themuallim
bir tane özel ders öğrencim var, evlerinde zinhar doğalgaz yakmıyorlar. gayet dayalı döşeli ama yakmıyorlar yani. ufo vesaire hak getire zaten. böyle kırmızı kar yağması lazım. bugün yine donduğum bir gün, zaten üzerimde bir kırıklık var. ne olacağını biliyorum kat kat giyindim. gittik başladık derse ama yine aynı, hatta kız sırtında ince battaniyeyle dinliyor. benim yüzüm beyazlamış olsa gerek üşüdünüz mü falan dedi, ben dedim oh anladı herhalde ama bir şey de diyemiyorum. eh yani azıcık gibi kem küm ettim, bana dedi ki "e hocam o zaman ceketinizi getireyim?" ... şu nezakete bakar mısınız? getir ciğerim getir. ama tabi onun da suçu yok. yurttayken de bazen böyle oluyordu, pencereyi kapatabilir miyiz dediğimde kalk hırkanı giy tepkisini alıyordum. yav bu kız size ne etti? yılların kışçısıyken 'yine yazı bekleriz' moduna girdim. zaten bizim sonumuz baştan belliydi. (bkz: shining final sahnesi)
Mona lisa
eşyalarımızı, elbiselerimizi gün geçtikçe bizden bir parça olmazlar mı? onları sık sık değiştirmek isteyişimiz bundan kaynaklanıyor olabilir mi? biz istediğimiz kişi olabilmek için önce dış görünüşümüzü düzeltmeye çalışıyoruz. olmak istediğimiz tarzda olmaya çalışıyoruz. onlardan asla vazgeçemiyoruz. hatta benzemek istediğimiz insanların kıyafetlerinden alıyoruz, onun gibi giyiniyoruz vs. (özellikle ünlülerden) örneğin; takım elbiseli bir adam gördüğümüzde ciddiyet ve resmiyet anımsatır. ama deri ceketli salaş giyinmiş elinde kask olan birini gördüğümüz de daha rahat bir insan olduğunu düşünebiliriz.kıyafetler aslında sözsüz iletişim aracıdır. büyük ön yargılara rastlarız çoğu zaman. hepimizin hayatında tanıştıktan sonra '' ya aslında hiç düşündüğüm gibi biri değilmiş...''dediğimiz çok olmuştur. kıyafetler insanlar üzerinde etki yaratıyor. siyah oje, siyah ruj sevmediği halde dışardan istediği tarz bir insan gibi gözükmek için siyah oje süren siyah ruj süren insanlar gördü bu gözler.ya da bir ortama girmek için olmadığı biri gibi giyinip, olmadığı biri gibi davranmak gibi.bunlar tabi ki şahsi fikrim ...
Nurella
şu sıralar çok kötü bir dönemden geçiyorum. azcık teselli ve şefkate ihtiyacım var. ailenin alınan bir kararda arkanda olmaması ve sana sırt çevirmesi kadar acı bir durum yokk! onların önceliğinin her zaman çocuğunu düşünmek ve onu anlamak olduğunu sanırdım fakat yanılmışım. eğer birgün anne olursam önceliğim daima çocuğum olacak onun düşünceleri ve hayatı..anlamaya çalışmak gerek bazı şeyleri,bunun için çaba sarf etmek misal...bastırılmışlık ve içinde kalmışlık hissi çok zorr!
themuallim
büyükler şikayet eder genelde bilirsiniz komşuluk ölmüş vs. şeklinde. heh işte keşke bizde de işler öyle olsaydı. canımız kanımız komşularımız, bayılıyorum size ama beş saat misafirlik az olmadı mı sanki? :))) hayır kendisi de gerçekten inanılmaz bir insan, yanında gülmeden bir dakika duramıyorum ama ben bu kadar keyfi hak etmiyorum ablam. :/ bir zaman sonra artık nahoş bir durum oluyor, söylediklerine cevap bulamamaktan kafa sallaya sallaya arabalardaki oyuncak köpekler var ya aynı onlar gibi oldum yeminle.
ay yok ablacım otur sen otur niye ayıp olsun, biz geç yatıyoruz zaten :))) tamam güllerin gülü 37. demliği de koyarım ocağa ehehe :))))
Forseti
redd, şebnem ferah - sevmeden geçer zaman
mimarlique
samsun da öğrencilik serüvenimin 5. senesinde sıradan bir memleket ziyareti dönüşü, iner inmez kendimden geçiren otogar soğuğuna karşı, arka çıkışa doğru yürüme cesaretinde bulundum. klasik, dolmuşun içinde ısınarak evime varırım düşüncesi durağa varır varmaz kasvetli bir sessizliğe bıraktı kendini. şoförün 3 koltuğa serilip uyuması bir yana dolmuşun çevresinde bulunan bir genç ve bir amca ile birlikte çalışmayan dolmuşu ittirerek çalıştıracak olmamızdan habersiz cama bir iki defa tıklatma cüretinde bulundum. şoför uyandı, battaniyesini toplandı, doğruldu ve sonrasında kapıları açtı. bavuldan mütevellit arka tarafa yerleştim ve ısınmak için bir takım kendime sarılma ve yüzey alanını küçültme işlemlerinden sonra artık araba çalışsada kalorifer denen icattan yararlansak diye düşünüyordum, marş1 marş2 marş3 tık yok ben çaresizliği kabullenmiş ne zaman 'şu arabayı bi itelim' direktifi gelecek diye bekliyorum, çok geçmeden kendimi sağ yanağı acuçlamış şekilde buldum zaten 3 kişiyiz biz 2 genç sağ sol geçtik, dayının ağızda sigara güya ortadan yardım ediyor. başladık asılmaya ama soğuktan ellerim dolmuşa yapışıyor, kapadım gözlerimi var gücümle itiyorum baktık ivleniyoruz salıp iter gibi yapıyorum ama araba çalışmıyor 3 kere marş bastık sektik geri geldik vs 200m yi buldu bizim itme mesafesi son garaja geldik ben bittim amca zaten yok olmuş gençte kenarda soluklanıyor dolmuş tin tin ilerlerken bir ışık, bir ses stop lambaları yanmış, motor çalışmış şoför sevindi geldi beni aldı topladık elemanları taksicilere, bizi izleyenlere karşın 'merhabalar aq' edasıyla yerleştik durağa, çok şükür şuan sıcak yatağımdan bu cümleleri aktarıyorum. belkise son günlerimi geçirdiğim samsumda ardıma bıraktığım bir anı daha, size günaydınlar bana iyi uykular, kendinize iyi bakın :)
Ejder Terbiyecisi
bazen kendimde öyle bi özgüven patlaması hissediyorum ki ne zaman ve nerede olursam olayım açılın ben hallederim diyesim geliyor her şeye. çok garip yavv
iyikalplipsikopat
tam 8 ay gecti

