arrrrkadaşlar sizin eliniz kolunuz uzundur bana izmir olur antalya olur muğla olur güzzzzel bir otel öneriverin be. villa da olur sorun değil 😌 yeterki tatil krizimi biraz hafifleteyim
old but gold bir uye olarak ben de soyle bir iki kelam edeyim sahuru beklerken. İlk hesabimi acali 10 bu hesabimi acali 8 sene olmuş en son 7 ay once bu yasta aska inanmadigima karar vermisim, düşün ki o bunu okuyor sozluk girdimi yazali 3 sene olmus 4e yakin da olabilir onu anlayamiyoruz ama bana cok cok daha eskiden yazmisim gibi geliyor, 20 li yaslarimin hem en mutlu hem en mutsuz gunlerini yasarken hayatimda bu site vardi, su anda en yakin arkadaşlarimdan biri bu siteden tanistigim biri, en son bu siteden tanistigim biriyle hem en guzel hem de en sıkıntılı flortlerimden birini yasamistim, depresyona girer girer buralara yazilar yazardim, bazilarinizin sevgililiklerine ayriliklarina evliliklerine cocuk sahibi olmalarina şahit oldum, daha aklima gelen gelmeyen bir sürü sey var gercekten cok degisik ve guzel bir tecrube oldu bu site bana, birine anlatsaniz anlayabilecegi degil sadece sizin benim burada yasadiklarimizla birinci elden tecrubelerimizle anlasilabilecek bir durum, keske hep oyle cocuk kalsaydim ama simdiki aklimi da yanimda goturebilsem iyi olurdu
selamın aleyküm mimarlique’nin düğünümsü nikah ya da nişan veyahut kız isteme fotoğraflarına fav atarken aklıma gelmişti site… hala buranın twitter’dan kaliteli bir yer olduğunu düşünüyorum ama 2025 yılına geldiğimiz süreçte ‘etkileşim’ gerçeği insanlığı ele geçirdi. sitede etkileşim yok o yüzden insan da yok. yapacak bir şey de yok. neyse güzel günlerdi diyip özlemle anacağız. herkes iyi ve mutludur inşallah. evlilik kurumuna giriş yapan dostlara allah’tan huzur sabır ve mutluluk dilerim. bekar dostlara da allah’tan huzur sabır ve mutluluk dilerim. sizin iyi dilekleriniz varsa kabul ediyorum. kötü dileği olan varsa onları da ayyyneeennn iade ediyorum. hoşça kalın kalp
bugün normalin aksine canımın sıkkın, modumun oldukça düşük olduğu bir gündü. okul çıkışı kahve içelim dedik, siparişimi verirken barista kız birden “ne kadar sempatiksiniz ya” dedi, benim gözlerim o anda kalpli göz oldu hemen hahahsj elbette ki ihihihi tişikkirler diye şımardım. canımmmm hanfendiiii, kocaman öpüyorum seni burdan. sonra bir masa gözümüze kestirmiş oturacakken samsun’dan bölüm arkadaşımı gördüm yan masada. o da meğer buraya atanmış. tabi ben çığlık kıyamet hahsahsh eski günleri hatırladık, yad ettik ve o kısacık sohbet bile bana o kadar iyi geldi ki. bakın, anında damladım buraya yine🥲 neden bunları size anlatıyorum onu da bilmiyorum açıkçası ama şunu belirtmek istiyorum ki ihtiyacımız olduğu anda bir sihirli dokunuş, bir güzel söz, bir tanıdık yüz içimizi sıcacık yapabilir. bunlar sağlanırsa, bazen günün geri kalanının pek de önemi yoktur. hipokratinyegeni dostumuzun da dediği gibi, hayat bazen böyledir :)
sonuç olarak nerede o eski günler klişesine de girmek istemiyorum ama bugün yeniden hatırladım; 19 yaşındaki dinamik, içi içine sığmayan, anında sebepsiz mutlu olan minik themuallim’e selam olsun. arada bana kendini hatırlat lütfen, seni çok seviyorum.
ve deee caaaanım omüdedikodu, sizi seviyorum, samsun ile ilgili güzel anılarımda burası da hep vardır. kendim için dilediğim her iyi dileği sizin için de diliyorum tam da şuan. görüşmek üzere❤️
sonuç olarak nerede o eski günler klişesine de girmek istemiyorum ama bugün yeniden hatırladım; 19 yaşındaki dinamik, içi içine sığmayan, anında sebepsiz mutlu olan minik themuallim’e selam olsun. arada bana kendini hatırlat lütfen, seni çok seviyorum.
