naber gelmedi senden bir haber merak ettim diyen ünlü düşünür hande yenerin sözleriyle giriş yapmak istedim… gidiyoruz geliyoruz ve her şey bıraktığımız yerde. bayılıyorum bu siteye seni hiç yormuyor üzmüyor. şimdilerde twitter’da ütücülük yapsam da zamanında burada kafa ütülediğim kadar iyi işçilik çıkaramıyorum :((( ay çok yaşlandım ya üzüntüden bayılasım falan geliyor bazen. utanmasam 30 yaşında olacağım… benim için tam bir hayal kırıklığı. 27 yaş sonrasını yaşamak zorunda kalmam kıyamet falan kopar sanmıştım. rezalet gerçekten!!! allahım hesap sormak gibi olmasın ama bizim bir kıyamet vardı??? neyse şimdi benim yaş bunalımım yüzünden yeni evlenecek genç arkadaşlar ve yaşamaktan mutlu insanlar mağdur olmasın. kıyameti manifestlemiyorum rahat olun. bu arada manifestin yeni şarkısı süper olmamış mı? soru sormadım sakın cevap vermeyin. ajda pekkan olaaaay olmuş. sizi seviyorum (hepinizi değil) hoşça kalın 💋
eyyamı bahur -gülesim geliyor bu isme- sıcaklarının olduğu şu günlerde yağmurlu bir geceden merhaba herkese. bugün biraz iç dökme ile katılıyorum aranıza çünkü neden olmasın? bilmiyorum daha önce bahsettim mi ama burası artık benim 8-10 yıl önceki halimi hatırlamak için, o zamanki ben ne düşünürdüm diye kendime sığınmak için döndüğüm yer oldu. yine aklımda kocaman bir soru: kabullenmek mi gerek?
insan doğası gereği -yani uydurdum bu bilgiyi ama olsun- ister istemez her duygusuna, her davranışına karşılık bekliyor, içten içe beklentisi oluyor ya da bazen karşısındaki insana nazaran çok daha hassas olabiliyor. aynı şekilde yeri geliyor kendine de zalim oluyor, bunu mu demeliydim bunu mu yapmalıydım… bu aslında insanı çok kemiren bir durum. oysaki bilmek gerek; insanlar bizden uzaklaşabilir, iletişim kurmak istemeyebilir, önemsemeyebilir, bağı koparabilir. ama sanki böyle aramızda sözsüz, sonsuz anlaşmalar varmış gibi karşımızdakinden de bizimle aynı duyguları, tepkileri bekliyoruz ve aksi durum bizi yaralıyor. yani onun fikri değişebilir, artık bizi sevmediğine bile karar vermiş olabilir. çok basit bir denklem gibi görünse de en azından kendi açımdan söyleyeyim, sindirmesi çok zor bir süreç.
özellikle insan ilişkilerinin artık bu denli benmerkezci olduğu bir dönemde birini hayatımızda tutmak da zorlaşıyor. insan kabul edemiyor; elbette önemliyim, duygularım düşüncelerim kıymetli. biriciğim. ancak diğer herkes için de öyle, herkes kendine göre biricik. benim kıymetli olmam, karşımdakine olan sevgimin büyüklüğü, belki mücadele isteğim; benim duygularımı onun duygularından daha değerli mi yapar? “sen elmayı seviyorsun diye, elma da seni sevmek zorunda mı?” :) asıl erdem koşulsuz kabulden geçmiyor mu? belki de tek ihtiyacım bu. yormadan, yargılamadan, öylece, kendisi gibi, kendim gibi kabul etmek. o zaman, yazının başında sorduğum soruyu sizlere tekrar soruyorum; kendim ise kendimi cevaplamış bulunuyorum. evet, kabullenmek gerek.
insan doğası gereği -yani uydurdum bu bilgiyi ama olsun- ister istemez her duygusuna, her davranışına karşılık bekliyor, içten içe beklentisi oluyor ya da bazen karşısındaki insana nazaran çok daha hassas olabiliyor. aynı şekilde yeri geliyor kendine de zalim oluyor, bunu mu demeliydim bunu mu yapmalıydım… bu aslında insanı çok kemiren bir durum. oysaki bilmek gerek; insanlar bizden uzaklaşabilir, iletişim kurmak istemeyebilir, önemsemeyebilir, bağı koparabilir. ama sanki böyle aramızda sözsüz, sonsuz anlaşmalar varmış gibi karşımızdakinden de bizimle aynı duyguları, tepkileri bekliyoruz ve aksi durum bizi yaralıyor. yani onun fikri değişebilir, artık bizi sevmediğine bile karar vermiş olabilir. çok basit bir denklem gibi görünse de en azından kendi açımdan söyleyeyim, sindirmesi çok zor bir süreç.
özellikle insan ilişkilerinin artık bu denli benmerkezci olduğu bir dönemde birini hayatımızda tutmak da zorlaşıyor. insan kabul edemiyor; elbette önemliyim, duygularım düşüncelerim kıymetli. biriciğim. ancak diğer herkes için de öyle, herkes kendine göre biricik. benim kıymetli olmam, karşımdakine olan sevgimin büyüklüğü, belki mücadele isteğim; benim duygularımı onun duygularından daha değerli mi yapar? “sen elmayı seviyorsun diye, elma da seni sevmek zorunda mı?” :) asıl erdem koşulsuz kabulden geçmiyor mu? belki de tek ihtiyacım bu. yormadan, yargılamadan, öylece, kendisi gibi, kendim gibi kabul etmek. o zaman, yazının başında sorduğum soruyu sizlere tekrar soruyorum; kendim ise kendimi cevaplamış bulunuyorum. evet, kabullenmek gerek.
