limos
naber gelmedi senden bir haber merak ettim diyen ünlü düşünür hande yenerin sözleriyle giriş yapmak istedim… gidiyoruz geliyoruz ve her şey bıraktığımız yerde. bayılıyorum bu siteye seni hiç yormuyor üzmüyor. şimdilerde twitter’da ütücülük yapsam da zamanında burada kafa ütülediğim kadar iyi işçilik çıkaramıyorum :((( ay çok yaşlandım ya üzüntüden bayılasım falan geliyor bazen. utanmasam 30 yaşında olacağım… benim için tam bir hayal kırıklığı. 27 yaş sonrasını yaşamak zorunda kalmam kıyamet falan kopar sanmıştım. rezalet gerçekten!!! allahım hesap sormak gibi olmasın ama bizim bir kıyamet vardı??? neyse şimdi benim yaş bunalımım yüzünden yeni evlenecek genç arkadaşlar ve yaşamaktan mutlu insanlar mağdur olmasın. kıyameti manifestlemiyorum rahat olun. bu arada manifestin yeni şarkısı süper olmamış mı? soru sormadım sakın cevap vermeyin. ajda pekkan olaaaay olmuş. sizi seviyorum (hepinizi değil) hoşça kalın 💋
Zeze
merhaba :) gamsız baykuş’umun düğünü vesilesi ile yıllar sonra siteye girmiş bulundum. bunda terapistimin üniversite yıllarına ait şeyleri bir düşün demesinin de etkisi olabilir😅 şaka🫢 yazılarımı okudum. gerçekten akıllı bir insanmışım öncelikle kendimi tebrik ettim. son gönderimdeki ‘eskisi gibi olamamaktan korkuyorum’ yazısının ardından kendimi kaybetmemek için hayatımı tam olarak o penguen gibi, herkesin ‘ne yapıyor ya bu’ bakışları arasında farklı bir yöne çevirdim. hayattaki en iyi manevramdı diyebilirim. ve eski yazılarıma ithafen bu 7 yılda ne öğrendim onları paylaşmak isterim (çok heyecanlandım yıllar sonra ne yazacağımı da bilemedim, güzel de olsun istiyorum. bakalım)

öncelikle çocuksu ruhumuzu hep korumayı dileyen biriydim. şu an yaşımdan 10-15 yaş ileri atmış durumdayım. gerek yokmuş. sen orada kalmak istersen hayat daha fazla büyütme gayretine giriyormuş.

*İnsanlar, onlara iyilik yaptığınızda değil, onlar size iyilik yaptığında kıymet verirmiş. çünkü kimse emeğini zayi etmek istemiyor. o yüzden insanlardan yardım isteyin, sonra size verdikleri değerin nasıl arttığını izleyin.

*çok sevildiğimde kaçmak istediğimi söylemişim. doğru. o zaman gelişim psikolojisi dersini daha fazla merak edip kaçıngan bağlanmayı araştırsam kendimi daha da iyi tanıyabilirmişim. bağlanma türünü herkes öğrenmeliymiş meğer. (zar zor güvenliye çevirdim)

*koşulsuz sevmeli demişim, yok ! koşulsuz en güzeli değilmiş. gayet de koşullu sevmeli. emeğe dayanan koşul, güvenli hissettirme koşulu, kıymetli hissettirme koşulu gibi…

*gece kuşuymuşum. şu an hayatımdakilere bunu söylesem kimse inanmaz. gün doğumlarına bayıldığı için güneş doğmadan kalkan, saat 00.00 olduğunda nasıl ya neden uyumadın denilen kişi oldum. düzenli uykuysa evet o benim (bugün istisna oldu) hayat düzenini sağlamada en önemli faktör buymuş.