ve deee caaaanım omüdedikodu, sizi seviyorum, samsun ile ilgili güzel anılarımda burası da hep vardır. kendim için dilediğim her iyi dileği sizin için de diliyorum tam da şuan. görüşmek üzere❤️
bir hafta öncesine kadar çok sevildiğinize emin olduğunuz ve çok sevdiğiniz biri olduğunu düşünün. kendi sevginizden çok onun sevgisinden eminsiniz o derece. sonra ikinizle alakalı olmayan bir sebeple ayrılmak zorunda kalıyorsunuz ve çok üzgünsünüz. hem çok sevip ayrıldığınız için hem de çok sevdiğiniz o insanı üzdüğünüz için. normalde bir acı çekecekken onu üzdüğünüz için üç kat fazla acı çekiyorsunuz, kahroluyorsunuz resmen. sonra bir akşam arkadaşınızla uzun uzun konuşurken bu çok sevdiğiniz insanın zamanında yaptığı ve sizin affettiğiniz yanlışlarını bu yaptığı da çok saçmaydı diye anlatırken aslında o olaylarda yalan söylediğini fark ediyorsunuz, sonra bu olaylarda bulunan bir kıza mesaj atıp işin doğrusunu öğrenmek istiyorsunuz. kızla konuşunca öğreniyorsunuz ki sizi aldatmış. tüm parçaları bir araya getirip baktığınızda da gördüğünüz şey bir değil iki değil tam üç defa sizi aldatmış. çok sevdiğinden emin olduğunuz o insan yapmış bunu. diyeceğim o ki kimseye ama kimseye insan aşktan kör olmuş gözlerle bakmamalı, evet çok sevebilirsiniz köpek gibi sevebilirsiniz; ama mantığınız asla devredışı kalmamalı. ben mantığımı kullanmam gerektiğini çok geç ve çok ağır bir şekilde öğrendim ve tecrübeyle sabitledim.
sokağa çıkma yasağında etkinlik.
aşağıda yazılı cümlenin devamını getiriniz. kurallar şöyle:
eğer son yorumdaki cümle "ne yazık ki" diye başlıyorsa sizin yazacağınız cümle "neyse ki" şeklinde devam edecek. en yaratıcı olay döngüsünü yazanlara asgard ödülü verilecektir.
örnek olarak;
" neyse ki bugün dışarı çıkabildim."
"ne yazık ki yağmur yağdı. "
"neyse ki şemsiyem yanımdaydı. "
.
.
.
olay örgüsünün ilk adımını atıyorum.
"ne yazık ki tuvalette tuvalet kağıdı kalmamış."
aşağıda yazılı cümlenin devamını getiriniz. kurallar şöyle:
eğer son yorumdaki cümle "ne yazık ki" diye başlıyorsa sizin yazacağınız cümle "neyse ki" şeklinde devam edecek. en yaratıcı olay döngüsünü yazanlara asgard ödülü verilecektir.
örnek olarak;
" neyse ki bugün dışarı çıkabildim."
"ne yazık ki yağmur yağdı. "
"neyse ki şemsiyem yanımdaydı. "
.
.
.
olay örgüsünün ilk adımını atıyorum.
"ne yazık ki tuvalette tuvalet kağıdı kalmamış."
bu da sizin için örnek olarak tasarladığım petrol kuyusu bundan petrol çıkarılır,çıkarayım mı petrol? @ikarus
yılan besleyen adam, çok sevdiği yılanının artık yemek yemediğini gördü. ne yaparsa yapsın 2 metre boyuna ulaşan yılanı yemek yemiyordu. duruma bir çare bulmak isteyen adam yılanını veteriner hekime götürdü.
durumu veteriner hekime anlattı ve veteriner hekim ona : " yılan sana sık sık sarılıyor mu, yanında uyuyor mu? " diye sordu. " evet " diye yanıtladı . durumu anlayan veteriner devam etti : " bakın yılanınız hasta değil. sizi yemeye hazırlanıyor, bu yüzden sık sık size sarılarak ne kadar büyümesi gerektiğini ölçüyor. ve yemek yememesinin sebebi de sizin için midesinde yer açmak "
etrafınızdaki yılanları iyi tanıyın. bir insan size yakın davranıyorsa bu iyi niyetli olduğunu göstermez. İhanet daima kapıda olabilir...
durumu veteriner hekime anlattı ve veteriner hekim ona : " yılan sana sık sık sarılıyor mu, yanında uyuyor mu? " diye sordu. " evet " diye yanıtladı . durumu anlayan veteriner devam etti : " bakın yılanınız hasta değil. sizi yemeye hazırlanıyor, bu yüzden sık sık size sarılarak ne kadar büyümesi gerektiğini ölçüyor. ve yemek yememesinin sebebi de sizin için midesinde yer açmak "
etrafınızdaki yılanları iyi tanıyın. bir insan size yakın davranıyorsa bu iyi niyetli olduğunu göstermez. İhanet daima kapıda olabilir...