"bir çiçeği öleceğini bile bile dalından koparıp, yalnız benim olsun deyip kendine saklamak aşktır. bir çiçeği, yaşaması için dalında bırakmaya razı olup, onu her gün sulamak sevgidir. çiçeği dalında bırakanın hissi onu koparanınkinden daha güzeldir. çiçeğin yeri dalıdır çünkü."
ulan şuan samsunda değilim ama 14 şubatın yaklaşmasıyla atakumda eline çiçek tutuşturan çocukların sesini duyabiliyorum '' abe yanındaki kıza al - ablaya hediyem olsun - abi şu soğukta bi çorba parası - abe al gönlünden ne koparsa ''
merhametimden yedigim iki kazik:
6-7 yasindayken
benden 9-10 yas buyuk gokhan diye bir cocuk vardi beni hep dover, asagilar saf olmamla alay eder amele gibi islerini yaptirtirdi, cok sevdigim, cipsten cikan topac gibi bir oyuncagimi bicagiyla kesmisti, mahallede mac oynarken bana "gokhan beni sikti" dedirtip ses kaydi alip herkese gosterip alay etmisti,
bir kere bu olaylari cok hafif ustunden babama anlatmistim, bu cocugu doveym mi napayim falan demisti bende acimistim yok onemli degil falan demistim, bu cocuk 6-9 yaslari arasi hayatmi skmisti, futbol oynardik beni kaleci yapar sert sutlar cekerdi, futbol oynamiyorkende yolda tek gordugunde kafama dogru top atardi bir keresinde kaleci yapip arkadasi toygar diye biriyle birlikte cok sert sutlar cekmislerdi topu kurtarayim derken belim cok acimisti aglayarak eve gitmistim falan bu olaylardan dolayi hafif kekemeligim baslamisti ve hala top oynayan cocuklarin arasindan gecerken her an kafama top gelecek diye korkma hissim var
6. ve 7. siniftayken
sinifta kürt oldugu icin dislanan bir cocuk vardi, bizim mahalledeydi, biraz fakirlerdi, babasi taksi soforuydu, yeni tasinmistik, mahallede ilk tanistigim cocuklardan biriydi, okula ilk geldigimde cocugu sinifin kabadayisi tipler asagiliyordu bende daha ilk gelir gelmez onlara kafa tutmustum.cocuga hep destek oluyordum,tenefuslerde yaninda oluyordum onunla geziyorum diye bize "ayrilmaz ikili" falan diyerek gulenleri aldirmiyordum,
ve her gun, kardesine tost alsin diye 3lira harcligimin 1lira sini veriyordum, boyle aylar gecti bir gun cocugun yalanini yakaladim, bana "senin parayla kardesime tost aldim, param bitti" demisti ama sonraki tenefus verdigim 1 lirayi keyfine gore harcamisti
sonra ben buna para vermemeye basladim, cok zaman gecmeden diger arkadaslarimla(mahalleden, farkli siniflarda) arami bozmaya basladi, ardindan durduk yere bana saka niyetine saldirmaya, hakaret etmeye basladi
o cocuk yuzunden yalniz kalmistim, tenefuslerde yalnizdim, her tenefus baska siniftaki arkadasima gidiyordum ki o da beni pek sallamiyor oylesine yaninda tutuyordu, 2 yillim tenefuslerde boyle gecti
bu sekilde cok ornek var, cocukluktan beri merhametim yuzunden hayatimin en guzel yillarini baskalari caldi, bana en buyuk zarari merhametim verdi ve nefretim sayesinde daima guclu oldum, bana daima nefretim cesaret ve guc verdi
devami psikopatlik iceriyor
devami psikopatlik iceriyor
devami psikopatlik iceriyor
eger o kurt cocuk suan benim merhametime kalsa babasi ile annesini gozleri onunde idam eder, kardesiyle kendisini hapseder, ikisinide ac birakir ardindan her gun parmaklarini kesip pisirerek yemek olarak verir bu sekilde gun gectikce ikisinide tamamen ampute birakir bu sekilde olume terk ederim
eger gokhan merhametime kalsa
sorgu odasi camindan gorecegi sekilde sandalyeye baglarim
icerideki esine cocuklarinin parmaklarini kopartmasini yoksa hepsini oldurecegimi soylerim, ardindan kadini zihnen sakat(beyne elektrik), gokhani ise felc birakirim ve omur boyu bu sekilde yasamaya mahkum kalir ve benim gibi her gun pismanligi yasar dusunur olmek ister ama olemez
vicdanimi ve gucsuzlugumu anakinin annesi, ona bunu yapan yaratiklari hayatimi calanlar, ve anakini ise nefretimin gucu gibi goruyorm bu videoda
6-7 yasindayken
benden 9-10 yas buyuk gokhan diye bir cocuk vardi beni hep dover, asagilar saf olmamla alay eder amele gibi islerini yaptirtirdi, cok sevdigim, cipsten cikan topac gibi bir oyuncagimi bicagiyla kesmisti, mahallede mac oynarken bana "gokhan beni sikti" dedirtip ses kaydi alip herkese gosterip alay etmisti,
bir kere bu olaylari cok hafif ustunden babama anlatmistim, bu cocugu doveym mi napayim falan demisti bende acimistim yok onemli degil falan demistim, bu cocuk 6-9 yaslari arasi hayatmi skmisti, futbol oynardik beni kaleci yapar sert sutlar cekerdi, futbol oynamiyorkende yolda tek gordugunde kafama dogru top atardi bir keresinde kaleci yapip arkadasi toygar diye biriyle birlikte cok sert sutlar cekmislerdi topu kurtarayim derken belim cok acimisti aglayarak eve gitmistim falan bu olaylardan dolayi hafif kekemeligim baslamisti ve hala top oynayan cocuklarin arasindan gecerken her an kafama top gelecek diye korkma hissim var
6. ve 7. siniftayken
sinifta kürt oldugu icin dislanan bir cocuk vardi, bizim mahalledeydi, biraz fakirlerdi, babasi taksi soforuydu, yeni tasinmistik, mahallede ilk tanistigim cocuklardan biriydi, okula ilk geldigimde cocugu sinifin kabadayisi tipler asagiliyordu bende daha ilk gelir gelmez onlara kafa tutmustum.cocuga hep destek oluyordum,tenefuslerde yaninda oluyordum onunla geziyorum diye bize "ayrilmaz ikili" falan diyerek gulenleri aldirmiyordum,
ve her gun, kardesine tost alsin diye 3lira harcligimin 1lira sini veriyordum, boyle aylar gecti bir gun cocugun yalanini yakaladim, bana "senin parayla kardesime tost aldim, param bitti" demisti ama sonraki tenefus verdigim 1 lirayi keyfine gore harcamisti
sonra ben buna para vermemeye basladim, cok zaman gecmeden diger arkadaslarimla(mahalleden, farkli siniflarda) arami bozmaya basladi, ardindan durduk yere bana saka niyetine saldirmaya, hakaret etmeye basladi
o cocuk yuzunden yalniz kalmistim, tenefuslerde yalnizdim, her tenefus baska siniftaki arkadasima gidiyordum ki o da beni pek sallamiyor oylesine yaninda tutuyordu, 2 yillim tenefuslerde boyle gecti
bu sekilde cok ornek var, cocukluktan beri merhametim yuzunden hayatimin en guzel yillarini baskalari caldi, bana en buyuk zarari merhametim verdi ve nefretim sayesinde daima guclu oldum, bana daima nefretim cesaret ve guc verdi
devami psikopatlik iceriyor
devami psikopatlik iceriyor
devami psikopatlik iceriyor
eger o kurt cocuk suan benim merhametime kalsa babasi ile annesini gozleri onunde idam eder, kardesiyle kendisini hapseder, ikisinide ac birakir ardindan her gun parmaklarini kesip pisirerek yemek olarak verir bu sekilde gun gectikce ikisinide tamamen ampute birakir bu sekilde olume terk ederim
eger gokhan merhametime kalsa
sorgu odasi camindan gorecegi sekilde sandalyeye baglarim
icerideki esine cocuklarinin parmaklarini kopartmasini yoksa hepsini oldurecegimi soylerim, ardindan kadini zihnen sakat(beyne elektrik), gokhani ise felc birakirim ve omur boyu bu sekilde yasamaya mahkum kalir ve benim gibi her gun pismanligi yasar dusunur olmek ister ama olemez
vicdanimi ve gucsuzlugumu anakinin annesi, ona bunu yapan yaratiklari hayatimi calanlar, ve anakini ise nefretimin gucu gibi goruyorm bu videoda
“hoşlanmak” ile “sevmek” arasındaki fark
buda tarafından güzel bir dille cevaplanır:
“eğer bir çiçekten hoşlanırsanız, onu kökünden/dalından koparırsınız.
