limos
minik bir bebek insana bayramlık giydirme hevesi anne olma hissini getiriyor ama sonra aklıma işten gelip montla kanepede 2 saat duvar izleyerek kendime anca geldiğim ve hemen üstümü çıkarıp sağlıksız şeyler yiyip uyumaya çalıştığım geliyor ve his kayboluyor
nar
yarın bayraaamm ve beeeen minik yavrumun bayramlıklarını büyük bir heyecanla hazırladım baş ucuna koydum 🥹 bayramlar o kadar tatlandı ki onunla her seyden x8748392020 keyif alıyorum hamdolsun 🫠 herkese iyi bayramlarrrrrr
omuluarkadas
size kısa boylu olmanın zorluklarını anlatıyorum:
otobüste tranvayda o yukarıdaki şeylere tutunamiyorsun
bazı otobüslerin durma düğmesi tavanda oluyor ona basamıyorsun
tranvayda e1 de yada r11 de yüksek koltuğa oturduktan sonra inerken sıkıntı çekiyorsun intihar ediyorum sanıyorum kendimi inerken sanki yüksek bir binadan atlıyorum
İnsanların tam koltuk altına denkgeliyorsun o kol kaldırılınca off suratına mi.silinir saçına mi değer o koku o otobüsün o şeyi. . neyse konusamicam
amfide kayboluyorsun
toplu taşıtla ayakta giderken insanlar seni görmüyor ediyorlar sıkıştırıyorlar üstüne çıkıyorlar
bazen arkadaşların sen sınıftayken seni göremiyor
.... gibi birçok özellik var kısa boylular için hayat gerçekten zor
ladylazarus
dergilerle uzlaşıyorum yavaş yavaş. edebiyat dergilerinden vazgeçtim, tarih ve bilim dergileriyle devam ediyorum yoluma. kediler buldum kediler kaybettim,radyo tiyatroları indiriyorum yollar için . enfes filmler izliyorum. daha evvel nerede kaybettim de kendimi tüm bu zevklerimden uzaklaştım bilmiyorum. sanırım yazar haklı..

'başkalarıyla olan münasebetimizce kendimize yabancılaşıyoruz' demişti yazar. tamamiyle bu kelimeleri mi kullanmış bilmiyorum ama güzel demiş. ben hep böyleyim işte.. ne şiirler, ne şarkılar, ne filmler, ne sözler,ne adamlar, ne kadınlar.. bilirim bilmesine de , kendi ruhumda erir hepsi. sonra bir güne açarım gözlerimi, neyi, kimi bildiysem o olmuşum.

iyi niyetli bir gregor samsa şakası.

işte böyle başlar bizim gibilerin kayboluş hikayesi. 'gölgesizler' demiş toptaş. bizler de o hikayedeki gibi -ki o hikayedeki bizlerizdir zaten- böyle yabancılaşıp kayboluyoruz birer birer.. ' kar,neden yağar kar ? ' neden doğru soruları hep deliler sorar ?

amak - ı hayal' de bir diyalogta şunlar geçiyor :

'mesela ben şimdi varım, yarın yok olacağım. bu iki hâl arasında fark yok mu? dedim.

deli başını çevirdi, kahkahayı bıraktı.

-vay sen varsın ha! dedi. acaba var misin?'

acaba var mısın ?




bu özel parçayı herkesle paylaşmaktan çekinsem de,hiç paylaşılamayanların bir özrü olsun diye buraya bırakıyorum.