burada ancak bir seyler duzeldiginde paylasim yapacagima dair kendime soz vermistim.iyi ve dogru olmaya dair guzel seyler yazacagimi, sevgiyi, vicdani ogrendigimi, artik iyi dusundugumu iyi oldugumu yazacagimi falan

ama her zamanki gibi hicbir sey degismedigi gibi daha da kotuye gitti, daha cok curudum daha cok kinlendim , daha cok kole gibi ezildim, daha cok kolelestim

ve tum bunlarin ustune, gun sonunda en buyuk basarim intihar etmemek iken lanet domuz babamin salak sacma islerini yapiyor onun bagrislarina, emirlerine susup boyun egiyor, onun benim icin cizdigi kadere itaat ediyor, icimden onu öldurmek kesmek gelse de sadece tamam diyebiliyorum, kucuk bir sey istiyor yapiyorum ama gitmeme izin vermiyor saatlerce hicbir sey demeden onun karsisinda oturuyor, telefon konusmalarini dinliyor itaat ediyorum

hayati boyunca en buyuk zevki insanlari baskalarinin karsisinda asagilamakti, ne zaman babamn bir arkadasyla iletisim kurmak, hatta sadece arkadasinin sesini duymak zorunda kalsam kendimi bir haydut grubundaki seks kolesi gibi hissediyorum, adeta ruhuma toplu tecavuz ediliyor

bir gun tum bunlar bittiginde, kolelikten kurtuldugumda, kimseye itaat etmeyecegim, kimseden korkmayacagim, tamamen ozgur olacagim, kendim ve sevdiklerim disinda herkesi kole olarak gorecegim, hicbir duygumu bastirmayacagim, hicbir seye susmayacagim ve bir gun ozgur oldugumda, son 8-9 yildan beri kendimden nefret etmeme, kole gormeme, daima ezilmeme, asagilanmama, gucsuz ve aptal hissetmeme sebeb olan babamin en buyuk psikolojik acilari cekmesi, yalniz sekilde ruhundaki aciyla ölmesi icin elimden geleni yapacagim