üzerine düşünülmesi gereken binlerce bilim sorusu varken bizim "insanlarımız" hala "kadınlar niye tayt giyer?" diye soruyor. güzel "insanlarımız"a sesleniyorum. beyninizin bu potansiyelini mesela "elektromanyetik kuvvet mi büyük yoksa yerçekimi mi?" gibi soruları çözmeye çalışsanız dünya'ya daha fazla faydanız olur. hem bu hem öbür dünya'ya. yoksa sizin gibilerin amip'ten tek farkı ışık görünce kaçmamanız.
herkese süüppeerr bir yıl diliyorum dedikodu ailesi. umarım bu yıl bindiğiniz tüm otobüslerde, tramvaylarda boş yerler bulursunuz, eşiniz dostunuz akrabalarınız size bol bol harçlık yollar, alttan kalan tüm derslerden geçersiniz, tek ders sınavlarınızın hepsini verirsiniz, bitirme projelerinizi başarıyla teslim edersiniz, tezlerinizi güzelce tamamlarsınız, kütüphanede uzuuun uzuuun bakıştığınız kişiyle konuşursunuz... ve tabi ki olmazsa olmazımız olan sağlık ve huzuru da diliyorum sizin için🙏🏻☺️
yeni boyattığım saçıma anında olumsuz eleştiri yapan insanların kafasını istiyorum. samimiyetimiz bile yok, sen gelmiş saçıma laf ediyorsun. başka işiniz gücünüz yok mu yahu sizin?
İyi geceler sanal arkiler
hiçbirinizi tanımıyorum ve bu bana burada rahat olma özgürlüğü veriyor. saçma sapan şeyler yazarsam bu yüzden
bu sefer de beni üzen bir davranıştan bahsetmek istiyorum
değer verdiğiniz birisi sizi kıracak bir davranışta bulunuyor. sonra siz de yapıcı olmak adına bunu iletiyorsunuz. çünkü bana göre doğrusu budur. söylenmelidir ki tekrarlanıp sizi tekrar kırmasın ve birikip istenmeyen sonuçlar doğurmasın. yahut sizi içten içten yemesin. bu sebeplerle paylaşırsınız ve nankörsün cevabını alırsınız. karşınızdaki size ne kadar değer verdiğinden, sizin için yaptıklarından, fedakarlıklarından bahseder. ve hatta lafı hani biz iyiydik, buna mı alındın'a getirir.
İşte bu davranış beni deli ediyor. evet seni seviyorum ve evet bu beni kırıyo. akşam akşam yıllar evelden söyleyemediklerim içime birikti. karanlık sokakta tek yürürken ve ayın güzelliğine hayranlık duyarken duygusallaştım
velhasılı omü dedikodu sakinleri, siz böyle yapmayın. sevenler de alınır
ve bu muhabbetin karşı cinsle olması gerekmez. arkadaşlarınız ve hatta ailenizde de içinde biriktirenler olabilir. olgunca konuşulacak insanlar olmaya çalışalım
sevgiler :)
hiçbirinizi tanımıyorum ve bu bana burada rahat olma özgürlüğü veriyor. saçma sapan şeyler yazarsam bu yüzden
bu sefer de beni üzen bir davranıştan bahsetmek istiyorum
değer verdiğiniz birisi sizi kıracak bir davranışta bulunuyor. sonra siz de yapıcı olmak adına bunu iletiyorsunuz. çünkü bana göre doğrusu budur. söylenmelidir ki tekrarlanıp sizi tekrar kırmasın ve birikip istenmeyen sonuçlar doğurmasın. yahut sizi içten içten yemesin. bu sebeplerle paylaşırsınız ve nankörsün cevabını alırsınız. karşınızdaki size ne kadar değer verdiğinden, sizin için yaptıklarından, fedakarlıklarından bahseder. ve hatta lafı hani biz iyiydik, buna mı alındın'a getirir.
İşte bu davranış beni deli ediyor. evet seni seviyorum ve evet bu beni kırıyo. akşam akşam yıllar evelden söyleyemediklerim içime birikti. karanlık sokakta tek yürürken ve ayın güzelliğine hayranlık duyarken duygusallaştım
velhasılı omü dedikodu sakinleri, siz böyle yapmayın. sevenler de alınır
ve bu muhabbetin karşı cinsle olması gerekmez. arkadaşlarınız ve hatta ailenizde de içinde biriktirenler olabilir. olgunca konuşulacak insanlar olmaya çalışalım
sevgiler :)
samsun'a geldiğim zaman atakum'dan bahsetmişlerdi hep ancak cumhuriyet caddesi daha canlı geldi avm adliye cafeler bandırma vapuru gibi tarihi yerler hep bu çevrede toplanmış durumda ara sokaklarda göçmen sorunu var tabiki caddenin olduğu bölgeyi söylüyorum atakum biraz fazla sakin bide plajı güzel sizin düşünceleriniz nedir acaba?
