karakutuu
bakın burdan melek ablaya yazıyorum o okumayacak çünkü dünyalar tatlısı bir bebisi var onunla ilgileniyor siteden haberi bile yok büyük ihtimal. kendisi yatay geçiş ile omuye gelmiş bir ablamız maviş gözlü temiz kalpli emel sayının imitasyonu. bir kenarda sessiz sessiz not tutuyordu bende gidip hoşgeldin dedim tanıştık ve benim samsunda en büyük destekçim oldu . elmalı pastalar mi dersiniz yoksa borekler poğaçalar mi dersiniz sanki öz kardeşi gibi bakti ilgilendi yardımcı oldu ders bile çalıştırdı hepsi karşılıksız sadece sevdi bisey beklemedi ailesi ile tanıştırdı şimdi evli olduğu sevgilisi ile tanıştırdı her aşure de ben seviyorum diye 5 lt lik evet abartmıyorum tam 5 lt lik aşure hazırladı. elmalı pasta görünce aklıma geldi samsunda bir yerde bir evde benim ablam var kan bagim yok ama o benim ablam çocuğu yiğenim kocası da eniştem 3 unu de çok seviyorum birgün yolumuz kesişecek. sizi seviyorum.
karakutuu
bizim yurtta bir cocuk vardı sevmezdim kendisini ilk taşındık yurda benimle aynı bölümde okuduğunu öğrendim tebrik ettim oda bu bölümü istemiyordum çalışacağım seneye bir daha gireceğim felan diyor küçümsüyor bölümü sevmemiş yanlışlık yapmış istanbulda bilmem ne güzel okulunda okumuş söyle ingilizcesi varmış ütü getirmiş kendine gömleklerini utuluyor akşam 11 de uyuyor oda kapısı çarpıyorlarmış ayakkabılarını hergun boyuyor birgün biri üstüne biri basmış yanlışlıkla geri dönmüş temizlemiş o yüzden geç kalmış sövüyor basana nasil böyle bisey yapabilir diye kendi kendine konusuyor yani cocuk benim eziyet olarak gördüğüm bir ruh haline sahip bunu sahile çağırıyoruz ben ders çalışacağım siz bana engel oluyorsunuz diyor gülüp geçiyoruz neyse 1. donem sonu geldi notlarına bir bakayım dedim (ben ders çalışmam son güne bırakırım daha önce anlatmışımdır )bu cocugu bölüm birincisi diye hayal ediyorum notları benden kötü sınava girdi polislik gardiyanlık lise kpss işte üniversite hepsi başarısız yani bu kadar çalışma konuşma artistlik bu hava noldu bide not felan da vermiyor çakal sadete gelelim geçen karşılaştık bununla hayattan hic ders almamış yine yükseklerden uçuyor böyle samimiyetsiz bir merhaba dedi napıyorsun felan zamanım yoktu sonra ararım dedim konuşuruz .
ikarus✨
1) "zeki müren de bizi görecek mi?"
2) "olmaz abi, donla sevişecek dedim. pornocu muyum ben? zaten olay köşkte geçiyor abi; aşçı bahçıvana, bahçıvan şoföre, şoför uşağa, sonra hepsi uşağa"
hipokratinyegeni
yav çok sıkıldım hadi bir etkinlik yapalım herkes en sevdiği cem yılmaz film ve ya gösteri repliğini paylaşsın :d benim hiç unutamadığım 2 tane var mesela.
1-malı arap faik'ten alıyorduk, karabük'te ikinci yükleme yapılıyordu. adana'ya kadar da ben kullanıyorudum kamyonu"
2-uzaylılar tarafından kaçırıldım,evet tarafından
Ssoryy
çalışmamayı seviyorum bu benim için bir yaşam tarzı geçende patron neden çalışmıyorsun bak iş arkadaşlarının hepsi çalışıyor dedi.önce buna bir tokat ve sonra bir tokat da elimin tersi ile.bak elinde bir araba var mesela çalışmıyor hiç mesafe katetmiyor ferari mi geçer yoksa bu arabamı diye sorsam bir şey söyleyemezsin , İşte bu tembellik ve bilinmemezlik beni çekici kılıyor dedim . çalışmayan arabayı ben ne yapayım s*ktir git deyip kovdu beni.
karakutuu

