limos
minik bir bebek insana bayramlık giydirme hevesi anne olma hissini getiriyor ama sonra aklıma işten gelip montla kanepede 2 saat duvar izleyerek kendime anca geldiğim ve hemen üstümü çıkarıp sağlıksız şeyler yiyip uyumaya çalıştığım geliyor ve his kayboluyor
nar
yarın bayraaamm ve beeeen minik yavrumun bayramlıklarını büyük bir heyecanla hazırladım baş ucuna koydum 🥹 bayramlar o kadar tatlandı ki onunla her seyden x8748392020 keyif alıyorum hamdolsun 🫠 herkese iyi bayramlarrrrrr
mavibulut
"24 yaşındasın ama daha kalbini platonikten başka kimse çarptırmadı...o da imkansız...etrafına baksan zaten seni fark edecek kimse yok...son sınıftasın ve boş bir geleceğe doğru gidiyorsun...bu saatten sonra da seni önemli hissettirecek kimse çıkmaz karşına...dışarıdan bakanlar seni çok vurdumduymaz sanıyor ama sen içten içe bi böcek gibi kendini yiyip tükediyorsun..." iç sesim sus artik!!!
King
ilkadım piazza'dan omü merkez kampüse yürüyerek nasıl gittim
-yıl 2016 kayıt için omü'ye gelmiştim. samsunu tanımadığım için gezmekte istiyordum 9:30 civarı bandırma vapurundan yürümeye başladım sırasıyla cumhuriyet caddesinde yemek yiyip daha sonra sahil yolunu takip ederek sheraton otelini geçip atakum sahil istikametinden devam edip güzel sanatlara vardım. bahçede çay içip fakültedeki bütçü gençliğe sorular sorup maps yardımıyla yeni bir rota belirledim. uzun bir yürüyüş sonucu merkez kampüse vardım akşama doğru yaşam merkezine r11 kalabalıklığından dolayı yürüyerek çıkıpkaydımı yaptırdım yaklaşık 12 saat sürdü yolculuk. dönüşte tramvaya kadar yürüyerek indim. oradan otogara araçla gittim buda böyle bi anımdır.
emreyba
bugün sabah arkadaşım kahvaltıyı attı çeyrek ekmek var, bak bak yarısından çoğunu yiyip atıyor birde asgdjkasd
ikizler
mutlu geceler gençler. nasılsınız? ben ders çalışmaktan manyamış bir durumdayım. ben havalar kapalı olduğu zaman ders çalışmayı sevmiyorum. İçim daralıyor. mesela bugün hava çok serin ve kapalıydı. gezginle gezmeyi en çok sevdiğim hava. ama ben ders çalışmak zorundaydım ve ders çalılırken de uyuyup kalmışım zaten. güneşli havalarda daha iyi çalışabiliyorum. çalıştıkça çalışasım geliyor. tam tersi olması lazım aslında ama burada size ikizler olduğumu hatırlatmak isterim :). son zamanlarda erken uyanmakla ilgili bir sürü şey görüyorum. erken kalkınca şöyle güzel oluyor, böyle muhteşem oluyor diye. ama benim için iki sorun var. birincisi sabah erken uyandığımda bana kalacak vakit gece bana kalacak olan vakitten daha az. İkincisi ben gece yaşamayı, hissetmeyi seviyorum, gündüz ise o erken saatlerde uyumayı düşünüyorum hep. sanırım gece vakitlerimi daha kaliteli hale getirmem lazım. son zamanlarda bir huy edindim. oturup bilgisayarımın masaüstünü izliyorum uzun uzun. gece yapınca bunu gözlerime zarar veriyor. önce bunu bırakmam lazım. bundan sonra 22'den sonra bilgisayar bakmama kararı aldım. odamdaki arkadaşlar 23 de uyuyor zaten. 