mistletoe🍃
şimdi sizin hiç umrunuzda olmayan ama beni ilgilendiren bir şeyler yazacağım yaniii ben uyarımı yaptım. neyse gelelim konuya senelerdir ne zaman canım sıkılsa, üzülsem, yalnız hissetsem, ya da çalışırken ses olsun diye bir şeyler arasam sadece tek bir dizi izlerdim hatta bu takıntı biraz daha ileri gidip uykuya dalmak için de diziyi kullanmam gibi enteresan bir vakaya dönüşmüştü amaaa bugün garip bir şey oldu ve sanırım 2013 yazından bu yana ilk defa başka bir diziyi onun yerine koyabilecegimi fark ettim. güncel bölüme gelir gelmez ilk bölüme geri gittim ve hala aynı heyecanla diziyi izleyebiliyor muyum bunu da kontrol ettim. konu tamamen yeniliklere açık olup, farklı diziler izlemeye devam etmekten geçiyormuş ve nihayet daha iyisini ya da sizi daha iyi hissettiren, mutlu eden diziyi bulabiliyormussunuz. buradan çeşitli psikolojik sonuçlar da çıkardım kendime, alt tarafı bir dizi diyip geçmeyelim yani hayatımdaki en büyük problemi de belki bu sayede çözüme kavuşturma olasılığım var artık.
Fafatara
korku filmi izlerken arkadaşım korkunca ben: ya gerçekten korkuyor musun yani gerçek hayatta böyle bir şey olabilirmi sence. lütfen biraz mantıklı ol. sanki gerçekten oluyor, bir de onun karşısında kaç kişi var. gülüyorlardır muhtemelen. çok aptalca kim böyle uydurma şeylere inanır ki.
gece yattığımda ben:merhaba yatağımın altındaki garip şey ben yatağa uzaktan atladım kızmadın dimi kesinlikle ayağımı tutarsın diye değil ben öyle seviyorum. gece üşürsen yorganı da verebilirim. sen bana dokunma yeter. ben şimdi dua edicem de kötü ruhlar çarpılsın diye sen üstüne alınma tamam mı hadi iyi geceler.
Fafatara
ders çalışamama nedenim:
ben:tümel olumlu önerme doğru kabul ed...
beynim:ne, ne oluyor ya ben daha hazır değilim bir dakika.
ben:ya lütfen sınavlara az kaldı hadi çalış azıcık.
beynim:acıktım. ben: ama yeni yedik.
beynim: o tuzlu bir şeydi tatlı istiyorum şimdi.
ben:hayır önce ders. beynim:acaba ilkokul 1. sınıftaki hocam hangi şehirde öğretmenlik yapıyordur? ben:bilmiyorum ve banane ya, sen beni dinle tümel olumlu diyoduk. beynim: ya bu duvarların rengi neden böyle? ben: sanane ya sanane napcan duvarın rengini konuya odaklan.
beynim: ya acaba bugün gördüğüm çocuğu bir daha görür müyüm?
ben: vallahi tokatlayacağım kendimi beni dinle öğrenmemiz lazım bunları. beynim: ay uykum geldi ya bakamıyorum yok olmuyor dizi mi izlesek.
ben: allah seni kahretsin çıkarıp suya koysam daha rahat olurum off neyse ne izleyelim? ve ders tümel olumlunun doğru olduğu kısımda kalır.
babayorgun
2013 yılında omüyü kazanmıştım, bu 5 sene biter mi dedim, yabancı bi şehir, yabancı insanlar, tek başıma ne yaparım orda dedim, aradan zaman aktı okul bitti, meğer ben en güzel günlerimi, en iyi arkadaşlarımı samsunda kazanmışım, bir zamanlar yabancısı olduğum şehri şimdi özler oldum. herkesin dediği gibi üniversite en güzel günlerimiz ve yine herkesin yaptığı gibi ben bunu bitince anladım. yazacak o kadar şeyim varki, tüm yaşadıklarıma bi tebessüm bırakıyorum🙂
jonshelby
şimdi bizi iyi dinle:
düşmanımızsın sen bizim
dikeceğiz seni bir duvarın dibine
ama madem bir sürü iyi yönün var
dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
İyi tüfeklerden çıkan
İyi kurşunlarla vuracağız seni
sonra da gömeceğiz
İyi bir kürekle
İyi bir toprağa

jonshelby
İsterdim bir yağmurdan artakalan koku şu şarkıya sığsın.
şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum nasılsın?