4 kuzenim de uzman kayınço uzman hanımın kuzenleri uzman 3 tane özel harekat arkadaş var 6 tane uzman hepsi de sınırda bana nasip olmadı ona üzülüyorum.
King
mühendis arkadaşlardan bi konu hakkında fikirlerini bekliyorum.bilgisayarda oynadığımız oyunların neden gerçek kamera görüntüleriyle yapılamadığını merak ediyorum.gerçekçi deseler de eninde sonunda hepsi animasyon.
karakutuu
akşam yatarken hafta sonu nasılsa saat 11 e kadar uyurum diye yattım ama vücudum nasil alıştıysa sabah 6 ya 10 kala uyandım. acayip kötü bir durum ses çıkartmak da istemiyorum bir süre tekrar uyurum diye bekledim ama olmadı haberleri okudum oyalandim sosyal medya felan baktım daha 15 dk geçmiş ne yapsam saat 9 olmadı kahvaltıyı hazırladım sadece sıcaklar kaldı patatesleri doğradım suyun içine yumurtayı koydum çay demledim peyniri kestim zeytin domates felan hepsi hazır mutfakta ses yaptım belki eşim uyanır diye ama yok 1 saattir bekliyorum uyandırsam sovet acaba
ateşli muhafazakar
gökyüzü geniş hayat kısa hayaller sonsuken yol ozgurluktu.yol dostluktu ,maceraydi,sonsuz olasılığın toplamı ,yaşamın kaynağıydı.yolun sonunda aşk vardı ,söz vardı,ses vardı; başlangıçlar hep şen hep heyecanliydi.hizla giden arabanın dikiz aynasina yansıyordu hayatın anlamı,öyle bişey varsa tabi;bir dostun yanıbaşında.hareket halinde olan için ölüm yoktu;tasa yoktu,devinim vardı sadece . yıldızların altında,hızla giden arabaların arka koltuklarında,kaçak atlanan tren vagonlarinda, çadırlarda ,barakalarda,uzak diyarlarda yaşam vardı ve yaşam kutsaldı.yureklerindeki coşkuyu daracık dünyaya sigdiramayanlar,yollarda sahlandi.nereye olursa... kıvrak ve neşeli bir caz melodisi gibi,cilginlikti hepsi ve tüm gerçekler ,hızla giden bir aracın tekerleklerini öpen asfalt misali önlerine seriliverdi .yaşam yazılacak bir şiirdi ve bekleyemezdi.
momoli
radyo yayınları, canlı yayında şarkı söyleyememeler, mahur beste, ömürevleri simit park mezun olalı iki yıl olmuş ama hepsi dün gibi aklımda...
Trash
bayramda siz tatil yapın diye ben çalışıyorum. bunların hepsi sizi düşündüğüm için. o güzel insanlar valizlerini tekerleriyle süre süre otobüs duraklarına ilerliyor 😂
casualman
eskiden yaptığım gibi şuraya azıcık sitem atayım içimi dökeyim. o kadar bıktım ki insanların sahte yaşamlarından ve sahte şeylerden mutlu olup gerçekten gram anlamamalarından boş şeylerle uğraşıp boş bir hayat yaşamalarından diyeceksiniz ki bundan sanane öyle olmuyor işte o iş bizde yaşıyoruz bu dünya da mesela iş hayatımdaki insanlar veya hoşlandığım bir kız illaki birileri sürekli çıkıyor karşıma ve zararını ben görüyorum. hayatta hiç bir zaman yok like takipci kısaca sosyal medya umrumda olmadı başka insanların seveceği şekilde resimler çekinmek başka insanların beğeneceği sözler yazmak başka insanların ilgisini çeken profiller vs vs ha bundan da sanane diyeceksiniz bunca sahtelik içinde insanlar gerçek benliklerini unutmuş ve ben onlara doğru olanla gerçek olanla yaklaştığımda resmen kaçıyorlar saçma bir şekilde. bir kaç örnekle açıklayım geçen bir kadınla tanıştım cidden güzel şeyler hissettim ona karşı sadece dürüst oldum veya başka bir amaç gütmeden kartları mı açık oynadım evime kadar geldi tek düşündüğüm sadece yanında olmak o anki sıkıntısını ona unutturmakdı 1 ay sonra felan başka birisi daha çıktı karşıma ona da gerçek olması gereken şekilde davrandım sonuç 2 sininde en son söylediği casual sen çok iyi birisin deyip konuşmayı kestiler. diğer bir örnek erkek arkadaşım oldu bebelerle samimi olmak güzel bir dostluk kurmak istedim ben ne kadar dürüst olup onlara iyi davrandıysam onlar da bir o kadar kullanmaya çalıştılar beni ve en kötüsü bu anlattığım bu insanların hepsi beni salak yerine koymaya çalıştılar. herkesin dili farklı kalbi farklı konuşur olmuş ne adamlıktan ne insanlıktan anlayan kalmış boş ve sahte dünyalarınız da mutlu olmaya devam edin ben gerçek dünya da gerçek insan aramaya devam edeceğim. lafta bunları arayıp icraat de kendine ızdırap çektirenlerin yanında nasıl duruyorsunuz hala anlayamıyorum anlayamayacağım da. her neyse iyi döktüm içimi her zaman joker kartım oldun iyiki varsın omüdedikodu 😏
Kütüphanedeafk
omüde bir gerçek var daha doğrusu yok kütüphane kültürü sıfır eksilerde hatta wifi var diye kızlar gelmiş 3. katta pubg oynuyor şoparlar işte yurdunda ki wifi kasınca soluğu burda alıyorlar allah ıslah etsin hepinizi bu yıl kurutuluyorum çok şükür inşallah 8 yıldır da devlet yurdunda kalıyorum ama bu kadar kültürsüz insanlar anlayışsız okuduklarını anlamayan insanlar görmedim orda yazıyor yiyecek içecek ile çıkmayınız diye ama işte angut beyinli olunca öyle oluyor omü kütüphane de hepsi buyrun gelin
Gamsız Baykuş
eyy omü dedikodu, sen ne güzel arkadaşlar kazandırdın bana. buraları boşuna sevmiyorum ben. seviyorsak sebebi var! ki sebep olmasa bile sevilir bence. yeni gelen üyelere tavsiyem, bence siz de sevin buraları. bu site bana çok değerli şeyler kattı. çok güzel anılar yaşadım. yeri geldi anlattım yeri geldi dinledim, okudum. ama en önemlisi kesinlikle hayatıma giren dostlarım. İyi ki varsın dedikoducum, bunların hepsi senin sayende. <3