eğer bir çiçeği severseniz, onu her gün/düzenli olarak sularsınız.”
buda tarafından güzel bir dille cevaplanır:
“eğer bir çiçekten hoşlanırsanız, onu kökünden/dalından koparırsınız.
eğer bir çiçeği severseniz, onu her gün/düzenli olarak sularsınız.”
sizce ayrılık hangi durumlarda gereklilik haline gelir? ipler ne zaman koparılmalı fikirlerinizi öğrenebilir miyim?
artik kendimi biliyorum
3.5-4 saattir annem ve kiz kardesimle sohbete daldim.hayatin gercekleri gelecek egitim meslek para vs ama hayir bunlar etkilemedi kiz kardesimin bu tembel uyusuk ve hicbir seyi onemsemeyen halinin kendi keyfinden degil babamdan kaynakli oldugunu ogrenmek, annemin ve kizkardesimin eriyen bir halde oldugunu gormek etkiledi.gozlerimin onunde yavas yavas ruhen ve fiziksel olarak olduklerini gormek etkiledi.ugradiklari iskenceyi anlamak acilarini hissetmek etkiledi.annemin gecmiste ugradigi zulmleri haksizliklari fiziksel/zihinsel iskenceleri anlatmasi etkiledi.vicdanimdaki o sizlanmayi hissettim ve bu bana hayatta aradigim amaci anlami bunlarla ilgili motivasyonu sagladi
artik kendimi biliyorum.artik bir kimligim var ruhum var.
kadinlar tarafindan yetistirildim kadin gunlerindeki erkek cocuguydum onlarin konusmalarini dinleyen daima uslu kavgadan uzak utangac saf bir cocuk oldum.aileme sevdiklerime simarir kosar komik yuzler hareketler yapar guler ve guldurmeye calisirdim.
bunlar disinda hayatim boyunca zorbalar tarafindan ezildim.nadiren onlarin arkadasi olup onlarin korumasinda olsamda cogunlukla onlar tarafindan asagilandim ezildim itaat etmeye zorlandim.14 yasindan beri bir aptal ve beceriksiz olduguma inandirildim.bir hayvan gibi tembel itaatkar hale geldim.sadece kactim korktum hayal kurdum.kaba saygisiz yuzsuz insanlardan nefret eder oldum
hicbir zaman bencil olmadim egoist ve havali olmadim.saf iyi cocuktum.kendisini en cok ezenlere bile iyilik yapan cocuktum.12 yasimda ailevi sikintilari 14 yasimdaysa her gunu iskence olan 1 yillik okul ile kimlik karmasasini yasadim asagilik kompleksinide yukseklik kompleksinide doruklarda yasadim.8 yasinda cocugu kendimden daha guclu daha ustun gordugumde oldu kendimi insanligin efendisi gibi gordugumde tum kurtulma cabalarim bosuna oldu tum calisma duzen getirme cabalarim max 1 hafta dayanabildi cunku motivasyonum yoktu benim icin hayat onemsizdi cunku ben onemsizdim.cunku ortada ben yoktu itaatkar tembek zavalli ezik bir hayvan vardi
artik kendimi biliyorum.zorbalikla ezilen iskence goren can cekisen eglenemeyen para sikintisi ceken sevdiklerimi dostlarimi kurtarmaliyim.onlara aci cektirenlere hayal edemeyecekleri acilari vermeliyim.hayir konu psikopatliksa sadistlikse sinirlar yok ahlak yok vicdan yok olamaz olmamali olmayacak.hicbiri umrumda degil kotu insanin aci cekmesinin tek yolu cocugunun gozu onunde olmesiyse eger cocugunu ona elleriyle oldurtmeliyim delirtmeliyim gozlerini her kapadiklarinda her yalniz kaldiklarinda onlara o acilari tattirmaliyim.vicdan ve sevgi sadece iyilere sevdiklerime zorba olmayanlara kaba olmayanlara var kalani kadin cocuk farketmeksizin sabun olsun eritilsin bombalansin uzuvlari koparilsin umrumda degil gram vicdan hissetmiyorum
hayvan gibi zavallica yasadigim bunca senede en degerli seye sahip oldum.guclu bir iradeye.insanlarin ask doktorlari psikologlari ogut veren hocalari oldum korkularimi yendim kuruntularimi alt ettim tabularimi astim.en degerli seye sahibim ayagimin ucunda her gun dahada buyuyen sihirli elmasa sahip asami artik elime aliyorum artik gucluyum artik bir kimlige ruha sahibim
kendimi asla birakmayacagim kendimi 7-8 yildir yaptigim gibi asla salmayacagim.ben sevgi dolu fakirlere zenginlik ezilenlerinse intikamiyim.yillarca ezilenin gecirdigi acimasiz cinnetim ben, intikamlarini en acimasizca alan olacagim.her seyin en iyisine en luksune sahip tutkularini sehvetini tum icinde kalanlari yasayamadiklarini en iyi doyuran biri olacagim.ben buyum ben artik kendimim kendimdeyim.
