snorlax
snorlax
8 sa
... hasta olmamasına rağmen boğazındaki bu ağrı da neyin nesi şimdi? masanın başında geçirdiği süre boyunca ne kadar zamandır ders çalıştığını düşündü. bir süredir olmadığı kesin dalgınlığına bakarsak. saate bakıp bir şeyler düşündü ve aniden tüm masayı düzenleyip birkaç parça şeyi önüne koydu. odanın lambasını kapatıp masa lambasını açtı ve sandalyesinde bağdaş kurup eşyalara baktı. bağladığı saçlarını gelişigüzel örüp birkaç tutamın yüzüne düşmesine izin verdi. bütün o başını ağrıtan düşüncelerden kurtulmak istediği için bunun da kendisine o yönde iyi geleceğini düşündü. kulaklığını takıp, defterini açtı ve çizmeye başladı. aklından geçen pek çok şey ile birlikte uzunca bir süre bu şekilde devam etti. başka hiç bir şeyin farkında olmadan. ta ki deftere düşen bir damla yaşa kadar. boğaz ağrısının sebebi kendini ifade etmeye başlayınca durdu. o kadar uzun zamandır engelliyor ki artık izin verme mecburiyetinde kaldı. 'üzüldüğümde hiç bunu gösteremedim. ya kızgın oldum ya da aşırı mutlu göründüm' diyen birinin yazısını okumuştu. o geldi aklına. belki de tüm sebep bunda saklı. İnsan kalbini ağır hisseder mi hiç? sanki görünmez bir taş koyulmuş da kurtulmak için mücadele ediyor gibi. gözlerini silip çizdiği şeye baktı. o ana kadar ne yaptığının bile farkında değilken şaşkınlık duydu gördüğü şey karşısında. doludizgin koşan bir at.. aklını meşgul eden bu kadar şeyi düşünürken böyle bir şeyi beklemiyordu kendisinden. hırçın bile olsa bu şekilde koşmak istiyor yeniden. her şeyden uzaklaşmak istercesine fakat esas tüm yüklerinden kurtulmuş olarak. üst üste gelen bu kadar şeyden sonra bu bir ihtiyaçtı. düşüncelerini sonuna kadar ifade edip kendisini yeri geldiğinde savunabilen bir insanın duyguları konusunda bu şekilde olması son derece garip. İnsanı içten içe bitiren bir olay. en azından kendisine eşlik eden şarkıları var. 'umudum sonsuzdur, uğraşım bitmez hiçbir zaman, geliyor geçiyor zaman, dönüyor durmuyor dünya...' İyi geceler...
Eleni
Eleni
17 sa
“tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok.” cümlesindeki dağ benim, tavşan ise ihtiyar kadın ve ihtiyar adam. ben her şeyden, en azından bu konulardan bihaber iken bana küsenler olmuş. sorarsanız normal karşılıyorum. malum kendileri serçe parmağın, serçe parmağa kenetlenmesi ile küsenlerin devrinden. yanında değildim, kenetleyemedi parmağını parmağıma. ruhum duymadı bu sebeple. az önce erken bitmiş bir kahvaltının ardından gelen gereksiz laf kalabalığı ile öğrendim bunları. lan kahvaltı bitmiş, tıkınmışsınız işte. kalksanıza! ne gerek var duvarın arkasına saklanmış konuları ortaya atıp konudan konu açmaya. çok zaman önce ki bu zaman taaa ebesinin örekesinde olan bir zaman. bir olaya dahil olmuştum ki olayın haklı tarafıydım. haklılığımı kendim söylemiyorum ama kesinlikle karşımdaki kişinin veyahut kişilerin haklılık şansları yoktu. o gereksiz laf kalabalığında, bu haklı/haksız olayından sonra bana küsülmüş olduğunu öğrendim. “ebeveynlerim tarafından dolduruşa getiriliyormuşum.” ya var ya iyi güldüm. ulan kimsiniz siz it! mantık yoksunu olmamış olsaydınız, ailemin kalkıp da gurbet eldeki lezbiyenimsi gay evlatlarını (bu ben oluyorum.) bu konulara dahil etmeyeceğini bilirdiniz, bu konularla meşgul olmasını istemeyeceğini de. İşin kötü yanı konu ortaya atıldı, konuyu anlattım, duraksadım, getirin lan çilekli linki. sevmesem de içecem! verilen tepkiler haklı olduğum yönündeydi derken bir anda kıvılcım anne-baba tarafından çıktı. en olmadık yerlerden kendilerine pay çıkarmaya başlayıp konuları kendi aralarında tartışmaya dönüştürdüler. İkisi de birbirini suçluyor. arkadaş ölüler de sanıyor ki diriler her gün helva yiyor, ben de buna tutuluyorum. buyur! o sen “aşkım bu konuda haksızsın, sen kapat .s” ,diğeri “hayır aşkım sen bu konuda haksızsın, sen kapat .s” derken iç sesim “yeter be, ben kapatırım.” çığlığı bastı. dışım ise fazla vurdumduymaz. odasında oturmayı tercih edip kavga çıkarsa polis ve ambulans çağırmayı tercih etti. birkaç ikilemden sonra iç sesimi dinlemeyi reddettim ve kulak kabartıp konuşmaları dinledim. İşin iyi yanı ses tonlarında aşırı bir yükselme yoktu. kötü yanı ise o ilk cümledeki dağ bu sefer o angutlar, tavşan ise kadın anam ve adam babamdı. diğerleri evlerinde huzurla otururken boktan birkaç insan yüzünden huzursuzluk çıkarmaya ne gerek var ki. ne gerek var yani! onların haberi bile yok be. şu an ortam durgun, duruldu sanırım. onlar tartışırken akrabaların birkaç tanesini sildim rehberimden. sildiğim kişiler bu huzursuzluğa sebep olan kişiler. of lan of! şu sil işlemini hayatımızda da uygulamamız lazımdı. “böyle yetmiyor, varlıkları bile deli ediyor.” diyecekken bil bakalım ne oldu frank? telefonumun şarjı bitti. sayın bilim adamları okumuyorsunuz ama birgün okursanız “ölümsüz batarya, bitmeyen şarj” istiyoruz, lütfen değerlendirin. haa bir de unutmadan; bolca mantarlı kek. teşekkür ederim.
muallim
muallim
1 gün
bugün kedi evine gittik ben kedileri filan mincikliyorum mama filan veriyorum..oradan da başka bi ziyaretçi kadın "bunlara gelen giden mama verirse böyle olmaz ki " demesin mi🙄 ah bu anneler yok mu💜bu arada kedilerin hepsi van kedisiydi, o gözler o tüyler...aşık oldum resmen😍
Zeze
Zeze
1 gün
hayal kırıklığı 4715372
fazla içselleştiriyorum olayları belki de, bilmiyorum.. ama yanılmak ya da kandırılmak dokunmaz mı herkese. en azından bu işte yeniyken. bunu gözüm yeni yeni açılmaya başladığı için söylüyorum. son 1,5 yıldır belirli aralıklarla hep hayal kırıklığındayım. yeni sayılır.
yine bir arkadaşımız evet. yıktı beni. daha doğrusu onun hakkındaki düşüncelerimi, daha da doğrusu bize düşündürdüklerini. evet o düşündürdü. İnsanlar genelde yapıyorlar bunu galiba. diğerlerine onlar hakkında ne düşünmelerini istiyorlarsa öyle davranıyorlar. mesela hatalarını saklıyorlar. gerçi öğrenince neden sakladıklarını anlamak zor olmuyor. nasıl yapıyorlar bunu ya. her hatam bile dilimde. ben de saklarım ama kendimi değil, derdimi saklarım, sorunu saklarım ama insanın kendini saklaması 2 yüzlülük geliyor bana. (belki yanlış düşünüyorum bilemem, şimdilik böyle) yaptığı her güzel ortada çirkinlikler yapılmamışçasına gizli saklı. hadi saklıyorsunuz da bari yerine hiçbir şey söylemeyin, güzel bi şeyi yapmış gibi onunla yer değiştirerek anlatmayın. sinsilik bu mu oluyordu acaba ? İnsanların hayatlarıyla oynamayın mesela, insanlara güzel şeyler vaadedip yarı yola bırakılmasını bile anlarım insandır derim ama bari hayatlarını değiştirerek yapmayın bunu be. evet arkadaşım yapmış. 2 kişinin hayatının içine etmiş, hatta dün gözlerimizin önünde etti. evlendiler... İnsan eşini erkekleri listeleyerek tip ve mesleğine göre sıralayarak seçer mi lan? bunu nasıl yaparsın. kızım ben hiç mi tanımadım seni. ulan senin yüreğin hiç mi bahar görmedi ? sen hiç aşk ne bilmedin mi ? arkasından dalga geçercesine laf ettiğin insanla sırf maaşı iyi diye (nolur sadece bu olmasın) nasıl evlendin lan ? kocasının mesleği ile toplumda yer tutmaya çalışan kadınlardan tiksiniyorum. evet aynen bu şekilde. çalışmayabilirsin, saygı duyarım ama bunu amaç haline getirmek ne demek ya. senin hiç kendine saygın da mı kalmadı derim insana. şu an bu kıza ben nasıl saygı duyayım ? duyamam. dedim ya yıkıldım ya. görseniz de var ya sessiz sakin hayatta beklemezsiniz. yıllardır tanıdığım (sandığım) insan ya. İnsan dışarıya karşı tetikte oluyor da, arkadaşlarına karşı indiriyor miğferini. ve ben bi kez daha darbe yedim. artık yeter demek istiyorum. İnsanların 2. yüzlerini görmekten ilkini unutmaya başladım yeter. neden demek de isterdim ama cevap basit aslında İnsan !