mitolojikunsur
hani bir zamanlar o hor gördüğünüz delikalı vardı ya... ha işte o geri döndü! şimdi yargı dağıtma zamanı!
Mrs.nameless
öğrencilik zor be bakın bu saatte kızlar bi güçle halı silkelemeye çalışıyorlar mesela ben de bu sabah pamık gibi alıp akşamına taş olan ekmeğime biraz önce çatalımın ve pıçağımın olmaması sebebiyle kaşığımın sapıyla marmelat sürmeye çalıştım 😕 ayva reçelim vardı yani ayva bu taneli dedim kaşıkla taneleri toplarım dedim.sonuç, kavanozun ağzından kaşığım girmedi 😑kaldık yine kaşık sapına😒 ne mübarek bi kaşıkmış arkadaş önce ekmeğe kaşık sapıyla çikolata sürmeyle başladım şimdi o sapla ayva reçeli tanesi topluyorum kavanozdan vay be kaşığı nasıl tutacağımı şaşırcam yakında bu gidişle😒bence siz bana bi kahvaltı pıçağı, bir çatal, bir kesen pıçak yanına da promosyon ekmek hediye edin tamamdır 👌🏼
yolyordam
orada burada, sosyal medyada gezerken hep denk geliyorum, her gördüğümde sinirim bozuluyor, fenomen saçma sapan sayfalar, bunları takip edenler ''uzun boylu olmayan erkek erkek değildir'' ''sakalı olmayan erkek ne yhaaa'' ''zayıf erkek ıyyy'' ''fakir erkek ne yhaa'' tarzı iğrenç yazılar yazıyorlar, erkeğe her konuda baskı var, 1.60 boylarında gayet de kısa olan kızlar 1.70-1.75 civarı erkeklere kısa diyor dalga geçiyor, nereden geliyor bu cesaret? kendileri hem bakımsız hem çirkin, çoğu makyaj dışında bakım bile yapmıyordur ki bunların çoğu hem kısa hem de kilolu, senin o bodur halinle atıyorum orta boylu ve fit bir adamı eleştirmeye ne hakkın var? kendin nesin ki ne istiyorsun?

kadınlar hep göğe çıkartılıyor, hep erkeklere kriter getiriliyor, uzun boylu olacak, sakalı olacak, erkeksi olacak, malum organı büyük olacak, şunu yapacak şarkı söyleyecek, bunu yapacak kitap okuyacak, yok şair olacak, yok kası olacak yok spor arabası olacak, kadınlara böyle kriter getirildiğini gördünüz mü hiç? ben çıkıp kumral kız ne yhaa diye tweet atsam meriçler ve feministler hemen linç eder, çoğu yağ torbası olmuş ama yüzüne vursan kadın düşmanı olursun. şimdi çok açık bir örnek vereceğim kimse kusura bakmasın, o kadar zırlarlar erkeğin şeyi şöyle olsun böyle olsun, hiç diyen var mı kadının şeyi de güzel bakımlı olsun diye? yok çünkü onlar için olsun yeter, erkekler her an baskı altında ama, bir yönün tam olsa diğer yönüne takarlar.

eminim çoğu kişi artık erkeklere yapılan bu ayrımcılıktan rahatsızdır, sırf abazanlar yüzünden, sırf bunlara yürüyorlar diye boş yere erkekleri aşağılıyorlar, artık erkeklerin sorun yaşaması bile mantıklı değil onlara göre, bir kadın ay tokat attılar diye linç kampanyası başlatsa ülke ayağa kalkar benİm bacima tokat atmişlar diye, ama bir erkek dayak yese yerlerde sürüklense internette yaymaya çalışsa hahaha adama bak ya dayak yemiş eheheheh derler.

sadece egolarına güvendikleri için bu tiplerin çoğu bakımsız zaten, küçücük kız tweet atıyor 1.90 altı erkek değildir yazmasın diye, bunlar kafalarına göre erkeklik belirliyorlar ama biz bir şeyi eleştirsek hemen üstümüze saldırıyorlar, daha ne kadar böyle devam edecek?
Oyuncakayi✔️
geçen aylarda fenerbahçe’nin real madrid ile olan basketbol final maçını izlerken çok ses yaptığım için alt komşumuz hamiyet teyze gelmişti şimdi ise İspanya ile olan milli maçımızı izliyorum inşallah yine gelmez çünkü maçı kaçırmak istemiyorum. aslında kadında haklı her baskete çığlık ve alkışlamalarımla karşılık veriyorum :))
SANANE BE SLK
hatırlıyorum da abim görüştüğü kızla gayet ulu orta rahatlıkla telefonla konuşabiliyordu. şimdi bunu ben yapsam annem müebbet ev hapsi yazardı. eşitlik istiyorum.
👑Merry Andrew

