zorakimuhendis
bu güzel sanatlar fakültesinin önündeki araç giriş kapısı nasıl açılıyor bilen var mı kapıya gidip kornaya falan mı basıyoruz yoksa sitelerdeki gibi 5-10 tl ye kumanda falan mı veriyorlar ?
mimarlique
daha bugünün ilk dakikalarında günün güzel geçmesi için iyi dileklerde bulunmuştum, fakat şuan kapatın gidelim moduna gelmiş durumdayım. ana kampüse çıktım, sınıfa girdik, hoca yanına almış korumalarını herkesi hizaya soktu inceden sınavın nasıl olacağının mesajını vermişti ki 100 soruluk sınav kitapçığını, ve optik kodlamayı önümde bulmam bir oldu. bir kere ben üni hayatım boyunca toplam 100 soru çözmedim, en son lysde yaptığım kodlama apayrı bir sinirimi bozdu, sorulardan zaten bahsetmiyorum, öff yani yaşayasım bile kalmadı, nefes alamaz hale geldim, çıktım bir an önce sahile atmak istiyorum kendimi o da ne dişin önünde bir hanımefendi, tekrardan nefes almaya başladım, kan dolaşımım hızlandı, bir daha görebilmek için rüzgarda dili dışarda savuran köpek gibi kafayı camdan çıkardım, o insanüstü varlığa son kez baktım, kafam allak bullak oldu, adeta kendimden geçtim ama dönemedik bir daha geriye, neyse yaşıyorsak sebebi sensin bil istedim
Xyscxahmert✅
nasıl anlasınlar seni beni acıkmadan yiyenler ,
uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler ...
cimuka
okulu bitirince işsiz olacağını bilerek nasıl gayret göstereyim abey
Forseti
yıllar önce en sevdiği kadınla birlikte sevgi hissinide toprağa vermiş yaralı bir adam nasıl tekrar sevgi hissedebilir?
themuallim
samsun'dayken bir dönem evde üst kat komşum vardı artvinli memnune teyze. annem hep size emanet diyerek gittiği için teyze kendine nasıl bir misyon edindiyse artık, çamaşırlarımın askıda kalma süresine bile müdahale ediyordu! samsun gibi bir yerde çamaşır bir buçuk saatte kurur mu be teyzem. aşağı eğile eğile beyin kanaması olmadı, çok büyük şans. hele ki böyle hava güneşliyse bittim ben, ne zaman görse "yaniyır onlar yaniyır!" diyordu. zaten şivenin her türlüsüne hastayım, hatta kullandığı sıfır sansür bir tabir var, ben değil dile getirmek şuan buraya yazamam bile sjsajsh ama yine de severdim çatlağı! benden sonrakilere sabırlar diliyorum.
Yepisyeni
hay tüküreyim böyle geceye
karabasan misali bastı üstümüze, dön dön huzur bulamıyoruz yatakta
bu geceler nasıl atlatılır bilen anlatsın omü tayfa
Gamsız Baykuş
bana doğru konuşuyor ben: - ''düşünmek yoruyor seni biraz dinlen yahut içine kapan, nasıl istersen.''
iyisi mi? sessizlik derim.
anlatıyorum kendime, dinliyorum kendimi.
söylenecek çok şey var, katlanacak yok hal.
iyisi mi? sessizlik derim.

themuallim
çoğu şeyden emin olamam ama şundan eminim ki hiçbir şeyin delicesine fanatiği olmadım. temennim ne olursa olsun daima doğruyu yanlışı ayırt edip ona göre hareket edecek bir aklıselimlik içerisinde olmak. isimler, makamlar, her durum değişir; değişmeyen şey vicdanımız, önce kendimize ve başka kimselere olan saygımız olsun derim. bir şeyler başımıza gelir, olacak olan olur, olması gerekir. kendime göre inançlı olmanın gereği buna inanırım. ama sırf bu yüzden sorgulamamak, koşulsuz teslimiyet, bir yanlış varsa dile getirememek, hakkı olanın hakkını teslim etmemek ve hatta kişi gözetmeksizin savunamamak o kadar yanlış geliyor ki. haklıysan bile savunamazsın, gıkın çıkamaz çünkü hiyerarşi var. kendin oluyorsun, fikrini belirtiyorsun ama aldığın azami tepki "2-3 yılda bu idealistlik kalmaz" oluyor. idealistlik değil ki bu, tamamen ahlak. hayatınızdaki rolde doğru veya yanlış bir şekilde topluma örnek teşkil eden insanlarsınız. adaleti, fırsat eşitliğini kendiniz sağlamazsanız süregelen neslin aydın olmasını nasıl beklersiniz? bazen o kadar sinirleniyorum ki eşofmanlı şevket hoca gibi "biz size bunu anlattık!" triplerine giriyorum.
