Gamsız Baykuş
arkadaşlar çok mutluyum. ama nasıl mutluyum bir bilseniz. çok uzuun bir zamandır böyle güzel mutlu olmamıştım. deli gibi eğlendim. sürecin başı da çok heyecanlıydı. şimdi olaylar şöyle gelişti. mabel matiz'in bugün konseri vardı burada. ben de özellikle öyle kolaysa'yı çıkardığından beri bu adamı canlı dinlemek istiyordum. bu hayale bugün ulaşabileceğim aklımın ucundan bile geçmezdi çünkü bana kalırsa baya mucize gibi bir şey oldu. konser ilanını gördüğümde direkt saatine, bilet fiyatına bakmıştım zaten. sonra beni biraz aşar bu diye düşünüp bir kenara koydum bu fikri ama tamamen de vazgeçmiş değildi hâlâ. geçen haftalarda tekrar bakmıştım ve biletler tükenmişti. dedim başka zamana artık, vazgeçtim. zaten bilet kalmamış vazgeçmeyip ne yapacaktım değil mi? neyse ben mabel matiz'in facebook sayfasında bir duyuru gördüm iki gün önce. samsun konserine iki kişilik bilet hediye ediyorlarmış. dedim ya nasip bir şansımı deneyeyim. ama hiç ümidim olduğundan falan değil ha. bendeki de ne şans. hâlâ inanamıyorum o biletin bana çıktığına. bir yandan şeyi de düşünüyorum, lan fake mi acaba, mail geldi ama ya konser alanına gittiğimde böyle bir şey yok derlerse falan ben hâlâ böyle bir olayın başıma gelebileceğine inanmıyorum. ta ki konser mekanını kapısından girdim, o zaman inandım. sanki zaman mekan algılarım falan kapandı. ya diyorum nasıl olur ben buradayım şu an ve benim 24 saat öncesine kadar katılmak gibi bir düşünce aklıma gelmezdi. bilenler bilir mabel'e olan daha doğrusu şarkılarına olan hayranlığımı. hatta çok kez bu platformda sizlerle de paylaşmıştım bazı şarkılarını. konser çok güzel geçti benim adıma. bağıra bağıra eşlik ettim her şarkısına, bu yüzden yarın sesim bile kısılabilir. sabahtan beri zihnimin arka planında "fırtınadayım" şarkısı çalıyordu. girişi bu şarkıyla yapınca ayrı bie sevindim. olay aslında sadece konser meselesi de değil benim için. uzun zamandır, yani yaklaşık bu eğitim öğretim yılı başladığından beri üstümde bir ağırlık vardı. ya resmen canlandım şu etkinlikle. bana hiç bu kadar iyi geleceğini tahmin etmiyordum. belki de beklemediğim bir anda olduğu için bu kadar sevinmişimdir bilemiyorum. ama her açıdan çok güzel bir anı oldu benim için. giderim sakin sakin müzik dinlerim gelirim diye düşünürken deli gibi hareket ettiğim için kollarım, bacaklarım, her yerim ağrıyor. zaten boyum kısa diye ara sıra parmak uçlarıma yükselmek zorunda kaldım o da yordu. neyse ki önümdeki kız tüm konseri elindeki telefonuyla yüksekten çekti de onun telefonundan izleyebildim sahneyi(!) yani arkadaşlar okuyamadım durumumuz yoktu diyenler için özet geçeyim. eminim ki yukarısı çok karışık olmuştur ama hislerimi sizinle hemen paylaşmak istedim. mutlu oldum arkadaşlar. çok güzeldi be her şey benim adıma. dilerim ki sizin de benden daha çok mutlu olacağınız zamanlar olsun. hayatınızda böyle kısa da olsa güzel anlar olsun. seviyorum sizleri, kendinize iyi bakın. güzel geceleriniz olsun dedikodu ahalisi.
Ghost Rider
bugünkü konumuz, sipariş veren kızlarımızın siparişlerini alırken yanlarında bir anda kapı açılınca beliren biskolata erkeklerimiz 🧐 korkmayın yemeği verip dükkana geçicez ve çayımızı içerken 101 atıcaz telefonumuzdan. numarasını adisyondan kaydedip her social media dan araştırıp fotoğraflarına bakıp mesaj falan atcak değiliz 😄 öyle bu benim bakışlarınızı bırakın ve 2 lira bahşiş atın façanız yansın bizde işimizi yapalım 🧛‍♂️
akıncı
belki 4-5 yıla yakın zamandır bu siteyi kullanıyorum.
önceden anonim olarak da çok şeyler yazmıştım
bu kullanıcı adıyla da çok şey yazdım burda
hatırlayan vardır belki burda bi kızdan çok bahsetmiştim onun için çok uğraşmıştım olmamıştı.
daha sonra hayatıma başka biri girmişti ve onunla çok mutlu olmuştum
tam bu kişi doğru insan derken terkedildim 3.5 ay önce
ayrılma nedenimiz anlaşamamak falan değildi
İlgisiz olduğumu düşündüğü için gitti.
uzakta olmamız da bunun sebebiydi
