snorlax
durgun, berrak suda ışığın parladığını görür gibiyim. gürültü yok. göz yoran, iç daraltan, aşırı hiçbir şey yok. çok kişinin bilmediği bir iskelenin sonunda oturmuş yansımama bakıyorum. yalın ayak gezinirken görüp çantama aldığım taşları avucumda toplayıp önce suda kaç kez sekeceği üzerine ihtimaller ortaya atıyorum. sonra da taşları... gözlerimi kapattığımda kendimi böylesi huzurlu yerlerde hayal ederim hep. kimi zaman kocaman bir çiçek tarlasının ortasında uzanıyor olurum. kimi zaman da durmadan yağan yağmurun altında gönlümce ıslanırken... sırf bu yüzden gözlerimi açmak istemediğim anlar olmuştur. hatta açmamış ve hayatı kaçırmışımdır. benim baktığım pencere ile olması gereken arasında fark açıldıkça zarar görmüş, incinmişimdir. ne var ki bir süredir hayal dünyasında yaşamaktansa gerçekleri yaşamak gerek diye düşünüyorum. pek gönlüm olmasa da gözlerimi açıp olduğum yere dönüyorum. hayaller ise ancak geceleri balkonda otururken zihnime doluşuyor artık. fazlasına müsaade edemiyorum. anlaşılmak için hırpalamıyorum kendimi. anladım ve gördüm ki çaba sarf etmesem bile anlamak isteyen anlıyor, görmek isteyen görüyor. uzunca bir süredir iki yastıkla uyuyordum. kabuslardan sonra bir tane daha olsun istedim. psikolojik açıdan espirisi yapılıyordu bir ara fakat huzurlu hissettirdiği için öteledim elbette bunu düşünmeyi. şuraya tanıdık bir dost gibi geleceğini düşündüğüm bir ezgi iliştireyim. mumbai theme tune. geceniz güzel geçsin dedikodu meclisi. esen kalın🌠
undyingrage
yurtta kalan arkadaşlar gece nasıl zaman geçiriyonuz
lisbethsalander
sizce ayrılık hangi durumlarda gereklilik haline gelir? ipler ne zaman koparılmalı fikirlerinizi öğrenebilir miyim?
Gaf Ebesi
kimseye iyidir veya kötüdür demekte acele etmiyorum. çünkü insanlar beni her zaman şaşırtmayı başarmışlardır.

t. s. eliot
Tuhaf Ama Gerçek
mistletoe🍃
günlerden bir gün köylerin birinde çiftçinin eşeklerinden biri kör bir kuyuya düşer saatlerce çırpınır bağırır en sonunda sesini duyan sahibi onun kuyunun dibinde olduğunu görür. çiftçi köylülerden eşeğini kurtarmak için yardım ister fakat biraz düşünüp taşınan köylüler eşeği oradan kurtarmanın hem imkansız olduğuna hem de sarf edecekleri çabaya değmeyecegine karar verirler. geriye tek bir çare kalmıştır o da kuyuyu toprakla örterek eşeğin acısına son vermek. hep birlikte kuyuya toprak atmaya başlayan köylüler karşısında çaresiz kalan zavallı eşek üstüne atılan toprakları her seferinde silkelenerek ayaklarının altına alır. altına aldığı topraklar sayesinde yavaş yavaş yukarı yükselip kendini kendini kurtaran eşek köylüleri hayretler içinde bırakır...
belki bu hikayeyi daha önce duymuş, okumuş olabilirsiniz. ben bir arkadaşım sayesinde bu hikayeyi okuma şansını yakaladım. şans diyorum çünkü ne kadar basit bir hikaye gibi görünse de bana hatırlattığı şeylere minnettarım.
zaman zaman herkes ve her şey üzerimize geliyor ve bizi o kör kuyuda mahsur bırakıyor gibi hissettirebilir fakat zorluklar ne kadar üzerimize gelirse gelsin ne kadar zorluk yaşarsak yaşayalım silkelenip düştüğümüz yerden çıkmanın yollarını aramalıyız. asla pes edip kendimizi o kör kuyuya hapsedip ölümü beklememeliyiz. umut etmeli, mücadele etmeye devam etmeliyiz... hatta zorlukları yukarı çıkmak için bir basamak gibi kullanacak kadar akıllı olmalıyız.
ladylazarus
nabokov' un önerisiyle, dr. jekyll and mr hyde ı okudum. nasıl bu kadar geç kalmışım ! ondan sonraki tüm kitap ve filmlerin, bilhassa kafka' nın dönüşüm kitabının ilham kaynağı bana kalırsa. aklıma gelen ilk eserlerden biri de coelho' nun ' şeytan ve genç kadın ' kitabı oldu. şöyle bir bölümü var ki yıllardır aklımdan çıkmaz satırları :

