limos
gamsız baykuşun evliliğini tebrik ederim. allah huzurlu mutlu bir yuvada ömür boyu sağlıkla birlik beraberlik saygı sevgi içinde yaşamayı nasip etsin🤲 genç çiftimize başarılar diyorum
thor
@gamsizbaykus düğün telaşı ile meşgul olduğu için bilgilendirmeyi benim yapmamı istedi. 14 şubat 2026 tarihinde @gamsizbaykus 'un çırağan sarayı'ndaki düğününe tüm omüdedikodu ailesi davetlidir.

not: her düğün davetiyesi 2 kişiliktir. 2 den fazla kişi içeriye alınmayacaktır. misafirlerimizin siyah giyinmesi zorunludur. 14 yaş altı çocuk getirmeyiniz. çocuklu gelecek aileler için düğün boyunca oyun alanında görevliler çocuklara eşlik edecektir. vale hizmeti ücretsizdir. takı töreni olmayacaktır. hediyeleri girişteki hediye alanına bırakabilirsiniz. düğün boyunca cep telefonu ile fotoğraf ve video çekimi yapmak yasaktır. düğün sonrası after partisine katılmak isteyenlere girişte bileklik dağıtılacaktır. after parti için tekne çırağan sarayından ayrılacak ve after parti yapılacak mekana gidilecektir. after parti bitiminde misafirlerimiz tekrar tekneyle çırağan sarayına getirilecek ve gecemiz tamamlanmış olacaktır.
dakoh
dolar 43.30 olmuş bilgisayarım 10 yaşına geldi allahım 20 yaşını görmeyi nasip et amin
dakoh
dolar 34.59 olmuş bilgisayar alınmaz bu zamanda...
selamunaleykumselam
kadir geceniz mübarek olsun sayın mübarek omü dedikodu halkı. allah bu özel gecenin vesilesiyle günahlarımızı affetsin, kalbimize yüzümüze güzellik versin, kötü kalpli insanları çevremizden uzak tutsun, ülkemize kaçak giren insanları sınır dışı etsin, mültecilerin düzgün bir şekilde ülkesine dönmesine yardım etsin, küresel ısınmaya sebep olan davranışlarımıza çeki düzen vermemizi sağlasın, tek kullanımlık plastikleri yok etsin, erkekleri ıslah etsin, kişi başı milli gelirimizi arttırsın, 1 dolar 1 tl olsun, sınava giren insanlara hayırlı başarılar versin, işsiz herkese hayırlı işler nasip etsin, evlenmek isteyenlerin doğru eşleşmesine yardım etsin, evlenmek istemeyenleri akraba baskısından korusun inşallah amin lütfen el fatiha
yolyordam
yaşamı boyunca herkes ‘birini’ bulur, ama 'birbirini’ bulmak çok az insana nasip olur.
themuallim
se a. ekim ayının ortalarındayız veee izninizle şahsımın üyeliğinin 5. yılını kutlarım🎉yani aşağı yukarı bu tarihler olması lazım omüdedikodu'yu keşfettiğim tarih, o kara gün... ajdhdnl ilk paylaştığım gönderilerden biri son feci bisiklet'in elektrot şarkısının sözleriydi sanırım. daha da ayrılamıyoruz. (konudan bağımsız; anlatmazsam çatlarım hem de yeni gelenlere kamu spotu maiyetinde olsun. o zamanlar indie rock olayı yeni yeni çıkıyordu ya da ben yeni keşfediyordum, saçlarımın ucu mor, arkadaşımla okulun rock kulübüne katıldık dhdhdhdjdj ben ve rock shdhdahhdhd hâlâ duruyor mu bilmiyorum, umarım duruyordur. şey zannediyoruz biz katılırken, böyle slipknot gibi maskeyle gezeceğiz falan, ilk kulüp buluşmasında gayet oturup çay içip sohbet etmiştik... azıcık yaratıcılık be... siz de sosyallik ayağına böyle hayaller kurmayın minnoşlarım. kamu spotu sonu) her neyse ben kendi çapımda kutlamalara devam edeyim; benim gibi 2.5 yılda 8 üniversite bitiren, 7 dili anadili gibi konuşan, siyah kuşak karateci ve son derece prezentabl bir üye umarım tüm üniversitelerin forum sitelerine nasip olur... şaka yapıyorum. dünyada bir taneydi, onu da omüdedikodu aldı. ii gcelr, öpüyorum. :*
Sanatçı
yaşamı boyunca herkes 'birini' bulur, ama 'birbirini' bulmak çok az insana nasip olur.
Mona lisa
apartmanın giriş katında iki tane teyze oturuyor. karşılıklı daireleri var. hani şu dizilerde filmlerde falan gördüğünüz meraklı herşeyi soran, bilmek isteyen teyzeler var ya işte tam onlardan. yaşlı kadınlar herhangi bir saygısızlık yapmak istemiyorum. annemde uyarıyor yanlış bişey söylemeyeyim diye. ama artık gerçekten rahatsız ediyorlar. bütün apartmanı sorguya çekiyorlar. kapıdan içeri girdiğin an kapıyı açıp '' nerden geliyorsun'' diye soruyorlar. ailevi özel şeyleri bile öğrenmeye çalışıyorlar. sabah çıktın nereye gittin. geç kaldınız. bu saatte nereden geliyorsunuz gibi sorgu sual. bir bilgi öğrendiler se bütün apartmana komşulara söylüyorlar. gece 3 te çıksak ondan bile haberleri var. bütün apartman rahatsiz artık.yaşlılık mı insanları böyle yapıyor, karakterleri mi böyle anlamadım. daha önce karşılaşmadığım türden insanlar. keşke herkes kendi hayatı ile meşgul olsa, üstüne vazife olmayan şeylere burnunu sokmasa ne güzel olurdu. anlayışlı olmak her insana nasip olmuyor malesef.