sevdigim 3 insan disinda hicbir seye karsi vicdan, sevgi gibi hislerim kalmadi, her seyle alay edebiliyor, kendiminki dahil her aciya kahkaha atabiliyorum ve icimdeki kin ve delilik her gecen gun daha da artiyor gibi
themuallim
samsun'dayken bir dönem evde üst kat komşum vardı artvinli memnune teyze. annem hep size emanet diyerek gittiği için teyze kendine nasıl bir misyon edindiyse artık, çamaşırlarımın askıda kalma süresine bile müdahale ediyordu! samsun gibi bir yerde çamaşır bir buçuk saatte kurur mu be teyzem. aşağı eğile eğile beyin kanaması olmadı, çok büyük şans. hele ki böyle hava güneşliyse bittim ben, ne zaman görse "yaniyır onlar yaniyır!" diyordu. zaten şivenin her türlüsüne hastayım, hatta kullandığı sıfır sansür bir tabir var, ben değil dile getirmek şuan buraya yazamam bile sjsajsh ama yine de severdim çatlağı! benden sonrakilere sabırlar diliyorum.
Gamsız Baykuş
eveet, diplomayı da aldığıma göre samsun ile resmen hiçbir bağım kalmadı. bu şehre kim bilir ne zaman yolum düşecek. elveda samsun.
mızmızbrokoli
günaydın herkese! 🌞
uzun zaman sonra giriş yaptım. çok güzel gelişmeler olmuş sitede. ancak, mesajlar (1) ve açılmıyor. bu bi bug mı, genel bir şey mi? aydınlatın beni lütfen 🐞
Ssoryy
boşa zaman geçirmede ustalaştım sadece oturduğum yerden 2-3 büyük sorunumu düşünerek saatleri ve günleri boşa harcayabiliyorum. düşündüğüm vaktin 3 de birini çözmeye harcasam muhtemelen şimdiye kurtulmuştum fakat doğruları bilmek ve uygulamanın arasında dağlar kadar fark olduğundan bu şekilde devam ederim muhtemelen.
karakutuu
grubunda tek mağlubiyeti olan sadece 2 gol yiyen takımla yine tek mağlubiyeti olan takım karşılaşıyor iki takım kısa zaman önce karşılaşmış ve 1. takım 2 0 yenmiş . şimdi idda 1. takıma 5.75 oran açmış ismini bilmediğiniz iki takım gibi düşününce 5 75 orana 1000 tl atasım geliyor ne düşünüyorsunuz.
matricariachamomilla
hayatın bana verdiklerinden daha fazlasını istediğim zaman hayatın bana verdiklerinden daha azını elde ediyorum. koştuğum yola dönüp bakıyorum. diyorum ki; "aştığım yola bak! bunca yolu göğüs gererek, zorluklar çekip emek vererek geldim. artık dinlenme zamanı"
sonra dinlenmek için durup önüme döndüğüm de ise diyorum ki "şu yola bak amk"
👑 Ef.
arkadaşım yarın ameliyat olacak bugün yatışını ve son testlerini yapmaya gittik. ameliyat saat kaçta olacak diyoruz boş ameliyathane olursa yaparız diyorlar, odaya ne zaman yerleşiriz diyoruz taburcu olan olursa yerleşirsin diyorlar, mükemmel bir sistematiği var hastanenin. sonuç: evde taze fasülye pişiriyoruz.
theseus
kuantum kuramı göstermiştir ki, durum kesin olarak belirtildiği ve uzay sıkı sıkıya sınırlandığı zaman, gerek hızda, gerek itim ve enerjide sonsuz bir belirsizlik meydana gelir.
#Heisenberg
Forseti
karakutuu
ben okurken ayda 2 kez memlekete günübirlik gidip dönüyordum biletimi önceden gidiş dönüş olarak alirdim özgül bafra beni üniversitenin önünden alır yine aynı araçla geri dönüş yapardım. neyse birgün araç nasil olduysa beni unutmuş otogara geçmiş araç yok yetiş diye aradılar tamam da ne ile araba yok taksi kim bilir ne kadar yazar gece saat 12 otostop çektim aracın biri beni otogar sapağına kadar bıraktı ordan bi otostop daha çektim dorsesiz bir scania durdu korka korka bindim içerisi hafif dumanlı doste 3 tane parlement 2 tane redbul kuruyemişler 3 tane telefon neyse tanıştık durumu anlattım yetişmem lazim diyorum ama kendim inanmıyorum yetisecegimize kamyon sonuçta ne kadar hızlı gidebilir ki sonra bu abi sanki benim ic sesimi duymus gibi sen canını sıkma kardeşim ben seni yetiştireceğim daha olmadı ankara yolunda yakalariz dedi bi bastı ibreyi sonra gördüm inşallah ölmeyiz diyorum kafamda milyon tane fikir hayatım gözümün önünden geçti gitti film şeridi gibi neyse daha bitmedi onu da başka zaman yazarım
ateşli muhafazakar
bu pubg çok fena bi oyun biraz başlıyım dedim 3 4 saatimi yedi. şerefsizler çok güzel oyun yapmışlar ama zaman düşmanı
King
samsun'a geldiğim zaman atakum'dan bahsetmişlerdi hep ancak cumhuriyet caddesi daha canlı geldi avm adliye cafeler bandırma vapuru gibi tarihi yerler hep bu çevrede toplanmış durumda ara sokaklarda göçmen sorunu var tabiki caddenin olduğu bölgeyi söylüyorum atakum biraz fazla sakin bide plajı güzel sizin düşünceleriniz nedir acaba?

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)