Fafatara
sabah anneme fotoğraf atıp 'bak çok tatlıyım dimi' dedim. göremiyorum dedi. ama görüldü oldu diyorum. ben tatlı bir şey görmüyorum diyor. bir de anneler çocuklarını hep güzel görür derler. diğer anneler allahım iyi ki seni bana vermiş diye dua eder benim annem ben ne günah işledim de allah seni bana verdi diye yıllardır hayatı sorguluyor. neyse tatlı olan olmayan herkese günaydın.
Gamsız Baykuş
arkadaşlar çok mutluyum. ama nasıl mutluyum bir bilseniz. çok uzuun bir zamandır böyle güzel mutlu olmamıştım. deli gibi eğlendim. sürecin başı da çok heyecanlıydı. şimdi olaylar şöyle gelişti. mabel matiz'in bugün konseri vardı burada. ben de özellikle öyle kolaysa'yı çıkardığından beri bu adamı canlı dinlemek istiyordum. bu hayale bugün ulaşabileceğim aklımın ucundan bile geçmezdi çünkü bana kalırsa baya mucize gibi bir şey oldu. konser ilanını gördüğümde direkt saatine, bilet fiyatına bakmıştım zaten. sonra beni biraz aşar bu diye düşünüp bir kenara koydum bu fikri ama tamamen de vazgeçmiş değildi hâlâ. geçen haftalarda tekrar bakmıştım ve biletler tükenmişti. dedim başka zamana artık, vazgeçtim. zaten bilet kalmamış vazgeçmeyip ne yapacaktım değil mi? neyse ben mabel matiz'in facebook sayfasında bir duyuru gördüm iki gün önce. samsun konserine iki kişilik bilet hediye ediyorlarmış. dedim ya nasip bir şansımı deneyeyim. ama hiç ümidim olduğundan falan değil ha. bendeki de ne şans. hâlâ inanamıyorum o biletin bana çıktığına. bir yandan şeyi de düşünüyorum, lan fake mi acaba, mail geldi ama ya konser alanına gittiğimde böyle bir şey yok derlerse falan ben hâlâ böyle bir olayın başıma gelebileceğine inanmıyorum. ta ki konser mekanını kapısından girdim, o zaman inandım. sanki zaman mekan algılarım falan kapandı. ya diyorum nasıl olur ben buradayım şu an ve benim 24 saat öncesine kadar katılmak gibi bir düşünce aklıma gelmezdi. bilenler bilir mabel'e olan daha doğrusu şarkılarına olan hayranlığımı. hatta çok kez bu platformda sizlerle de paylaşmıştım bazı şarkılarını. konser çok güzel geçti benim adıma. bağıra bağıra eşlik ettim her şarkısına, bu yüzden yarın sesim bile kısılabilir. sabahtan beri zihnimin arka planında "fırtınadayım" şarkısı çalıyordu. girişi bu şarkıyla yapınca ayrı bie sevindim. olay aslında sadece konser meselesi de değil benim için. uzun zamandır, yani yaklaşık bu eğitim öğretim yılı başladığından beri üstümde bir ağırlık vardı. ya resmen canlandım şu etkinlikle. bana hiç bu kadar iyi geleceğini tahmin etmiyordum. belki de beklemediğim bir anda olduğu için bu kadar sevinmişimdir bilemiyorum. ama her açıdan çok güzel bir anı oldu benim için. giderim sakin sakin müzik dinlerim gelirim diye düşünürken deli gibi hareket ettiğim için kollarım, bacaklarım, her yerim ağrıyor. zaten boyum kısa diye ara sıra parmak uçlarıma yükselmek zorunda kaldım o da yordu. neyse ki önümdeki kız tüm konseri elindeki telefonuyla yüksekten çekti de onun telefonundan izleyebildim sahneyi(!) yani arkadaşlar okuyamadım durumumuz yoktu diyenler için özet geçeyim. eminim ki yukarısı çok karışık olmuştur ama hislerimi sizinle hemen paylaşmak istedim. mutlu oldum arkadaşlar. çok güzeldi be her şey benim adıma. dilerim ki sizin de benden daha çok mutlu olacağınız zamanlar olsun. hayatınızda böyle kısa da olsa güzel anlar olsun. seviyorum sizleri, kendinize iyi bakın. güzel geceleriniz olsun dedikodu ahalisi.
