hayatım güzel ama zihnim çöp. selam ben geldim.
Fafatara
ben: ya bu gece erken uyuyacağım çok uykum var.
beynim: ay şaka mı bu? seni dört gün hiç uyutmayan ben erken uyumana izin verir miyim lan?
ben: hiç şansın yok. park beni sen de dinlen yarın daha güzel uğraşırsın benle.
beynim: hatırlıyor musun küçükken tüp bebek lafını duyunca bebeklerin tüpün içinde olduğunu sanmıştın da gidip kontrol etmiştin tüpten ses geliyor mu diye. sınıfta öğretmene anne diye bağırmıştın da ağlamıştın, sınıftaki herkes gülmüştü sana.
ben: bunları pişirip pişirip getiriyorsun zaten, alıştım.
beynim: peki, bunu sen istedin. yıllar önce akraba düğününde yaptığın danssss.
ben: hayırrrrrrr, hatırlamak istemiyorum. off çok utandım.
Fridakahlo
herkes çok zor bir yaşam savaşı veriyor. anlayış, saygı, empati ve merhamet bir kaç güzel kavramlar.
Fafatara
birileri doğum günün kutlu olsun diye bağırıyor. tam da uyuyacaktım. şimdi pasta yiyecekler. ben de pasta istiyorum. azıcık bana da versinler. kremasından bir parmak alayım. niye bu kadar bağırıyorlar ki. normal sesle kutlayınca kabul olmuyor mu doğum günü? aklımda pasta varken nasıl uyuyayım? pasta, pasta, pasta... seni yemek istiyorum. kapatayım gözlerimi, uyuyayım da hemen sabah olsun. gidip pasta alayım. kocaman pastalar... aslında lahmacun yemek istiyordum. önce lahmacun yemeyi hayal edeyim sonra pasta. lahmacun; dünyanın en lezzetli yemeği. söylemesi bile güzel. söylerken son hecede dudakları büzülüyor insanın. pasta da güzel. uyumam lazım. herkese iyi geceler, bol tavuk dürümlü geceler ya da börekli, pastalı,sucuklu yumurtalı... açım.
nar
İnsanı anlamakla meşgulüz, üstelik görünürde hiç ipucu da yok.

herkes melek olmuş beh. kim kime ne yaşattıysa hep unutulup gitmiş. acılar çekildiği ile göz yaşı döküldüğü ile kalmış. benim saflığım ise harcanmış ve artık pek masum olmayan anılar ile baş başa bırakılmışım. kimseye ah! etmedim. ama kalpler allahın elinde doğru olmayan ne varsa bir gün karşına laaaps diye çıkıyor nasılsa insanların hehe. güzel, umarım herkes mutludur ve kaldıgı yerden devam ediyordur. hey millet ! ben döndüm.
Fridakahlo
bugün öğretmen atamaları olmuş.arkadaşımda atanmış. bir çok öğretmen adayı hayallerine kavuşmuş.onların adına çok sevindim darısı tüm isteyen öğretmenlerin başına inşallah. ben bu okula başladığımda yüksek lisans hayalim vardı. bunun için çaba da gösteriyorum. ales kitapları aldım çalışıyorum. İstediğim bölüm hakkında bilgi topluyorum. okuyan insanlarla hocalarla bile iletişim kurdum konuştum baya istekliyim. ama ödevimiz için köy okuluna gidip orada öğretmenlik yapma fırsatımız olmuştu. küçük sınıflarda ki çocukların öğretmeni olmanın çok farklı güzel bişey olduğunu farkettim. sürekli sana sevgiyle, saygıyla ve minnetle bakıyorlar sürekli sarılıyorlar. gözlerinin içi gülüyor yeni bişey öğrenmek için çok hevesliler.öyle içten öğretmenim diyorlar ki.. çok güzeller, bunlar aklıma geldikçe okulu bitirip hemen atanma istediği gelmiyor değil. İnşallah olur.. ☺️
VideoTurkey
tüylerim diken diken oldu..
İyi insan olmanın dili dini ırkı mezhebi yoktur..
sen ne güzel insansın..