mihrimah🤘
birdaha nasip olursa konuşmak, evlenme teklif edicem.
korkunun ecele faydası yok😕😂
mihrimah🤘
konuşursak geçer di, konuştuk geçmedi , sözcüklerin ötesindeki o muhabbete zamanımız yetmedi.😑
gulmeksanayakisiyor
mezun olup samsun'dan ayrılmama rağmen en fazla bu şehirden uzak kaldığım süre çift haneli sayılardan ibaret , nasip olsaydı bu şehir benim ikinci ailem olacaktı. çok güzel anılar biriktirdim. 2 yıl oldu mezun olalı ama hep ayağım burda bu şehri sevememistim ilk geldiğimde sonra öyle bir insan çıkardı ki karsima rabbim bu şehir ikinci ailemin olduğu şehir olacaktı. ben o sevdicekden ayrılalı bugun 83 gün oldu ama hala deliler gibi çok seviyorum onu belki tekrar biraraya gelme şansımız çok düşük bir şans ama ben o şansı bile seviyorum. yarin orda olucam ama onun karşısına nasıl çıkarım nasıl biraraya gelebiliriz onu düşünüyorum . bir yardim ee dostlar
ikizler
gecenin geç sayılabilecek bir saatinde kütüphaneden çıkıp aheste aheste adımlarla ziraat fakültesinin önündeki e1 durağına doğru yürüyorum. yine en sevdiğim havalardan biri var bu gece. ceket giymesen üşünecek, ceket giysen tam gelecek hafif esen, soğuğa yakın serin bir hava. hani bir önceki yazımda bahsetmiştim ya balkonumu özledim diye. İşte tam oradaki gibi. bilmiyorum kaçınız gece 11 den sonra kampüsün içinde dolaştınız gönlünüzce ama size tek diyebileceğim. okul hayatınız bitmeden kampüsün 23 ile 06 saatleri arasındaki o havasını da içinize çekmeniz gerektiği. özellikle yaşam merkezi çevresi öyle tuhaf geliyor ki bana. gündüz milletin yemek için oluşturduğu kuyruklar, derslere gitmek için yoğun bir akış içinde olan kalabalıklar, dolu dolu ring durakları sanki hiç yaşanmamış, hiç yokmuş gibi oluyor. sanırım kütüphaneden geç çıkmamın dersten başka bir sebebi de kampüsün gece halini sevmem. şöyle bir göz gezdiriyorum da. keşke fotoğraf makinem yanımda olsaydı da gösterebilseydim size. bir gün getirirsem o güne nasip olur inşallah. bugün kütüphaneye bir arkadaşımla gittim. oturduğumuz masada elektrik olmayınca ben de elektrik olan bir masaya geçtim. ders çalışamam için iki şeye ihtiyacım var benim. biri notlarımı yazacağım bilgisayarım, ikincisi ders çalışırken müslüm baba veya eda baba dinleyeceğim kulaklığım. bu ikisi olmadan ders çalışamıyorum. baya esaslı konular çalıştım bugün. tamamen anlamaya çalışmadım. genel hatları ile anlayıp 6 sayfalık bir not çıkardım. bu notu yayayım da diğer gençler de bilgiye güzel bir şekilde ulaşabilsin değil mi. bir de imzamı çok sevdiğim için her yaptığım şeye atıyorum imzamı. çıkardığım notlara bile. vektör haline getirdiğim imzam her yere uyuyor zaten kolayca. bu güzel gecede ne çok ders muhabbeti yaptım değil mi. e1 yerine t1 geldi. ona binip gideyim bari. hepinize mutlu geceler dostlarım. gecenin tatlı serinliği kadar güzel bir gönül ile dalın rüyalara... :)
çok_karanlık_patron!
güya bu sabah 5.30 da uyanip sahile gidip güneşi izleyecektik.ben kalkamam dedim ben seni kaldırırım dedi alıştım ben yaz okuluna giderken erken kalkmaya dedi.sonuç ise tahmin edeceğiniz gibi alarma ben uyandım ki lanet olsun uyanınca daha uyuyamam ama arkadaş mışıl mışıl uyuyor.elinde telefin zır zır titreyip ötüyö adam duymuyo bile.allah adama böyle uyku nasip etsin ney diyim
maestro
maşallah. allah hepimize nasip etsin kapanmayı
bayhuysuz
kardeşimi bi ziyaret edeyim dedim 😎
Zeze
hiçbir şehir bu kadar mutluluk ve hüznü bir arada hissettirmemişti bana. o kadar güzel insanlar kazanmışım ki. bu nasıl oldu hiçbir fikrim yok. arkadaşlık da nasip, ve benim nasibim çok güzelmiş bu yönden. hangi birini nasıl anlatırsam anlatayım kelimeler tarif edemez. şimdi dönüyorum samsun’dan. sanki yıllarca burada bulunmuşum da bi aradan sonra gezmeye, anıları tazelemeye gelmişim hissi verdi bana. bunu hissettiren tabiki şahıslardı. hayaller randevularda birleşti, güzel günler geçirdim. şimdi tekrar bunun hayalini kurmaya bile hakkım yok gibi hissediyorum. tekrar nasip olur mu bilmiyorum ama umarım sizler (siz olanlar anladı) denizli’ye gelirsiniz de ben de aynı hissi size yaşatabilirim 🙏🏻
ladylazarus
selam, eli ayağı ısınmak bilmeyen minnoş insanlar..