hakcocan
herkese selamlar. bendeniz 2016 mezunu, samsun'da ikamet etmekteyim ve bazı filmlerdeki gibi türünün son örneği bir varlıkmışçasına gibi kendimi yalnız hissediyorum. aynı zamanda öğrencilik dönemindeki ahbaplarımın sanki bir gecede benden gizli işbirliği yaparak beni bırakıp da başka diyarlarda mutlu olmaya gittiklerini düşünecek kadar da melankolikleştim. ne varsa öğrencilikte var, sonrası uçurum, tadını çıkartın bu yılların. he evlenirseniz, çocuğunuz olursa, babanız para babasıysa ve dünyayı turlayabilecek imkanlara sahipseniz durumlar nasıl olur orasını da bilemem. ama muhtemeldir ki, günümüz şartlarından dolayı biraz da, çoğunluk kendini sonu gelmeyen bir boşlukta aşağı düşerken bulacak, sonu yere çarparak parçalanmak bile olsa bu sonsuz düşüşün bir nihayete ermesini dileyecek. ve belki de bazıları benim gibi gece gece sıkıntıdan delirecek, distopik manyağa dönüşecek ve gebermeyi arzulayacak. neyse bu platformdaki ilk gönderimde haddimden daha fazla saçmalayıp o güzel canınızı sıkmayayım. İyi geceler, şimdilik..
Oyuncakayi✔️
bir insanın bana “hiç arayıp sormuyorsun” demesi beni çıldırtıyor. merak ediyorsan sen ara o zaman kardeşim. bir arkadaşım bana şimdi şey yazdı. “arada mesaj at da oyuncak ayı diye arkadaşım olduğu aklıma gelsin” allah bana tek tek yolluyor herhalde :))) yaa sen bana 10 saat üstüne cevap veriyorsan benim senle muhabbet etme isteğim kaçıyor kardeşim. neyse kimse bana trip atmasın yoksa ayarlarım ters dönüyor. sakın haa birine beni aramıyorsun etmiyorsun diye trip atmayın demekki aklına gelmiyon ya da yoğun bir insan.
Gamsız Baykuş
selam dostlar. kitap fuarına gitme fırsatını anca bulabildim. aslında dün de gelmiştim ama o daha hızlı gelişen bir olaydı. arkadaşlarımla geldiğim için odağımız daha çok test kitapları oldu ve kafama göre gezemedim. biraz da yorgunluğun verdiği baş ağrısıyla keyfini çıkaramadığımı düşündüm ve bugün sabahın erken saatlerinde tekrar yol aldım. fuar genel olarak güzel geçti benim adıma. sabah saatleri olduğu için çoğunlukla okullardan gelen öğrencilerle doluydu etraf. bir tane çocuğun pubg kitabını gördüğünde verdiği tepki ile başka bir çocuğun yanık yanık sesiyle "nayino" şarkısını söylemesi hatırımda kala güzel detaylardan :d bu defa her standa uğramadım. aslında bu sene kitap fuarından pek bir kitap almam diye düşünüyordum çünkü epey zamandır kitaplarla çok haşır neşir değilim. birinci dönemi geride bıraktığımda sadece bir kitap okumuşum ve elimde aylardır sürünen bir kitap var. dönemin yoğunluğundan dolayı kitap okumaya pek zaman ayıramıyordum. hal böyle olunca araya giren soğuklukla beraber aklımda şu kitabı alırım gibi bir düşüncem yoktu. geçen sene "şeker portakalı" ve "güneşi uyandıralım" kitaplarını almıştım, üçüncü kitabı da seneye alırım diyerek bırakmıştım. aklımda olan sadece bu vardı. dün kitabı sorduğumda kalmadı demişlerdi ama bugün tekrar geldiğini görünce sevinçle aldım. bu sene de geçen seneki gibi en çok kitabı can yayınları'ndan aldım. böyle yazınca da çok gibi oldu ama çok değil aslında, 3 tane eheh. yine sevdiğim yayınlardan olan yky'den oradaki görevlinin tavsiyesi üzerine bir kitap aldım. gezinirken baykuşlu bir kitap -diğer baykuşlu her şey gibi- dikkatimi çekti. daha