yazıklar olsun sizin gibi gençlere...
bizler, yere düşen ekmeği 3 kere öpüp alnımıza koyan çocuklardık, ne oldu bize? aralarından biri bile çıkıp "ne lan bu" diyemedi mi?
https://www.ntv.com.tr/turkiye/kadikoy-anadolu-lis...
bizler, yere düşen ekmeği 3 kere öpüp alnımıza koyan çocuklardık, ne oldu bize? aralarından biri bile çıkıp "ne lan bu" diyemedi mi?
https://www.ntv.com.tr/turkiye/kadikoy-anadolu-lis...
aşırı canım sıkkın sizin de öyle mi umarım öyledir. keyifli olmanız canımı bi tık daha fazla sıkar
herkes o kadar depresif ve efkarlı ki acaba bende mi bir sorun var diyorum. harbi derdiniz ne sizin? savaşta eşini, çocugunu kaybeden analar gibisiniz.
bakıyorum da etrafta bir sürüü İcy, darcy ve stormy var allah belanızı vermesin ya sizin yüzünüzden gün yüzü göremiyoruz stellacım bi parlar mısın canım
2014 yılında henüz 18 yaşında koca bir çocukken çok sevdiğim bir hocamızın ' benim dörttebir hukukçularım' hitabından esinlenerek dörttebirhukukçu olarak bu mecraya giriş yaptım. yolu yarıladığımı sandığımda artık koca bir çocuk değil omuzlarındaki yükleri taşımakta zorlanan küçük bir kadındım. dörttebeşhukukçu olarak buraları terk etme umudunda olduğum şu sıralarda çok düşünüyorum.' - eee sen neler yapıyorsun?' sorusuna verilen ' - okuyorum cevabının ' içinde ne çok mücadele barındırdığını, 'sizin için çalışıyoruz, her şey sizin için, sizin için yaşıyoruz' edebiyatı yapan ailemin neden bir kere 'nasılsın, hiçbir şey senden kıymetli değil'demediğini, yalandan da olsa mezuniyet günümde tebrik beklediğim dayımın ' o cübbe asıl annenin hakkıydı' demesinin kendimi nasıl değersiz hissettirdiğini; lafa geldiğinde arkadaş gibi olduğumuzu iddia edip sadece bütün sıkıntılarını üstüme kusmakla yetinen, kocasının aynı zamanda benim babam olduğunu unutan anneme ne kadar kızgın olduğumu.... herkesin sorunlarla başa çıkabilme potansiyeli aynı değil, şu sıralar içinde bulunduğum psikoloji derdimin çok olmasından değil bunlarla başa çıkamamamdan;kızgınlıklarımı, kırgınlıklarımı ardımda bırakamamamdan... 7-8 yaşındayken annemin kardeşimi eve gelen misafirlere - işte bu benim umudum diye tanıtmasını unutamıyorum mesela, ne için söylediğini hatırlamasam da -senden umudu kestim dediği aklımda... bizim için ne kadar çabaladıklarını, sıfırdan başlayıp ne kadar çok yol aldıklarının farkındayım, hep farkındaydım, 'yok'tan hep anladım. dünyaya gelmeyi ben seçmedim bana bakmaya mecburlar demedim hep yaptıklarının karşılığını vermek için yaşadım, onları hayal kırıklığına uğratmak en büyük korkum oldu, kendi hayal kırıklıklarımı hep sineye çektim. köpek gibi hep bir aferin bekledim. keşke biraz bencil olabilseydim, bu kadar yıpranmaz, güçsüz kalmazdım, belki o zaman 'hiçbir şey benden değerli değil' diyebilirdim. çünkü bir zaman sonra buna kendini inandırmak çok zor oluyor. dönüp baktığınızda hayatınızın 23 yılını ne kadar saçma sapan bir şekilde harcadığınızı, halden anlayan çocuk olmanın omzunuzda koca bir yükle dolaşmak demek olduğunu fark ediyorsunuz... eğer aranızda anne baba olanınız varsa çocuklarınıza sizin projenizmiş gibi davranmayın, başarısız olduğunda nasıl fark ediyorsanız başarılı olduğunda da fark edin; onlar için yaptıklarınızı, vazgeçmek zorunda kaldıklarınızı nimet gibi yüzüne vurmayın ... telafisi güç olabiliyor. size olan siniri, kırgınlığı size olan sevgisini, sizi kırma ihtimalinin korkusunu aşamadığından siz farkına bile varmadan bu hayata ancak ilaçlarla katlanabilecek hale geliyor...
neden mi yalnızım? çünkü sizin yaptığınız hataların bedelini ben ödemiyorum.
there was no other way?
yapacağınız işi ben sizin...
yapacağınız işi ben sizin...
Omü Dedikodu