Rider
Rider
2 gün
anlık; samsun a geliyorum. metro turizmin cip aracıyla 😀 kendimi böyle kral gibi falan hissediyorum. tekli koltukta önümde meyve suyu ve sandviç yanımda priz karşımda bi b*oku açmayan ama yinede koymuş olmak için koydukları televizyon falan yani. metro durizm iyi yolculuklar diler inşallah bize. kazaya kurban gitmemek için uyumam muhtemelen. gerçi hostesleri var hostları yok çok şükür 😂 esenle kalın
kittyyy
kittyyy
3 gün
ananenmle dedem arada kavga ediyor ananem dedemin kulaklarının duymadığını bildiği için sürekli çok konuşuyor dedemin kulaklarını ağrıtıyormuş😌 dedem de bugün bize geldi diyor ki anneme “bu kadın delirmiş, ne dediğini bilmiyor. sürekli bir şeyler zırvalıyor bereket ki benim kızlarımda yok böyle delilik”😕😕 annem de dedemin duymadığını biliyor ya hani diyo baba o kadar emin olma😂😂
pseudo
pseudo
4 gün
dün plastik cerrahiye uğradım. doktor tahminimce 3 yaşında olan çocuğun elindeki sargıyı açıyordu.o sırada beni çağırıp yardım etmemi söyledi. bir yandan yardımcı olmaya çalışıp diğer yandan küçük çocuğu izliyordum. son sargı bezini de açınca şöyle bir tepkiyle karşılaştık "aaa parmağımı neden aldın geriye 9 tane mi kaldııııı" annesi dayanamayıp ağlamaya başladı çocuk ise parmağının alınmasına şaşırmaktan başka bir tepki göstermedi çünkü o sırada yapabildiği tek şey annesi ağlamasın diye "canım hiç acımıyor kiiii" demekti.böyle anlarda asla tepkisiz kalamıyorum sanırım bu yüzden ölene kadar profesyonellikten uzak kalıcam
karakutuu
karakutuu
6 gün
gecen cuma akşamı aylık 8 ile 10 bin mazot aldığım petrol ofisinden numaramı aldığını söyleyen bir hanımefendi aradi. çekiliş ile şanslı kişi olmuşum havza termal otelde bir gün tatil hediyemiz rezervasyonunuzu yaptık yarın 10 da sinop'tan alalım dediler eniştem de esnaf ve büyük alisverislerinden 1 yada 2 haftalık bu tarz promosyon tatilleri yaptığından herhangi bir şüphe duymadım olur dedim hafta sonu bir değişiklik olur diye düşündüm neyse çıktık sinop'tan yola samsun merkezde araca süslü puslu mini etekli yüksek topuklu civic sarısı kırmızı rujlu vs abartı elbiseli makyajlı kızlar bindi her kız bir isim söylüyor hoş geldiniz efendim rehberiniz biziz felan diyor bize de böyle bir kız geldi tabi benim hatun kıskandı biraz elimi sıkıyor felan ortam gerildi bende acaba nereye gidiyoruz diye bir kuşku oluştu normal ötesi bir durum çünkü otelde rehbere ne gerek var diye düşünüyorum üstelik böyle rehberlere. neyse atatürk evini gezdik başladık dağa doğru tırmanmaya konteynır kurmuşlar iki tane iş makinası yemek yiyeceğiz burda dediler dedim herhalde burası mesire alanı gibi mangal felan yok efendim oda yok bildiğiniz elemanların yediği menü tablot yemek neyse yedik bir masaya aldılar bizi kızlar basladi anlatmaya hattusa şöyle iyi böyle devremülk alın 20 bin lira ömür boyu kullanın hep hikayeler arkada bı nuri alço müziği diptis diptis kızlar üniveriste truzm son sinifmis maaşlı eleman asgari ücrete çabalıyorlar bı açtım baktım netten 500 e yakın şikayet var daha temel atmadan daireleri satıyorlar bir daireyi 48 kişi alıyor ama senin tapulu malın nasıl oluyorsa . kızlara kizdim üzüldüm hatta belki denk geliriz burda milleti dolandiranlara ön ayak olmayın kullaniliyorsunuz demek istiyorum kendilerine bir gunume yazık oldu kısacası üstüne kız susmak bilmesi ve başımızı agritti dağın başı ve ulaşım olmadığı için geri dönüş de yapamadık akşam eve geldiğimizde saat 12 olmuştu neyse ki bizim serviste alan kimse olmamış ve güzel dostluklar kazandık
ladylazarus
ladylazarus
7 gün
hani böyle sevdiklerinizin iyiliğini ister, tatlı sözcüklerle oyalamak yerine onları gerçeklerle yüzleştirirsiniz ve günün sonunda kötü siz olursunuz ya ..