23 den sonrası hep benim olur. bir de çok düşünmeyi bırakmam gerekiyor. hayatımdaki her şeyi, duyduğum her şeyi o kadar çok düşünüyorum ki bir şey yapamaz hale geliyorum. bunu bırakmazsam daha doğrusu sınırlamazsam beni yiyip bitirecek sanırım. tüm bunların içinde yapmayı en çok sevdiğim şeyi yapıyorum her gün. yazmak. bazen diyorum keşke el yazım güzel olsaydı da yazarkenki aldığım haz artsaydı daha da. anlatmayı ve dinlemeyi seven ben kendimi en iyi yazılarla iyi hissediyorum. zaten bu yüzden seviyorum ya romanları uzun uzun anlattıkları için. hepimizin kelimelere ihtiyacı var. hem de bir sürü. hepinize mutlu geceler dostlarım. rüyanızda en sevdiğiniz harfle bir çay için... :)
Eleni
son zamanlarda çok yiyip, başkaları ile az konuşup kendimle çok konuşuyorum ve bir de frank ile. seni de kattım frank bana teşekkür etmelisin. psikologlara göre genel durumum depresyon, frank ile konuşma durumum da çoklu kişilik bozukluğu. psikiyatristlere göre ise ilaç verelim de düzelsin iken bana soracak olduğunuzda her haltı yaptım bir boka yaramadı bir de deliliği oynayayım dünyası. ne büyük karmaşa be! yine acıktım ama sakiniz değil mi frank. neden? çünkü yiyoruz yiyoruz kilo almıyoruz. ne mutlu bize hadi bu saçma sebebe sevinelim. belki mutluluğumuz ile mutlu olan birileri çıkar, onların mutluluğu ile de mutlu olacak olan başka birileri sonra başka başka birileri. en son kısır döngüye saplanır kalırız da sıkılırız. kimse mutlu olmasın abi! ne geldiyse başımıza şu mutluluk terimini bulan kişi ve kişiler yüzünden geldi. mutluluk var, mutlu değil misin o zaman sen mutsuzsun. al sana işte.. buldun mu mutsuzluk tabirini?! çok iyi bok yedin veya yediniz her neyse değil mi frank. bu arada frank sana frankcığım demek istiyorum. sevgi açlığımı seninle kapatacam ( kapatacağım ). bebeğim dediğim anda vur banağğ frank. :* mutluluk, mutsuzluk diyorduk biyoloji dersinin üreme bölümüne geçtik bir anda, ne kadann hoş. İşte bunlar hep yokluktan seviyorsun bu sefer tamam diyorsun sonra orta parmaklarını gösterip bu sevsin seni diyorlar. sen kaçmayıp tamam diyince de o orta parmak.. öyle işte. bir de kaçma şansın var tabi de herkese kısmet olmuyor o, genellikle kaçınılmaz olduğunu görüp zevk almaya bakıyorlar(ız).
neria
ders çalışmam gerek canım istemiyor. test çözmem gerek canım istemiyor. abur cubur yiyip dizi film falan izlemek istiyorum ama bunu yapınca da vicdanım acıyor. vicdanım acımasın diye biraz derse bakayım diyorum ama o anda da çalışmamak için her şeyi yapıyorum. saçma bir döngünün içine girdim. bir tek ben mi böyleyim acaba? okulda çalışmaya teşvik edici yerlere gidiyorum ama bu seferde telefon elimden düşmüyor yine çalışamıyorum. kalabalıklar içerisinde her şeyin bi anda soyutlandığı ve kendime odaklandığım o anları çok severim mesela onu da yapayım diyorum yine olmuyor mutlaka bir arkadaş gelip muhabbet başlatıyor yine dalıp gidiyorum hayata. kendimle savaş veriyorum ama çalışmak için mi çalışmamak için mi henüz bunu bile çözemedim.
iyikalplipsikopat
degisiklik gibi hisler

