Oyuncakayi✔️
selamın aleyküm. az önce uzun bir metin yazıp sildim metnin kısa özeti. karakter yoksunu erkeklerin kızların nefes alan karaktersiz herkes hak ettiğini bulsun. ulan semih ben senin taaaaaaaaaaa anladınız siz. ulan şerefsiz senin yüzünden ya da sizlerin yüzünden kendimi beğenmiyorum azk. bıktım lan. mükemmel surat yapımız olmadığı için napalım azk napalım valla sabrım kalmadı. kusura bakma yaa gigi hadid ya da zendaya gibi yüzüm olmadığı için. ama ne biliyor musunuz ? karakterim var sizinkinden bin kat iyi karakterim var. aşırı atarlandım ama bıktım kendimi beğenmiyorum şu bir kaç gündür ama şu an hepinize söverek özgüvenim tekrardan geldi. muşmulat surat sanki james franco'sunda beni red ettin ulan neyse. ucuz kurtulduk. aleyküm selam.
Badboy
acilde çalışıyorum adama sigara içiyor musunuz diyorum evet günde 3 paket hergun düzenli içki içiyorum 200 bin lira borcum var diye yakınmaya başlıyor abicim sadece sigara içiyor musun içmiyor musun onu söyle marko paşa mıyım ben derdini anlatıyorsun daraldım
dakoh
canım odtüme kavuşmuşken bu kadar erken ayrı düşmek çok koyuyo biliyo musunuz :(
Sunset✔
soru kısmında da sordum. acil olduğu için erken görülsün diye buraya da atmak istedim.

arkadaşlar harita bölümü okuyanınız var mı? tanıdığı olan da olur. lütfen yardımcı olur musunuz?
Yepisyeni
İyi geceler. uzun bir aradan sonra iç dökmek için buradayım. aylar önce buradan zalımın oğlu diye seslendiğim kişiden bi haber aldım bugün. yeni bir şehre taşınmış, yeni yeni düzen kurmaya başlamış.
aklıma gelmesi yine gecemi zehir etti. bilmiyorum, ben onu halen atlatamadım galiba. pek kişiye de anlatamadım, kaldı öylece içimde. oysa ben kaşını ayrı kıtaya gözünü ayrı kıtaya resmetmek isterdim. mesleğinden mi bahsedecek, bana yapsın sunumunu isterdim. İçecek dertlenecek mi, benimle içsin. ne bileyim yumurta mı kıracak, çarptırdığı kap ben olayım derdim. gözünün önündeki hep ben olayım istedim, çünkü onun yüzü benim kadrajdan hiç çıkmıyor. onun yüzü en çok benim ellerime yakışırdı, benim başım da onun göğsüne. he, ama onun yanına en çok yakışacak sen miydin derseniz, orada başladı zaten problem. benimle olmak ona kıymekmış gibi geldi, kıyamadım.

ama şimdi pişmanım. sanki ne yöne yürüsem ona çıkıyormuşum gibi. hep o esmerden o esmere doğru gidiyorum. aylardır boşa nefes almışım. çektiğim havaya onun kokusu karışmazsa boşmuş. dank etti gece gece

ben ilk defa onun için değişmek istemiştim biliyor musunuz. İlk defa onu tanıyınca boş geçen tüm günlerime lanet ettim. allahım dedim, keşke muazzam bir entelektüel birikimim olsaydı da fiziksel eksikliği kapatabilseydim. karşısında tutulmasaydım, ellerim terlemeseydi. yeni doğmuşum da, ilk onu görmüşüm gibi donakalmasaydım keşke. ama kaldım işte. ve kendisinin başka bir kadına olan övgülerine tanık oldum. bu sırada kendimi tebrik de ettim. çok güzel bi adama tutulmuşum.