sevgili michel'ciğimin de dediği gibi

bu da gecenin şarkısı, huzurlu geceler müdavimler



snorlax
snorlax
9 gün
herkese iyi akşamlar! bugün hedeflediğim çalışma çizelgesini tahminimden erken bitirince bir şeyler yazayım istedim. bunun rahatlığı var elbette fakat yine de şöyle bir durup önümdeki notlara ve kitaplara bakınca ne kadar uzun bir yolum olduğunu görebiliyorum. bitmesi gereken bir sürü konu, çözülmesi gereken bir sürü soru var. bazen bugün olduğu gibi yerde çalışıyorum. çok eskiden özellikle de okuma-yazmayı yeni öğrendiğim zamanlarda ödevlerimi böyle yapardım. ya da kitabımı okurdum. rahatsız gibi görünse de aksine daha rahat eder, odaklanırdım. zamanla değişmeyen şeylerden biri de bu galiba benim adıma. masada çalışmaktan sıkılıp yere yayıyorum notları bazı zamanlar. sevdiğim bir göksel şarkısı gibi halet-i ruhiyetim huzurlu ama hüzünlü gibi. yine de ufak bir tebessüm ile eşlik ederken mutlu olunan... hani bazen aklımızdan şunları yapsam, şuralara gitsem gibi şeyler geçiyor fakat bir türlü uygulamaya geçilmiyor ya işte öyle şeyler var aklımda benim de şu sıralar özellikle. eskiden farklı olarak uygulamaya çalışıyorum artık. bunun sebebi artık öğrencilikten sonraki aşamaya yavaş yavaş geçme olabilir. ya da daha fazla ertelemek istememem. bakalım ne kadar olacak. birkaç gün önce bir iki kitap almak için kitapçıya girdim. arkadaşımı beklerken dalmış gitmişim. bunu alayım, bunu da alayım derken elimde bir sürü kitap olduğunu fark ettim ve abartma diyerek iki tanesinde karar kılıp çıktım. zaten fuara da çok bir zaman kalmadı. meraklısına burada dipnot olarak da bilgilendirme yapmış olayım o vakit. 20-25 şubat tarihleri arasında tüyap samsun fuar ve kongre merkezinde kitap fuarı olacak. pek çok kitaba ulaşma şansınız olduğu gibi yazarlarla da konuşma imkanınız oluyor. counting stars şarkısı ile bitireyim. geceniz güzel geçsin dedikodu meclisi. kendinize dikkat edin. esen kalın, musmutlu olun 👧
TeddyBear
TeddyBear
9 gün
evetttt, insanlarla samimi olmayı çok sevmediğim için annemden “öküz” hitabını aldım. ben insanları seven hemen herkesle samimi olamayan çekingen biriyimdir ve samimi gelmeyen insanlara bir şey demek istemem şimdi napayim benim tabiatım böyle abi.
ladylazarus
ladylazarus
9 gün
bugün tüm anlayışsız insanlar toplanıp sinirimi bozmak üzere bir araya gelmişler ve evet başardılar. bu yüzden yine bir filmi ölesiye eleştirip depresif düşüncelerimi tatmine çalışacağım.