bugünkü mutluluk sebebime gelirsek.. doğum günüm münasebetiyle buradan bir arkadaş bana bu hediyeyi gönderdi. nick vermeyeceğim ama kendisine buradan da teşekkür ediyorum. :)
HeyCorc
vay be, 1 seneyi bulmuş mu buraya katılalı?
ben şimdi burada büyük küçük harflere dikkat ediyorum ama paylaşımdan sonra hepsi küçük olacağından eminim.
buralar bayağı sessiz...
malifalitiko
samsun'da öğrencilik zamanlarım. mimar sinandaki ziraat bankasının bankamatik sırasındayım. önümde bir bayan var bi ödeme yaptı makbuzunu aldı bankamatik hemen ardından 12 tl para üstü verdi hepsi de 1 tl lik ama bayan çoktan gitmişti. bende kendi işlemimi yaptım sonra o 12 tl para üstünü aldım bozuk para bölmesinden. hemen arkamda ki durakta kadını aradı gözlerim ama gitmişti. bende parayı koydum cebime dedim şimdi kesin bana sosyal deney yapıyorlar beni izliyorlar. hiç istifimi bozmadan yolumun sağ tarafında ki sultan camii ne girdim. bir müddet bekledim çıktım. hani dedim ki şimdi gelirler bana parayı ne yaptın derlerse bende diyim ki camii de ki sadaka kutusuna attım. camii den çıktım baktım gelen giden yok gittim eve 1 koli yumurta aldım 😂 sonuçta iş güç yok o zaman bide evde 5 arkadaş kalıyoruz. bı ekran fotoğrafı gördüm çocuk yazmış bu sosyal deneyciler yüzünden yerde ki parayı alamaz olduk onu okuyunca bu anım aklıma geldi bu da böyle bir itirafım olsun 🤓
wulsfgersborger
bilim çok güzeldir. lakin herşeyi tesadüfe bağlanması hakaret değil midir? kanun koyar enerji yoktan var edilmez der ancak bing bang sayesinde madde ve zaman olmuştu der. peki eğer bing bangden önce madde ve zaman yok ise big bangin oluşmasını sağlayan toz bulutları nasıl oluştu? onun patlamasını tetikleyen şey ne idi? aklı ve yaratma gücü olmayan toz bulutları iyice sıkışarak uzayı zamanı ve maddeyi mi oluşturdu? ve bunların hepsi oluşurken de kanunlar kondu, şuan bizim dediğimiz fizik kanunları. bilim harikadır ancak bazen bilimi savunanlar bilime çok zıt davranıyor yani akla mantığa sığmayan fikirler öne sürüyor. önesürmesinin en büyük nedeni ise bir yaratıcıya inanmaması. ona inanmamasının sebebi ise bilim ile kanıtlayamaması. sebebsiz sonuç olmaz...
size göre bilim nedir gençler?
Fafatara
sınavda ; oo piti piti karamela sepeti, doğru cevap hangisiii.
sınavdan sonra; yaa bu soru nasıl yanlış olur anlamıyorum, o an çok mantıklı gelmişti. zor soruyo işte, hepsi hocanın suçu.
iyikalplipsikopat
mecburi epifani