şimdi insanlar benim için ona benzeyenler ve benzemeyenler olarak ayrılıyor. en ufak bir ortak nokta tanışılan kişinin hanesine yetim sevindirme sevabı yazdırıyor benim kafamda

daha anlatacak bir şeyim kalmadı galiba. tek solukta yazdığım en uzun metni de buraya atıyorum.
hepinize karşılıklı sevgi dolu geceler
ikarus✨
sunum yapacağım salonda projeksiyonun kumandası çalışmıyor, bilgisayar salonun diğer ucunda, görevliye durumu anlattım, kumanda çalışmıyor, sunumu uzaktan ilerletemiyorum, bir çözüm bulabilir miyiz diyorum, bilgisayardan ilerletmeyi denediniz mi, klavyeden de ilerliyor biliyo musunuz diyor. vallahi bravo abicim, ben bunu nasıl düşünemedim. yalnız aynı anda hem sunum perdesinin önünde hem de salonun diğer köşesindeki bilgisayarın başında olmam zor olacak ama senin canın sağ olsun...
Kofte11
arkadaslar lutfen yardimci olur musunuz? istanbulda endustri muhendİsligi okuyorum yatay yecis yapİcam da 3.sinif olarak ortalamam 2.9 civarinda ama alttan 1 dersim var yatay gecisime engel olur mu?
Zeze
‘zaman’ kelimesi ‘mekan’ dan daha çekici galiba. mekandan ziyade zamana takılıp kalmamız nasıl açıklanır ki başka.
zamanla ilgili ilk derdimiz kendi zamanımızı kabullenmeden, başkasının zamanını boynumuza tasma gibi takıp onun peşinden koşturmak gibi. herkesin aynı zamanda bi şeyleri yaşamayacağını, bunun mümkün olmadığını anlayamıyoruz. bir örnekle açıklamak isterim. fatih sultan mehmet 21 yaşında (bazı kaynaklarda değişiklik gösteriyor) İstanbul’u fethetti. ama erken öldü. bakıldığında hemen hemen ömrünün yarısı. peki 100 yaşında ölecek olsaydı ve 50 yaşında fethetseydi bu denli övülür müydü ? (şu anki genç başarısı) hayır. ama yine ömrünün yarısı. farkı ne ki ? onun kendi hayat çizgisi o. bizimki de başka. ali’nin de ayşe’nin de. peki neden hep bir geç kalmışlık ve yetişememe korkusu ?
bir de diğeri var. o zamana ait hissetmemek. İnsan bir zamana nasıl ait hissedebilir ki ? zaten her an geçmiyor mu ? tıpkı bizim gibi. bana kalırsa bu zamana ait hissetmemek değil, ilk cümlemdekinden kaynaklı bir aldanış. bizi boğan mekan. (mekan = dünya) biz değil birkaç yüzyıl öncesi 15 yüzyıl öncesine de gitsek yine kötülük var, yine samimiyetsizlik var, yine yalnızlıklar, fitneler, fesatlar, olaylaaaar olaylar yani. o zamanki insanlar da eminim eski başkaydı derler. çünkü zaman da tıpkı insan beyni gibi işler. kötüyü gömer unutturur, güzellikleri andırır. eskiden bugüne güzel şeylerin gelmesi de tamamen bundandır bence. yanisi sorun mekanda gibi geliyor bana. her anlamda zamanın peşini bırakalım artık. zaman biziz ve geçip gidiyoruz görmüyor musunuz ?
iyikalplipsikopat
mecburi epifani

1 aydan uzun sureden beri yokum basima gelmeyen kalmadi nezarethanede yattim karakolluk oldum mahkeme kagidi geldi belki hapse giricem ve babamin hicbirinden haberi yok duysa belki sokaga atacak vuracak kiracak

zorlu bir sureci kismen atlattim mahkemeyi bekliyorum ve her an ani bir sey olmasindan ozellikle babamin ogrenmesinden korkuyorum tramva gibi kafamin icine isledi cogu sey.bu surecte neleri idrak ettim biliyor musunuz?

