mistletoe🍃
3 senede bir bu şoka girmeden yapamıyorum demek. 2026 bitiyor vay be. 2029da da buraya yazar mıyım acaba?
mistletoe🍃
ladylazarus
stefan zweig ve o dönemdeki insanlar uçağın icadıyla çok heyecanlanmışlar. zira uçakların, kaosu yaratan sınırları aşıp, ortadan kaldırarak barışı getireceğine inanıyorlarmış. aynı nesil, huzur getireceğine inandıkları o uçakların bombalar bırakıp, ülkeleri yerle bir ettiğine şahit olmuş.

ben de bazen tam olarak böyle hissediyorum, sınırlarımın aşılıp, değer verdiğim şeylerin infilak ettiğine şahit oluyorum.

camus' un aklımdan hiç çıkmayan satırları dönüyor beynimde : '' bir akşam, dalgın dalgın hoş bir kitabı karıştırırken, bir an bile duraksamadan: ' tutkulu ruhların çoğunda olduğu gibi, hayattaki inancının tükendiği an gelmişti. ' cümlesini okudum. bir saniye sonra, cümle içimde bir kez daha yankılanıyordu ve gözyaşlarına boğulmuştum. '' işte tam böyle bir anda, ağzınıza aldığınız bir yudum suyu, yüzünüzü kapatıp, defalarca denemenize rağmen yutamayışınızı nasıl açıklarsınız insanlara ? hıçkırıklarını tayin edemeyecek denli acılarından korkan insanlar bilemez yutkunmanın esasında bir savaş olduğunu. oraya buraya iliştirdiğim cümleleri , bana ait bir defteri yanlışlıkla eline alan insanlardan canhıraş saklamanın aciziyetini nasıl anlatırım ? en mahrem gizlerimi bilecek, benim gördüğüm gerçeği göreceklerini sanırım. oysa tüm mahremiyeti cümleleri olan bir insanın gizlerini kavrayamazlar.

insanların hüzünleri ve mutluluklarının sahteliği ve basitliğiyle afallıyorum, bu yüzden uzun süredir cümleleri yalnızca o an ' öyle söylenmesi gerektiği ' için kuruyorum. karşımda duran insanın ruh halinin bende yarattığı kayıtsızlık düşüncelerimi ve cümlelerimi engelliyor, içinde bulunduğum duruma vereceğim karşılığı yerine getirmeye zorluyorum kendimi. hatta bu bazı zamanlar o kadar suni bir şekilde gerçekleşiyor ki, cümle dahi kurmadan birkaç mimik ve belki bir sarılışla geçiştiriyorum. bu kayıtsızlık bir yandan beni memnun ediyor, gerçekleşmesi adına çabaladığım birkaç hayalim var , zamanımı ve düşüncelerimi bunlar için harcamayı yeğliyorum. bununla birlikte günlerim, her biri bir başka duyguyu yansıtan kendi portrelerim arasında hangisinin ben olduğuma karar vermekle geçiyor. bir sonuca varamıyorum zira hepsi benim. nitekim bu da bir sonuca tekabül etmiyor ve hepsi birleşip yalnızca bir silüet oluşturuyor. her gün görüp, derisinden öteye geçemediğimiz herhangi bir yüz.. herkesin gerçeğini ve acısını taşıyabiliriz fakat kendi gerçeklerimize vakıf olmanın acısını taşıyamayız. insanın kendini salt aynada görebilmesinin sebebi bu sanırım. ' kim kurtaracak beni var olmaktan ' diye fısıldıyor yazar.




aynadakinin çilleri var, benim yok.
Firardayım.
daha yeni evli komşunun oğlu babama dert yanıyor ;

-emi bığtım evlilik ne zormuş
babam
+daha dün evlendin neyden bıktın oğlum
-çenesinden
+duyma oğlum "kadınlar gündüzleri yazar yazar geceleri okur" duyma evlat duyma 😌
tesbit gibi tesbit😂😂