1 aydan uzun sureden beri yokum basima gelmeyen kalmadi nezarethanede yattim karakolluk oldum mahkeme kagidi geldi belki hapse giricem ve babamin hicbirinden haberi yok duysa belki sokaga atacak vuracak kiracak

zorlu bir sureci kismen atlattim mahkemeyi bekliyorum ve her an ani bir sey olmasindan ozellikle babamin ogrenmesinden korkuyorum tramva gibi kafamin icine isledi cogu sey.bu surecte neleri idrak ettim biliyor musunuz?

nefretim sadistligim ofkem hepsi egomun ilkel savunma mekanizmasindan kaynaklanan aptalca iradesizliklermis meger

en temel fizyolojik ihtiyaclarin baskasina sorulmadan giderilebilmesi, evimdeki ozgurlugum rahatim bos zamanim cok degerliymis meger

dostluk en degerli seymis meger.her seyinle guvendigin sevdigin bir dostun varligi en buyuk varlik yoklugu en buyuk yoklukmus meger

tam hayata bi nebze iyi bakarken, severken, tutunurken bunlarin basima gelmesi tam kendimi kesfederken bu sorunlarin cikmasi, tam her sey iyiye gidiyorken ayaga kalkarken bir yumrukla yine yerlerde surunen hale gelmem hayatin bana bunu yapmasindan biktim.ama iyi seyleri umut ediyorum.belki bu tokat beni ayiltir belki bu yumruk bir cikis noktasina yonlendirir diyorum

en azindan bu platformdaki cogu insanin sacma sapan ask mesk diyip insanlari dert etmesinin, o sunu demis bu bunu demis diyerek uzulmesinin ne kadar aptalca oldugunu, 1 ay oncesine kadar bazi konulardaki dusuncelerim acisindan cok aptal oldugumu ogrendim.