xL
günlerdir uyuyamıyorum, uyku ihtiyacımı uyuyakalarak karşılıyorum. İştahım kapalı yemek yiyemiyorum. midem baştan sona yediğim ihanetler ile dolmuş durumda. bazen çok yalnızlaşıyorum. çevrem kalabalıkken en yalnız kişi oluyorum. kalabalığa dahil olunca aksi tavırlar ile soyutluyorum kendimi. son zamanlarda. evet son zamanlarda bunlara fazlası ile maruz kalıyorum. beynimin içindeki sinirlerde dolaşan yavru akrepler var. hepsi iğrenç bir şekilde büyümeyi beklemeden, üreme evresine gelmeden çoğaldıkça çoğalıyor. beynimin basıncını arttırıyorlar. sinirliyim, gerginim, kırgınım ve bir o kadar da üzgün. koskoca bir hiçlikteyim. kendimi bulamayacağım kadar büyük bir hiçlikte. tahammülüm de yok kendimi aramaya.
gittikçe kayboluyorum.
anonim
canınınızdan çok sevdiğiniz insanı nasıl unutabilirsiniz ben unutmayi beceremiyorum bi bosluktayim ve kayboluyorum.
zaliminkizi
evde yalnız yaşadığımdan şüpheliyim her şeyim kayboluyor hemde saçma şekillerde
anonim
yazın kavurucu sıcaklığında, akşamüstü gelen yaz yağmuru gibisin. tam ümidi kesmiş yanmaya alışırken bir anda gelip kalbimin derinliklerine damla damla yağıp afetim oluyosun. varlığın beni parçalarken yokluğunda kayboluyorum. bu sevmek değilde ne? ama cesaret yok işte... ahh bi bakışlarımla anlatabilsem sana seni. bir çırpıda dökülse kelimeler ağzımdan... dedim ya cesaret yok işte:(
anonim
kendimden nefret ediyorum evet bunu kendime çok söylüyorum çünkü gerçek bu. kendini bile sevmeyi becerememiş birisi başkasını nasıl sevebilirki? bunu yapabilen varsa bana da nasıl yaptığını soyledin lutfen. hissetmek istiyorum. ben artık yaşadığını hissetmek istiyorum. hissizleşiyorum artık. düşününce hiçbir şeye bir duygumun kalmadığını görüyorum. kendime olan nefretin hariç. kayboluyorum ve ben artık kendimi bulmak istiyorum.
safderuninsaatci
İçimi bir dökebilsem seller alır götürür ortalığı biliyorum. o yüzden susuyorum. çünkü ben konuştukça etrafımdakiler biraz daha uzaklaşıyor sessizce, hissediyorum. İşte bu yüzden ben de buraya döküyorum aklım estiğinde. umarım sizlerde uzaklasmazsınız benden sessizce..
çok zor şey ölmediğini bilmek, ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması ne kadar kötü bilir misiniz? bazen şarkılarımızdan dinliyorum, o sevinç neşe dolu şarkılarımızdan.. o günler dinlerken sevdiğimin elinden tutup hayata umut dolu bakışımı hatırlıyorum. ama şuan..
dinleme diyorum kendime ama elim yine gidiyor o şarkıyı buluyor telefondan. kalbim şarkımızı dinliyor bende kalbimin çektiği acıyı, aklım ise yaşanmışlıklar içerisinde kayboluyor geçmişte.. ne kadar umutsuz bir arayıştır bilir misiniz sokakta geçen her yüzde onu aramak, belki bir kez daha görmek için o yüzü, belki gözleri üzerimdedir diye paranoyalar yaşamak.. her çift gözü onun gül yüzüne tamamlamayı peki ? onu içimde taşıdığım her gün biraz daha kendimi yok etmek demek olduğunu biliyorum ama napim engel olamıyorum..
düşünüyorum ki o şimdi kalbimde güzel bir uykuda sadece.. bir gün uyanıp ellerimden tutacağı günü bekliyorum sadece..
anonim
İlk defa yakın arkadaşıma karşı böyle hissediyorum. çok garip duyguymuş. ona baktıkça bakasım geliyor alamıyorum gözlerimi ondan sanki ona baktıkça gözlerinde kayboluyorum. güldüğün de içimi huzur kaplıyor. sürekli onunla vakit geçirmek istiyorum sürekli onunla sohbet etmek istiyorum hep onun yanında olmak istiyorum başkasıyla konuştuğunu görmek samimi olduğunu görmek beni çıldırtıyor. onun yanında çok huzurluyum ona bakarken çok mutluyum. biliyorum yanlış ama kendimi alamıyorum. daha fazla kapılmamak için uzak durmaya çalışıyorum yine onun yanında buluyorum kendimi onun gözlerinde kaybolmuş...