'' leonardo da vinci ' son akşam yemeği ' isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı. iyiyi isa ' nın bedeninde, kötüyü de isa ' nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde o ' na ihanet etmeye karar veren yahuda ' nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı. resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. bir gün bir koronun verdiği konser sırasında korodokilerden birinin isa tasvirine çok uyduğunu fark etti. o'nu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız eskiz çizdi. aradan üç yıl geçti... ' son akşam yemeği ' neredeyse tamamlanmıştı, ancak vinci henüz yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı. leonardo'nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı... günlerce aradıktan sonra leonardo vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı.. leonardo yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi, zira artık eskiz çizecek zamanı kalmamıştı. kiliseye varınca yardımcıları adamı ayağa diktiler. zavallı başına gelenleri anlamamıştı. leonardo adamın yüzünde görünen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu. ressam işini bitirdikten sonra sarhoşluğun etkisinden kurtulan berduş gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü. şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi : ' ben bu resmi daha önce gördüm ' ' ne zaman ? ' diye sordu ressam. o da şaşırmıştı ! ' üç yıl önce.. elimde avucumda olanı kaybetmeden önce.. o sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam beni isa' nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti.. '

iyi ve kötünün yüzü aynıdır.. her şey insanın yoluna ne zaman çıkacağına bağlıdır. "

bu da tanıdığımız en sevilesi hyde olan durden' dan, iyi uykular müdavimler.
neutron
yarın mini mini birlerin ilk günüymüş. ilk birkaç seneye dair hatıralarımı canlandırayım. okula başladığım gün ağlayan arkadaşlarıma şaşırmıştım. annemle babama gidin ne duruyosunuz demiştim. öğretmenimiz kocaman bir ağaç yapmış her birimize birer elma çizmişti. okumayı öğrendikçe elmalarımız kızarıyordu. ilk benim elmam kızarmıştı. okuma yarışmalarında en hızlı ben okuyordum. çarpım tablosunu hemen ezberleyip daha ikinci sınıfta kantinde çalışmaya başlamıştım. gün sonunda tonla parayı bana emanet ederler müdürün odasına bırakırdım. en sevdiğim şey öğretmenimizin 1. dünya savaşını anlatmasıydı. o anlattıkça ben hayal ederdim. bir keresinde ısrarla 2. dünya savaşını sormamla iyi bir azar yemiştim. öğretmenimiz bize matematik sorusu sorar bunu çözerseniz bedene çıkacağız derdi. herkes bana bakardı ''hadi neutron'' derlerdi. ben de çözerdim, çıkardık. yirmi soruluk testler olurduk. öğretmen benim optiğimi okumaz 20'de 20 yazar geçerdi. şimdi buraya kadar niye böyle kendimi övermiş gibi anlattım. mutlaka bu mesajı okuyan öğretmen adayı dostlarım vardır. onlara zeki öğrencilerine ''çalışma disiplinini'' aşılamalarını istediğim için anlattım. allah vergisi bu durum ilkokulu kurtardı fakat lisede işe yaramadı. çalışmaya programlanmayan bu zeki çocuk derslerde uyudu. dışarda top oynadı. evde bilgisayarın başından kalkmadı. ve lisede üçer beşer zayıf getirdi. ha bu arada en sevdiğim ders hiçbir zaman matematik olmadı :d
Tuhaf Ama Gerçek
shavarsh vladimirovich karapetyan aldığı yaralar nedeniyle 45 gün hastanede yattı. yaptığı kahramanlık hiçbir zaman unutlamayan shavarsh'a sochi olimpiyatlar'ında olimpiyat meşalesini taşıma onuru da verildi.
Gaf Ebesi
her sabah kalktığım zaman kendi kendime şöyle söz veririm.
vicdanımdan başka kimseden korkmayacağım.