bugun ise uykusuz gittim resmen ayakta uyuyordum ustunede 1 saate yakin patronu bekledim sandalyede uyuya kalacaktim resmen.temizliktir gunluk islerdir beni cok yordu

sanki her seyi yiyip bitiren bir karanlik var ve beni ondan koruyan tek sey bir kibrit tanesinin isigi ve o da hizla tukenitor aynen bunu hissettim.ogle arasi oldugundaysa eve geldim ve hizla yemegini yedikten sonra hayatin sonuna geldigimi dusundum ciddi ciddi intihari dusundum gozlerim doldu aglayacak gibi oldum

kendimi zorlaya zorlaya dukkana geri geldim ufak temizlikleri yine zar zor yaptim

ama bir sure sonra alistim gibi musterilerle ilgilendim musterilerin patronla muhabetlerine katildim ve iyi hissettim bir insanlarin bana gulumsemesi beni dinlemesi samimi davranislari bi an icimdeki nefreti soo etkisiyle yok etti ve eski cocuk halime dondum icime bir yasam enerjisi geldi insanlara karsi gulumseyebildim cocuklara karsi gulumseyebildim.eve yorguj geldim topuklarim agriyordu ama hayat bu degil midir zaten?yasam savas degil midir herkes biraz daha nefes almak yemek icmek icin cabalayip durmaz mi

yinede hep boyle olmayacagi ortada bu dunyaya uyum saglayaniyorum her acidan gerideyim giyim kusam hayat isler insanlar iliskiler filan hepsi copluk durumunda

bgun icime bir parca umut atesi geldi ama yakinda sonecegine eminim suaja kdar hep oyle oldu kesin haciz filan gelir deprem falan olur ev fslan coker illa sorun cikar.

gercek orrada gercekleri kaldiramadigim icin kendime yalanlar soyluyor yeni gerceklik yaratiyorum.ayji sekilde bir cesit kimlik bulanimindayim

ben kimim?hangisiyim?sadist sapkin sapik olan mi iyi kibar medeni olan mi?bunu sen secersin diyeceksiniz ama suana kadar benim canimi yakan bana iskenceler eden ve sadist sapkin sapigi yaratan iyi saf kibar olandi

sevgiden ofkeyle nefrer etmem mi gerek yoksa bunca canimi yakmasina ragmen ona bi sans vermem mi veya tum bu cabalamaktan ugrasmaktan dusunmekten vazgecip yapmam gerekeni yapmam mi?
casualman
size bu gece yaşadığım bir tecrübeyi anlatacağım. eğer arabası olan bir tanıdığınız yerde kalmıyorsanız ve paranızda bitmişse ve gece diş ağrınız başladıysa b*ku yediniz. şuan samsundayım gece 12 gibi diş ağrım başladı ne kadar ağrı kesici içtiysem işe yaramadı ağrıdan uyuyamadım en son ambulansı aradım gelsin alsın diye onlar dişe bakmıyormuş diş özele giriyormuş ulan ağrıdan ölecek durumdayım adamlar yok olmaz imkansız diyor yani diş ağrınızdan ölseniz ambulansı boş yere aramayın. sonra taksicileri aradım abi götürün hastaneye telefon kimlik vereyim yarın söz verecem diye hepsi yok çekti yani taksileri de aramayın paranız yoksa boş yere. apt gezdim tek tek arabası olan varsa diye onu da bulamadım en son yöneticiden borç alıp medikalde iğne ve narkoz yiyip kendime geldim. kısaca dişiniz ağrıyor ve paranız bitmişse kimsenin umrumda değilsiniz.
ikebana7
çimento alçı görünce aklıma geliverdi çocukken avuç avuç toprak,kum yermişim sonraaa sıva döküntülerini parmaklayıp yermişim falan. ama en güzeli misafirlikte annemler sofra hazırlarken kimsenin olmadığı bi odada alçıdan insan biblosu bulmam ve iki alt dişimle kemirerek biblonun kafasını yememdir ajkskdl ağzımın kenarı beyaz beyaz geziniyormuşum tatlı yedim sanmış herkes. gerçeği o odaya girince anlamışlar tabi yiyip aynı yerine koymuşum 🎏
en sevdiğim çocukluk anımı sizlerle paylaşmak istedim 🎎
hadi herkes bu gönderinin altına yazsın acıklı kötü şeyler istemiyorum komikli bişiler anlatın 💁🏼
Lolitaaam
şuan yanımdaki kızların iç seslerini duyar gibiyim. evet o yiyip yiyip kilo almayan hala 55 kilo olan kız benim 😊 yediklerimi boğazıma dizmek istiyor gibi bakıyorlar. sakın olun kızlar 😥
iyikalplipsikopat
son 3 4 gundur kafamda yine intihar dusunceleri var son 2 gundur yemek yiyip yemedigim aklima bile gelmiyor herkese bagirip cagieiyorum sinir hastasi gibiyim bugun hic yoktan yere asla alttan almayan durumdan anlamayan kizkardesime vurdum agzim asiri kufurlu yaz tatilimin 1 aylik ramazan illeti sureci kanser gibi gecti yine gerceklerden kopukluk var gozlerim iyice bozuluyor hayati iyice hayal gibi goruyorum sizofenik dusuncelerim disinda hicbir seyim yok