önceden bilmediğim bir kitap olduğu için görevli arkadaşa kitap hakkındaki bilgisini sordum. İlk sayfasını okuyup çok beğendiğini ve devamında da aynı türde olan bir kitabı da mutlaka okumamı önerdi. ben de ilk sayfasını okuyunca düştüm direkt kitaba. çünkü uzun zamandır içinde bulunduğum ruh haline yakın şeyler yazıyordu. çok şaşırdım çünkü kitabın dışından hiç böyle bir izlenim uyandırmamıştı. sonrasında daha evvel okuduğum ve kitaplığımda bulunmasını istediğim iki kitabı daha aldım. arada kardeşim için de hem etkinlik tarzı hem de okuması için küçük kitaplar aldım. çocuk sonuçta, her türlü hediyeye seviniyor :) resmen okumayı özlemişim yaa, bunu fark ettim. okunacak çok kitap var. İçlerinde kayboldum sanki. neyse ben şu sınavı bir atlatayım hele. zaten burada aldığım kitapları yazın evde okumayı tercih ediyorum çoğunlukla.
yani özetle bir iki kitap alsam kâfi diyerek girdiğim fuardan 8 kitapla çıkmışım. bakıldığında kitaplar için çok değil verilen para ama çok hazırlıklı olmadığım elimden bu kadarı geldi :/ fiyatlar genel olarak ortalama geldi bana. kitapçılarda olmasa da internette bu fiyatlara bulunabilir çoğu. en çok indirim sanırım test kitaplarındaydı. ama şöyle de bir etken var, fuarın sonuna geldikçe kitapların fiyatı daha da iniyor. mesela dün bir kitabı sorduğumda 22 lira demişlerdi, bugün aynı kitabı 20 liraya aldım. onun için hâlâ gitmemiş olanlar varsa hafta sonunu değerlendirin derim :)
✔️
uzun uzun yazıp iç dökmeye gelsim demek isterdim ama yapamadım. yaz sil yapmaktan ellerim yoruldu... her neyse uzun lafın kısası değişmek gibi bir ihtimalim yok. kendimi de sevemiyorum sıçtım efendiler. askerlik zaten bitmiyor isyanlardayım...
soulless
şimdi hayatımda başıma gelen en sayko olayı anlatacağım. iş dolayısıyla başka bir şehre taşındım. işten bir arkadaşın yanında kalıyordum. kaldığımız semt de öyle lanet bir yer ki çoğu ev birbirinin aynı apartmanların içinden tutun dışardaki kapıya kadar. neyse taşındıktan sonra ki ilk iş gününden eve dönceğiz arkadaş dedi ki ; knk sana anahtarı vereyim de sen dön beni bekleme benim iş uzun, bulursun demi evi ? bende hafızama güveniyorum ve evlerin birbirine o kadar benzediğinden de haberim yok tmm dedim sonra. zindan anahtarlığı gibi bir anahtarlık çıkardı içinde 10 tane falan anahtar var. İçlerinden birini verdi bana şakayla karışık inşallah yanlış anahtarı vermemişimdir dedi. neyse ben çıktım yola ve bizim eve benzeyen ilk eve girdim baktım içerisi falan aynı o yüzden şüphem olmadı hiç dairenin önüne geldim başladım kapıyı açmaya çalışmaya 1-2dk uğraştım açamadım kapıyı sonra arkadaşın yanlış anahtar şakası aklıma geldi başladım sövmeye telefonu çıkardım aradım ulaşamadım daha da sinirlendim bir kez daha açmayı denedim kapıyı sonra apartmanın kapısından bir adam girdi merdivenleri hızlı hızlı çıkarken bir yandan bana sövüyor. ben şok oldum o anda kafa basmadı ne olduğuna beni tuttu savurdu o ara , yere düşürdü sırtıma dizini falan koydu bizim apartmanın kapı birden açıldı içerden bir kadın çıktı poliside aradım geliyor dedi. benim kafa o zaman dank etti neyse zorla falan anlattım olayı abi apartmanı karıştırmışım diye baya bir dil döktükten sonra birde anahtarı falan gösterdikten sonra inandılar. polisi falan geri aradılar tamam sıkıntı yok diye.meğer kadın beni kapıyı zorlayıp sinirli görünce korkmuş içerde. bende de saç sakal uzun gözlerin altı siyah ten kansızlık derecesinde beyaz yani tam potansiyel suçlulara benziyorum. kocasını aramış sonrası malum. arkadaşa anlattım olayı gülmekten altına sıçtı. bu da böyle bir anı oldu.