gandhi
Angaralı
bu aralar canım acayip anason kokan bir sofra istiyor bakalım ne zaman denk gelecek
Sunset✔
sabaha kadar konuştuğum, dertleştiğim, eğlendiğim kişileri o kadar özlüyorum ki o zaman ki mutluluğu... keşke bazen zamanı geriye sarabilsek. belki o zaman bişeyleri düzeltmeye fırsatımız olurdu. şu sıralar kendimi o kadar çok boşlukta hissediyorum ki, o boşluğu bir türlü dolduramıyorum. İçimde bir tarafi eksik hissediyorum😔
ozizakzil
küçükken ne severdim be. şimdi ise en son ne zaman yediğimi bile hatırlamıyorum..
mistletoe🍃
sevdiğim şarkıları sevdiğim insanlarla paylaşmayı çok seviyorum onların da aynı şarkıda aynı hisleri yaşıyor olması kendimi onlara daha yakın hissetmeme sebep oluyor aramızdaki bağ güçleniyor diye düşünüyorum. hatta sadece sevdiğim şarkıları değil kitapları, filmleri, dizileri, bir yazıyı, bir fotoğrafı da paylaşıyorum çoğu zaman. onların hoşuna gidebilecek şeyleri tahmin etmek de ayrı keyifli oluyor ne kadar tanıyıp tanımadığımı görme şansım oluyor. bu şarkıyı demin keşfettim ilerde sürekli dinlediğim bir şarkı olur mu bilmem ama sizinle de paylaşayım belki hoşunuza gider...

teyit
🕵️‍♀️ her fotoğraf arkasında bir iz bırakır. fotoforensics (http://fotoforensics.com/) gibi araçlar ile bir fotoğrafın ne zaman, hangi cihazla, hangi açıyla, hangi ışıkla ve hangi koordinatlarda çekildiğini bulabilirsiniz.
mistletoe🍃
uzun zamandır ara ara gelip yazılarınızı okuduğum bu siteye artık üye olmam gerektiğine karar verdim pilimi pirtimi topladım temelli geldim, umarım aranızda bana da yer vardır, sinsi sinsi sizi okumak yerine ben de bir şeyler yazmaya çalışacağım...
o zaman herkese merhaba 🤗
Gaf Ebesi
kimseye iyi veya kötüdür demekte acele etmiyorum. çünkü insanlar beni her zaman şaşırtmayı başarmışlardır.

thomas stearns eliot
Ksskskdldld
İnsanları yaftalamaktan vazgeçin artık. son günlerde ciddi manada daral geldi burda bana arkadaşlar. bilmiyorum burda çoğumuz keyfe keder takılıyoruz. birbirimizi incitmeden kırmadan şakalaşıyoruz diye düşünüyorum. kimse kimseyi sevmek zorunda değil elbette. ama karşınızdaki insana azcıkta olsa saygı gmsterin rica ediyorum. sorf burdaki muhabbetimden ötürü ben aylar önce sevdiğim işimden atıldım. çok üzüldüm ama nasip dedim. sesim çıkmadı. burdaki ortamı sevdiğim için hala burda birşeyler yazmaya, elimden geliyorsa yardım etmeye gayret gösterdim. motorcu olmaktan zevk aldım ve alıyorum da. ailemden kuruş para almadan kendi üniversite masraflarımı karşılamak için yaz kış demeden kuryelik dahi yaptım. ama yoruldum. ya yaşlanıyorum söylenen sözler atılan laflar zoruma gidiyor yada çok kırılmaktan iyice kırılgan hale geldim. burada ilk defa bu kadar uzun bir yazı yazıyorum çünkü tak etti artık. profilimi silip atma safhasına kadar dayandırdı bazı insanlar beni. yine de burdaki güzel insanların hatrına ses etmedim. hiçbir zaman kimseye karşı edebimi dahi bozmadım bozmamda. İnsanlarda artık öyle bir yargı oluşmuş ki bu motorcu kesin serseridir. yanlış! yalan! İftira! serseri olan adam motorlu yada arabalı da serseri olur. altındaki araca göre veya tipine göre serseri olmaz apaçi olmaz. önyargılarınızı kırın lütfen. takıldığım için gerçekten rahatsız olan biri varsa bana söylesin, sınırımı aştığım zaman durmasını da bilirim evelallah ;) darılmam gücenmem. dedikodu ailesini cidden seviyorum. İyiki varsınız..
Gaf Ebesi
kaliteli yalızlık, sahte kalabalıktan her zaman daha iyidir.

t.s. eliot

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)