nefretim sadistligim ofkem hepsi egomun ilkel savunma mekanizmasindan kaynaklanan aptalca iradesizliklermis meger

en temel fizyolojik ihtiyaclarin baskasina sorulmadan giderilebilmesi, evimdeki ozgurlugum rahatim bos zamanim cok degerliymis meger

dostluk en degerli seymis meger.her seyinle guvendigin sevdigin bir dostun varligi en buyuk varlik yoklugu en buyuk yoklukmus meger

tam hayata bi nebze iyi bakarken, severken, tutunurken bunlarin basima gelmesi tam kendimi kesfederken bu sorunlarin cikmasi, tam her sey iyiye gidiyorken ayaga kalkarken bir yumrukla yine yerlerde surunen hale gelmem hayatin bana bunu yapmasindan biktim.ama iyi seyleri umut ediyorum.belki bu tokat beni ayiltir belki bu yumruk bir cikis noktasina yonlendirir diyorum

en azindan bu platformdaki cogu insanin sacma sapan ask mesk diyip insanlari dert etmesinin, o sunu demis bu bunu demis diyerek uzulmesinin ne kadar aptalca oldugunu, 1 ay oncesine kadar bazi konulardaki dusuncelerim acisindan cok aptal oldugumu ogrendim.

delirme noktasina geldigim oldu kendi kendime konustugum oldu her an intihar edesim oldu ama dostluk ve onun sevgisi, iyi ve yakin insanlarin zor anlarda birbirlerine kenetlenisi en buyuk tedaviyi bunda gordum.nefretten yoruldum ofkeden biktim kendimi olmadigim biri olmaya zorlamaktan nefret-vicdan azabi-duzelis-nefret dongusunden biktim ezik miyim yuce miyim umursamiyorum artik hicbir sey olamadigimdan canavar olmaya calisiyordum ama en azindan artik canavar olmadigimi biliyorum.hayat ne getirirse getirsin canavar olmayarak, nefrete ofkeye kapilmayan saf irademle saf kimligimle sevdiklerimin destegiyle ustesinden gelebilecegime inaniyorum.belki suana kadar hep yazilarimla ic kararttim ama bu yazdiklarimi biraz empati yapin anlamaya calisin ellerinizdekilerin kiymetini bilin ve en onemlisi kendinizle barisin kendinize saygi duyun ki ayaga kalkip curumek yerine yasamayi tercih edebilesiniz.
paranoiddd
vize haftasından sonra hocaların kimse gelmezse yoklama almam dediği derslere inatla giren okuma aşıkları,tüm sınıfı yok yazdırıp zevk alacak kadar seviyor musunuz bu hayatı ?
Snake
biliyor musunuz ?
sabır da yorulur ...
imaginary
şu müziği dinlerken notalardan çıkan duyguları duyan var mıdır aceba?
yada off hiç söz yok çok sıkıcı bunu neden dinlersin ki diyor musunuz ?