dikkat bu yazı spoiler içerir.

ispanyol sinemasına ve dolayısıyla drama ara verip dünya sinemasında farklı filmler ararken, spierig kardeşler yapımı olan predestination filmi, ethan hawke' ye rağmen konusuyla baya ilgimi çekti. filmde, zamanda yolculuk yapan bir ajanın hikayesi anlatılıyor, ben direkt zaman makinesi olan bir şeeğlök hayal ettim fakat elbette filmin bununla alakası yok. başta her şey güzelken, ortalarında filme hakim olan yahudi acındırması filmler tadındaki yersiz dram, daha en başında filmin bir hayal kırıklığından fazlası olmayacağına beni ikna etti. binlerce eleştiri hazırlayıp yaşasın ispanyol sineması diye düşünürken, filmde ilginç şeyler olmaya başladı. olmaz olaydı. filmdeki felsefe temeli, the pursuit of happyness filminden etkilenen plepleri etkileyebilir ancak. mind fuck yapalım demişler fakat böyle bir filme kim kafa yorar onu düşünememişler. leonardo dicaprio gibi kadının yanarak kepçe kulaklı ethan hawke' ye dönüşmesi de baya güzeldi. nolan' ın yeni şeyler öğrendim o zaman hepsini bu filmde kullanayım ampulüyle yapılmış bir film. sürekli olarak kuyruğunu yiyen yılan figürünün kullanılması da filmin amatörlüğünü sergiliyor. waoooow ouroboros, ef- sa- ne (!) aynen kanka

filmde beğendiğim tek şey, kendi kendinle sevişebilme fikriydi. bunu da kendi narsist kişiliğime veriyor, caravaggio' yu selamlıyorum ✋
rst
rst
14 gün
bu siteye nolmişş böyleeğ :) yıl oldu girmeyeli bi yoklayayım dedim ortalık yanıyo fuat abiiiğ :)
Mrs.nameless
Mrs.nameless
14 gün
buralar kof olmuş amaaa.5 ay önce böylemiydik. üzdünüz, ben de gidiyorum 😔
ladylazarus
ladylazarus
16 gün
küçükken kardeşim ve benim yaşlarımda kız kuzenim olmadığı için daha ziyade erkek kuzenlerimle vurmalı kırmalı oyunlar oynayarak büyüdüm. bir gün yine 'mafyacılık' oynuyoruz, kuzenim beni yakaladı, silahını çıkardı 'susturucu takıyorum' dedi bir el ateş etti -güya- ben yığıldım ama ölmüyorum, gözlerim açık sadece homurdanırcasına sesler çıkarıyorum. kuzenim dedi noldu niye konuşmuyorsun, e susturucu taktın ya dedim. kısa bir regular show bakışması sessizliğinden sonra cool bir şekilde 'susturucu senin değil tabancanın sesinin çıkmasını engelliyor' dedi. he temem deyip utançtan kendimi yere attım. o gün bugündür susturucunun travmatik bir anlamı var benim için. kuzenim bu cahilliğime gülerek yanıt verseydi, muhtemelen, kurbanlarını öldürmeden önce ses tellerini kesip onlara çeşitli figürler sergiletip sonra onları öldüren bir seri katil olurdum. kod adı : susturucu.