Fafatara
değerli uzun boylu insanlar,
toplu taşıma araçlarında lütfen daha duyarlı olalım. sürekli kolunuzun ya da dirseğinizin hedefi oluyorum. ya gözlüğüme vuruyorsunuz ya da başıma. kol neyse de dirsek denk gelince kötü oluyor. tabii ki yanlışlıkla olduğunun farkındayım. o an önemli değil diyorum ama can bu acıyor. bir de ne olduğunu anlamak için arkasına bakanlar var ama işte ben aşağıdayım. neyse en azından bir şeye çarptıklarını fark ediyorlar. kısacası artık başıma vurmayın, acıyor. he bir de bildiğiniz gibi çoğu zaman ayakta kalıyoruz. bu sırada bir yere tutunmaya çalışırken fark etmeden koluyla omzumu bastıran çok kişi var. zaten kendimi zor taşıyorum siz de öyle yapınca daha zor oluyor. o yüzden yapmayın böyle şeyler, omzum ağrıyor sonra.
Fafatara
az önce uyandım, arkadaşım yatakta oturmuş bekliyor öyle. 5 dakika ona seslendim, cevap vermedi, kalp atışlarım hızlanmaya başladı. ne yapıyor bu ruh hastası diye düşünüyorum. meğerse ruh hastası benmişim. 5 dakikadır perdedeki şala sesleniyorum( işte miyop olmak böyle bir şey). uyanmadan hemen önce de ıssız bir evin yanından koşmaya çalışıp hep aynı pencerinin önünde kaldığım bir rüya görüyordum. gel de tekrar uyu şimdi. filmlerde insanlar da hep gece 3 gibi çarpılıyor. neyse görünen görünmeyen herkese iyi geceler.
Calimeroo
merhaba. küfür edebiliyor muyduk? yok edemiyorduk. neyse küfür edesim de yoktu zaten. 2019 yaramış.
zorakimuhendis
finaller de başlıyor simdi kim ders çalışacak dersler vs. vs. diyerek sizinle birlikte üzüntümü dile getirebilirdim ama mezun oldum hehehhshehehe neyse siz yine de mezun olmayın tunelin ucu pek iyi olmayan yerlere çıkıyor ...
mistletoe🍃
şimdi sizin hiç umrunuzda olmayan ama beni ilgilendiren bir şeyler yazacağım yaniii ben uyarımı yaptım. neyse gelelim konuya senelerdir ne zaman canım sıkılsa, üzülsem, yalnız hissetsem, ya da çalışırken ses olsun diye bir şeyler arasam sadece tek bir dizi izlerdim hatta bu takıntı biraz daha ileri gidip uykuya dalmak için de diziyi kullanmam gibi enteresan bir vakaya dönüşmüştü amaaa bugün garip bir şey oldu ve sanırım 2013 yazından bu yana ilk defa başka bir diziyi onun yerine koyabilecegimi fark ettim. güncel bölüme gelir gelmez ilk bölüme geri gittim ve hala aynı heyecanla diziyi izleyebiliyor muyum bunu da kontrol ettim. konu tamamen yeniliklere açık olup, farklı diziler izlemeye devam etmekten geçiyormuş ve nihayet daha iyisini ya da sizi daha iyi hissettiren, mutlu eden diziyi bulabiliyormussunuz. buradan çeşitli psikolojik sonuçlar da çıkardım kendime, alt tarafı bir dizi diyip geçmeyelim yani hayatımdaki en büyük problemi de belki bu sayede çözüme kavuşturma olasılığım var artık.
ladylazarus
çizgi roman siparişim yine stokta bulunmadığı için reddedildi. neyse ki nadir' de aranırken ingilizcesini gördüm ve neden aklıma gelmedi ki ?! diyerek yapışıp aldım. umarım bu kez de hayal kırıklığına uğramam. benim kadar basit zevkleri olan başka bir varlık daha yoktur fakat gelin görün ki bir kitaba ulaşmak için dahi savaş vermem gerekiyor.