Zeze
çooook uzun zamandır üzerimde bulunan ölü toprağını atmış gibiyim. kendimi doğurmuşum gibi hissediyorum. daha farklı, daha başka bir ben oldum galiba sonunda. İsteyerek olmadı bu başta ama sonra talep ediyor ve farkındalığın arkasından kendinizi değişmiş buluyorsunuz. huzurlu bir his bu. dikenlerimin törpülendiğimi ortada gül gibi kaldığımı hissediyorum sanki. güzel güzel, fazla güzel 🌸🙏🏻
malifalitiko
omü dedikodu aslında günlük gibi benim için. ilk memurluk mülakatına çağrıldığımı buraya yazmıştım, memurluğa atandığımı ilk burada duyurmuştum. tayinim çıktı buraya yazdım. başıma ne mevzular geldi hep burada döktüm içimi. sözlendim nişanlandım evlendim derken bir bakmışım 2019 olmuş ve ben 25 ocakta 27 yıllık birey oldum. 2015 haziranında sitenin yeni haline üye olurken aklımdan geçen ilk şey malifalitiko demek oldu ve bu benim kullanıcı adım oldu. bu siteden gerçek hayatta konuşup tanıştığım o kadar dostum oldu ki saymakla bitiremem ve iyiki de olmuşlar hep varolsunlar. başıma gelen iyi kötü ilginç garip ne varsa burada paylaştım ve sanırım paylaşmaya da devam edeceğim. site için ses kayıtları yapıyordum ama şimdilerde evim için odun kırıp eşim için rızık peşinde koşuyorum yani hayatın içinde yuvarlanıp gidiyorum bir şekilde. öz eleştiri yapacak olursam aslında kötü birisiyim yapmaması gerekilen çok şeyler yaptım bunları biliyorum ama iyi insan olmaya çalışıyorum ve bunu başaracağıma inanıyorum. sırada ne mi var ? sanırım sizlerle paylaşmadığım daha doğrusu paylaşamadığım şeyler yaşadım mesela henüz iki aylık evliyken evimizi sel felaketi vurdu. aman allahım çamur çelpeş derken atlattık hamdolsun. rutubet belası sardı evi ve bununla birlikte böcek istilası. geçenlerde göz göre göre boğuluyorduk eşimle allah korudu. soba içeri tüttü bacanın tüm zifiri kurumu eve döküldü off neler neler ama onunda üstesinden geldik evelallah. millet evlendiğinde kilo alır ben 11 kilo verdim eşim sağolsun sağlam bir akdeniz diyetine tabii tuttu beni. (zayıflamak isteyen ege kızı ile evlensin) mesela ben kola müptelasıydım ama bugün tam bir yıldır değil kola asitli içecek sürmedim ağzıma. yaşadığım yerin de katkısı ile organik yaşıyoruz bağ bahçe işlerine girdim anlayacağınız. ufak tefek de olsa bile arabam var ve borç yiğidin kamçısıdır misali düğün borçlarım var ama cidden allah evlenen kuluna yardım ediyormuş o yüzden evlilik olayından maddi olaylar sebebinden asla korkmayın. İçsel olarak boktan bir iç dünyam var kirli karmaşık düğüm düğüm ama sadece ben biliyorum. dıştan tam bir aile reisiyim. geçenlerde beyaz askılı atlet ile haber izlerken sade maden suyu içiyordum ve eşimin tabiri ile tam aile reisi oldum 😂 hayat standartları cidden zor mesela bu ekonomik çöküntüler den önce 89 günde 265 lira elektrik faturası ödemistim şimdilerde 32 günde 211 tl ödedim yani elektrik baya zam yedi 😂 özetle hayat zor ama ruh eşin ile evlenirsen yaşamak güzel şey. bundan sonra size vereceğim haber sanırım yaşasın baba oluyorum haberi olur ama o haberi vermeme biraz zaman var şimdilik. çok darmadağınık bı yazı oldu artık affınıza sığınıyorum. o halde geçmiş doğum günüm kutlu olsun !!
Zeze
‘zaman’ kelimesi ‘mekan’ dan daha çekici galiba. mekandan ziyade zamana takılıp kalmamız nasıl açıklanır ki başka.
zamanla ilgili ilk derdimiz kendi zamanımızı kabullenmeden, başkasının zamanını boynumuza tasma gibi takıp onun peşinden koşturmak gibi. herkesin aynı zamanda bi şeyleri yaşamayacağını, bunun mümkün olmadığını anlayamıyoruz. bir örnekle açıklamak isterim. fatih sultan mehmet 21 yaşında (bazı kaynaklarda değişiklik gösteriyor) İstanbul’u fethetti. ama erken öldü. bakıldığında hemen hemen ömrünün yarısı. peki 100 yaşında ölecek olsaydı ve 50 yaşında fethetseydi bu denli övülür müydü ? (şu anki genç başarısı) hayır. ama yine ömrünün yarısı. farkı ne ki ? onun kendi hayat çizgisi o. bizimki de başka. ali’nin de ayşe’nin de. peki neden hep bir geç kalmışlık ve yetişememe korkusu ?
