senacım
lastik eldiven kokusu alıyorum sürekli
ikarus✨
sokakta bi kedi miyavlıyor. sürekli ama. durmadan. az önce aşağı inip bakındım fakat sanırım beni fark edip miyavlamayı kesiyor. sesinden anladığım kadarıyla yavru ve çok korkmuş. bir türlü tam yerini tespit edemedim. hayvan resmen ayağına çağırıyor ama yanına gidince de korkudan bir yere saklanıyor. bu konuda deneyimli olan @Chiko ve @Eleni yi göreve davet ediyorum... gelin el eleverip şu hayvanı bulalım
Fridakahlo
İlber ortaylı yı çok severim takip ederim, youtube den hep konuşmalarını falan dinlerim. elimden geldiğince örnek aldığım bazı yanları var. ama çok yavaş konuşması beni benden alıyor. bu kadar bilgili bir insanın bilgilerinden hemencik çabucak yararlanıyım, dinleyim istiyorum. o yüzden dinlerken oynatma hızını arttırıyorum. elimde olmayan birşey normaldede hızlı konuşan, aceleci konuşan bir insanım, hızlı konuşmam karşımda ki insana rahatsızlık veriyor beni anlamıyorlar, tekrarlatıyorlar. haklılar. ama ben aklımda kurduğum düşündüğüm şeyleri çabucak söyleyip bitirmek istiyorum. ve karşımdaki de benimle aynı hızda anlasın aynı hızda konuşsun istiyorum. hatta yavaş konuşan eee, ıııı diye konuşan olursa valla baya ortamdan çatlıyorum.ortalama konuşsun, yavaş konuşmasın saatlerce dinlerim. benden rahatsız olan olduğu gibi bende yavaş konuşmaya tahammülüm yok 😂 azra kohen gibi hızlı konuşan çabuk çabuk, benim gibi konuşan insanları aşırı seviyorum. sürekli konuşurken yavaşlama hissine kapılıyorum. ama elimde olmuyor. huylu huyundan vazgeçmiyor. İlber hocam özür dilerim. :(
limos
john wick: chapter 3 - parabellum izliyorum arkada sürekli ceza - fark var çalıyor.
Fridakahlo
oturduğum şehirde ilçeden merkeze 10 15 yıl kadar önce geldik ve toplam 3 mahalle 3 ev değiştirdik, değişmeyen şeylerden biri simitçiydi. ekmeğinin peşinde olan bir tane abi var sokak sokak dolaşıp simit satıyor. o kadar gür bir sesi var ki hemen tanıyorum. çocukluğumun simitçiydi. (simite aşırı severim 🤭) adam yıllardır sokak sokak dolaşıp simit satmaktan, helalinden kazanmadan hiç vazgeçmedi. bugün sesini uzun zaman sonra tekrar duydum uykulu uykulu cama koştum hemen. amca biraz yaşanmış ama gevrek simitleri hala aynıydı. çocukluğumu sürekli hatırlattığın için teşekkürler simitçi abii🌸
mistletoe🍃
şimdi buraya ne yazarsam yazayım içimin sıkıntısını geçirmeyecek. kimilerine göre bomboş bir derdim olabilir ama senelerdir beni yedi bitirdi. artık öyle bir hale geldi ki sürekli bu sorunu düşünür oldum. rüyalarım bile can sıkıcı sevimsiz bir hal aldı. bu bir takıntı sanırım. kabullenemedim, kabullenemiyorum. günlerce de üzülsem bir çözüm bulamıyorum ve iyiye de gitmiyorum. üzülmek de bir yere kadar diyorlar ya yalan. bir yere kadar değil maalesef dibin bile daha dibi var. neyse hayat bir yandan güzel tabii sağlıklı olmak, istediklerini ara ara olsa bile yapabilmek, yiyebilmek, uyuyabilmek, gezebilmek... şükredilecek çok şey var.