kendimi yıkılması imkansız bir kalenin güçlü savaşçısı zannederdim. mücadeleci ve zorluklara karşı dayanıklı bir savaşçı. böyle zannettiğim için şimdi gülüyorum kendime.
karşıma çıkan her sorunun üstesinden gelmeye şartladım bugüne kadar kendimi ve yaralar almış olsam da yine de o sorunu atlattım. ama bu sefer öyle bir yenildim ki yenilgilerin en ağırı hem de. kendime yenildim ben. kendimi tanıdığımı zannederdim, kendimden emin olduğumu. ama bir detayı hep unutuyorum, bugüne kadar başıma ne geldiyse kendi seçimlerim yüzünden. bu hayatta güvendiğim bir iki kişi var, çoğunlukla kimseye güvenmem ama şu zamana kadar yaşadıklarıma bakıyorum en çok da kendime güvenmemeliymişim.
kimseyi yarı yolda bıraktığım falan yok aslında ama beynimin içindeki bu düşünceler beni kemirip duruyor. beynim bir iç savaşın ortasına sürüklenmiş gibi. "hasta olmamalıydım, hasta olmanın zamanı değil, en ufak bir zor koşulda vücudumun böyle pes etmeye hakkı yok, biri bana güveniyor ve yardım istiyorsa yanında olmak zorundayım, bu kadar hassas bir bünyeye sahip olmamalıyım, bunu kabul edemem, ben güçlü biri olmalıyım, her koşulda güçlü ve dayanıklıyımdır ben. hayır, değilim, öyle zannederdim ama değilmişim işte, işe yaramazın biriyim ben, hiçbir şeyi beceremiyorum, her şeyin üstesinden gelmeliyim bunu yapmak zorundayım başka çarem yok. ama yapamıyorum, gücüm tükendi, nasıl tükenir bunu kabul etmek çok zor ama oldu işte gücümün bittiği noktadayım."
gulmeksanayakisiyor
küçükken mahallede arkadaşlarımla taso falan oynardık. hep büyümek, çalışmak isterdim. şimdi ise hep çocuk kalmak isterdim diyorum. bütün saflığımız, temiz kalbimiz çocukken daha güzeldi.
ucuncunesilsaglikci
bundan yaklaşık olarak iki yıl önce çok zor bir dönemden geçmiştim. İşte o zamanlarda dost bildiğim insanlar çok seçici bir elekten geçtiler ve birçoğu elendi. şimdi de yine zor günler yaşıyorum; o zamandan bu zamana elenmeden kim kaldıysa hala yanımda onlar-bir de ek olarak sevgili yol arkadaşım, canım mavim 💙- var.
alien
geçen cevahir'leyiz canımız acayip sıkkın ne yapalım ne edelim diye boşluyorduk. cevahir aniden kafasını çevirip; gidek mi la? dedi. ben de olur dedim. neyse, gidcez de uzak amk. nasıl gidecez? gemide deterium yok 2 yıldır bize yakıt getirecek filoyu bekliyoruz. öyle filo dediğime bakmayın, baya yasa dışı bir olay. galaktik vergi memurlarına yakalanırsak hapı yutarız. bu yakıt filoları gezegen gezegen dolaşıp deterium satarlar ucuzdan. biz de onları tercih ediyoruz, öğrenciyiz burada daa. neyse cevahir'in en varoş gezegenlerle iletişimi olduğu için yasadığı taşımacılık gruplarına bize acilen özel bir sivil gemisi göndermelerini istedik. bekliyoruz şimdi. tu bi kontinyıd...
ikarus⚡
bulunduğumuz ortamlarda çalışan insanlara bir "günaydın" ya da "kolay gelsin" demek çok zor olmasa gerek ki bu davranış bize 100 misli ile geri dönüyor çoğu zaman. başımdan geçen bir olayı kısaca anlatmak istiyorum.
kısa bir süre önce yaklaşık 1 hafta hastanede kalmak zorunda kalmıştım. bu süre zarfında hemşiresinden doktoruna, hasta bakıcısından temizlik personeline kadar o servisin tüm çalışanlarını gözlemleme fırsatım olmuştu. hemşireler ve doktorlar zaten işlerini iyi takip edip ilgili davranıyorlardı, ben de temizlik personellerini gözlemlemeye karar verdim. rutin temizlikleri sırasında hal hatır sordum, kolay gelsin dedim ve hani en basitinden sildiği yerlere daha kuruman basmadım. bunlar çok basit şeyler bakıldığı zaman. bir de bunların hiçbirini yapmayıp bu personellerin yüzüne bile bakmayan hasta yakınları vardı. İnanır mısınız ben sırf bu şekilde davrandım diye neredeyse 2-3 saatte bir çarşaflarımız değişiyordu,odamız gün içinde 2 defa siliniyordu, el dezenfektanımız daha bitmeden bile yenileniyordu, fazladan 2 yastık daha alabildik, gece üşüyünce battaniye bulabildik, çayımız kahvemiz eksik olmadı... tüm bunları sadece bir "kolay gelsin" ve "nasılsınız" ile yaptım. şimdi belki size bunlar zaten olması gereken, normal seylermis gibi gelebilir ama insan 1 hafta gibi bir süre hastanede kalınca bu anlattıklarım birer nimet sayılabilir. ya da ben uzun zamandır "insanlık namına" pek bir şey görmüyorum :)