2.bir şans verelim birbirimize diye çok çabaladım ama olmadı
herşey daha iyi olabilecekken gitti
halbuki ona yakın bir yerede atanmıştım.
evlilik hayalimiz vardı
ama olmadı
ben artık bu masalın parçası olmak istemediğini hissettiğimde vazgeçtim
İçim hala acısa da
ogretmenbey18
hayır yani dönem ortasında zam yapmak nedir? 25 krş poşet farkı falan mı alıyorsunuz zksjcsd. koyduğunuz saten birer kaşık yemek zam ne alaka... ülke de her şey zamlanıyo olabilir ama o zamlarla öğrenciye gelen para da aynı oranda zamlanmıyo bunu bilin istedim.
çok_karanlık_patron!
İlk defa uzun yazacağım, yanlışım varsa düzeltin.yeni sinema kanunu diye bir halt getirdiler. neye yaradı bilmiyorum. 9 liraya aldığım bilet 14.5 lira olmuş. kampanya ve indirimler kaldırılacak derken mısırı dediler sandım. bilet kampanyaları da kalkmış, üstüne bir de sansür oh. zaten festival filmleri gelmiyor samsun'a. ama ülkeye gelmesi bile artı kültürdü. şimdi teorime geçelim.
yıllardır kardeş kardeşe yaşayan yapımcılar ve dağıtım şirketi birden kavgaya başladı.yok sen mısır satma ben şunu yapmam falan filan. sonra bakanlık el attı,sinema kanunu çıkardı. bu kanun kimim işine geldi? 1)dağıtım şirketlerinin (indirimli biletler kalktı. önceden biletle birlikte çok daha ucuza mısır alabilirdik kalktı. bir bilet bir mısır 20 lira iken, şimdi bir mısır bir bilet ayrı ayrı satılacağı için en az 30 lira oldu)
2)film yapımcılarına (kampanyalar kalktığı için biletlerin fiyatı arttı yani) doğrudan yapımcılara) biletten düşen pay arttı. 5 liradan 7.5 lira oldu.
3)bakanlığın yani devletin (biletten alınan vergi de dolaylı olarak arttı.) sinema kanunundan sonra bakanın neşeyle önümüzdeki yıl 60 milyon olan seyircimizin 100 milyon olmasını umuyoruz demesi bi garibime gitti. devletsin sen devlet. zaten sinemanın %90'ını ögrenciler ve gençler oluşturuyor. sen bunları bile soymak istiyorsun. buradan sana yıllık 10 milyon tl fazla gelse ne olur gelmese ne olur? o para devlet nezdinde hiçbir şey. yani anlayacağınız, bence geçen aylarda sinema sektörü danışıklı bir dövüş yaptı. istedikleri gibi bilet fiyatları arttı. seyirci hariç herkesin işine gelen bir teklif meclisten geçti. ayrıca reklamların azalması kanunu 1 temmuz'da uygulanacakken bu kampanyaların bitmesi tam da bugün başladı.yanlışım varsa bilen arkadaşlar düzeltsin. çünkü çok sinirliyim. haftada 2-3 kere sinemaya giden beni o kadar seven beni küstürdüler. artık gitmem. açar evde korsan izlerim. yıllarca korsan izleyen arkadaşları hep uyardım ama bizi onlar mecbur etti artık.
Fridakahlo
özellikle lisede böyle sürekli insanları bişeylere benzetme geleneği vardır.herkesin vardır şuna buna benzetiliyordum diye yani genelde öyle tavşana, kediye falan benzetenler var sizinde varmıydı bilmiyorum. kendimi bildim bileli anime karakterlere benzetiliyorum. lisede anime kız diye seslenirlerdi. anime diye seslenince dönüp bakıyordum, artık siz düşünün 🤭 birde internetten açıp gösteriyorlar, bak işte aynısın diyorlar. artık bu duruma alıştım sanırım.
Дан БилзЭрхан
vayyy beee şunu attıktan 1 hafta sonra falan bekarlığım sonra ermişti, siz siz olun büyük konuşmayın :)
Zeze
geçen sene taze mezunluğun verdiği rehavetle müthiş bir yıl geçirdim. arkadaşlarımla vakit geçirdim, yıl boyunca oradan oraya şehir şehir gezdim 😅 gezecek yer bulamadıysam, canım sıkıldıysa dershaneye gittim. onca yıl okumuşum keyfime bakmayayım mı dedim arkadaşlar. bu yıl ise evden dışarı çıkmayıp sınava çalışıyorum. İnstaya girdiğimde insanların (az kişi bu insanlar) gezdiklerine şahitlik ediyorum. aaah ah keşke geçen sene çalışsaydım falan da demiyorum, pişman değilim aklım hala gezmediğim yerlerde 😂 şu sınav bi geçsin göreceksiniz siz 😂😂 yani şey ben göreceğim 😎
ikarus⚡
canım mor ve ötesi konserine gitmek çekti. ama 3 kere falan sevda çiçeğini söyleyeceğiz, tamam mı?
soulless