*her baktığım çiçek solarmış. sanırım hayatımda her şey yolunda olduğundan nazar boncuğu oluyormuş. şimdilerde bir sürü çiçeğim var, orkidem bile baştan açtı. bu ne demek anladınız sanırım :)
*bazı gönderilerimde durduk yere enerjim patlamış, mutluluk değil dopamin dengesizliğiymiş. adhd’ymişim meğer :) öğrenmem baya iyi oldu hayat kalitem yeniden tanımlandı.

hep bildiğim bir şey vardı hayatta. kendi isteklerimi yapmanın beni iyi edeceği. pişmanlık vermeyeceği. hayatımdaki bütün seçimleri kendim yaptım. bazıları aşırı yıkıcı oldu ama asla pişman değilim. çünkü benim, bana ait olan, tek hayatım. yeniden bir karakter inşa ettim, sistem sıfırlandı sanıyordum. buraya girip kendime bakınca, temelimin zaten olduğunu, yıllardır üstüne kat çıktığımı gördüm. hayatta en iyi öğrendiğim şey de ait hissettiğim yeri bulmak oldu. kendim. İnsan ait hissettiğinde, toprağa dikilmiş gibi oluyor. kendime kök salmak, derinleşmek, en sonunda çiçek açmak. mutlaka o kökleri içimize salmamız gerektiğini öğrendim. bir de kendime değer vermeyi tabi.

tabi karşılığında kendimden bir şeyleri de yitirdim.

şimdilerde sakin bir hayat içinde, yaşamak istediğim şehirde, hoşnut şekilde yaşıyorum. mesleğimden keyif alarak yetiştirdiğim bir sürü öğrencim oldu bile. bir yandan öğrencilik hayatımı da sürdürüyorum. durmak yok tabi, zihinsel yitirmem olmasın diye hep yeni şeyler öğrenmek zorundayım.
hayatın gerisi nasıl gelir, ne yöne akar bilemiyorum. ama sakin ve huzurlu akmasını istiyorum.
uzunca bir yazı oldu. buraya bunu bırakacağım çünkü bir 7 yıl sonrasında da hatırlamak için dönüp bakacağım bir yer olsun istiyorum. herzaman aklıma gelmeyecek ama anımsayıp baktığımda beni hoşnut edecek güzel bir yer 💙 burayı gerçekten kilitli bir sandıkta gibi seviyorum.
Akay
siteye girerken "omü ded" yazdıktan sonra önerilerde dedektiflik bürosu seçeneği çıkıyor. omü beni şaşırtmaya devam ediyor.
dakoh
herkesi siteye çağırma butonu olsun artık bence bildirim maili falan gitsin böyle kendi kendime konuşuyom olmuyo
Gamsız Baykuş
şu sıralar "kötü ev sahibi, kiracısı ev sahibi yaparmış." sözünün doğruluğunu anladığım günlerdeyim. ev sahibim yıllardır her kira döneminde beni çıkarmak için bahaneler arıyordu. sonunda bu defa hepimizin bildiği o klişeyi yaptı: kızım oturacak, evden çık. kesinlikle inanmadığımı belirtmeliyim. kendilerini çok akıllı sanıyorlar ama sundukları her bahane ellerinde patlıyor. varan 1: evi tutarken ev depreme dayanıklı demişti, şimdi sırf korkup çıkayım diye deniz kumundan yapıldı diyor. (İstanbul'da oturuyorum bu arada.) varan 2: kızım oturacak diyor ama apartmanda boş olan farklı iki daireyi daha yeni kiraya verdi. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! varan 3: evden çıkarken temiz bırak ki fotoğraf çekip siteye yükleriz diyerek pot kırıyorlar. anlamadık sanki ahjsj. varan 4: depozitoma çökmeye çalışıyorlar. ben de bunlara karşılık tebligat çekmeden evden çıkmayacağımı belirtiyorum. hadi bakalım el mi yaman bey mi yaman göreceğiz.

bu tür işlerde karşıdakinin anladığı dilden konuşmak gerekiyor bunu biliyorum ama tek başına yaşayan bir kadın olunca arkanda kimse yok sanıyorlar. İlla ki bir erkeğin gövde gösterisinde bulunmak zorunda olması zoruma gidiyor gerçekten.

