Lydia
üniden mezun olalı 3 yıl oldu. üniye ilk kayıt yaptırdığım zamanlar bulmuştum burayı da.. hatıralar dün gibi sıcak.. samsun bana çok güzel şeyler kattı, çok güzel insanlar, nice unutulmaz anılar ve bolca hayat dersi.. hayatımın aşkı zannettiğim adam hayatımın en büyük dersi oldu. o benim eşim, ailem derken cehennemim oldu. onun yüzünden samsunla ilgili hiçbir sey duymaya tahammülüm kalmadı. şu an 7 yıl önceki o günden çok daha gerideyim. o zamanlarda en azından umudum vardı, hayat ışığım vardı. güzel bir yerlere gelirim zannediyordum. her imkanı değerlendirmeye çalıştım olmadı. en son kpssyle şansımı deniyim dedim, o da elimde patladı. keske şu an şu siteye 7 yıl önce kayıt yaptırdığım ilk güne geri dönsem, o heyecanı yeniden yaşayarak... o günleri çok özledim.. umarım bundan sonraki her sey geçmişimi özletmeyecek kadar güzel olur..
Nobume
son zamanlarda çok sık rüya görmeye başladım ve bu rüyaları uyandığımda da çok net şekilde hatırlayabiliyorum. önceden hiç rüya görmeyen bir insan olarak bu değişimi yeni yılın getirdiği spiritüel bir uyanış olarak değerlendirdim ve durumu doktorumla da paylaştım. doktorum da kullandığım ilaçların yan etki yaptığını söyledi ve dozu yüksek yeni ilaçlarla beni gri hayatımın gerçeklerine uğurladı. yine de kabullenmiyorum henüz keşfetmediğim özel güçlerim var ve pokemonlar da gerçek.
thor
Sos
siteye ilk girdiğim senesi yani okula henüz başlamadığım ama omü'yü keşfetmeye başladığım dönemler biri psikoloji diyince kendimde bir sorumluluk hissediyordum, sanki bu ülkenin tek psikologu benmişim gibi böyle bilgiler paylaşıyormuşum şimdi biri psikoloji diyince yok birader almayım diyorum. 4 yıllık tiksinme hayatımın sonuna gelmeme çok az kaldı inşallah +2 yıllık yüksek tiksinme hayatım başlar saygılar, sevgiler...
psikodok
bir konuda eğer haklıysan kimse hatırlamaz ama eğer haksızsan herkes hatırlar. buna psikolojide olumsuzluk etkisi denir.
ikizler
her zaman hayatımın en özel köşelerinden biri olan ama uzak kaldığım bu evimden 10 ay sonra hepinize tekrardan merhaba. umarım hepiniz çok iyisinizdir. bu evime geldiğimde eski mahallesine dönmüş bir yetişkin hüznü kaplıyor içimi. mahallesinin, evinin çocukluğundaki, gençliğindeki o cıvıl cıvıl halleri göz önüne gelir de o günlerden şimdiki ana doğru sıcak bir gözyaşı hızında bir anı yolculuğu yapar ya. İşte onun gibi bir şey. bu hal bende oldukça evimin anahtarını çıkarmaktan korkuyordum. bir zamanlar neşe saçan evimin içindeki sessizliği duymaktan. geçen akşam ilkadım sahildeki çay ocağında otururken oradaki abi ile ayaküstü muhabbet ettik. uzun zamandır görüşmemiştik. diğer abinin nerede olduğunu sordum ve aldığım cevap birden gözlerimin dolmasına neden oldu ölmüş o abi. evini bir gece böcek ilacı ile ilaçlamış sineklerden korunmak için ve uyumuş sadece. sonrası yok. o kadar oturdu ki içime. ellili yaşlarında bir abiydi. güleryüzlü, neşeli sesli biriydi. bir kaç selamlaşmamızdan sonra tanış olmuştuk. biraz muhabbetimiz ilerleyince bize ikinci baharını ve her iki tarafın evlatlarının karşı çıkması sonrası kavuşamadıklarını anlatmıştı. öyle anlatmıştı ki hem de bir romanın dönüm noktası gibi. gözleri her anlattığına eşlik etmişti. geriye bir fotoğrafı bile kalmadı bana. sadece zihnimdeki o güzel gülüşüydü geri kalan. İçimi yakmıştı gidişi ve koptum o anki arkadaş ortamımdan. o kopuş