karakterimi ve arzularimi belirledim artik bir ruha sahibim.iyi biriyim yardim eder iyilik yaparim ama ayni zamanda hak edene gercekten ve gercekten hak edene affedilemez olana psikopatim.sanatci olmak hissettiklerimi hissetirmek veya psikolog olmak herkesin derdine care olmak falan isterdim eskiden ama artik biliyorum hepsinden oteyim bir ustinsanim yillarca izlemis empati yapmis erdemleri sorgulamis kendini yenmis biriyim asla siradan olamayacak kadar siradanliktan cok otedeyim kendimi biliyorum artik bir ruha sahibim
selam yine ben frank.(size slm yoh.) başlangıcı az önce yaptığım bir olayı anlatmakla gerçekleştirmek istiyorum. bilirsin beni, deli hallerimi. dengesizliğimin zirve bulduğu, yeri geldiğinde aslan kesilen, yeri geldiğinde pisiciğe dönüşen tavırlarımı. kitap ayracım vardı bi dane. (ewt sadece 1 tane.) fazla kitap ayracı bulundurmam, bir tanecik kitap ayracım olur mesela tüm kitapları gezer. hepsinin kokusu siner üstüne. ben o kitap ayracımı kafa dağıtmak için kaybolmayı tercih ettiğim bir zaman diliminde unuttum. kendim kaybolmaya çalışırken ayracımı kaybettim. sonuç? sonuç olarak; ayraçsız kalan bir “ben”(kişi zamiri olan ben) söz konusu oldu. böyle olunca da doğal olarak okuduğum kitaplarda nerede kaldığımı ayırt edemez oldum ve sayfalar arası dejavu geçişleri yaşadım. en son dayanamadım, “yok yani olmaz böyle” dedim.(başka bir şey de demiş olabilirim, hatırlamıyorum!) sallama çayın ipli kısmını dişimle koparıp(beni gidi yamyam.) kendime kitap ayracı yaptım. bence fazla güzel oldu. nostalji kokan eskimiş bir şapkam, yamalı bir paltom olmayabilir ama garip bir ayracım var artık. (sizi trip-canlar-sular size de selam lan.) ewt. başlangıcı yaptım şimdi başka başka konulara geçiş yapalım. havalar soğudu mesela(bize ne havadan), suların kireç oranı ise yüksek(uff). senelerdir samsun’dayım ama alışamadım birkaç şeye. tabii bunun yanı sıra alıştığım şeyleri de mevcut değil, değil.(anladın mı bu cümleyi frank? çok karışık oldu gibime geldi bir an. kısa bir alt yazı geçeyim derken bir hayli uzattım ama demek istiyorum ki; alıştığım şeyleri de var.) sonunda kapatabildim parantezi, neyse biz devam edelim.
~
😝
~
~
😝
~
nankorlugumu ve bencilligimi anlamak mi yoksa zugurt tesellisi mi?
dunya bir elma biz kurtcuklariz ve tum savas elmadan daha buyuk parca koparmakla ilgili.ne kadar iri bir kurtcuksan o kadar guclu ve sayginsin
vize haftasi, odevler yine stres ve kosusturma hayat zaten bu degil mi?her canlinin derdi guvenli ve sicak bir yerde beslenip yavrulamak degil mi?bizlerinde tum yaptigi bu tum bu kosusturmanin sebebi hayvan bedenlerimizi hayatta tutmaktan ibaret ve bu ugurda birbirimizi eziyoruz ne kadar ezersen o kadar guclusun dogrudan veya dolayli farketmekszin tum sistem boyle
yasami boyle kasvetli yapan sey hissedebilen bir vicdan mi, dusunen bir akil mi yoksa her seyi ayagina bekleyen tembel biri olmak mi?cok merak ediyorum matrixteki gibi sanal gerceklik sistemi kurulsa ve herkese zengin guzel bir yasam sunsa insanlar sahte ama renkli olani gercek ama gri olana tercih ederler mi?aslinda sorunun cevabi uykunun okuldan isten stresten daha cok sevilmesinde sakli.yani evet ederler ugrunda her seylerini feda ederler
yinede kelimeler dusunceler anlamsiz bakis acilari hepsi bos hayat bu iste yasaniyor ve insanlar onun yasanilmasi gerektigine umutla inaniyor.peki ya bugun ileride daha makam sahibi daha zengin biri olmak icin daha buyuk guclu iri bir kurtcuk olmak elmayi daha cok tuketmek icin ne yaptim?hicbir sey
dunya bir elma biz kurtcuklariz ve tum savas elmadan daha buyuk parca koparmakla ilgili.ne kadar iri bir kurtcuksan o kadar guclu ve sayginsin
vize haftasi, odevler yine stres ve kosusturma hayat zaten bu degil mi?her canlinin derdi guvenli ve sicak bir yerde beslenip yavrulamak degil mi?bizlerinde tum yaptigi bu tum bu kosusturmanin sebebi hayvan bedenlerimizi hayatta tutmaktan ibaret ve bu ugurda birbirimizi eziyoruz ne kadar ezersen o kadar guclusun dogrudan veya dolayli farketmekszin tum sistem boyle
yasami boyle kasvetli yapan sey hissedebilen bir vicdan mi, dusunen bir akil mi yoksa her seyi ayagina bekleyen tembel biri olmak mi?cok merak ediyorum matrixteki gibi sanal gerceklik sistemi kurulsa ve herkese zengin guzel bir yasam sunsa insanlar sahte ama renkli olani gercek ama gri olana tercih ederler mi?aslinda sorunun cevabi uykunun okuldan isten stresten daha cok sevilmesinde sakli.yani evet ederler ugrunda her seylerini feda ederler
yinede kelimeler dusunceler anlamsiz bakis acilari hepsi bos hayat bu iste yasaniyor ve insanlar onun yasanilmasi gerektigine umutla inaniyor.peki ya bugun ileride daha makam sahibi daha zengin biri olmak icin daha buyuk guclu iri bir kurtcuk olmak elmayi daha cok tuketmek icin ne yaptim?hicbir sey