bunlarin ustune bugun fatura oderken 400 lirann 100 lirasini kaybetmem ve o 100 lira icin kucuk bir dayak yemem ardindan o 100 lirayi kendi paramdan verip parayi buldum demem ve benim icin o 100 liranin 1 ay para harcamamanin odulu olmasi eklendi

artik intihar dusuncelrim somutlasti tek seferde yuksek doz uyku ilaciyla ruyalar sanrilar arasinda gidip gelerek cok guzel cab verebilirim bugun neredeyse tum gunde bunu dusundum

havalar iyice ates gibi artik elimi oynatsam terliyorum kiyafet icin biriktirdigim 100 liramda gittigine gore yine 6 yildir oldugu gibi rvde curuyebilirim ama bu sefer canli cikamama olasiligim.yuksek

gecen yil tam bugun arkadasima yazdiklarimla bugun yazdiklarim ayni seyler yine intihar hayattan bunalma vs

artik kendimide kaybediyorum hep bur cokmusluk var dusuncelerim hep alayli asagilamali ciddiyetten uzak

su sevgidit her kaba girer her canlida bulunur ates nefrettir her seye ayrim yapmadan zarar verir her seyin sekline girebilir su her canlinin icinde bulunur herkes suya muhtactir su yasamdir nefrrt atesi suyun sevgisiyle sondurulebilir ama lav gibi bir atesi su sonnduremez sondurse bile buna degmez

kendimi insan hissetmiyorum sadece maske takiyor rol yapiyorum krndim dahil hicbir seyi sevmiyor ilgi duymuyor istrmiyorum

sevemeyen istemeyen hissetmeyen bir insan icin hayat bir katlanmadir ve ben artik cok yorgunum
bayhuysuz
sahura kalkınca çok uykum var hemen yemeğimi yiyip yatayım diyorum yemeği yiyorum uykum kaçıyor bu nasıl bi sistemdir allahım yine kafam yastıkta tavana bakıp duruyorum ya
bu durumu yaşayan varmı
anonim
bence herkes kendi hesabını ödemeyi öğrenmeli. ödeyemeyecegi haltlar yiyip içmemeyi anlamalı. gerekirse bulasıkları yıkasın.dünya müşterek bugün abin baban arkadaşın sevdiğin birileri öder. ama bir yer var herkes yediği kadar ödeyecek.🤑
anonim
kizlar sevgilisi olan biriyle takilirmisiniz. sevgilisi var ama haberi olmadan bi cocukla yiyip icip gezip takilip arkadas olurmusunuz yani bile bile ileri samimiyet yakinlik ikinizin arasinda artik yani boyle bi cilginliga evet dermiisiniz?
and he lived happily ever after
çok rüya görüyorum ve ne gördüğümü anlattığım zaman ne ayrıntılı rüya görüyorsun öyle sen yorumunu alıyorum genelde. rüya görmeyi seviyorum, gördüğüm şey korkunç bile olsa; çünkü düşününce uyurken bir halt görmediysen her şey karanlıkta geçmiş, boşa geçen onca saat gibi geliyor :d lakin bir de rüyaları unutma olayı var, gerçekliğe adım atar atmaz rüyaların çoğu da siliniyor maalesef. unutmak istemiyorum gördüğüm rüyaları; çünkü onlar ayrı bir hikaye cidden, bazen uyandığım gibi yazmalıyım rüyalarımı unutmamak için diyorum; alışkanlık edinince rüya unutma ihtimali azalıyormuş herhalde, ama pek gerçekleştiremedim bunu.