bugün anahtarları cebimden çıkarıp omudedikodu mahallesine girmeme ve ikizler kapımı açmama vesile oldu. benim ise hayatım haddinden fazla değişti bu dönemde. okulum bitti ve bir süre bir yerlerde çalıştım. sonrasında ise çok da geçmiş olmayan bir geçmişte atandım ve atandığım kurumda çalışmaya başladım. hem de samsuna atandım. İmkansız geliyordu bu bana ama olmuştu işte. üniversite yıllarımda kendimi bulduğum şehir yeniden bana kucak açtı ve bu sefer uzun yıllar boyunca kalmak üzere yerleştim bu şehre. İl merkezine azıcık uzak bir ilçedeyim lakin her hafta sonu kendimi atakum sahilde, ilkadım çay ocaklarında buluyorum. artık maddi özgürlüğüme tam manası ile sahiptim. bir ev kiraladım. 2+1. hep hayalini kurduğum yaşamın ilk temellerini atmış oldum böylece. İstediğim eve sahip olmak ülkemizin ekonomik durumundan dolayı biraz zaman alacak biliyorum ama şu haliyle bile bana mutluluk veriyor bu ufak yuvam. bu fotoğraflar da salonumdan ve evimin balkonundan ufak iki kare. buraya taşındığımdan beri pek yalnız kalmadım. sadece 1 haftasonu yalnız kaldım. oradan buradan arkadaşların uğrama noktası oldum. amaçlar edindim kendime ve 15 yıl verdim kendime. üniversite yıllarında amaçladığım ne varsa gerçekleştirdim çok şükür. en yapılamaz olarak görülen şeyleri bile yaptım. şimdi bakalım 15 yıl sonrası benim için nasıl olacak. evet şu an ikizler evimdeyim. ama yetişkin hüznüm mahalleye çıktığımda içimi kaplıyor. kapı komşum snorlax'ı göremiyorum. çatı katından bize seslenen posydon yok, eski dostum oas gideli uzun zaman olmuştu. gezginimin ad babası yok, o yok bu yok, gerçekten görmesem de hayatımda yer etmiş bir çok dostum artık yok. özlediklerimin yokluğuna alışmak ve yeni bir yaşantıya adepte olmak biraz zaman alacak ha ne dersiniz. hepinize mutlu geceler dostlarım...
Sanatçı
hayatımın kimin nerede olması gerektiğini en iyi bildiğim dönemindeyim. kafamın ve kararlarımın en net olduğu, kalbinden ve sevgisinden emin olduğum insanlarla beraber olduğum bir döneminde. her şey en kötü haliyle bile çok güzel geliyor böyle olunca. sıfır şüphe ve belirsizlik.
Woman
hayatımın aşkını omü'de bulmuştum.yok yere kaybettim.kaç sene geçti yine de unutamadım.o yüzden hem yaramsın hem de en güzel yanımsın samsun.
Beginnerdoctor
annihilation filmini izleyip anlayabilmiş biri var mı aramızda ya? hayatımın 2 saati boşa gitmiş gibi hissediyorum. ya da anlayacak kapasiteye sahip mi değilim 🙄
şeyma
hayatımın en sıkıcı gününü yaşıyorum keşke ders olsaydı bugün bile dedirtti
psikodok
buraya yazmayalı uzun zaman oluyor yazmak istedim. bu site bana çok güzel dostluklar kattı. ben bu sitede tanıştığım insana memleketimden hediye getirdim, ben burada tanıştığım insanla kampüste oturup dertleştim. ben burada tanıştığım insanla sahilde geyik yaptım. yakın bir zamanda hayatımın sonuna kadar unutamayacağım bir olay yaşadım. bu olay karşısında sesim ve ellerim hiç titremedi, gözlerim buğulanmadı. bunu buraya yazıyorum. çünkü bu olaya burası sebep oldu. hayatınıza bir sürü insan girecek ve girenlerle eş değer nitelikte bir çok insan da çıkacak. doğal seçilim. kalanlar kalır, gidenlere hoşça kal deriz. ben bundan birkaç gün önce birisini hayatımdan uğurladım. bugün ise o kişiyi içimden uğurluyorum. bana kattıkların ve kazandırdıkların için teşekkür ederim. senin gözünde her zaman küçük kalmam dileğiyle...