ve son olarak da buraya kadar okuyanlara 1 yıllık fosforlu kalem sponsorluğu! genelde bu platformu derdim kederim için kullanmam. zaten gündelik hayatta yeterince içimiz kararıyor. metinlerimi oluştururken kinayeli dil kullanıp ":d (büyük d)" ifadesinde oluyorum ama bazen etrafımdakilere derdimi açıklayamıyorum, ben ne anlatsam boşa gidecek zaten diyip burayı meşgul ediyorum, içimi döküyorum. uzun yazıları özlemişiz :)
öyle işte.
birgaripmatematikci
rakiplerim harıl harıl ders çalışıyor. ben sadece dersaneye gitmek dışında başka bir şey yapmıyorum. gerçi ona da doğru düzgün gidiyorum da sayılmaz. ders nasıl çalışılır bilmiyorum ve artık bilmek istiyorumm. hayır evde ders çalışayım diye masaya oturuyorum onun dışında her işle de meşgul oluyorum. beni engelleyen bir ev arkadaşım falan da yok. yalnız yaşamama rağmen ders çalışamıyorum. yardım please.
👑 Ef.
"bir tık"
eeevet gelelim ölçü birimi olarak kullandığınız bu ifadeye. arkadaşlar hatırladığım kadarıyla bu ifadeyi hayatımıza ilk sokan ivana sert'ti. o da türkçeyi yarım yamalak bildiği için kullanıyordur muhtemelen. taklit yapıp dalga geçiyorduk ne ara dilimize girdi anlam veremiyorum. yemeği bir tık daha pişirmek ne lan manyak mısın, bir tık daha gecikse otobüsü kaçıracakmış mala bakar mısın, çiçek bir tık daha büyüdüğünde başka saksıya dikmeliymişim, güne dünden bir tık daha mutsuz uyanmış, elbise bir tık daha bol olursa daha çok yakışırmış, saç rengim bir tık daha koyu olsa iyi olurmuş. hayır neye göre ölçücez ulan bu tıkı. sana bir tık geleni direkt algılayıp nasıl uygulayayım aptal mahluk. türkçe mi bilmiyorsunuz yoksa mal mısınız, ciddi soruyorum ya.
Mona lisa
bir daha gamze bir yüz kusurudur deyip karşımda uzun uzun anlatan biri olursa uçan tekme atmayı düşünüyorum. karşımdaki kişinin anlatmasını dinliyorum. uzun uzun yüzümde bir kusur olduğunu bana inandırmaya çalışıyor. cümlesi bittiğinde yıllardır yüzümde olan şeyin adını ve nasıl oluştuğunu biliyorum. evet bir kusur deyip geçiyorum.hayır böyle diyorum ama ben seviyorum ve memnunum. kimsenin ne dediği önemli değil. ama böyle olunca sinirlerimi bozmuyor değil. birde daha da ayrıntıya giriyorlar ya bitiyorum orda. sen demesen ben bunu asla öğrenemeyecektim çok teşekkür ederim demem bekleniyor. ve cümlenin sonu ama çok güzel, sana çok yakışıyor. sakın yanlış anlama demezler mi🤦‍♀️İyi niyetli olunabilir, ama az mantıklı olsalar, gelmişim 20 yaşına bunu bilmiyor olamam normal olabilir mi. bir arkadaşım ilk kez şöyle böyle diye, böyle bir konu geçtiğinde birşey demeden geçtiğinde ona bunu sormadığı için teşekkür ettim. bu şey gibi senin gözlerin mavi, senin boyun kısa, senin çok fazla kiloların var...ama sana yakışıyor vs. ya mavi göz ne kadar güzel birşey insanlara yakışıyor. ama bunu şöyle söyleyen insanlar yok var . '' mavi gözlör aslondo rengsizdörr. '' adamın gözü mavi yada değil ne fark eder. İllâ da söylemen mi lazım.çok güzel de geç. görme engelli birinden dinlediğim bir konu var, sen nasıl görme engelli oldun? doğuştan mı sonradan mı diye. İnatla öğrenmeye açıklamaya çalışıyor. bu adamın gözleri görmüyor ne fark eder önce mi sonra mı eden adamın üstüne gidiyorsun. İnsanları olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini anlayamıyoruz ve gereksiz üstlerine gidiyoruz. fiziksel özellikler seçilebilen birşey değil. hepimiz farklıyız, farklı özelliklerdeyiz.bizi biz yapan etkenlerden biride bu.