şimdi hayatımda başıma gelen en sayko olayı anlatacağım. iş dolayısıyla başka bir şehre taşındım. işten bir arkadaşın yanında kalıyordum. kaldığımız semt de öyle lanet bir yer ki çoğu ev birbirinin aynı apartmanların içinden tutun dışardaki kapıya kadar. neyse taşındıktan sonra ki ilk iş gününden eve dönceğiz arkadaş dedi ki ; knk sana anahtarı vereyim de sen dön beni bekleme benim iş uzun, bulursun demi evi ? bende hafızama güveniyorum ve evlerin birbirine o kadar benzediğinden de haberim yok tmm dedim sonra. zindan anahtarlığı gibi bir anahtarlık çıkardı içinde 10 tane falan anahtar var. İçlerinden birini verdi bana şakayla karışık inşallah yanlış anahtarı vermemişimdir dedi. neyse ben çıktım yola ve bizim eve benzeyen ilk eve girdim baktım içerisi falan aynı o yüzden şüphem olmadı hiç dairenin önüne geldim başladım kapıyı açmaya çalışmaya 1-2dk uğraştım açamadım kapıyı sonra arkadaşın yanlış anahtar şakası aklıma geldi başladım sövmeye telefonu çıkardım aradım ulaşamadım daha da sinirlendim bir kez daha açmayı denedim kapıyı sonra apartmanın kapısından bir adam girdi merdivenleri hızlı hızlı çıkarken bir yandan bana sövüyor. ben şok oldum o anda kafa basmadı ne olduğuna beni tuttu savurdu o ara , yere düşürdü sırtıma dizini falan koydu bizim apartmanın kapı birden açıldı içerden bir kadın çıktı poliside aradım geliyor dedi. benim kafa o zaman dank etti neyse zorla falan anlattım olayı abi apartmanı karıştırmışım diye baya bir dil döktükten sonra birde anahtarı falan gösterdikten sonra inandılar. polisi falan geri aradılar tamam sıkıntı yok diye.meğer kadın beni kapıyı zorlayıp sinirli görünce korkmuş içerde. bende de saç sakal uzun gözlerin altı siyah ten kansızlık derecesinde beyaz yani tam potansiyel suçlulara benziyorum. kocasını aramış sonrası malum. arkadaşa anlattım olayı gülmekten altına sıçtı. bu da böyle bir anı oldu.
ucuncunesilsaglikci
uzun bir süre mutsuz olunca mutsuz olmaya alışıyor sanki insan. evet sürekli dibe iniyorsun falan ama zaten dibin etrafında dolaştığın için dibe inişlerin hayatını tepetaklak etmiyor. öbür taraftan uzun bir mutsuzluk döneminin ardından hiç beklemediğin kadar güzel günler yaşadıktan sonra tekrar mutsuz döneme gitme ihtimali bile insanın dünyasını tepetaklak edebiliyor. musmutlu olurken bir anda dini görünce insan toparlanamıyor. bir de eğer bu mutsuzluğu yaşarken hayat seni her alanda zorlamaya başlıyorsa üzüntüyü yaşamaya ve bu duruma alışmak için çabalamaya vaktin olmuyor. saçma bir şekilde sürekli yorgun, sürekli sinirli ve patlamaya hazır bir yanardağ gibi etrafta dolanmaya başlıyorsun. artık lavların seni mi etrafındakileri mi yoksa maviyi mi daha çok yakar bilemiyorsun.
mistletoe🍃
genelde çok zorlanmadığım müddetçe ilaç kullanan biri değilimdir. dün o kadar kötü oldum ki tek ilaç bile beni rahatlatmayınca ikinci bir ilaç daha almak zorunda kaldım. 2 3 saat içinde müthiş uykumu getirdiler ve uyudum. allah'ım uyumaz olaydım gördüğüm saçma sapan rüyalar yüzünden resmen psikolojim bozuk uyandım. hem alakasız, hem rahatsız edici hem de bütün fobilerimi içeren rüyalar gördüm gece boyu. bedenen ağrılarım dinmiş görünüyor ama başımın ağrısı hala bir nebze hissedilir boyutlarda. psikolojimse yerlerde... gidip kendime portakal, mandalina falan sıkıp içeyim belki keyfim yerine gelir.
mistletoe🍃
"falan" yerine "felan" yazdıysam hayatımdan gerçekten yok olmanızı istemişimdir ya da hiç doğmamış olmanızı diliyor bile olabilirim. bir insan neden "felan" der? neden? demeyin, yapmayın bunu... itici ge-li-yooooorrr.
alien
bi tane sanal arkadaşım var, onunla neredeyse her yerden takipleşiyoruz ve her yerden birbirimizin aktivitesini görebiliyoruz. hatta bazen youtube mesajlarda bazen de instagramda hatta bazen de linkedin falan google hangouts kullandığımız zamanlar vardı. yandex mailden konuştuk bir ara askjdgasf yarın onunla görüşecem. çok heyecanlıyım.
Ailenizin Gayriresmi Doctoru
vay anam vay, yazmayalı neler dönmüş serhat ya? okulunu bitirenler, bitirmek üzere olanlar. yeni insanlar falan fistan.