bu da uzun zaman sonra gelen bir iç dökmeydi dedikodu ahalisi. öyle işte...
thor
@akay 'ın bu etkinlikte 999'u yazıp siteye 40 yılda bir giren @odin 'nin 1000 yazmasına sebep oluşunu anlatan örneklendirme floodu başlatıyorum.
thor
sırayı karıştıranlara soğuk espri cezalı etkinlik.
sezonsonu
abi ben nasıl bu siteye 2017 de giriş yaptım. şaka gibi şeyleri yazmışım duvara sjsjsj ama site mük yani
crimebow
bu siteye ilk kaydolduğumda 2010 mezunu dayıların özlem dolu samsun ve omü mesajlarını okumuştum, yıllar sonra tekrar girdim şimdi. özlem dolu mesaj atan dayı ben olmuşum. kıymetini bilin a dostlar, samsun gibi şehir, omü gibi okul yok.
hipokratinyegeni
aylar sonra siteye geçerken bir uğrayım dedim. buradan herkese kocaman bir sa demek istiyorum. bu siteye ilk kaydolduğumda birinci sınıf bir tıpçıydım, geçtiğimiz aylarda meslekte ilk senemi tamamladım. geriye dönüp baktığımda zaman ne kadar hızlı geçmiş gerçekten. benim öyle uzun uzun anlatacağım bir şeyler yok. İş güç çalışma hayatı,1+1 ev ve kedimle beraber samsundan 600 km uzakta yaşıyoruz. tr serverinde hayatta kalmaya çalışıyoruz.
Gamsız Baykuş
merhabalar sevgili omüdedikodu yazarları, merhaba değerli dostlar. epey olmuştu buralara yazmayalı. siteye girmişken birden çalakalem bir şeyler yazmak istedim, özlemişim... sizce de zaman çok hızlı geçmiyor mu? daha doğrusu bu konuda kendimle çelişen bir fikrim var. bir gün içerisinde o kadar çok olay, konuşma yaşanıyor ki sanki bazen gün bitmiyor gibi geliyor. hatta gün içinde spesifik bir olay olmazsa günleri sıklıkla karıştırıyorum. sanırım bu benim için 2019'da üniversiteden mezun olmamla birlikte hayatımda fark ettiğim bir durum. o zamandan bu zamana nasıl geldik, neler yaşandı, nasıl bu kadar vakit geçti bilmiyorum. geçen sene diyesim geliyor üniversite yıllarım için. bu aradaki kayıp zamanda pandeminin de etkisi olduğunu düşünüyorum. aslında kendi adıma çok da kayıp değildi. atandım, işim oldu, hayatıma çok farklı yeni insanlar girdi, yeni bir şehre alıştım, evim değişti, her şeyim değişti belki de... eski yazılarımı silmemiş olsaydım bunlardan bir kısmının konusunun değişimle alakalı olduğunu söyleyebilirdim. yapı olarak değişiklik seven biri değilimdir. çok sabit fikirlerim var ve acayip bir şekilde rutin severim, konfor alanından çıkmayı sevmem aslında. bu süreçler elbette benim için zorlayıcı oldu ama şimdi bakıyorum, günler birbirinin aynısı. zaman, o an içindeyken geçmiyor gibi gelse de bir bakmışsın yıllar geçmiş çoktaaan. bir gün içinde çok şey oluyormuş gibi gelse de hiçbir şey yapmaya yeteri kadar vakit kalmıyor. bu ne yaman çelişki annee? tamam tamam bir daha şarkıya bağlamayacağım :) belki de benim hiçbir şey için yapacak vakit bulamamam benim zaman yönetimimin kötü olduğunu gösteriyordur, bu da olabilir. zamanı algılama biçimimiz değişiyor. yaşantılarımız da değişiyor. bu yazdıklarım herkes için geçerli olmayabilir elbette. sizde durumlar nedir ahali? bu arada İstanbul'daki kızlar eqlesin, kıps ;) İyi geceler canım dedikodu.