yurt odamızda bizden çok böcekler yaşıyor 😂😂 az önce 5 tane böcek kovaladık odadan bir savaşçı edasıyla 🤛🏻 bir tanesi de ayak ucuma yerleşmiş onu oradan koparabilene aşk olsun ☺️ neyse ki kurtuldum ondan uyuyacağım şimdi cümleten iyi geceler ahali 😂 bay bay
demin yolda yürüyorum telefonla uğraşarak köşeden biri durdurdu. biri ama başka bi'şey olan biri. böyle bir karizması efendime söyleyeyim playboy duruşu var. bende normalde süslenmem bugün süslenesim geldi, şans işte 😂 engelli çocuklar için yardım topluyoruz normalde 5 lira ama gönlünden daha fazlası koparsa öyle de verebilirsin falan dedi. benim de nakitim yok yanımda yoksa yardım edicem, maalesef nakitim yok kart var dedim. ben burdayım zaten çekip getirebilirsin falan dedi tamam dedim. neyse parayı çektim standın olduğu yere gittim parayı uzattım, bir şaşırdı sen ne güzel bir insansın dedi bunu sözünü tuttuğun için diyorum melek gibisin falan dedi, ben sadece yok esreğfirullah deyip güldüm 😂 sonra tam gidicem burda çalışmak ister misin dedi, bir afalladım bilmem ki düşünürüm ama söz vermiyim dedim, samsun'a gidip geliyormuş her gün ordu'da olmuyormuş sen düşün çalışmak istersen bana yazarsın dedi numarasını kaydettim, elini uzattı sonra bu eli bırakmak istemedim şimdi demeler, numarayı verirken 'ben İlhan sense melek ehuehu'demeler falan. hayatımda hiç böyle bir şeyle karşılaşmayan üçüncü şok tabii😂
not:maalesef İlhancım hoşsun ama playboysun 😒😂
not:maalesef İlhancım hoşsun ama playboysun 😒😂
↘️↘️ya benim kaderimin yazıldığı defterin aralarından sayfalar koparılmış galiba... olayların bu kadar alakasız gelişmesinin başka bir açıklaması olamaz...🤔
bakire kadınlar istiyorsunuz çünkü cinsel performansınızda ki başarısızlığın kıyaslanmasını istemiyorsunuz.
edilgen ve tecrübesiz kadınlardan eş istiyorsunuz, çünkü hizmetinizi yaparken sözünüz geçsin istiyorsunuz.
her kadın bedenine hakkınız var gibi bakıyorsunuz, sahip olduğunuz kadınlara da başka erkekler aynı şekilde bakacak diye kadınlara hayatı zehir ediyorsunuz.
ben sana güveniyorum da çevreye güvenmiyorum diyenleriniz az değildir.
aşağılık kompleksinin adı oluverir kıskançlık, kıskançlığı sevgi yapan geri zekalılık.
özgür düşünen, güçlü, kişilikli kadınlardan korkuyorsunuz, çünkü ne kadar aciz olduğunuzla yüzleşmekten kaçıyorsunuz.
bir erkek her haltı yediğinde görmezden geliyorsunuz, ama bir kadın ''bedenim benimdir sana ne dese'' adını çıkartmaktan hiç gocunmuyorsunuz.
ahlakı kişilikte kaybettiniz, kadının apış arasında arıyorsunuz.
namusunuzu kadın kazandırır, nasıl bir erkek olduğunuz kadına göre ölçülür.
utanmanız ancak karınız "namussuzluk" yaparsa olur.
ödünüz kopar o yüzden tam bir tahakkümcüdür ruhunuz.
faşizm sizden başlıyor, zihniyetsizliğinizden farkedin.
sahi yaa siz erkek kalanlar, hala insan olamayanlar, cinsel organından yukarı çıkamayan kafalar, siz bu dünyada niye varsınız?
cahillikle övünen tek canlı olmak, nasıl bir hakarettir kendinize farkında mısınız? ( bu tarz elestırıler lazım bızlere) cidden
edilgen ve tecrübesiz kadınlardan eş istiyorsunuz, çünkü hizmetinizi yaparken sözünüz geçsin istiyorsunuz.
her kadın bedenine hakkınız var gibi bakıyorsunuz, sahip olduğunuz kadınlara da başka erkekler aynı şekilde bakacak diye kadınlara hayatı zehir ediyorsunuz.
ben sana güveniyorum da çevreye güvenmiyorum diyenleriniz az değildir.
aşağılık kompleksinin adı oluverir kıskançlık, kıskançlığı sevgi yapan geri zekalılık.
özgür düşünen, güçlü, kişilikli kadınlardan korkuyorsunuz, çünkü ne kadar aciz olduğunuzla yüzleşmekten kaçıyorsunuz.
bir erkek her haltı yediğinde görmezden geliyorsunuz, ama bir kadın ''bedenim benimdir sana ne dese'' adını çıkartmaktan hiç gocunmuyorsunuz.
ahlakı kişilikte kaybettiniz, kadının apış arasında arıyorsunuz.
namusunuzu kadın kazandırır, nasıl bir erkek olduğunuz kadına göre ölçülür.
utanmanız ancak karınız "namussuzluk" yaparsa olur.
ödünüz kopar o yüzden tam bir tahakkümcüdür ruhunuz.
faşizm sizden başlıyor, zihniyetsizliğinizden farkedin.
sahi yaa siz erkek kalanlar, hala insan olamayanlar, cinsel organından yukarı çıkamayan kafalar, siz bu dünyada niye varsınız?
cahillikle övünen tek canlı olmak, nasıl bir hakarettir kendinize farkında mısınız? ( bu tarz elestırıler lazım bızlere) cidden
o da en az benim kadar çok sevmisti bundan adim kadar eminim. kopmaya mecbur kaldık koparıldık biz. o zorunda oldugun icin belkide coktan vazgecti ya da ayakta kalmak icin çabalıyor bilmiyorum nasıl oldugu konusunda da en ufak bi fikrim yok zaten. ama ben ondan vazgecmek icin herseyi yaptim nefret etmek istedim ayrıyken kavga ettim kötü bitsinde soguyayım diye ama olmadı ne yaptımsa olmadı. onu suçlayamam çünkü suçlu ortada. ama ben onlar yüzünden hastalık hastası oldum neyse işte şimdi yeni haplarıma merhaba...