casualman
eskiden yaptığım gibi şuraya azıcık sitem atayım içimi dökeyim. o kadar bıktım ki insanların sahte yaşamlarından ve sahte şeylerden mutlu olup gerçekten gram anlamamalarından boş şeylerle uğraşıp boş bir hayat yaşamalarından diyeceksiniz ki bundan sanane öyle olmuyor işte o iş bizde yaşıyoruz bu dünya da mesela iş hayatımdaki insanlar veya hoşlandığım bir kız illaki birileri sürekli çıkıyor karşıma ve zararını ben görüyorum. hayatta hiç bir zaman yok like takipci kısaca sosyal medya umrumda olmadı başka insanların seveceği şekilde resimler çekinmek başka insanların beğeneceği sözler yazmak başka insanların ilgisini çeken profiller vs vs ha bundan da sanane diyeceksiniz bunca sahtelik içinde insanlar gerçek benliklerini unutmuş ve ben onlara doğru olanla gerçek olanla yaklaştığımda resmen kaçıyorlar saçma bir şekilde. bir kaç örnekle açıklayım geçen bir kadınla tanıştım cidden güzel şeyler hissettim ona karşı sadece dürüst oldum veya başka bir amaç gütmeden kartları mı açık oynadım evime kadar geldi tek düşündüğüm sadece yanında olmak o anki sıkıntısını ona unutturmakdı 1 ay sonra felan başka birisi daha çıktı karşıma ona da gerçek olması gereken şekilde davrandım sonuç 2 sininde en son söylediği casual sen çok iyi birisin deyip konuşmayı kestiler. diğer bir örnek erkek arkadaşım oldu bebelerle samimi olmak güzel bir dostluk kurmak istedim ben ne kadar dürüst olup onlara iyi davrandıysam onlar da bir o kadar kullanmaya çalıştılar beni ve en kötüsü bu anlattığım bu insanların hepsi beni salak yerine koymaya çalıştılar. herkesin dili farklı kalbi farklı konuşur olmuş ne adamlıktan ne insanlıktan anlayan kalmış boş ve sahte dünyalarınız da mutlu olmaya devam edin ben gerçek dünya da gerçek insan aramaya devam edeceğim. lafta bunları arayıp icraat de kendine ızdırap çektirenlerin yanında nasıl duruyorsunuz hala anlayamıyorum anlayamayacağım da. her neyse iyi döktüm içimi her zaman joker kartım oldun iyiki varsın omüdedikodu 😏
Gamsız Baykuş
uzunca bir zamandır kendimi tanımaya çalışıyorum ve bu süreç kendimle çokça çatışmama sebep oluyor. eskiden gerek deftere gerek siteye olsun kendimi anlattığım yazılar yazardım. birkaçına göz gezdirdiğimde “ben böyle miydim?” diyorum. olmak istediğim kişiydim eskiden ama şimdi zamanın ve çevremin getirmiş olduğu şartlarla birlikte o kişi olmaktan çıktığımı fark ediyorum ve bu durum beni mutsuzluğa itiyor. bu istemediğim bir durumdu ve kabullenemeyerek sürekli eski ben olmak için çabalayıp durdum. alışamıyordum bu halime çünkü. çok düşündüm, hâlâ da düşünüyorum. neden kaçındığımın farkındayım ama bundan bahsetmeyeceğim. İçinde olduğum durumu matematikle örneklemek istiyorum.

şimdi bir diferansiyel denklem problemi ele alalım. diferansiyel denklem dediğimiz şey kısaca bir fonksiyonun türevli halini de içinde bulunduran denklemdir. türev en temel anlamda değişime karşılık gelir. yani çözülmesi gereken problemimiz aslında değişmiş bir halde ve biz onun önceki halini arıyoruz. çözüm arayışına girelim. adi diferansiyel denklemde her iki tarafın integralini alırız ve bir dizi işlem sonucunda “y=f(x)+c” şeklinde bir genel çözüm elde ederiz. burada dikkat etmemiz gereken şey c sabiti. görüldüğü üzere fonksiyonun ilk halini birebir biçimde bulamadık. biz bu c'ye keyfi değer vererek farklı sonuçlar elde edebiliriz ama hangisinin bu fonksiyonun değişmemiş hali olduğunu bilemeyiz. çünkü o değişti ve eski halini korumamız artık çok zor.

İşte bu günlük hayatımızda da böyle. bakıyorum kendime, bu yaşadığım şeyler boyunca birtakım değişimler yaşadım her ne kadar istemesem de. problem yukarıdaki gibi kısmen. çözüm bulmaya çalışıyorum ama aynı zamanda farkındayım ki asla eskisi gibi de olmayacak. onun için ne kadar çabuk kabullenirsem o kadar iyi. belki de düşündüğüm kadar kötü değildir. hem darwin amcamız ne güzel söylemiş: “en zeki veya en güçlüler değil, değişime en iyi şekilde ayak uydurabilenler hayatta kalır.”