hoşça kal...
casualman
hadi size hayatımın mallığını anlatayım da az gülün 😄😄 (spoiler içerir) bugun bayadır beklediğim avengerse 22:15 e bilet aldım bide bayadır sinemaya gitmiyordum nasıl hevesliyim saat 20:45 felan bi sigara felan içtim saat 21:00 oldu sen bileti 21:15 san salona gir koltuğa otur başladım izlemeye baktım reklam felan yok film başlamış direk thors öldürüyorlar ironmen ölüyor herkes dönmüş dedim noluyoz bi bilete baktım salonda kendimr kahkaha attım giden paraya mı yanayım filmin mahvolduğuna mı yanayım mallığıma mı güleyim 20:15de mecbur baştan izledik napalım 😄
ucuncunesilsaglikci
geriye dönüp tekrar tekrar yaşamak isteyeceğim güzel anılar biriktirdiğim bir yıl oldu. hayatımın en mutlu olduğum zaman dilimini geride bırakıyorum yavaştan. ardından mislice kara gün getirecek olsa bile iyi ki yaşamışım 💙 iyiki sevmişim seni sevgili mavim 💙
👑Merry Andrew
başımı defalarca belaya sokmama rağmen şu zamana kadar bir şeyi akıl edemediğimi fark ettim: hukuk okuyan bir arkadaş bulmak. bunca yıl bunu nasıl akıl edemedim kendime kızıyorum. meğer benim hukuk okuyan mümkünse ceza hukukunda fazlaca bilgili bir arkadaşa o kadar ihtiyacım varmış ki. bugünlerde olduğu gibi hayatımın bazı dönemlerinde de bu gerekli olabiliyor. hukuk tavsiyesi almam gerek ama bedava olsun istiyorum.
gulmeksanayakisiyor
sevmek mi sevilmek mi

hayatın en önemli sorusu seven için
sevmek mi sevildigini bilmek mi
herşey okadar kolay görünüyorki aslında
ama herşey kalbimin derinliklerine indikce anlam kazanıyor
hayatımın ilk ve tek anlamı senken
ne yapabilirimki ben
senin varlığın beni mutlu ederken
senin yokluğuna dayanamam
anla beni seni nekadar çok sevdiğimi
sevmek mi sevilmek mi
yoksa yokluğuna alışıp
boşver ya oda sevse yanında olurdu
deyip vazgecmek mi

m.y
ladylazarus
uzun zaman sonra dün bir bebiş sevdim. o kadar şişko ve tatlıydı ki ! sarışınları çok seviyormuş, gidene dek gözlerini benden ayırmadı. yüzümü okşuyor, sırıtıyor bakıp bakıp fjgkf hayatımın erkeğini buldum sanırım 😻💃

elimde nefis bir kitap var ve köyde sonbahar çok güzel 🍂


ikizler
mutlu geceler gençler. nasılsınız? ben yorgun ve musmutluyum. yaz okulundan sonraki bir aylık yatışımın ardından bu kadar hareket halinde olmak bana müstahaktır diye düşünüyorum. öncelikle üniversitemize yeni gelen kardeşlerimize hoş geldiniz diyorum. bu üniversitede ve platformda 5. yılına giren biri olarak benden büyükler de olsa ben de kendimi bir nebze olsun yaşlanmış hissettim bak şimdi. yaşlılık sohbetlerini bir tarafa bırakayım yahu. ben bir arkadaşımı daha evlendirdim bu sene. milletin arkadaşları mı yavaş yoksa benimkiler mi çok hızlı anlamıyorum. beraber finalleri, vizeleri çalıştığımız, oda komşum olan adamlar bir bir evleniyor. bu sefer de samsuna gelmeden önce düğün için ankaradaydım. sabah erken indim, hem rahat rahat düğüne katılırım hem de biraz gezerim ankarada diye. biraz bir camiye girdim uzanıp