anonim
sende kayboluyorum. okulun bir kaç günü seni fark edememis olsamda farkındayım artık yine gel yine sorular sor bana. evet sana aşık oldum.. ders boyunca beni izlerdin şimdi gözünü kaçırıyorsun yapma. bi hatam mı oldu biri bisey mi dedi bilmiyorum yanına gelemem korkuyorum. bana eskisi gibi bak. seninle konuşmayı özledim. seni seviyorum ....y.ö...
anonim
İkinci senem olduğu halde kendimi toparlayamıyorum. eve gitmek istiyorum. notlarım birinci sınıfta gayet iyiydi ve istekliydim ama şimdi sanki sıfırdayım. ödevleri takip etmiyorum derslerde yok gibiyim. en ufak şeylere ağlamaya başladım. İnsanları yanlış anlıyorum, büyütüyorum kafamda. tahammül edemiyorum .bir taraftan da eskiden taktığım şeyleri umursamıyorum parasal konular umrumda değil batmışım çıkmışım hiç düşünmüyorum. birinden hoşlanmak falan bunlarla bağımı öyle bir koparmışım ki farketmiyorum. olabilirler ve farketmezler dilime yapıştı. sonumuz hayrolsun..
yılın en iç karartıcı yazısını yazdım hemen kayboluyorum burdan
anonim
benim iibf güzeli bu günde simsiyah giymişti sonunda omuz açıklığından kurtulup ceket giyebilmiş uzun saçları yine dağınıktı bu kızı bulucam artık ya bir görüyorum hemen kayboluyor.tanıyan varsa yazsın abi
heymaykil
hani kalabalik sehirler vardir sehri bilmeyeni yutan yolunu sasirtan tıpkı gozlerin gibi..onlara bakinca dunyam duruyor be kadin kayboluyorum o dunyada kimse dokunmasin sonsuza kadar sana bakayim istiyorum.hep bana gül sadece benim icin yasa ben emrine amade bir kole sen benim icin yasayan kadin ol.
dislananmuhendis
üzerindeki nahoş kokuyu atamıyordu. nahoş kokuda bir hoşluk. çekicilik vardi. şiş gözleri akmış, makyajı ve yanağındaki gözyaşıyla çaresiz ve hatalı görünüyordu. belki de kızgındı. karanlıktan korkarken ona aşık gibi davranıyordu, sırf daha çok içine çekmesin diye. belki de korktuğu için... birden hızlanıyordu ağlaması. beyni acelece aklını o teselliden o teselliye götürüyordu. teselli olmuyordu. tam sustu derken bir yansımaya denk geliyordu ve daha içten ağlıyordu. hem çekiniyor, hem ağlıyordu. İnsanlar geçiyordu etrafından. sokaklar boşalıyordu ve geride bir tek o kalıyordu. karanlık koşuyordu arkasından, o tökezleyerek ilerliyordu. aniden önüne bir engel çıkmıştı, yığılmıştı yere. karanlık sarmıştı etrafını. karanlığın içinde yükseliyordu. havada muhteşem siyahin içinde mor renkleri vardi. ve gökyüzünün o gece maviliği kayboluyordu. ait olduğu yerde kaybolup yok oluyordu. hep kaybolmuştu, sonra kendini tekrar bulmuştu. güçlüydü lakin karanlık alıyordu gücünü. karanlık herşeyinden üstündü. onu hissetmek, ince sızı, migren ağrısı, boğazında düğüm, titreme,  umutsuzluk, çaresizlik...  yani somut ve soyut tüm kötü his ve duygulardı. yeterince direndiğini düşünüyordu. kendini bıraktıktan sonra biraz daha direnebileceğini düşünmüştü. onu hem istemiyor, hem de istiyordu. hem o kokmak istiyordu, hem hiç koklamak istemiyordu. o nahoş koku karanlıktı. ne dengesizdi... İstediği herşeyin istemediği yönleri vardi. doğru yolu mu şaşırmıştı? yoksa yolunda mi kaybolmuştu? şimdi karanlığın onu bırakıp gitmesini bekliyordu. birden yağmur başlamıştı. şiddeti arttıkça karanlık hafifliyordu. bir umut daha belirdi gözünde. karanlık kayboldukça daha iyi hissediyordu. yeryüzüne ayak bastı, yağmurlar eşliğinde evine yürüyordu. tökezlemeden... gökyüzünün karanlığı neden korkutmuyordu? bakışlarını çevirdi gökyüzüne. o dolu dolu gözleri cevabı gördü. önüne dondu. onun iyi olmasını sağlayacak ihtimaller olduğuna sevindi. belki de sevinmemişti ...