çok uzattım. demem o ki hayat zaten yeterince zor, insanın mutsuz olması için bir çok neden var, bari biz birbirimize yardım edelim, iki güzel söz bir sıcak gülümseme ile birbirimizin hayatında fark yaratabiliriz. siz birine güleryüz gösterdiğinizde mutlaka bunun karşılığını alırsınız. tamam kabul ediyorum çok büyük mutluluklar değil bunlar ama hangimizin hayatında her gün mutluluktan ağlayacak derecede büyük mutluluklar yaşanıyor ki? böyle böyle küçük şeylerle en azından yarıştan kopmamış oluyoruz.
kısaca anlatıcam dedim olay nerelere geldi :)
gulmeksanayakisiyor
size son zamanlardaki kötü alışkanlıklarımdan bahsedeyim. elime ne zaman bir bilgisayar veya telefon alsam ilk kitap sitelerine giriyorum. sürekli okumak istediğim kitaplar vardı vakit bulupta okuyamadıgim. ekliyorum sepete bakıyorum okadar çok olmuş ki sepette şimdi hangisinden vazgeceyim diyorum . İşte asıl komik olan yanıda buya içinde set ile birlikte 16 kitap 68 lira tutmuş hepsi bu kadar mı diye şaşırdım. peki arkadaşım ne dese beğenirsiniz okadar kitabı ne yapacaksın , okadar para boşuna gitti hangisini okuyacaksın . peki benim aldığım bu kitapların hepsi senin günde ictigin bir paket sigaranın 5 günlük parası onu içip kendimi zehirleyene kadar bir kitaptaki belki bir sözle zihnimi aydınlatması kaç para?
snorlax
uyandığımdan beri öksürüp duruyorum akşam üzeri iyice arttı. yetmezmiş gibi ateşim de çıkmaya başladı. gözlerimden çıngılar çıkıyor. bademciklerim desem onlar zaten eller havaya dedi iyice özgürlüklerini ilan ettiler. tüm bunlar olurken hayattan bezmiş şekilde oturma odasına geçtim. annem 'allah tan dün evi temizlemişsin ya şu haline bak ilerler bir de bu şimdi kalırdı öyle her yer' dedi. sağ ol anacım valla nasıl güzel dedin ben de aynısını düşünüyorum sdjkljadjafj
gulmeksanayakisiyor
ayrılıklar neden hep acıdır. ben neden bu kadar çok duygusal bir insanım. mutluyken bile ağlayabiliyorum. bir erkek için çok fazla okadar hassas bir yapıya sahibim ki bir insanı uzdugumde kirdigimda kendime kızıp oturup ağlıyorum. daha önce kız arkadaşım ile üniversite bittikten sonra memleketime döndüm. o gün o dönüşte okadar çok ağladım ki , birbirimizi çok özlüyorduk. ben onun yanına her gitmem de heyecandan yerimde duramıyorum. 2,3 gün beraber vakit geçirdikten otobüs saati yaklaştıkça bir anda gözümden yaş akmaya başlıyordu. hep onunla meydandan servise binip onu eve gonderiyodum. çünkü o ben ağladıkça daha çok üzülür diye. otogara gidene kadar ağlayan gözler otogara gidince ilk işi yüzünü yıkayıp onu aramakti. üzülmesin ben iyiyim diye beraber vakit geçirirken komik anlarla güldürmeye çalışırdık birbirimizi. kendi erkek kardeşimin yanina gidiyorum . onunla ayrılırken bile sebepsizce dökülüyor yaşlar. simdi evimdeyim. İki yıllık bir iliskim bitti. bilmiyorum o şimdi ne halde ben her gün onunla yaşadığım günlerin özlemiyle evde tek basima kaldıkça yasadigimin yalnızlığın kendimi ne kadar yıprattı gini düşünüyorum. öyle bir sevinki sevmenin elini tutarak değil onun için en özel yerinizi ona armağan edecek kadar sevin. İşte belki de insan bu yüzden sevmeye korkuyor. konu kaybedip yalnız kalmaksa bir gün ayrı dusucegiz . onu düşünmek bile ağlamak için bi sebep. burada olmasa icimdekilerini anlatacak biri yoktu.
Ghost Rider
siteye geldim ve motosikleti park ettim. küçük bir çocuk geldi yanında babaannesi(anaannesi de olabilir) dedi ki
-aaaa süper kahraman
babaanne: evet bak süper kahraman
ben: ihihhiihi :) (kaskı çıkarttım) bak maskemi çıkarttım
- şimdi normal adam oldu dimi
babaanne: evet bak normal adam artık
sen ne masum birşeysin öyle ☺

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)