bu arada böyle hitap ediyorum ama gerçekten içinden geldiği gibi yazıyorum çünkü bu sitenin olması bana güven veriyor. normalde kendimi yazarak iyi ifade edebilen biri değilimdir. sayısalcı olmamdan mütevellit kelimelerle aram pek de iyi değildir -en azından sayılara nazaran-. tanımadığım insanlara bir şeyler anlatmak yıllar önce de daha kolay geliyordu, şimdi de. ha şimdi bakınca sitede tanımadığım pek de kişi kalmamıştır, anonimlik falan hak getire ahahjs. neyse sitenin bana kattığı en güzel şeylerden biri yazı yazmak oldu. anlattığımı dinleyecek kimse olmasa bile buraya gönül rahatlığıyla yazabileceğimi biliyorum. kaldı ki buradan tanıştığım çok güzel insanlar var ve onlarla sohbetimiz hâlâ devam ediyor. İyi ki o insanlar var, iyi ki bu platform var... 💜
thor
@gamsizbaykus evlenmiş arkadaşlar. siteye yazacak vakit bulamadı henüz. ben onun adına paylaşayım sizinle. allah bir yastıkta kocatsın.
ikizler
bismillahirrahmanirrahim diyerek giriş yaptım siteye. İlk başta eşimden sitenin açıldığını duyduğumda inanamadım. yok be dedim ama gerçekmiş. nasılsınız hanımlar beyler, sıhhatiniz afiyetiniz yerindedir umarım. yazarak bir şeyler anlatmayalı uzun zaman geçtiği için klavyede ellerim bile şaşırıyor şu anda yazdıklarıma. ay bazında baksak 2 seneye yaklaştı böyle bir durum yaşamayalı. olsun o kadar da. eskiden dağa taşa yazardım her şeyi. her gittiğim yerde bir yere bir şeyler karalar orada var olmaya çalışırdım. bu geçtiğimiz sürede ise altını çizmeye başladım. bir elimde cetvel bir elimde kırmızı kalem ne görsem altını çiziyorum. kendim için kendimin konuşması yerine başkalarının kelimelerinde ifade edilmenin rahatlığını yaşıyorum sanırım. yoksa orta yaşlarıma geldikçe dinginlemeye mi başladım? sanmıyorum. atamalı bir işte çalışalı 2 yılı bitiriyorum. ticaretin köpeği olan ben için atanmışlık zor becerdiğim bir iş olsa da iyi kıvırdım sanırım bu işi. süreç içerisinde evlendim üniversiteden beri hayatımda olan hanımefendiyle. evlendim ama hanımefendi de başka bir ilde çalıştığı için bekar hayatı yaşıyorum senenin 10 ayında. sporumu düzenli bir şekilde devam ettiriyorum. tabi pisboğaz yememi de. bu yüzden fiziksel olarak pek değişmesem de güçsel ve mental anlamda her geçen zaman daha da güçleniyorum. zorla çaya attığım şekeri bıraktırdı hocam. alıştım ancak şimdi de ne şekerli içiliyor ne şekersiz içiliyor bu meret. gezginimden sonra (bilmeyenler için üniversite hayatımdaki bisikletim, dostum, herşeyim), bir de mızrağım oldu. o da motosikletim. mızrağımla beraber iş yerine gidip geliyoruz, işten sonra veya haftasonları farklı şehirlere kaçıyoruz. o da bu yetişkinlik hayatımdaki dostum oldu. gezgine oranla biraz masraflı (benzin fiyatları :( )bir dost ancak ona göre de keyfi olan bir dost. bir de karavan gibi kullandığımız bir aracımız oldu bu sene. onunla birlikte de 7 şehir gördük. acemilik senemizdi onunla birlikte ancak baya keyifli anlar yaşattı bize. arabadan eskiden nefret ederdim hâlâ nefret ediyorum. ancak böyle karavan tarzı kullanabildiğim için biraz sempatim var. o yüzden o benim işime yarayan uzaktan bir akrabam gibi. arkadaş edinme yetimi kaybettim niyese. eskiden hayatıma senede en az 1 dost bir çok da arkadaş eklerdim ancak 2 senedir hiç dost ekleyemedim. edindiğim arkadaşlar da çoğunluğu mecburiyetten. niye böyle oldu hâlâ anlam veremedim buna. hâlâ birileriyle kavga etmedim, hâlâ aynı şarkıcıları keyifle dinliyorum, hâlâ hâlâ... bir sürü hâlâlar ve bir sürü yepisyeni şeylerle iki yıl geçmiş buraya gelmeyeli. hepinizi çok özledim ve seviyorum. biraz daha duvarı okuyayım bakalım millet neler yapıyor. bu şarkı eşliğinden hanım memleketindeki balkonumdan hepinize mutlu geceler... :)