sakurashisi
yeni bir gün, kimi zaman tükenmesini beklediğimiz kimi zaman saniyesinin yıllarca sürmesini istediğimiz hayat... zor geliyor işte katı dünyanın içinde küçük bir bulut tanesi olmak..yıldızlar kayboluyor sonra bir bir, ağlayarak gidiyorlar dünyanın perde arkadasına.. koskoca bir karanlık kalıyor ardından...
karakutu
merhaba ben yeniyim dersem tabiki de inanmayın anonim oldugun kadar insansın sonucta bilinmek iyi bir şey değil bilindikçe ilgi alaka merak edilme olayında kayboluyor
anonim
birlikte bugün yakın bir il e gittik onun motoruyla. İstediğimiz kadar gezdik. telefonları sırt çantalarımıza attık ve sadece birbirimizi dinledik bazen sustuk. susmak bile öyle güzeldi öyle mükemmeldi ki. İlk motor deneyimimdi bu arada. benim motorum olsa eminim hiç inmem üzerinden o kadar sevdim anlayacağınız.umarım kimseler görmemiştir bizi. ya da gördülerse duyarsınız belki...bugün bir çift gördüm çok mutluydular keşke öyle olabilsek diye. biliyor musunuz etkilendim. ama bir şey daha biliyorum o beni asla sevmeyecek. olsun onunla böyle bir anım olmuş oldu. İncitmiyor beni. herkesten başka. belki canım çok yanıyor belki sana her sarıldığımda biraz daha kayboluyorum kendi içimde.ama sana bağlandığımı alıştığımı belli edersem biliyorum asla istemeyeceksin beni.görmek bile istemeyeceksin. seni çok özlüyorum. bir şey olsa belki ondan bile önce ben koşacağım yanına. keşke izin versen kalbine. söz veriyorum birdaha ağlamayacağım giderken. çocuk değilim artık sen kabul etmesen de.seversen üzerim biraz yüzünü güldürmek amacım dediğinde mutlu mu olsam böyle bir adam olduğun için yoksa uzaklaşıp aramızdaki her şeyi bitirsem mi bilemedim. bu yaşadığımdan hem kurtulmak istiyorum hem de deli gibi ömrüm boyunca sürüp gitsin. canım çok yanıyor. biz olamadık. İzin vermiyor kimseyi üzemem diyor.zaten erken öleceğim arkamdan kimse ağlamasın diyor! hiç mi sevemez böyle insanlar hiç mi sevgili edinemez ?
egoistpanda
hepimiz birilerini seviyoruz asik oluyoruz. yok senin icin dunyayi karsima alirim, yok olurum, kendimden fedakarlik ederim falanlar filanlar sonra ayrilinca ya da size yuz vermeyince unutamiyorum."ne demek unutamıyorum!". ömrumuzde kac kisiyi boyle sevecegiz de unutmaya calisiyoruz? unutulmuyo diye birsey yok. yavaş yavaş unutuyosun; önce sesini, isminin dudaklarindan nasil dokuldugunu unutuyosun. sonra o bakmaya doyamadiğiniz akliniza her ayrintisini kazidiginiz, gözlerinizi her kapatişinizda karsinizda gordugunuz yüzünü, gülüşünü. en son gözler; o icinde kayboldugunuz, her bakisinda sarsildiginiz, elinizin ayaginiza dolandigi, kalbinizin ritmini degistiren o gözler... ben ne yazik ki unutuyorum. 2 sene sonra sesini unuttum. yavas yavas yuzu kayboluyor hafizamda. sanirim korkuyorum hem de çok korkuyorum. ya gözlerinide unutursam? bu dediklerimden sonra tekrar bir dusunun unutamamak mi daha aci yoksa unutmak mi? son olarak vizelerden en az 60 almaniz dilegiyle 😁
berelideli
vize haftası falan derken ben kayboluyorum. beni neşet babanın parçalarından birinde veya bir nazım şiirinde bulun.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)