neyse, benim de artık son yılım

İyisiyle, kötüsüyle anılar biriktirdim
Zeze
hep büyük, boş bir alanda saçma sapan şarkı söyleyip dans etmeyi hayal ederdim. geçen gün bi arkadaşımla buradaki çamlıkta akşam kimse yokken çantaları bir kenara fırlattık. şarkı söyleyip dans ettik 😅 diğer arkadaşımız bi çekim falan yapabilirdi aslında, unutmuş olsa ki o ana dair elimizde ne bir fotoğraf ne video var. ama olsuun o an benim unutulmayacak anlıklarım arasında çoktan yerini aldı bile 🙈💃🏻
cimuka
ilk okulda hoca okur biz yazardık ben hiç yetişemezdim yazdığım yazıları okuyamazdım 6 sınıfa geldiğimde artık ben lisede nasıl yapacağım gibi şeylere kapıldım falan ama yazdığımı bende okuyamıyorum falan liseyi bitirdim şuan üniversitedeyim hala yazdığımı tam anlamıyla okuyamıyorum ama ilerleme kaydettim sonra öğrendim ki diskleksi diye bir hastalık var ben araştırınca kendimi buldum bu halimle üniversiteyi bitirmek üzeriyim sınav olduğu zaman test olsun diye dua ediyorum çünki okunaklı yazamıyorum hep düşük alıyorum yazı yazarken elim tutuluyor sanki bir taktik verin ya
morfinaltkat
sarışın olmayıp sarışın olmak isteyen hatunlar genelde ten rengi ve saç rengi zıtlığı ile ilk olarak göze çarpan durumdur. yine kütüphanedeyim fiziğiyle maşallah dedirten bir hatun gördüm ders çalışmaya değil de ajansa gelir gibi ya da dersten çıkıp geldi falan falan. bütün dikkatimi ona yoğunlaştırdım. hatun normalde ten rengi iç anadolunun esmer buğdaylarını anımsatsa da çorumlu olma ihtimali üzerine yoğunlaştığım anda mersin yöresinde yetişmiş genizden söylenen '' ñ '' ve samsıra gibi lezzetli sesiyle adeta kendine hayran bıraktı.kafamda bunun algoritmasını tartışırken şunu söylemek istiyorum bana göre kendi görüşümü söylüyorum; kusur değil ama esmer bir hatunun sarışın olması benim tuhafıma gitti. hani nasıl desem çayla süt içmiş gibi oldum ikisi de güzel ama beraber değiller. benim gibi düşünen var mı sadece bunu merak ediyorum?
👑Merry Andrew