böyle geveledikten sonra nedendir bilinmez aklıma leon, oradan da sting geldi. shape of my heart

bu da gecenin şarkısı olsun


Zeze
Zeze
16 gün
İnsanlara sürekli neyin yapılmaması gerektiği söyleniyor. bence bu o yapılmaması gereken şeye olan meyili artırıyor. İnsanlara bundan çok, neyin yapılması gerekiyorsa onun söylenmesi taraftarıyım. mesela diziler. dizilerde hep işlenen suçlar gösterilir ve ona dikkat çekilir. bu aslında o şeyin tamamen gözler önüne serilmesi ve artmasına sebep oluyor. hatta bi şehirde bununla ilgili deney yapılmış, iyi şeyler izleyen insanlar o iyilikleri yapmaya başlamış. o yüzden yapılan kötü şeylere dikkat çekip, artırmak yerine yapılması gereken güzel iyi şeyler insanlara sunulursa onun yapılması artar diye düşünüyorum. bu çocukların eğitiminde de böyledir. bi çocuğa şunu yapma denmez, yapmaya meyili artar çünkü. onun yerine yapması gereken söylenir ki yolu açılsın, o fikri görsün. keşke benden daha büyükler de böyle düşünse de özellikle tv programları (dizilerden dolayı söylüyorum) buna göre düzenlense. ne biliyim şehirlerin merkezi yerlerinde kocaman ekranlarda birbirlerine gülümseyen insanlar, yardımlaşanlar yayınlansa. bence bi şeyler olumlu yönde değişebilirdi.
Nickollyy
Nickollyy
16 gün
aga be bugün de bana yakın. ulan be bizans böyle çökmedi
Rider
Rider
17 gün
biri beni öpsün bu ne haldir böyle 😂 subliminal mesaj yaymışım kendime 😀
Eleni
Eleni
17 gün
kimileri renkleri sever, meyveleri, kokuları, boyaları, çiçekleri, bulutları, gökyüzünü, denizleri, vb. sever. sever de sever. hatta yeri gelir kimileri de yılanları, akrepleri, aydınlıkları, hamam böceklerini, vb. sever. onlar da sever de seveer! sevilir mi be onlar tiksinçler. sevecekseniz güzel şeyleri sevin korkunçlu şeylere ne gerek var. yarasaları sevin mesela. geceleri uyanık kalışlarını, gündüzleri uyudukları uykuyu sevin. en çok da uykuyu! sevilmez mi uyku dediğin efsane sevecenlik abidesi? sevilir tabi. hiçbir şey olmasın mesela. (temel ihtiyaçlarını karşılayabileceğin şeyler hariç tabi. İçinde mi kurusun lan?!) bir sürü uyku olsun, fazlası ile bir sürü hem de. uykuyu sev, uykuyu. :/ sevgili gibi, aşk gibi, kardeş gibi, dost gibi, gibi de gibi. uyku güzel şey, bir de sonsuz uyku var ya hani. tabir-i caiz ise “ölüm”, işte herkes sevmez onu. korkar yani ama öyle böyle bir korku değil. bu yüzden es geçecem onu. biz az ve öz olan uykudan devam edelim. aynen be çok uykum geldi diye bu kadar uykulu cümleler kuruyorum frank. buna da dua et gevşek! “uykusuz gecelerden uykulu halim ile uyku dolu gecelere uykusuz kalıp direnerek uyumaya özlem çeksem de uyumamayı seçiyorum.” şeklinde saçma ama bol uykulu cümleler de kurabilirdim ama kuruyor muyum? kurmuyorum. çoğğk sefiyom bn yha. .s sizi değil, uykuyu. hem ne diyor nazım’cığım?

uyku güzel şey, ümitli şey,
dünyanın en rahat yatağında, kesintisiz uykuya dalmak gibi bir şey
fakat artık kısa uykular yetmiyor bana,
ben artık uyuyup uyanmak değil, sonsuz uykuya dalmak istiyorum.

şiir böyleydi! (size ne nazım’ın şiirini nasıl değiştirdiğimden?.)

mutebessimhatun
mutebessimhatun
18 gün
arkadaşıma müzik aç dinleyelim dediğimde bana açtığı müzik "doyana da popkek doymayana da popkek" oldu. allahım hayattan soğudum 😑 bu kullarının hali ne olacak böyle 😢😄👭😛

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)