arkanızdan konuşup, yüzünüze gülmediğim için tüm bu şerepsizlikleriniz, biliyorum.
dedikodu varsa dedikodu yapın, arkasından konuşacaksanız konuşun, arkadan konuşmayıp susunca savunmuş olduğumu düşünen bir zihniyet var çevremde. birde, açığımı yakalamaya çalışıyorsun diyen şahıs. bir insanın arkasından konuşmak zorunda değilim, sevmiyorsan ortamda da gülüp samimi olma o zaman. sırf bu yüzden 3 senelik arkadaşımla bağımı koparmış bulunmaktayım, konu açsam kıza demediğini bırakmayacak ama yan yana gelince can ciğer, kuzu sarma. söylemeyeceğimi bildikleri için bu rahatlık. yaptığı bir olayı konuşursun amenna, kırılmışsındır içini dökersin ama üçümüz yan yana gelince, az önceki lafları diyen sen değilmişsin gibi davranamazsın. 3 senedir canım dediğim insan, 1 senelik aramıza yeni katılan kızla beni çekiştiriyorlar. sonra da konuşmalarını okuduğumda şakalaşıyorduk diyor, beklemediğim lafları gördüm o mesajda. ve yaptığım tek şey gezmek için yalan söylemek yerine, doğruyu söyleyerek izin almayı tercih etmemdi. bir toplumda doğru olanı yapınca, gözlerine batıyor.
küsmek, uzaklaşmak, arkadaşsız kalmak istemiyorsanız yaptıklarının aynısını yapın, yanlış olduğunu bildiğiniz halde suyuna gidin. sizden iyisi olmaz o zaman, arkadaşlığınızda ömürlük olur. gereksiz insan ordusu. neyse allah'a emanetsiniz.
dedikodu varsa dedikodu yapın, arkasından konuşacaksanız konuşun, arkadan konuşmayıp susunca savunmuş olduğumu düşünen bir zihniyet var çevremde. birde, açığımı yakalamaya çalışıyorsun diyen şahıs. bir insanın arkasından konuşmak zorunda değilim, sevmiyorsan ortamda da gülüp samimi olma o zaman. sırf bu yüzden 3 senelik arkadaşımla bağımı koparmış bulunmaktayım, konu açsam kıza demediğini bırakmayacak ama yan yana gelince can ciğer, kuzu sarma. söylemeyeceğimi bildikleri için bu rahatlık. yaptığı bir olayı konuşursun amenna, kırılmışsındır içini dökersin ama üçümüz yan yana gelince, az önceki lafları diyen sen değilmişsin gibi davranamazsın. 3 senedir canım dediğim insan, 1 senelik aramıza yeni katılan kızla beni çekiştiriyorlar. sonra da konuşmalarını okuduğumda şakalaşıyorduk diyor, beklemediğim lafları gördüm o mesajda. ve yaptığım tek şey gezmek için yalan söylemek yerine, doğruyu söyleyerek izin almayı tercih etmemdi. bir toplumda doğru olanı yapınca, gözlerine batıyor.
küsmek, uzaklaşmak, arkadaşsız kalmak istemiyorsanız yaptıklarının aynısını yapın, yanlış olduğunu bildiğiniz halde suyuna gidin. sizden iyisi olmaz o zaman, arkadaşlığınızda ömürlük olur. gereksiz insan ordusu. neyse allah'a emanetsiniz.
bugun sanalda olsa iyi bir aksiyon yasadim
yakin oldugum bi kiz arkadasim bana birinin numarasini verdi.cocugun eski sevgilisi ona intihar ettigini soylemis keniside ulasamiyormus engellemis daha onceden
herneyse cocugu 17 18 yasinda siradan bir ergen zannettim.kendimi toshibada ust duzey bir sirket calisaniymisimda yanlislikla mesaj atmisim gjbj tanittim.amacjm ordan tanisip etki altina almakti ama cocuk 25 yasinda bonzaici belali bir tip cikti
cocuk direk sovmeye basladi bagirarak sesler atmaya falan bende onun ustune gittim avukatimj gonderirim tarzinda :d is cigrindan cikti bir yandan cocuk bir yandan arkadasi bana sovuyor onlara laf yetistirirke. arkadasim arayip duruyor
cocukla 6 dakika whaysaptan knustuk yetmedi telden konustuk.arkaplanda degiskm muzikler sesler kufurler bonzai uyusturucu tayfasi tam neyse isin ucundan siyrildim kandirdim
arkadasima dondum sonunda o da cocuga ekran gorubtulerinj atacaktin diye tutturdu.dayanamadim tekrar yazdim bu sefer durustce acikladim yine tehditler sovmeler filan derken biraz daha yumusadi ama ofkeliydi
en son yazdiklarimi goruldu yapti sonra tek tikte kaldi.numarami yaymazsa iyi umarim basima bela olmaz.bursada yasiyor olsada samdunda cok tanindigini soyledi
sonuc olarak agzimin iyi laf yapmasiyla 25 yasindaki belali bonzaiciyi onca eziklememden korkutmamdan sonra siyrilmayi basardim.hayatimda uzun surr sonra heyecanlandim hafiften korktum adrenalin yasadim :d
insanlari konusurken etki altina alabildigimi farkettim.samimi davranislarim ile
diger yandan sonuc olarak onun ustune cikamadim ve resmen laf cambazligi yaptim.bu benim nefretime nefrrt icimdeki canavaraysa canavarlik ekledi.sakinlesmek icin youtube dan xmen apocalypse deki bazi sadist kibirli yikim dolu sahneleri izledim.icimden o cocugun boynunu isira isira kopartmak geldi tum sevdiklerini gozlerinin onunde oldurmek ve onun yalvarislarini duymak geldi.guc istiyorum insanustu guc.doganin evrrnin maddenin enerjinin ustunde bir guc.herkes benden merhamet dilenmeli korkmali gok yuzunden kan yagmali
daha sonra facebookta toplama kamplariyla ilgili bir film/dizi sahnesi izledim.gercekten etkilendim vicdanimi etkiledi
kararsizim.her sey csnavar olmam icin zorluyor icimden binbir sapiklik sadistlik geciyor.baskalarinin acizligi sakatligi yalvarislari bana cinsel zevk veriyor guclu hissettiriyor ama hala vicdanim var.en ufak bir sevgide merhamette tum nefret ofke ve icimdeki canavar yok oluveriyor
cehennem gibi sicak hamam gibi buharli(nemli) samsunds ucuz giysilerimle 2 adim attigimda kollarima bileklerime kadar su gibi terledigim icin icimden dissri cikmak gelsede tum gun vantilator karsisinda yatakta uzanip elimde telefonla trolluk yapiyor youtube dsn videolar izliyorum.duzenli kutuphane spor sinema tiyatro ve okudugum bolumle ilgili kendimi gelistirmek istesemde odamdan cikamiyorum odamin kucuklugu cephesi konumuysa onu iyicr bunaltici iyice sicak yapiyor.dolayisiyla daha cok baskilaniyorum eziliyorum nefretle doluyorum kafayi yiyorum
