limos
minik bir bebek insana bayramlık giydirme hevesi anne olma hissini getiriyor ama sonra aklıma işten gelip montla kanepede 2 saat duvar izleyerek kendime anca geldiğim ve hemen üstümü çıkarıp sağlıksız şeyler yiyip uyumaya çalıştığım geliyor ve his kayboluyor
nar
yarın bayraaamm ve beeeen minik yavrumun bayramlıklarını büyük bir heyecanla hazırladım baş ucuna koydum 🥹 bayramlar o kadar tatlandı ki onunla her seyden x8748392020 keyif alıyorum hamdolsun 🫠 herkese iyi bayramlarrrrrr
rebullavanda
2015 yılında omü'ye yerleştim. İlk kez samsun'a geldim. gerçekten çok iyi bir tercih yaptığımı samsun'a geldiğim ilk gün fark ettim. fark edilmeyecek gibi değil ki. sahil deniz mükemmel. çok güzel bir 4 sene geçirdim. üniversiteye başlarken geçer mi bu 4 yıl sorusunu sordum, son sene ne çabuk geçti bu 4 sene dedim.
ben samsun'da kalırken ekonomik durumlarda iyiydi. öğrenciler çok iyi bilir, üniversite durağında fnf vardı, dürüm ayran ilk gittiğim sene 6 tl idi. ben 2020 yılında memleketime döndüm. şuan fiyatları bilmiyorum. üniversite 2 de eve çıktım güzel konumu olan ve çok beğendiğim bir evdi. 4 yıl kaldım o evimde. 3 artı 1 çobanlı trenvay durağının dibindeydi. o zaman 700 tl kira veriyordum. tekrar samsun'a taşınmayı planladığım şu günlerde ev piyasasına bir baktım ve çok üzüldüm. 3 binden başlıyor ve 5 6 bine kadar gidiyor. başta emlakçılar sonra ev sahipleri hiç birinde vicdani ve ahlaki davranış kalmamış. 1+1 evlere 3 bin 4 bin 5 bin tl kira istiyorlar. öğrenci şuan 800 tl burs yada kredi alıyor. öğrenci ailesinden gelen destekle bile en fazla 2 bin lira ile bir ay yaşamak zorunda. birde evlerin altına açıklamaya yazıyorlar. memura. yüksek zekalı emlakçı abiler ablalar. kullandığınız telefonlarda uzaya gidecek teknoloji mevcut ama googleye girip memur ne kadar maaş alıyor bakmaktan acizsiniz. ya bugün bekar memurun maaşı 8400 5 bin tl kira yazmışsın. 3400 tl ile yaşamak mümkünse sen kiranı 3400 e indirde adamın cebine 5 bin kalsın.
gerçekten acımasız, vicdansız, duyarsız ve duygusuzsunuz.
çok para kazanmak için içinde bulunduğunuz soyguncu sistem eğer bir gün patlarsa ilk önce sizi vuracak.
thor
bir kaç haftadır aynı atakum dolmuşunda denk geldiğim kızıl saçlı mavi gözlü hanımefendiye sesleniyorum. bu kadar güzel olunur mu? yazık değil mi diğer insanlara? masmavi gözlerinle karayipler'in okyanuslarını kıskandırman yazık değil mi? mavi kelebeklerin 1 hafta taşıdığı benzersiz mavi renk pigmentlerini senin ömür boyu gözlerinde taşıman reva mı? nasa'nın yıllarca geliştirip kızıl cüce yıldızların sırf o kızıl renklerini gözlemlemek için o kadar masraf yapıp senin daha güzelini saçında taşıman tüyü bitmemiş amerikalı yetimlerin hakkını yemek değil mi? neith okunu büyülü yay ile kilometrelerce uzağa atabilirken, sen kaşlarının o mükemmel kıvrımını tanrıların silahlarını kıskandıracak şekilde kullanıp milyonlarca kilometre öteden kalbimi delip geçmen ilahi suç değil mi? maradona'nın eliyle attığı gole tanrının eli denirken senin evren tarihinin en güzel eline sahip olman haksızlık değil mi?
Taga
omü ye yeni kayıt yaptırdım bölümüm rts. dgs ile geldiğim için muafiyet derslerini seçmem gerekti, iletişim fakültesine gidip, formları doldurup seçtim.bildiğiniz gibi ders kayıtlarını yapmadan uzaktan eğitim alamıyorum. ders kayıtlarını yapmam için de muafiyet derslerimin onaylanması gerekiyor fakat hala onaylanmadı. kısa zaman için de onaylanır dediler bekledim fakat süre uzadı. derslerden baya geri kaldım. sistemin aksaklığı yüzünden ders göremiyorum. lütfen bana rts 1 den bir öğrenci ulaşabilir mi? ve ya biri rts derslerine giren bir öğretmenin iletişim bilgilerini yollayabilir mi?
King
samsun'a geldiğim zaman atakum'dan bahsetmişlerdi hep ancak cumhuriyet caddesi daha canlı geldi avm adliye cafeler bandırma vapuru gibi tarihi yerler hep bu çevrede toplanmış durumda ara sokaklarda göçmen sorunu var tabiki caddenin olduğu bölgeyi söylüyorum atakum biraz fazla sakin bide plajı güzel sizin düşünceleriniz nedir acaba?