ve sevgili oğuz atay, senin gibi yazmak ne kadar zorsa senin için yazmak da o denli zor. '' şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim. '' diyerek, yine senin sözlerinle affına sığınayım. iyi ki kelimelerine dokunmamıza imkan tanımış hayat. hala, neredeyse her gün fotoğrafını öpüyorum. benimki de böylesi bir tedrici intihar !

güzel marmara' nın sözleriyle, bir veda daha sana :

yabancıların en yakınıydın sen !



mistletoe🍃
lise 3 ya da 4 te falanim deli gibi kar küresi istiyorum. o aralar benden hoşlanan bir çocuk en yakın arkadaşımdan tavsiye istemiş yılbaşında mistye ne alayım, bu da hemen söylemiş kar küresi al kafayı yiyor diye sfsfsfsf neyse çocuk gerçekten de çok güzel bir kar küresi almıştı bana uzun yıllarda sakladım onu, bir gün ben o kar küresini kırdım bile bile kırmış gibi olduğum bir durumdu aslında rezilliklerimi burada ifşa etmeyeceğim afsfsfsf simdi ben bunu neden anlattim cunku yine kar kürelerine şebelek şebelek bakıyorum ve yine biri bana alsa diye düşünüyorum resmen kendinize asla almayacağınız ama biri alsa deli gibi sevineceginiz hediye kategorisinde o lanet sevimlilikteki minnoş kar taneleri saçan dünya üzerindeki en mutluluk verici şeyler sfsgsgsg
Ailenizin Gayriresmi Doctoru
vay anam vay, yazmayalı neler dönmüş serhat ya? okulunu bitirenler, bitirmek üzere olanlar. yeni insanlar falan fistan.

neyse, benim de artık son yılım

İyisiyle, kötüsüyle anılar biriktirdim
alien
hadi eller havaya, partisi düzenleyelim. bu adamları da çağıralım parası neyse verelim.


orlito
saat gece 03:30 civarı. sabah 11de son sınavım var ve öyle bir sınav, öyle bir hocanın sınavı ki çok çalışıp kaladabilirsin hiç çalışmayıp geçedebilirsin. 2 kahve içtim ve sabahlıyorum. neyse ders çalışırken sigaram bitti saat 1 gibi. mahallede de büfe var açıktır diye çıktım paket almaya ama kapalıydı. tam yanından geçerken bir araba durdu büfeyi açtı adamın birine alkol sattı. bende girip sigaramı aldım ve adam büfeyi kapatıp arabasına bindi gitti. gece gece böyle bir şans ayağıma geldi inşallah test yaparsın sayın danışman hocam yoksa sınıfça direği tuttuk. sınıf grubunda da herkes kaldım diyor zaten gizliden gizliye rakip eleme oyunlarını sunmayan kalmadı.
morfinaltkat
gece kütüphaneye gelip biraz ders çalışıp sigara içerekten sabahı etmiş bulunmaktayım ilk defa kütüphanede sabahlıyorum heyecanı da var 9 buçukta derse girecek olmamın da bi hayli heyecanı yok. ders çalışırken 1 buçuk 2 ye gelen saatlerde yavaş yavaş arkadaşlarımın sağda solda her yer de uyumaya çabalayıp koltuklarda masalarda uyuyanlar ve bunu yazdığım halde hala uyuyanlar var arada gezen bi kaç kişi de var tabi... neyse bi arkadaşım çok dikkatimi çekti :):)
1 buçuk 2 buçuk arasında pür dikkat gözlem yaptım->ayakları sandalyenin sırt yaslama yerine dikleyip başka bir sandalyede kendi yatağının vermiş olduğu rahatlığı aramayıp uyudu helal olsun dedim içimden sessizce. sonra derse devam ettim. kütüphane de bile uyuyan yorgun ve uykusuz arkadaşlarım günaydınlar hepinize gününüz aysın. 07:47 deki manzarayı anlatamam
alien
neyse aradan uzun süren bir kaç saat sonra gelecekten varagelen heyecanın çemkirmesi sonucu bu halde insanlar bence. gitsin de gelmesin ayrılık hiç demiş bir şair, şairane tavrıyla sıçırtışmış her seferinde buzları eriten dağ makinaları misali. yani anladınız mı. oha aklıma gelen ilk şeyleri yazmaya çalışıuoyo m t makina sırf bnu yüzden ohaa askjhdgasd çok eğlenceli bence siz de yapmalısınız. aklınıza gelen ilk kelimelerden cümleler oluşturun.

dipnot
bimecnun
bu sabah bi tane kar yumağı geldi ayakkabımın bağını ısırıyor .ayağımı nere atsam oraya geliyor .bakıcısının yanına götürdüm .adam diyor ki oyun istiyor diyor .tabii ister de benim o hav havcıkla oynayacak vaktim yokki neyse teslim ettim bakıcısı olan adama ve yoluma devam ettim bu da güzel bi anı olarak belleğimdeki yerini aldı.ricamdır bakamayacağınız hiçbir canlının sorumluluğunu üstlenmeyin. ben mi ben kendime zor bakıyorum 😂

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)