rüyalarımda kimi zaman uçtum, kimi zaman ışınlandım. ne ortaçağda kale savunmadığım, ne özel bir timin başında düşman bir generali ele geçirme operasyonu yapmadığım kaldı. kendimi kadın olarak bile gördüm, hem de bir ajandım ve düşman bir bakanı ayartmaya çalışıyordum bilgi almak için sjjsksksk. defalarca ölerek uyandım, bir defasında bir yaratık güzelim kafamı gövdemden ayırıyordu. uçak kazası mı, köpek saldırısı mı, uçurumdan düşmek mi, bilmediğim bir dilde konuşmak mı? cinsel münasebetlerden bahsetmeye gerek yok, herkesin gördüğü şeyler zaten sjksksks. herhalde rüyalarımda bir tek yerçekimsiz ortamda muz yiyip çilek tadı almadığım kaldı. bir ara ciddi ciddi bu rüyalardan roman falan çıkar la diye düşünmüyor değildim sjskskks.

bir rüyam kısaca şöyleydi: rüyamda hafızamı kaybetmişim. kim olduğumu, nereden geldiğimi falan hiç bilmiyorum ama yeni bir hayat kurmuşum bir şekilde. bir gün bir sinema bileti geliyor bana, gidiyorum sinemaya. hafızasını kaybetmiş bir adam ve karısından bahsediyor izlediğim film. filmden sonra böyle sarışın, kısa saçlı güzel bir kadınla tanışıyorum bir yerde oturup film hakkında konuşuyoruz. filmdeki kadın için çok üzüldüğümü, çok zorluklar yaşadığını söylüyorum. yeni tanıştığım kadın da demesin mi o kadın benim (beni temsil ediyor anlamında), ben senin karınım diye. ben şok, ben iptal. nabız 200. ufak çaplı kriz ve ardından uyanış, o güzel kadınla evli olmadığım gerçeğiyle yüzleşme ve üzülüş, İstiklal marşı, kapanış shjsksksks.

aslında yazıma farklı bir amaçla başlamıştım, rüyalarımda canileşiyorum bazen ve hafif endişelendirmiyor değil bu konu beni, başka zamana belki :d tatlı rüyalar herkese jskskdkdk
kykwifi
#Kamu spotu⚠⚠⚠
yurtta kalan arkadaşlar. mide bulandırıcı olabilir ama yazacağım yinede.
1- şu duşa girdiğinizde girerken ve çıkarken bi su tutun allah için. adım attığımda ayak paspası gibi kestiğiniz kıllar tabaka oluşturmuş. İğne atsan yere düşmüyor.😱 hatta ileri gidip suç aletleri jiletleri kabinde su borularına asıp gitmek nedir. unuttun mu? şampuanı havluyu donunu nasıl unutmazsan onuda unutma. leş gibi gördükçe kusasım geliyor. belki gusül alıp temizlendin ama ortalığı kirlettin temizlemedin. ne anlamı var.
👉unutulan kaliteli şampuanları çalan hırsızlar sizinde ..
2- tuvalete girdiğinizde şu deliği tutturun artık.🎯 öyle rüzgarı, nemi, yer çekimini, dünyanın dönüş hızını hesaplamaya gerek yok. deliği hizala atış yap yer çekimi halleder. ha tutmadı. fırça ve su var yıkarsın.şifonu çek çık.👋👋 (hayvan gibi şeeiaa yapıyosuuz) 🚽🚽🚽
3-bir de zahmet olmazsa elinizi yıkayın. onuda yapmayan var maalesef . kavgaya gider gibi koşarak çıkıp gidiyorsun. o pis ellerini sağa sola sürüp mikro saçıyorsunuz. yemek yiyip milletle tokalaşıyorsunuz ayıp be.
4- bir sürü gereksiz ders varken. okullarda beden ve çevre temizligi. ahlak kuralları dersi verseler bu milletin kötü talihi değişecek.
temizlik imanın yarısıdır..👈👈
iyikalplipsikopat
iyikalplipsikopatin gunlugu saat 03:36

bugun basta saat 12 de kalktim biraz uyanik kalmaya calistim sonraysa aptallik ederk tekrar uyudum ve saat 15:20 de uyandim saat 18:00 da kahvaltimi bitirdim
bugun farklilik yaptim.once sac kestirmek icin saat 20:00 gibi disari ciktim tabi dogal olarak berber bulamadim sonra gec saat demeden yine cumhuriyet meydanina gittim ordanda ciftlige gittim.kalabaliga karistim insanlarin arasina girdim