bir de diğeri var. o zamana ait hissetmemek. İnsan bir zamana nasıl ait hissedebilir ki ? zaten her an geçmiyor mu ? tıpkı bizim gibi. bana kalırsa bu zamana ait hissetmemek değil, ilk cümlemdekinden kaynaklı bir aldanış. bizi boğan mekan. (mekan = dünya) biz değil birkaç yüzyıl öncesi 15 yüzyıl öncesine de gitsek yine kötülük var, yine samimiyetsizlik var, yine yalnızlıklar, fitneler, fesatlar, olaylaaaar olaylar yani. o zamanki insanlar da eminim eski başkaydı derler. çünkü zaman da tıpkı insan beyni gibi işler. kötüyü gömer unutturur, güzellikleri andırır. eskiden bugüne güzel şeylerin gelmesi de tamamen bundandır bence. yanisi sorun mekanda gibi geliyor bana. her anlamda zamanın peşini bırakalım artık. zaman biziz ve geçip gidiyoruz görmüyor musunuz ?
bimecnun
galiba bende güzel ölebilirim.ee ne demişler herşeyin en güzeli 😜
Fafatara
hiçbir şey yapmadığım halde sürekli yorgunum. yorgun olduğum için de hiçbir şey yapasım gelmiyor. yapabileceğim en güzel şey ne diye düşünüyorum düşünüyorum. sonra diyorum ki keşke ölsem. ne güzel ölürüm lan ben. müthiş ölürüm. öleyim ben öleyim. çiçiliye can veren allah'um çek beni yukari.
Fafatara
hiçbir şey yapmadığım halde sürekli yorgunum. yorgun olduğum için de hiçbir şey yapasım gelmiyor. yapabileceğim en güzel şey ne diye düşünüyorum düşünüyorum. sonra diyorum ki keşke ölsem. ne güzel ölürüm lan ben. müthiş ölürüm. öleyim ben öleyim. çiçiliye can veren allah'um çek beni yukari.
Smoker
atakumda part time iş arıyorum var mı bildiğiniz yer ? mümkünse körfeze yakın yerler olurda güzel olur.
Fafatara
az önce fark ettim ki parmağımı bir yerlere çarpmışım, morarmış. o kadar güzel gözüküyor ki gidip bilerek sandalyeye vurdum daha çok morarsın diye. İşte böyle normal bir insanım.
Ghost Rider
gencecik dostlarımı öbür dünyaya yolcu etmekten usandım artık. ölmesi gereken o kadar insan varken neden böyle güzel insanlar ölüyor..
mihrimah🤘
halden anlayan insanlar da var; o güzel insanlar..
baktıkça andıkça hatırladıkça konuştukça sustukça güzelleştiren insanlar.
aramak ,
bulmak ,
kaybetmek var onları ..

✔️
yeni yılınızın en güzel şekilde geçmesini dilerim dostlar. sanki 2018 mükemmelmiş gibi düşünelim hadi :)
ucuncunesilsaglikci
uzun bir süre mutsuz olunca mutsuz olmaya alışıyor sanki insan. evet sürekli dibe iniyorsun falan ama zaten dibin etrafında dolaştığın için dibe inişlerin hayatını tepetaklak etmiyor. öbür taraftan uzun bir mutsuzluk döneminin ardından hiç beklemediğin kadar güzel günler yaşadıktan sonra tekrar mutsuz döneme gitme ihtimali bile insanın dünyasını tepetaklak edebiliyor. musmutlu olurken bir anda dini görünce insan toparlanamıyor. bir de eğer bu mutsuzluğu yaşarken hayat seni her alanda zorlamaya başlıyorsa üzüntüyü yaşamaya ve bu duruma alışmak için çabalamaya vaktin olmuyor. saçma bir şekilde sürekli yorgun, sürekli sinirli ve patlamaya hazır bir yanardağ gibi etrafta dolanmaya başlıyorsun. artık lavların seni mi etrafındakileri mi yoksa maviyi mi daha çok yakar bilemiyorsun.
morfinaltkat
aniden gelen "hayatımın en güzel yaşları heba oldu ve olmaya devam ediyor" farkındalığı. @yolyordam

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)