dinlendim. allahın evlerinin kimsesiz olduğumuz zamanlarda kimsemiz olması çok hoşuma gidiyor. ondan sonra bir kahvaltı yaptım. sonra anıtkabire gittim. anıtkabirin her yeri japon dolu. kendimi yabancı bir ülkeye gelmiş gibi hissettim. türkçe konuşan azdı. bu durum şaşırttı beni. türk milletinin atasını ziyaret için geç saatleri beklemesi tuhaf bence. atatürkü ziyaret ettikten sonra dedim ki kızılaya geçeyim. orada çok güzel kitapçılar var. daha önce bir defa gitmiştim. arkadaşlarım kollarımdan tutup çıkarmışlardı beni remzi kitapevinden biz buraya kitapçı gezmeye mi geldik diye. bu sefer de otobüse binip kızılaya geçecekken arkadaşlar aldı arabayla düğüne geçtik erkenden. düğünden sonra tekrar bindik arabalara ve indim samsuna. o kadar özlemişim ki bu şehri. artık memleketim burasıymış gibi. nasıl özlemeyeyim ki. aşık olduğum, gezgin gibi bir dosta sahip olduğum. denizinden ormanlarına, havasından yollarına kadar benim olan bir şehir. bu sene yeni bir yurtta kalıyorum ben. güzel sanatlar kampüsünde üniversitemiz bir erkek yurdu açmış. ben de tesadüf eseri fark ettim. yaz okulunda başvurmuştum ve bir arkadaşımla beraber çıktı. ben çok sevdim burayı. hem ilkadımdaki çay ocaklarıma yakın, hem üniversiteye yakın. her yer bir gezgin uzaklığında :) 3 gündür eşyalarımı taşımak, eksik olan şeyleri almak, okuldaki işlerimi halletmekle uğraştım. ve dün gece 3 aydan daha fazla zamandır kendisinden ayrı kaldığım yarimle buluştum. o kadar çok özlemişim ki onu. İnsanın birini özlemesi kadar güzel bir şey varsa özlediğine kavuşabilmesi. bunu nasıl kelimelere dökebilirim nasıl anlatabilirim bilmiyorum. sevdiğinizin gözlerini öylesine izleyebilmenin mutluluğunu başka ne verebilir ki şu dünyada. İnanın ki bilmiyorum. o anların her saniyesini romanlar dolusu yazmak isterdim. ama aşk insanda unutkanlığa yol açıyor. bildiğinizi de unutuyorsunuz bir tek o kalıyor geriye. güzel sevin, güzel sevilin dostlarım. hayat aşkla çok daha başka güzel. normalde 4-5 yazıya sığdıracağım şeyleri tek yazıya sığdırmaya çalıştım. çok da uzattım farkındayım. ne yapayım yahu. dostlarımla muhabbet etmeyi seviyorum. hem de en son yazısını uzunca bir zaman önce yazmış olan bir ikizler olarak biraz da hakkım var sanki. gecenize bir fotoğraf bırakarak iyi geceler diyeyim dostlarım. bu fotoğraftaki radyo yarimin bana dün gece hediye ettiği radyo. o kadar güzel bir şey ki. elektrikle ve şarjla çalışıyor. fm özelliğinin yanında usb, sd card ve aux bağlantılarını da desteklemesiyle müzik zevkini doruklara çıkarıyor. tam hayallerimdeki gibi bir radyo. ve hayallerimdeki radyonun hayallerimdeki aşkım tarafından bana hediye edilmesi de muhteşem bir şey. odamda tek olduğum an açıyorum dinliyorum radyomu. bir yere gittiğimde de götürebilirim. yarimin hayatımın her gecesinde olduğu günlerde onunla dinleriz saatlerce. muhteşem bir şey. diğeri de fotoğraf makinem. hareketli dünyadaki zamanı durdurma aletim. aynasız olmasından dolayı o da her yere gelebiliyor benle. bir sürü güzel fotoğraflar çekiyorum onunla. radyom, fotoğraf makinem ve gezginim. 3 dostum var artık benim. geceniz bu fotoğraf kadar güzel geçsin dostlarım... :)