Zeze
şöyle bi hikaye var belki duymuşsunuzdur. çocuk öğretmenine gidip, okuduğu kitabın aklında kalmadığını, karakterin ismini bile unuttuğunu anlatıyor. öğretmeni de ona bir hurma yedirip, kemiklerine fayda oldu hissettin mi diyor, çocuk da hayır diyor. öğretmeni açıklıyor. nasıl ki yediğin hurmanın faydasını hemen hissetmedin ama var, kitaplar da böyledir. o an hissetmezsin ama özümsersin diyor.
şimdi bundan sonra ne anlatacağım sırada o var. kitapların faydası onu okumak için okumazsan var aslında, özümsemek için okursan yani. ki bu da onun üstüne düşünmekten geçiyor, onu alıp beyne atmaktan değil. çok kitap okumasına rağmen cahil kalanlar gördüm ben, neden biliyor musunuz ? onu içindeki hikayeyi merak ettiğinden okumuş, hiç düşünmemiş üstüne. birini öylesine dinler gibi... hayat da kitap aslında. özümsemek için okursan tecrübe edinebilirsin, ama sadece yaşarsan bi sonuca varamazsın. İşi özü düşünmeye geliyor. o kadar çok şey yaşayıp hala olgunlaşamamış insan da gördüm. çünkü yaşadıkları üstüne hiç düşünmemiş, sadece yaşamış geçmiş. o yüzden bizi olgunlaştıran şeylerin yaşadıklarımız değil düşündüklerimiz, bizi bilgili yapan şeylerin de okuduklarımız değil onun üstüne düşündüklerimiz olduğunu düşünüyorum. yoksa okuduğumuz yazar olmamız gerekirdi değil mi ? düşünelim, fazla olmasa da azıcık da olsa...
Zeze
bülbüller gibi şakırdım. 3,5 oktavlık sesimle kuşlar bile bana özenirdi. peki şimdi, şimdi ne oldu biliyor musunuz ? ben, zezeceğiniz, fısıltı ve el hareketleriyle iletişim kurmaya çalıyorum 😢
thyke
sabah erken uyandım.öncesi günü geç yatmıştım.bugün gün arasında hiç şekerleme de yapamadım.günün sonunda ise yorgunluk kahvesi içtim.ve şuan gözlerim fal taşı gibi fakat beynim "artık uyusana bee" diye bağrıyor.uyumam lazım anlıyor musunuz?
Артем
pes ediyorum demek istemiyorum ama cidden çok yoruldum lan tatile gittim,yeni 883 iron vs aldım modumu yükseltebilme olasılığı olan herşeyi yaptım tatile de motorla gittim hatta yolda kafam dağılırdiye yok arkadaşım dağılmıyor ben gene yorgunum gene bıkmış bir durumdayım işin kötü tarafı ne biliyor musunuz bunların dışında tek başıma modumu yükseltme şansım yok,tek başıma bu kadar yapabiliyorum abi,daha fazlasını yapabilsem antidepresan kullanmazdım sanırım(terapiye de inanmam gençler(yaşasın amerikan ekolü) ) neyse bu da böyle garip yazılarımdan birtanesi olsun size şu parçayı bırakıyorum dinledikçe beni hatırlayın mesaj falan atın naber diye :d



Sosyotrend
şahin keskinliğindeki gözlerinize güveniyor musunuz? hadi test edelim

http://sosyotrend.com/h/60043/
Tuhaf Ama Gerçek
diyelim ki takımınızda 2 tane messi var. İkisini de oynatır mısınız yoksa birini yedek kulübesinde oturtur musunuz?
cufcuf
bıktım artık her gün tecavüz, cinayet, şiddet, işkence haberleri görmekten.
ne istiyorsunuz insanlardan, hayvanlardan, bitkilerden? bir köpeğin üzerine asfalt döktüğünüz de ne elde etmiş oluyorsunuz? ya da bir hayvanın bacakları, kuyruğu sizin ne işinize yarıycak? canlılara acı cektirmek, tecavüz edip öldürmek , şiddet uygulamak size ne veriyor? nasıl onların o çaresiz hallerinden zevk alabiliyorsunuz? nasıl kendinizi onların yerine koymuyorsunuz? hiç vicdan azabı çekiyor musunuz acaba? hayatları paramparça etmek vicdaninizi birazcikta olsa sızlatıyor mu? o leş ellerinizi, vücutlarınızı, ruhlarınızı, zihniyetinizi bizden uzak tutun artık. bir köşede acılar içinde kıvranarak gebermenizi ümit ediyorum. onların acılarını hissede hissede bir leşe dönüşmek size yakışır bir son olur.
omuluarkadas
az önce rastladığım bu yazı üzerine size fen edebiyat fakültesinde olan bir olayı anlatmak istiyorum.. birgün dersteyiz neyse işte vakit geçsin diye hocayla muhabbet ediyorduk. hoca 'geçen yıl ile bu yıl arasında ne gibi farklılıklar var' diye soru sordu herkes söz falan aldı konuşuyoruz. konu ders nasıl işlenmeli anlıyor musunuz gibi şeylere geldi ve oradan bir arkadaş söze atıldı : siz anlatıyorsunuz böyle şeyleri ben bazen anlamıyorum ama arkadaşlar anlatınca anlıyorum dedi. hoca sence ne yapmamız gerekli diye sordu ve çocuk söze atladı : bence böyle şeylere gerek yok dedi (hocayı ve tahtayı göstererek) hoca afalladı nasıl falan diye sordu ve çocuk tekrar etti siz anlatınca anlamıyorum ama arkadaşım anlatınca anlıyorum yani bunlara gerek yok dedi djdjdj

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)