1 2 ay sonra ne halde olscagim acaba suanki gidisata gore sizofreni veya intihar gozukuyor.artik hukmetme istahim her seye karsi surekli ofkeye ve her seye siddet uygulamaya donusmeye basladi bile
yakin oldugum bi kiz arkadasim bana birinin numarasini verdi.cocugun eski sevgilisi ona intihar ettigini soylemis keniside ulasamiyormus engellemis daha onceden
herneyse cocugu 17 18 yasinda siradan bir ergen zannettim.kendimi toshibada ust duzey bir sirket calisaniymisimda yanlislikla mesaj atmisim gjbj tanittim.amacjm ordan tanisip etki altina almakti ama cocuk 25 yasinda bonzaici belali bir tip cikti
cocuk direk sovmeye basladi bagirarak sesler atmaya falan bende onun ustune gittim avukatimj gonderirim tarzinda :d is cigrindan cikti bir yandan cocuk bir yandan arkadasi bana sovuyor onlara laf yetistirirke. arkadasim arayip duruyor
cocukla 6 dakika whaysaptan knustuk yetmedi telden konustuk.arkaplanda degiskm muzikler sesler kufurler bonzai uyusturucu tayfasi tam neyse isin ucundan siyrildim kandirdim
arkadasima dondum sonunda o da cocuga ekran gorubtulerinj atacaktin diye tutturdu.dayanamadim tekrar yazdim bu sefer durustce acikladim yine tehditler sovmeler filan derken biraz daha yumusadi ama ofkeliydi
en son yazdiklarimi goruldu yapti sonra tek tikte kaldi.numarami yaymazsa iyi umarim basima bela olmaz.bursada yasiyor olsada samdunda cok tanindigini soyledi
sonuc olarak agzimin iyi laf yapmasiyla 25 yasindaki belali bonzaiciyi onca eziklememden korkutmamdan sonra siyrilmayi basardim.hayatimda uzun surr sonra heyecanlandim hafiften korktum adrenalin yasadim :d
insanlari konusurken etki altina alabildigimi farkettim.samimi davranislarim ile
diger yandan sonuc olarak onun ustune cikamadim ve resmen laf cambazligi yaptim.bu benim nefretime nefrrt icimdeki canavaraysa canavarlik ekledi.sakinlesmek icin youtube dan xmen apocalypse deki bazi sadist kibirli yikim dolu sahneleri izledim.icimden o cocugun boynunu isira isira kopartmak geldi tum sevdiklerini gozlerinin onunde oldurmek ve onun yalvarislarini duymak geldi.guc istiyorum insanustu guc.doganin evrrnin maddenin enerjinin ustunde bir guc.herkes benden merhamet dilenmeli korkmali gok yuzunden kan yagmali
daha sonra facebookta toplama kamplariyla ilgili bir film/dizi sahnesi izledim.gercekten etkilendim vicdanimi etkiledi
kararsizim.her sey csnavar olmam icin zorluyor icimden binbir sapiklik sadistlik geciyor.baskalarinin acizligi sakatligi yalvarislari bana cinsel zevk veriyor guclu hissettiriyor ama hala vicdanim var.en ufak bir sevgide merhamette tum nefret ofke ve icimdeki canavar yok oluveriyor
cehennem gibi sicak hamam gibi buharli(nemli) samsunds ucuz giysilerimle 2 adim attigimda kollarima bileklerime kadar su gibi terledigim icin icimden dissri cikmak gelsede tum gun vantilator karsisinda yatakta uzanip elimde telefonla trolluk yapiyor youtube dsn videolar izliyorum.duzenli kutuphane spor sinema tiyatro ve okudugum bolumle ilgili kendimi gelistirmek istesemde odamdan cikamiyorum odamin kucuklugu cephesi konumuysa onu iyicr bunaltici iyice sicak yapiyor.dolayisiyla daha cok baskilaniyorum eziliyorum nefretle doluyorum kafayi yiyorum
1 2 ay sonra ne halde olscagim acaba suanki gidisata gore sizofreni veya intihar gozukuyor.artik hukmetme istahim her seye karsi surekli ofkeye ve her seye siddet uygulamaya donusmeye basladi bile
şimdi size bir melekten bahsetmek istiyorum. her zaman gittiğim sahile yine gittim. arkadaşımla sohbet muhabbet derken. bir çocuk etrafımızda koşuyor. bize bakıyor, gülüyor. çocuk dediysem rahat 14 15 var. ama o bir melek. hani şu gözleri çekik ve kocaman olan, sarışın,sevecen, insanlardan eksiği değilde bir kromozom fazlası olan melekler var ya. heh onlardan sadece bir tanesiydi. ne zaman bize baksa gülümsedim ona. etrafta hiç gelincik olmamasına rağmen. nerden bulduysa koparıp yanımızdaki banka bırakıp. arkamızdaki bir banka oturmuş. bizi izliyor. biz kalktık ordan. ona baktım. bir bize bakıyor bir çiçege. oyle üzgün bakıyor ki. sanırım almayacağımızı düşündü. döndüm aldım. ona baktım, gülümsedim. öyle utangaç, öyle mahcup bir ifadeyle başını öne eğdi ki. o an kocaman sarılmak istedim ona. gözlerim doldu. ne kadar sulu gözüm dimi? benim en sevdiğim çicek yoktu. hepsini severdim. ama ben anısı olan şeyleri severim. o günden itibaren en sevdiğim çicek bahar aylarında açan ve yaza girdiğimizde kaybolan gelincik çiçegidir. 😊
gençler gençler.... memlekette uzun süreli bir tatil yapmayı düşünüyordum. buraya geldim geleli bir şeyler farkediyorum. neden özlemediğimi? neden kendimi bir yere ait hissetmediğimi? bir sürü neden sorusuna cevabım işte tam olarak böyle zamanlarda var oluyor. ne aşk ne ihanet ne yalan ne de ölüm... hiç biri yıkamadı. beni yıkan, yaralayan tek şeyin annem ve babam olduğunu buraya geldiğimde anlıyorum. şimdi burda salak saçma ailevi dertlerimi anlatıp sizide baymayacagım. merak etmeyin sorun yok 😂 zaten ben alıştım artık. üzülmüyorum. sevgisiz ve yalnız oluşuma. sadece uzak durmam gerekiyor. çünkü onları çok seviyorum. bana yaptıklarına rağmen ailemi o kadar seviyorum ki. benden uzakta olduklarında canımı yakmıyorlar. en iyisi uzak olmak. ki zaten hayatta da böyle değil miyiz? İnsanlara belli bir mesafede durmak lazım. fazla yakın olmak zarar veriyor.