Badboy
uzun bi aradan sonra siteye girip dm deki bakım bitmiş mi diye baktım sonuç yine hüsran hiç mi bişey değişmez :)
amacım sadece sahura kadar zaman geçsin diye muhabbet etmekti kötü bi niyetim yoktu neyse yorumlarda sahurlamak ümidiylenn...
emreyba
siteye darbe yapıldı galiba, mavi tikim nerede aq
psikodok
eskiden ha bura nasıl güzeldi. bir sürü insan siteyi aktif kullanırdı. sohbet muhabbet dönerdi. goygoy yapılırdı. 2017 yılında siteye ilk girdiğimde bildirim gelince nolmuş ne bitmiş diye heyecanlanırdım. eskiden dutluktu şimdi mezarlık gibi...
dislananmuhendis
selamlar. kaç gündür site açıldı bildirimini gördüm girmeye fırsatım olmamıştı. nasılsınız nasıl geçiyor günler? ben siteye gelmeyeli yıllar olmuş. bu siteyle yaşadıklarımı hatırlıyorum. burayla ilgili en çok özlediğim şey 6 yıl önceki o radyo yayınları, sohbetler. güzeldi, eğlenceliydi. buranın yollarımızı kesiştirip daha yakın arkadaş olduğum birkaç insan oldu, çok da güzel oldu. şimdi ise samsun’dan uzaktayım. okulum biteli birkaç yıl oluyor. çalışıyorum. ama öğrenci olmayı o kadar özlüyorum ki. keşke hiç bitmeseydi diyorum okul. size biraz tavsiye verebilirim. fırsatını yakaladığınız hiçbir şeyi kaçırmayın, içinizden geleni yapın ki ilerde aklınızda yapsaydım nasıl olurdu demeyin. en önemlisi gelecek iç açıcı olmasa da yaşamayın gitsin…
Sos
siteye ilk girdiğim senesi yani okula henüz başlamadığım ama omü'yü keşfetmeye başladığım dönemler biri psikoloji diyince kendimde bir sorumluluk hissediyordum, sanki bu ülkenin tek psikologu benmişim gibi böyle bilgiler paylaşıyormuşum şimdi biri psikoloji diyince yok birader almayım diyorum. 4 yıllık tiksinme hayatımın sonuna gelmeme çok az kaldı inşallah +2 yıllık yüksek tiksinme hayatım başlar saygılar, sevgiler...
psikodok
bir konuda eğer haklıysan kimse hatırlamaz ama eğer haksızsan herkes hatırlar. buna psikolojide olumsuzluk etkisi denir.
Sos
üzeeimde 2017 yılının ağustos ayındaki heyecan var. sanki siteye ilk kez girmişim sessiz sedasız ortalığı izliyorum 😅
Maviş 🐣
siteye o kadar uzun zaman olmuş ki girmeyeli hala nikimin durması bi duygusallık yarattı bende. bir yaz akşamı keşfedip çok güzel insanlarla tanıştım burda. o sıkıcı yaz gecelerini burası şenlendirdi. üniversiteden mezun oldum ve şu an mesleğimi yapıyorum. özlem dediğim samsun u fotoğraflardan görünce gözlerim doluyor. burası benim için o zamanlar tamamen blog gibiydi. yaşadığım duygusal karmaşaları vs herşeyi anonim kimliği altında yazıyordum. ve bu sıralar yine çok karışık olduğum zamanlar... covid döneminde bir hastanede çalışmanın depresif etkileri ve sevdiklerimi uzun süredir görememek en yoğun covid şehrinde yaşamak çok hırpalayıcı. bir yandan da iyi bir eş olabileceğini düşündüğüm birine karşı aşık olmadığımı düşünüyorum. kafamda sürekli 40 yaşına gelince ayrıldığına pişman olur musun diye sorgularken buluyorum kendimi. ya siz ne dersiniz 26 yaşında risk alıp aşık olunacak kişiyi aramak ya da beklemek gerekmez mi ?
👑 Ef.
eğer param olsaydı siteye her girdiğimde yeni bir kazak sahibi olurdum.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)