orlito
aslında doğum günü sürprizleri ya da mesaj gibi şeyler beklemiyorum. hiçbir zamanda öyle bir beklentim olmadı ama çok sevdiğim insanlar bir gün öncesinden (dün) güzel bir kutlama yaptılar sebebi de bugün yapsalarmış anlarmışım :)) ve hiç beklemediğim insanlar facebook, twitter arkadaşım olmamasına rağmen hatırlayıp mesaj attı. insan hüzünleniyor be ya da ben yaşlanıyorum :d 23'ü doldurdum. daha nice 23lere demektense hayatımın geri kalanı hayırlı ve dolu dolu geçer inşallah.

bu arada imkanı olan kan bağışında bulunsun arkadaşlar. hem kendi sağlığınız için hem de ihtiyaç sahipleri için.
ucuncunesilsaglikci
kalan hayatımın ilk günü. İnsan hayatı ne kadar ilginç,sanki sürekli bir dönemeçten geçiyoruz,sürekli bir şeylerle sınanıyoruz. bazen kazanıyoruz bazen kaybediyoruz. bazense bile bile yeniliyoruz.
evet bence yarın kalan hayatımın ilk günü,yeni bir dönemeç. belki kazanıcam belki de bilerek kaybedicem. ya da belki sadece eve gelince panda gibi yatıp yuvarlanırım. kim bilir?
ladylazarus
bu gece hayatımın en güzel anlarından birini yaşadım. karanlıkta uzanmış, bir kieslowski filmi izlerken, birden ağaçların arasına saklanmış ayın kızıllığını fark ettim. bir süre yıldızları izledim, sonra filme döndüm, sonra yine ayı izledim, sonra yine film, yine yıldızlar.. ay, onu görmem için tamamen ortaya çıkana dek böyle bir döngü içinde bitirdim filmi. böyle anlarda tarif edemediği bir his kaplıyor insanın içini. yıldızlara bakarken, yıllar evvel annemle kargaları izlediğimiz noktaya takıldı gözlerim. sonra yine yıldızlar.. ve yıllardır hiç değişmeyen gökyüzünü düşündüm.

edebiyat dergileriyle aram pek iyi değildir fakat oldukça gecikmeli olarak bir dergi keşfettim ve muhtemelen düzenli olarak alacağım tek edebiyat dergisi olacak ' notos '. keşfettiğim ilk sayısının nabokov üzerine olmasının güzelliği .. sanırım vera' nın reenkarne olmuş haliyim. nabokov' la bu kadar sık karşılaşmamızın başka bir açıklaması olamaz. vera için ne acı dfgfj

hayatımı bir film olarak tahayyül edecek kadar önem vermiyorum kendime fakat bugün bu şarkıyı defalarca dinledikten sonra, hayatımın bir fon müziği olsaydı, şu sıralar kesinlikle bunu seçerdim dedim kendime.




iyi geceler değerli müdavimler.
ucuncunesilsaglikci
tam 13 yıl önce bugün ölümün ne demek olduğunu bilmeye başladım. çoğu insanın katlanamayacağı şeyler yaşadım. karşılaştığım her zorlukta oturup ağlasam da güçlü ve dik durmayı başarabildiğimi düşünüyorum. ama bazen çok katlanılmaz oluyor her şey. attila'nın aysel'i bile fayda etmiyor, ne yana dönsem canımın bir yeri acıyor. hayatımın belki de en zor çıkmazındayım.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)