King
böyle güzel nasıl zaten çünkü @admin yüzünden hayatın çok güzel
öğrenciyi asdhskajdhhdsj
omuluarkadas
öğretmenlik bu mu cidden! ego tatmin etmek.
öğrenciyi sürekli azarlama çabası... oturarak cevap veren öğrenciye "sen şimdi ayaktasin dimi" demek
uykusu olan öğrenciye sınıfın ortasında"gece hayatın mı var" dmek ve bunu öğretmenler odasinda şu öğrencinin gece hayatı var diye söylemek ve diğer öğretmen arkadaşında onun babası yok annesi de pek ilgilemiyor zaten demesi !!!!
ne buu!! bu mu cidden. öğrenci kazanmak yerine var olan öğrencileri de kaybetmek mi amacınız.

ben bugün stajda nasıl öğretmen olunur değil nasıl öğretmen olunmaz onu öğrendim.
eğer ben bu okuldan mezun olup bu mesleğe başladığımda eleştirdiğim gibi bir öğretmen olursam yediğim her lokma ekmek haram zıkkım olsun bana.
burası meslek lisesi burda öğrenciler böyle demek değil ogretmenlik. meslek lisesi büyük lütuftur değerlendirmesini bilene.
Ataraxia
insanlar nasıl üniversitede arkadaş ediniyor hala anlamış değilim. kaç tane üniye gittim hiç öyle muhabbetimin derin olduğu bir arkadaş/arkadaş grubum olmadı. keşke biri beni tutup 2 3 yıllık bir arkadaşlığın ortasına atsa da oradan başlasam arkadaşlığa.
King
ilkadım piazza'dan omü merkez kampüse yürüyerek nasıl gittim
-yıl 2016 kayıt için omü'ye gelmiştim. samsunu tanımadığım için gezmekte istiyordum 9:30 civarı bandırma vapurundan yürümeye başladım sırasıyla cumhuriyet caddesinde yemek yiyip daha sonra sahil yolunu takip ederek sheraton otelini geçip atakum sahil istikametinden devam edip güzel sanatlara vardım. bahçede çay içip fakültedeki bütçü gençliğe sorular sorup maps yardımıyla yeni bir rota belirledim. uzun bir yürüyüş sonucu merkez kampüse vardım akşama doğru yaşam merkezine r11 kalabalıklığından dolayı yürüyerek çıkıpkaydımı yaptırdım yaklaşık 12 saat sürdü yolculuk. dönüşte tramvaya kadar yürüyerek indim. oradan otogara araçla gittim buda böyle bi anımdır.
chen
günlerdin hastalıktan gebermeme rağmen işe gitmek zorunda olmak... yetişkinlik sen nasıl bi belasın
Fafatara
yurda geldiğimden beri yatıyorum. acaba nasıl yürüyorduk? evet unutmuş olabilirim. ayrıca yurda geldiğim için hiç geçmeyen açlık hissim de başlamış oldu. keşke diyor iç sesim o hazırladığın kahvaltılarda daha çok yemek yiyeydin.
👑 Ef.
yeni kayıtlar toplanın üniversitede nasıl hayatta kalınır kampı yapcam size. ama iktisatçı olduğum için bedava yapamıyorum kb 1 paket malbuşunuzu alırım
depresyondayim
çoğu üniversitenin öğrenci bilgi sistemi sayfasından sınıf listesine bakılabiliyor. omü'de neden yok, varsa nasıl bakacağım ben buna bi merak ettim nskxnskn ha bir de ders kayıtları 16'sından 25'ine kadar diye duydum doğru mu? şimdiden tşk

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)