parmaklarım buz tutmuş durumda ve panduf giyenlere inat simli patiklerimle aranızdayım ✌ şu panduf olayını sevemeyen bir ben mi varım ? tamam çok sevimliler ama ayaklarıma pranga vurulmuş hissi veriyor, bir süre sonra duvara fırlatmak istiyorum !

nihayet yarın fuara gidebileceğim , haftasonu da tuvalimi alıp köye koşuyorum 😻

köpeğim rigby' i fazlasıyla özlediğim ve ne zamandır çiçek yetiştirmek istediğim için ismini mordecai (regular show için saygı duruşu) koyacağım bir çiçek almak istiyorum, önerisi olan varsa bekliyorum. bu da ahmet rasim' in çiçeklerin lisanı yazısından :

" katmerli gül: seninle böyle sarmaş dolaş olmak nasip olmayacak mı?
kırmızı karanfil: derdinden kan kusuyorum, merhamet et.
şebboy: ne kadar hainmişsin.
menekşe: hercailik ediyorsun, yazık şânına!
sarı gül: hayatımdan hiç ümidim kalmadı.
lale: sensiz yaşayamayacağım. beni terk etme.
zambak: bu gece rüyamda seni gördüm!
beyaz leylak: hiçbir mani kalmadı, benim olacaksın!
beyaz yasemin: bana fotoğrafını gönder, bari onunla yatayım.
leylak: dün nereye gittin? hakkında bir şey işittim.
sarmaşık yaprağı: sana bunun gibi sarılmak isterim.
kuru yaprak: kuruttun beni!
kara diken: bu muazzeb de nereden çıktı?
zerrin, beyaz fulya: amasya’nın bardağı, biri olmazsa biri dahi.
nergis: niçin mektup yollamıyorsun? bu akşam mutlaka beklerim.
süpürge çöpü: bunca zaman yolunda saçımı süpürge ettim, yaranamadım. bundan sonra mı yaranacağım?
şakayık: pek açık saçık geziyorsun.
gonca nergis: gözlerim sende!
sümbül: ah! o senin kokusuna can dayanmayan perçemin!
fûl: niye koklanır koklanmaz kaçıyorsun?
erguvan: pek yükseklere açılma!
itır: gel de seni koynumda koklayayım.
lale: bir kadehimi olsun içmez misin?
yer menekşesi: hâk-i pây oldum, daha ne kadar yalvarayım?
menekşe gülü: ufacıksın tefeciksin ama ne çiçeksin.
zakkum: sensiz içkilerim zehr oluyor!
her dem taze: beni ihtiyâr ettin, sen böyle kaldın!
gece sefa: sensiz kalmadı!
küpe çiçeği: söylediklerin hâlâ kulağımda!
şeftali çiçeği: bir busene can vermek için müşteri oldum!
İnci çiçeği: beni incitme, ah ederim!
dalı dikenli bir gonca: etrafındakileri beğenemiyorum.

' ol goncanın etrâfını almış nice bin hâr ' "

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)