kendimi yıkılması imkansız bir kalenin güçlü savaşçısı zannederdim. mücadeleci ve zorluklara karşı dayanıklı bir savaşçı. böyle zannettiğim için şimdi gülüyorum kendime.
karşıma çıkan her sorunun üstesinden gelmeye şartladım bugüne kadar kendimi ve yaralar almış olsam da yine de o sorunu atlattım. ama bu sefer öyle bir yenildim ki yenilgilerin en ağırı hem de. kendime yenildim ben. kendimi tanıdığımı zannederdim, kendimden emin olduğumu. ama bir detayı hep unutuyorum, bugüne kadar başıma ne geldiyse kendi seçimlerim yüzünden. bu hayatta güvendiğim bir iki kişi var, çoğunlukla kimseye güvenmem ama şu zamana kadar yaşadıklarıma bakıyorum en çok da kendime güvenmemeliymişim.
kimseyi yarı yolda bıraktığım falan yok aslında ama beynimin içindeki bu düşünceler beni kemirip duruyor. beynim bir iç savaşın ortasına sürüklenmiş gibi. "hasta olmamalıydım, hasta olmanın zamanı değil, en ufak bir zor koşulda vücudumun böyle pes etmeye hakkı yok, biri bana güveniyor ve yardım istiyorsa yanında olmak zorundayım, bu kadar hassas bir bünyeye sahip olmamalıyım, bunu kabul edemem, ben güçlü biri olmalıyım, her koşulda güçlü ve dayanıklıyımdır ben. hayır, değilim, öyle zannederdim ama değilmişim işte, işe yaramazın biriyim ben, hiçbir şeyi beceremiyorum, her şeyin üstesinden gelmeliyim bunu yapmak zorundayım başka çarem yok. ama yapamıyorum, gücüm tükendi, nasıl tükenir bunu kabul etmek çok zor ama oldu işte gücümün bittiği noktadayım."
iyikalplipsikopat
gecmisin ezgileri

gecenlerde okuldaki bir odev grubuna katildim, mecburiydi.arkadasim vasitasiyla gruba katildim.

2 kiz ve 1 ben kantinde bulustuk(normalde daha fazlayiz) konustuk kabaca planladik falan derken bir dahaki bulusmaya kadar 2 gunde odevin buyuk kismini olusturan bir slayt yaptim gercekten tek tek arastrdim falan

ve karsiliginda takdir edilmeyecegime yaptigimin begenilmeyecegine emindim ki tam tersi oldu

takdir edilmek onemsenmek cok guzel, bunun disinda gruptaki kizlardan birinin davranislari cok hosuma gitti, daha oncedende kucuk diyaloglar kurarkenki nezaketi, karsindakine deger gostermesi hosuma gidiyordu.iyi hissettim.herkes defalarca tesekkur etti cok yaraticisin falan dediler, tavirlarini begendigim guleryuzlu kibar kizin kucuk seyleri bile onemsemesi -grubun carsamba gunu bulusalim kararina iyikalplipsikopatin carsamba gunu dersi yokmus daha uygun gun bulalim cocugu yormayalim- gibisinden cumlesi cok hosuma gitti.evet kizin dis gorunusu benlik degil dindar giyimi(turbanli olmasi) falan benden cok uzak ama guleryuzu pozitif enerjisi temiz olmasi falan, iyi insanlar iyi hissettiriyorlar

ne zaman merryle bulussam ne zaman sevgiyi hissettigim onaylandigim deger gordugum bir an hissetsem kibar utangac iyi cocugu hissediyorum.iyi olmayi istiyorum.eve donerken hep iyi olmayi hayat icin cabalamayi istiyorum.zengin olup ulkeme hatta dunyaya iyilikler yaptigimi hayal ediyorum.sonra yol param disinda 20 lirayla ay sonuna kadar idare etmem gerektigini bilmek, babamin yaptiklarini isitmek, spor salonuna yazilamamak, gelecek kaygisi vs beni cikmaza sokuyor gibi

nefretle ofkeyle yasayip sadist sapkinliklar hayal etmek hayatta kalmamin tek yolu mu?

ben iyi olmak istiyorum ufak bir iyilik kucuk bir tebessum biraz onaylanma deger gorme takdir edilme daglar kadar nefreti buharlastiriyor.bir cikis yolu bulmaliyim.sevdigim basarili oldugum ve para kazanabilecegum yapmaktan bikmayacagim 1 seye bulsam ve yonelsem sadece kendimi degil sevdiklerimden sokaktaki hayvanlara kadar cok seyi degistirebilecegime eminim


Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)