delirme noktasina geldigim oldu kendi kendime konustugum oldu her an intihar edesim oldu ama dostluk ve onun sevgisi, iyi ve yakin insanlarin zor anlarda birbirlerine kenetlenisi en buyuk tedaviyi bunda gordum.nefretten yoruldum ofkeden biktim kendimi olmadigim biri olmaya zorlamaktan nefret-vicdan azabi-duzelis-nefret dongusunden biktim ezik miyim yuce miyim umursamiyorum artik hicbir sey olamadigimdan canavar olmaya calisiyordum ama en azindan artik canavar olmadigimi biliyorum.hayat ne getirirse getirsin canavar olmayarak, nefrete ofkeye kapilmayan saf irademle saf kimligimle sevdiklerimin destegiyle ustesinden gelebilecegime inaniyorum.belki suana kadar hep yazilarimla ic kararttim ama bu yazdiklarimi biraz empati yapin anlamaya calisin ellerinizdekilerin kiymetini bilin ve en onemlisi kendinizle barisin kendinize saygi duyun ki ayaga kalkip curumek yerine yasamayi tercih edebilesiniz.
Gaf Ebesi
benim bir şeyim yok. doğru insana rastlamadım, hepsi bu.

paul auster
ladylazarus
stefan zweig ve o dönemdeki insanlar uçağın icadıyla çok heyecanlanmışlar. zira uçakların, kaosu yaratan sınırları aşıp, ortadan kaldırarak barışı getireceğine inanıyorlarmış. aynı nesil, huzur getireceğine inandıkları o uçakların bombalar bırakıp, ülkeleri yerle bir ettiğine şahit olmuş.

ben de bazen tam olarak böyle hissediyorum, sınırlarımın aşılıp, değer verdiğim şeylerin infilak ettiğine şahit oluyorum.

camus' un aklımdan hiç çıkmayan satırları dönüyor beynimde : '' bir akşam, dalgın dalgın hoş bir kitabı karıştırırken, bir an bile duraksamadan: ' tutkulu ruhların çoğunda olduğu gibi, hayattaki inancının tükendiği an gelmişti. ' cümlesini okudum. bir saniye sonra, cümle içimde bir kez daha yankılanıyordu ve gözyaşlarına boğulmuştum. '' işte tam böyle bir anda, ağzınıza aldığınız bir yudum suyu, yüzünüzü kapatıp, defalarca denemenize rağmen yutamayışınızı nasıl açıklarsınız insanlara ? hıçkırıklarını tayin edemeyecek denli acılarından korkan insanlar bilemez yutkunmanın esasında bir savaş olduğunu. oraya buraya iliştirdiğim cümleleri , bana ait bir defteri yanlışlıkla eline alan insanlardan canhıraş saklamanın aciziyetini nasıl anlatırım ? en mahrem gizlerimi bilecek, benim gördüğüm gerçeği göreceklerini sanırım. oysa tüm mahremiyeti cümleleri olan bir insanın gizlerini kavrayamazlar.

insanların hüzünleri ve mutluluklarının sahteliği ve basitliğiyle afallıyorum, bu yüzden uzun süredir cümleleri yalnızca o an ' öyle söylenmesi gerektiği ' için kuruyorum. karşımda duran insanın ruh halinin bende yarattığı kayıtsızlık düşüncelerimi ve cümlelerimi engelliyor, içinde bulunduğum duruma vereceğim karşılığı yerine getirmeye zorluyorum kendimi. hatta bu bazı zamanlar o kadar suni bir şekilde gerçekleşiyor ki, cümle dahi kurmadan birkaç mimik ve belki bir sarılışla geçiştiriyorum. bu kayıtsızlık bir yandan beni memnun ediyor, gerçekleşmesi adına çabaladığım birkaç hayalim var , zamanımı ve düşüncelerimi bunlar için harcamayı yeğliyorum. bununla birlikte günlerim, her biri bir başka duyguyu yansıtan kendi portrelerim arasında hangisinin ben olduğuma karar vermekle geçiyor. bir sonuca varamıyorum zira hepsi benim. nitekim bu da bir sonuca tekabül etmiyor ve hepsi birleşip yalnızca bir silüet oluşturuyor. her gün görüp, derisinden öteye geçemediğimiz herhangi bir yüz.. herkesin gerçeğini ve acısını taşıyabiliriz fakat kendi gerçeklerimize vakıf olmanın acısını taşıyamayız. insanın kendini salt aynada görebilmesinin sebebi bu sanırım. ' kim kurtaracak beni var olmaktan ' diye fısıldıyor yazar.




aynadakinin çilleri var, benim yok.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)