ama ben gündüzleri okuyup geceleri yazan tiplerdenim. baba
seni çözen adam zaten profösör olur 🙄😖
imaginary
kafka kafka dediler merak edip alıp okudum (pardon okumaya çalıştım) bu zamana kadar okuduğum en vasat yazar(tam olarak yazar da sayılmaz çünkü; max brod adlı arkadaşı kitaplarını tamamlayarak basıma vermiştir) gerçekten bu yazarı okuyup beğenenler var mı ? bi aydınlatın benii ?!
Zeze
şöyle bi hikaye var belki duymuşsunuzdur. çocuk öğretmenine gidip, okuduğu kitabın aklında kalmadığını, karakterin ismini bile unuttuğunu anlatıyor. öğretmeni de ona bir hurma yedirip, kemiklerine fayda oldu hissettin mi diyor, çocuk da hayır diyor. öğretmeni açıklıyor. nasıl ki yediğin hurmanın faydasını hemen hissetmedin ama var, kitaplar da böyledir. o an hissetmezsin ama özümsersin diyor.
şimdi bundan sonra ne anlatacağım sırada o var. kitapların faydası onu okumak için okumazsan var aslında, özümsemek için okursan yani. ki bu da onun üstüne düşünmekten geçiyor, onu alıp beyne atmaktan değil. çok kitap okumasına rağmen cahil kalanlar gördüm ben, neden biliyor musunuz ? onu içindeki hikayeyi merak ettiğinden okumuş, hiç düşünmemiş üstüne. birini öylesine dinler gibi... hayat da kitap aslında. özümsemek için okursan tecrübe edinebilirsin, ama sadece yaşarsan bi sonuca varamazsın. İşi özü düşünmeye geliyor. o kadar çok şey yaşayıp hala olgunlaşamamış insan da gördüm. çünkü yaşadıkları üstüne hiç düşünmemiş, sadece yaşamış geçmiş. o yüzden bizi olgunlaştıran şeylerin yaşadıklarımız değil düşündüklerimiz, bizi bilgili yapan şeylerin de okuduklarımız değil onun üstüne düşündüklerimiz olduğunu düşünüyorum. yoksa okuduğumuz yazar olmamız gerekirdi değil mi ? düşünelim, fazla olmasa da azıcık da olsa...
yeter
az önce gördüğüm br paylaşımdan sonra bunu yazmayı istedim. edebiyatı sadece karşı cinsiyetten birileriyle konuşan biri edebiyat sever değildir, birkaç popüler yazar okumuş onların ekmeğini yeme peşindedir. görüyorum arada, bunu yiyen arkadaşlar oluyor. üzülüyorum. neyse belki de bunu hak edecek bir zekanız vardır. üzülmüyorum şimdi :d
neutron
yarın mini mini birlerin ilk günüymüş. ilk birkaç seneye dair hatıralarımı canlandırayım. okula başladığım gün ağlayan arkadaşlarıma şaşırmıştım. annemle babama gidin ne duruyosunuz demiştim. öğretmenimiz kocaman bir ağaç yapmış her birimize birer elma çizmişti. okumayı öğrendikçe elmalarımız kızarıyordu. ilk benim elmam kızarmıştı. okuma yarışmalarında en hızlı ben okuyordum. çarpım tablosunu hemen ezberleyip daha ikinci sınıfta kantinde çalışmaya başlamıştım. gün sonunda tonla parayı bana emanet ederler müdürün odasına bırakırdım. en sevdiğim şey öğretmenimizin 1. dünya savaşını anlatmasıydı. o anlattıkça ben hayal ederdim. bir keresinde ısrarla 2. dünya savaşını sormamla iyi bir azar yemiştim. öğretmenimiz bize matematik sorusu sorar bunu çözerseniz bedene çıkacağız derdi. herkes bana bakardı ''hadi neutron'' derlerdi. ben de çözerdim, çıkardık. yirmi soruluk testler olurduk. öğretmen benim optiğimi okumaz 20'de 20 yazar geçerdi. şimdi buraya kadar niye böyle kendimi övermiş gibi anlattım. mutlaka bu mesajı okuyan öğretmen adayı dostlarım vardır. onlara zeki öğrencilerine ''çalışma disiplinini'' aşılamalarını istediğim için anlattım. allah vergisi bu durum ilkokulu kurtardı fakat lisede işe yaramadı. çalışmaya programlanmayan bu zeki çocuk derslerde uyudu. dışarda top oynadı. evde bilgisayarın başından kalkmadı. ve lisede üçer beşer zayıf getirdi. ha bu arada en sevdiğim ders hiçbir zaman matematik olmadı :d
gecmisekacanyolcu
kızlar önerebileceğiniz ve bildiğiniz yurt & apart fiyatlarını yazar mısınız? 😊
muallim✔
biraz önce ablam aradi keşke hafta sonu gelsen çok iyi gelirsin bana dedi:/ ben ise yoğun olduğumu ve maalesef gelemiyeceğimi söyledim:(. acaba @13burrc atanıp atanamayacağim da yazar mi bi baksana😂
muallim✔
bir çocuk düşünün 6-7 yaşlarinda...bu cocuk cedric izlerken komşu kızını düşünüp dertlenir..komşu kizinin odasına bakıp o işığı kapattiğinda o da ışığını kapatıp uyuyor..İlkokulda cikolata alip gizlice kizin sirasinin altina birakir..günlüğüne onu yazar onun hayalini kurar..çok masum bi sevgi değil mi bu? bu çocuk çocukluktan beri bu aşkı içinde barındırıyor..İkisi de büyüyor ve üniversiteye başlıyor..yeni bir şehir yeni bir hayat:) çocuk diyor ne olacaksa olsun kopsun dananın kuyruğu diyor ve açılıyor kıza..kız çok saşkin kendini bildi bilesiye tanıdığı kişi ona açılmıştı...ve çocuğa der ki "uffff salak şey git şurdann" şaka şakaaa😂😂 kız da bos değilmis gel zaman git zaman konuşuyorlar sevgili oluyorlar😇İkisi de birbirinin ilki ve sonu oluyor...ve mutlu son cedric chan'a kavuşuyor💜
evet bu hikayenin şanslı sahibi benim canım kankitoskom oda arkadaşım oluyor😏 sonra başka bi arkadasta okey plus' tan kız bulup sevgili oluyor😂 okey plus yani instagram ya da facebook ta değil okey be okeyy..yani ben ilk duyduğumda çok gülmüstum 🙊allah mesut etsin tabi herkes mutlu olsun orasi ayri😇 ama gerçek şu ki, kızlarda hayaller ilk anlattığım aşk gibi oluyor ama hayatlar okey plus 😂😂
allora
ocak mezunları e-devlete ne zaman düşer geçici mezuniyet belgelerimiz. orjinal diplamalar hakkında bilginiz varsa onu da yazar mısınız?

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)