ikarus✨
omü ' yü kazanıp heyecanlı heyecanlı buraya sorularını yazanlara bakıyorum da... kendimi düşündüm. samsun'a ilk geldiğim zamanlar, omü ' yü kazandığım zamanlar geldi aklıma. 9 yıl önce bi girdim bu okula, henüz kopabilmiş değilim😅 yeni gelen herkese bol şans ✌🏻😃
Zeze
anasayfada denk geldiğim bir yazı üzerine benim de yazasım geldi. (taslaksız yazıyorum. uykulu halimden dolayı karışık cümlelerim olursa affediniz 🙏🏻)
ben biraz daha sınırları çizerek yazmak istiyorum tabiki, çünkü üslubum böyle. son zamanlarda kadın erkek ilişkilerinde benim de farkettiğim birtakım şeyler var. günümüzde maalesef kadına şiddet olayları ile fazla karşılaşılıyor. ama bundan en fazla payı bilhassa son günlerde masum erkeklerin aldığını düşünüyorum. artık hepsine üzgün olarak belirtmek istiyorum ki potansiyel manyak gözüyle bakılmaya başlandı. hâl buna dönüşünce elbette (diğer yazıya katılıyorum) özellikle sosyal medyada erkeklere yüklenilme, ama kadınlara ‘aaa’ deyince bile bir savunma gözlemliyorum. bu da ‘bilinçsiz’ kadınlarımızın daha hadsizleşerek erkeklerin yaratılış özelliklerine hakarete kadar maalesef varıyor. erkeklerin bu durumdan rahatsız olmasını anlayabiliyorum. kadına uygulanan fiziksel şiddet, erkeğe de duygusal anlamda uygulanıyor gibi geliyor. özellikle dış görünüş ve maddiyata varan ağır eleştirilere (ki bu aslında hakarete varıyor) maruz kalmak eminim çok üzücüdür. hele son çıkan kadının beyanının esas alınmasını saçma buluyorum. ama şu an için buna pek bi çözüm bulunacak gibi değil. bu tür şeylerin cinsiyete indirgenmesinden, insanlığa çıkarılacağı günün gelmesini tabiki isterim. çünkü hiçbir şey cinsiyetle ölçülemiyor, mesele insanlık. (yine yazıya ithafen) her nasıl ki primcilerle erkeğe hakaret varsa, buna göre daha az da olsa aynılarını kadınlara yapanlar da var, bunu da belirtmek isterim. dediğim gibi kadın - erkek değil de insan olarak değerlendirmekte herzaman fayda var ☺️🌸
Calimeroo
herkese yeniden merhaba...
bir saat kadar önce aldığım bir mesaj münasebetiyle siteye geldiğim ilk günden bugüne neler yaşamışım, neler yazmışım şöyle bir gözlerimin önünden geçti. bir hatta iki önceki versiyonunu görme şansı buldum sanırım sitemizin. son radyo yayınlarına denk geldim, sabahladım. çok güldüm, çok eğlendim ben bu sitede...gerçekten minnettar olduğum bir şey de edindiğim arkadaşlıklar, dostluklar oldu. sanırım bir dönem hepimizin birbirini daha iyi tanımasına ve hatta buluşmasına vesile olan "dm"in hakkını yiyemeyiz bu konuda. her şey daha dün gibi aslında ama bir o kadar da uzun zaman geçmiş üstünden...siz bu siteden ne beklediniz, ne elde ettiniz bilemiyorum ama ben beklemediğim kadar güzel insan kazandım. bazılarıyla aramızda kilometreler, bazılarıyla metreler olsa da... sadede gelirsek burası bir kısmınızın sayesinde benim için bir aile olduk diyebileceğim bir yer haline dönüştü. umarım beni tanıyanlarınız için de sizi kırıp gücendirmediğim; iyi bir site sakini, iyi bir omüdedikoducu, iyi bir arkadaş, iyi bir dost olabilmişimdir. anonim oluşunuza güvenip saçma sapan, rahatsız edici şeyler yapmak yerine espri anlayışınızı, iç dünyanızı, olduğunuz kişiyi doğru aktardığınız müddetçe asla bulamadığınız kafa dengi insanları burada bulmanız uzun zaman almayacaktır. umarım yeni gelenler ve hala burada olanlar için hayatımızın sonuna kadar güzel bir hatıra olarak kalmayı sürdürür omüdedikodu, kendinize çok iyi bakın.
ucuncunesilsaglikci
hayatımda denk geldiğim en saçma şeylerden biri de tıp fakültesinin yanında olan kütüphanenin ziraat fakültesinin yanına taşınmış olmasıdır.
yolyordam
şimdi öyle uzak ki geldiğim yollar
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
ladylazarus
İyi akşamlar, yemeği fazla kaçırıp ateşlenen tombiş ruhlu insanlar !