en fazla 20 yasinda suriyeli kadin dilenci gordum parayi verdm ve biraz duygulandim hayata insanlara oturdugu yerden o umutsuz bakisi sahte degildi keske daha fazlasini verebilseydim.bu o kadar canimi yakti ki keske kadinin onundeki kartona gokten altin yagsa diye dusundum.sonra yoldan hoppa bi arkadas grubu gecti 3 4 kisiydiler.eger o kiza tek bi kelime etseydiler onlari ellerimle parcalardim.hatta bunu bian hayal ettim tabi parcalama kisminde dogaustu guclerim oldugunu yerlerden kaziklar filam cikarttigimi dusundum :d

bugun 3 haftalik bir cesit inziva ve depresyon gibi bi halden sonra ogrenmem gerekeni ogrendim.hep boyle depresyonlara girerim ara ara ve onlar bana illaki bir seyler ogretir sonra duzelirim tabi duzgun halimle depresyon halimdeki sure neredeyse esittir.

"batmayacagina inanarak suya bas yurur gidersin.mucize suda yuruyebilmen degil inanabilmendir"

iste bu soz.3 haftadir izledigim filmlerden okuduklarimdan dusunduklerimden cikardigim daginik sonuclari bir anda duzenli hale getirdi.
her sey inanc ile basliyor.yurumeyi ogrenmeye calisan bebek annesine babasina inanarak adimlarini atiyor.inanc bilgi ve cesaret iste basarinin sirri.

hayat herkese bir seyler veriyor kimine meyve sebze kimine altindan koltuk..ama verilen degil onu kullanmak onemli olan.hayat bana bir limon verdi.buna isyan edip diz cokup bebek gibi aglayabilir ve limonun gozlerimin onunde gerceklesen ama umursamadigim curuyusune sahit olabilirim ya da limonla limonata yapabilirim.

uretim hayatta kalmanin temeli.ne uretiyorsun?yikmak cok kolay.bir tavuk doneri 5 dakikada yersiniz.ama o tavuk yumurtadan ciktigindan beri ciftci ona bakar yemle besler sagligina onem verir.tavuk et oldugunda bile onu doner yapmak icin asci ugrasir hazir haliyle asildiginda bile donerci onunla ugrasir keserken pisirirken dikkat eder
ve siz bunlari dusunmezsiniz bile 5 dakikada yersiniz

iste diz cokup isyan etmekle uretmek arasindaki fark bu.churcillin sozunu uygulamak gerek."uzulmek istiyorum ama buna vakit bulamiyorum"

hayati insan dogasina uygun yasamak gerek.az yiyip cok hareket etmek az uzulup cok yasamak dusunme suresinden daha cok hayatin icinde yasamak gibi
anonim
bir şeyden bahsetcem arkadaşım haftanin 4 günü dana gibi yatiyor. gece 2-3 te uyuyor öğlen 12 de kalkip yemek yiyip geri uyuyor aksam 6 da uyaniyor.yine yemek yiyor geri yatiyor 10 nda kalkiyor.ve ben o yalniz kalmasin diye bu haftasonu bir yere gidecektim gitmedim.diğer oda arkadasimizda ailesinin yanina gitti.kac gündür 2 kelime zor etti.ben napayim simdi buna ?
filojofist
hayat seni gerçekten seven anlayan dostlarının olmasıyla güzelleşiyor .İnsanın iyiki var dediği kişilerin olması kadar güzel bir şey yok.senin üzüntünle üzülen,kırdığını anladığı zaman içi içini yiyip özür dilemek kendini affettirmek için elinden geleni yapan,sevincinle başarılarınla gurur duyan,birlikte saçmalaya bildiğin,en rahat olduğun kasmadığın kişiler varsa eğer hayatında mutlu olmak için çok sebebin var demektir.en az bir tane olsa yeter zaten bu insanlardan.buyrun gülümsemek için bir sebep daha :)İnşallah tüm olumsuzluklara rağmen pes etmeyip direnen ve mutlu olmaya çalışan insanlardan oluruz hepimiz :)

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)