İnançlı bir insanım. bazen öyle doluyorum ki. göğsüm ortası acıya acıya ona sığınıp dualar ediyorum. fiziksel bir acı bu. gerçekten hissediyorum. canım yanıyor. öyle içten ediyorum ki. dert yakinmıyorum mızmızlanmıyorum. ama artık bir şeylere dur demek istiyorum. burda biri var babasına hiç sarılamamış biri. belki kendini tanır. onun hikayesini duyduktan sonra babama sarılmam gerektiğini düşündüm. olmuyor abi olmuyor. İnsan o yakınlığı göremeyince yapamıyor bir şeyleri.
neyseeee... bazen diyorum ki kendime. bu dünyadan fazla bir şey bekleme çeyrek. bir şeyleri abartmada, büyütme. allah biliyor ya. hepimiz içimde fırtınalar koparken mutlu değil miyiz?
İnançlı bir insanım. bazen öyle doluyorum ki. göğsüm ortası acıya acıya ona sığınıp dualar ediyorum. fiziksel bir acı bu. gerçekten hissediyorum. canım yanıyor. öyle içten ediyorum ki. dert yakinmıyorum mızmızlanmıyorum. ama artık bir şeylere dur demek istiyorum. burda biri var babasına hiç sarılamamış biri. belki kendini tanır. onun hikayesini duyduktan sonra babama sarılmam gerektiğini düşündüm. olmuyor abi olmuyor. İnsan o yakınlığı göremeyince yapamıyor bir şeyleri.
neyseeee... bazen diyorum ki kendime. bu dünyadan fazla bir şey bekleme çeyrek. bir şeyleri abartmada, büyütme. allah biliyor ya. hepimiz içimde fırtınalar koparken mutlu değil miyiz?
arkadaşlar sizinle bir anımı paylaşmak istiyorum. anı değil bir yıkılış bir çöküştür bu. yıllardır samsun da kendince geldiğin zirveden aşağı tepe üstü çakılıştır. bundan iki hafta falan önce yemek yemek için lavaş sentera gittim öğlen saatleri. en son önceki gün aynı saatlerde yemek yemişim bayılmak üzereyim. aynı zamanda öyle bir sıkıştım ki. herhangi bir kazaya karşın adımlarım minik ama seri. neyse efendim girdim kapıdan içeri. daha tezgahın önüne gelmeden tek nefeste bana bi tavuk dürüm bol soslu turşusuz mayonezsiz diye tekerleme gibi bir şey söyleyip ışık hızıyla merdivenleri çıktım ve ilk kapıdan içeri girdim. kemerdi düğmeydi derken rahatlama evresine geçtiğim sırada ense köküme biri 'pişşşşt' dedi. bende küfre karışık bir çığlıkla arkama döndüm. kimse yok! arkadaşlar çok nadir açık ton pantolon giyen biriyim. dönmemle birlikte açok renk olan kısım koyuya dönmeye başladı. tamam dedim destursuz seyirttin ondandır tövbelerle toparlandım. ama ne var ne yok hepsi yerde ve pantolonda. ne yapacağımı düşünürken veletin biri kapıya dayandı. bir yandan da anne çişim de çişim diye gezeliyo sabi orda. kadın kapıya vuruyor. o ara gözüme kenarda duran fırça ilişti musluktan su akıtıp en azından yerdeki sarı maddeyi uzaklaştıraym dedim. musluk dışarda! çocuk sızlanmayı ağlamaya çevirdi hiç ses çıkarmıyorm ben içeriden. derken kadın hanımefendi kaç dakika oldu lütfen acele eder misiniz demez mi! ben içerde boyuna sifona basıyorum ses olması bakımından. birden aklıma dahiyane bir fikir geldi. tasarlamadan uygulamaya koydum. ben bunları yıkıyorum lütfen yan tarafa geçiniz dedim. kadın günde kaç defa temizleniyor burası daha yeni temizlendi diye bana çıkıştı. o esnada sifon sustu olanca kalın sesimle biri batırmış burayı diye kadına yükseldim hem suçlu hem güçlüyüm. kadın senin ne işin var kadınlar tuvaletinde müsait olan olur olmayan olur ne ayıp sizi şikayet ediyorum derken çocuğun ağlaması şiddetlendi ve 'al işedim işte al! ' diye bir bağrık kopardı. çocuğu da kapıda donuna işettim. anne çocuğuna kızıyor bana söyleniyor derken bin bela ile kapıyı çarptı çıktı. bende hemn çıkıp dışarıya açılan kapıyı kapattım bolca peçete ile biraz kurulandm. çantadan apollo deo ile kendimi bocalayıp keskin kokuyu bastırmaya çalıştım. sanki az önce hiç bir şey yaşanmamış gibi aşağı indim tuvaletinzin taharet musluğu bozuk mahvetti üstümü başımı diye bi zılgıt attım ve koşarak sahile vurdum kendimi. peki arkadaşlar ense köküme 'pişşşşt' diyen kimdi biliyor musunuz. lanet olası oda parfümü. kaldırın onu ordan. asın üste bi yana. olur mu hiç öyle ya. suç benim mi allasen. demem o ki dostlar bu da böyle bir çöküş hikayesidir. en yakın dostumla bile paylaşmadım bu naçizane anımı ama yanımdaki eleman inceden bi okudu gibime geliyor. esen kalın çişinizi tutun.
Omü Dedikodu