hayır o koca tabağı bitirmeye çalışmak benim neyime , ben ki poşetten ekmek aldığında poşeti kedi tırmaladı sanılacak kadar az yiyen bir insanım. sınırlarımı zorladığım için ateşim çıktı..🤒

bugün nihayet fuara gittim fakat geçen yılki gibi bir sohbet ortamı olmadığı için verim alamadım. benim için fuarın en güzel yanı bebişlerdi 😻 hormonlarım neden böyle harekete geçti bilmiyorum fakat bugün öyle sevimli bebekler vardı ki, yapışıp öpücüklememek için zor tuttum kendimi. çıkışta para isteyen bir çocuğa pamuk şeker alacakken hepsinin toplanması sonucu hafif gerilimli dakikalar da yaşadık, sabah evden çıkıp akşam sürünerek geldiğim oldukça hareketli bir gündü efenim.

bu da günün yorgunluğunu alacak pamuk şeker tadında bir video :



nemesis
bugün e1 de denk geldiğim über ötesi çekici, oldukça dikkat çekici, beni benden alan dumura uğratan görünce hemen basasım gelen (neydi lan bunun ismini hatırlayamadım bak! düğme düğme hah beni bul...
waww
sene 2012 falan. İstanbul'da esenler sokaklarında bir cumartesi akşamı berber dükkanı arıyodum. ev civarındaki dükkanların baya bi kalabalık olması sebebiyle buralarda tras olmayı reddetmis ve boş bir berber bulurum umuduyla o akşam dükkanlara bakina bakina yürümeye devam etmiştim. 45-50 dakikalık bir yürüyüşten sonra nihayet bos bir dükkan bulabilmistim fakat artık esenler'de değil bayrampaşa'da idim. kuytu bir köşede sıkışıp kalmış dükkanında , yalnızlığına isyan eder bir şekilde somurtkan bakışlarla 37 ekran tüplü televizyonunu izleyen berber amca,kapıdan içeri girmemle beraber yüz ifadesinde belirgin bir yumuşama olmasa da vücudunda ufak kıpırdanmalar olmuştu. selam verip, sıra olmayan bir berber dükkanı bulmuş olmanın zafer edasıyla tıras olacağım koltuğa oturmuş ve berber amcanın makasıyla saçıma yapacağı klas dokunuşları sabırsızca bekliyordum. elindeki tıras makinesiyle kafamın üst bölümündeki saçlara amansızca girişen berber amca sanki bir şeylerin sinirini benden çıkarıyordu. berber amca agresif tavirlarla sacimi kesmeye devam ederken elinde poşetle dükkana giren bir çocuk, "abi siparişin geldi" diyerekten berber amcaya seslendi. saçımın yarısı kesilmiş yarısı kesilmemiş bir durumda iken,berber amca elindeki makası ve tıras makinesini tezgahın üstüne bırakmış, çocuğun elindeki poşeti alarak biraz önce televizyon izlediği koltuğa oturmuş ve poşeti açmıştı . poşeti açar açmaz nerede, ne şekilde olursun asla unutmayacağım o koku burnuma gelmişti . evet,bu bir lahmacun kokusuydu. berber amca,büyük umutlarla geldiğim bu boş berber dükkanında beni yarı yolda bırakmış ve sipariş ettiği tam 4 adet lahmacunu yemeye koyulmuştu. bir yandan dürüm yaptigi lahmacunlari yiyen berber amca,diğer yandan da ayranını hopurdeterek içerek,hayretler içerisindeki bakislarima sanki nispet yapıyordu. ben ise şaşkınlıkla olan biteni izliyor, olayın kamera şakası olma ihtimaline karşılık etrafımı suzuyordum . ne var ki her şey gercekti. evet! burası erkek berberi! burada her şey zor! her şey gerceeekkk! İlginç olay sonrası berber amca, ziyafetini sona erdirmis ve 25-30 dakikalık mola sonrası yarıda bıraktığı saçımı kesmeye devam etmişti. ve o geceden sonra edindiğim büyük tecrübeler neticesinde bayrampaşa'ya bir daha adimimi atmamistim. atamazdım... herneyse yaşasın samsun berberleri... :))

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)