okuduğunuz için teşekkürler. İyi geceler dostlar, saygılar..
Fafatara
tanıdığım kişilere sürekli 'kafayı yemek orucu bozar mı?' ' kazık yemek orucu bozar mı?' ' çok parfüm sıkınca kokuyu yuttum orucum bozuldu mu?' şeklinde sorular soruyorum. abime beni böyle sev dedim sağ olsun engellemiş beni canım abim. sevgisini böyle gösteriyor o. kuzenim de 'allah seni tanıyan herkese sabır versin' dedi. amin yani ne diyeyim.
Motorsuz Motorcu
birşey diyebilir miyim? bir hata oldu galiba çünkü duvarımda 305 tane (bununla birlikte 306) durum paylaşmışım gibi duruyor. evet gibi duruyor çünkü sürekli bişeyler yazan müdavimlere bakıyorum 15-20 tane gözüküyor. @mimumimu bile günde 10 tane müzik paylaşıp bana yetişememiş o derece yani. tamam 3 senelik hesap eyvallah da ne biliyim. burda o kadar yazı paylaşana kadar çağrı taner gibi kitap yazsaymışım keşke 3 5 birşey kazanırdık belki 😂
malifalitiko
yeni inşaa ettiği konutların üzerine helikopter pisti yapan müteahhit allah senden razı olsun. bende helikopteri sürekli çamura taşa oraya buraya indiriyordum vallahi nasıl bir çileden kurtardın beni bilemezsin. sevgili devletimiz kürklerden alınan kdv yi de sıfırladı. biz zenginlerin en büyük derdiydi valla bu kürk lerden alınan vergi, e tabi yatlardan aldığı ötv ye el atması gözlerimi yaşarttı yani amerikan bayrağı asmaktan gına gelmişti.
Calimeroo
arkadaşlar, merhaba arkadaşlar ben bir halt yedim. gittim kolumu çatlattım, hem de sağ kolumu hani şu sürekli kullandığım kolumu. evet evet bence de aferin bana. gece yatmak sabah kalkmak bilmeyen ben bakınız saat 7 ve ayaktayım. neden ? çünkü kolunuz alçıda uyumak epey zor bir eylem...neyse buna da şükür ki kırmadım. bir yanım deli gibi pişman, bir yanımsa olacağı varmış üzme tatlı canını diyor. taş olsa çatlar diyorlar nazardan, dedim ne nazarııı, neyin nazarııı, kimin nazarı ?!? canım kemiğim çabucak iyileş lütfen bu minik calimeronun sana ihtiyacı var....
wulsfgersborger
olayı kısaca özet geçiyorum ; bizim evde bir ev arkadaşım sürekli yemek yapar sarmasına kadar :) diğer ev arkadaşım ise 1.sınıf yaklaşık 6 ay boyunca bulaşıkları çeşitli akıl oyunları ile ona iteledim. 6 ay boyunca ne yemek yaptım nede bulaşıkları yıkadım. memleketinden gidip geldi adam bulaşık bugunu çözdü. dün ağlayarak bulaşıkları yıkadım. taktik veriniz efenim 😅
kittyyy
saat 00.00 dan sonra resmî olarak bir yaş daha ekleyeceğim ömür haneme. ve bunca yıldır hayatımda değişen tek şey belki de yüzümdeki çizgiler ve sürekli artan bir sayı. kendime kattığım veya katmaya çalıştığım şeyler tabiki oldu ama kendimden silmeye çalıştığım şeyler daha daha fazla. bu yıl ki hedefim artık kendimi olduğum gibi sevmek ve insanlar benim hakkımda ne düşünürse düşünsün umursamamak. ki insanları tek bir cümlesiyle yada hareketiyle yargılamayan bir insan olmayı hiç sevmedim hayatta ve kendime de olmasını istemedim hiç. nefret ettim bu durumdan da oldum olası. çünkü mutlaka o olayın altından bir sürü başka olgular çıkıyor ve belki de haklı haksız, haksız da haklı çıkabiliyor. veya herkes haksız olabiliyor, bunun tam tersi de var tabi. bu saatten sonra kimseyi değiştiremem belki bende dahil. yaşayıp göreceğim artık ne kadar ömrüm kaldıysa. sadece tek bir isteğim var bundan sonraki hayatım için. bunda sonra kalan hayatımda ve ben yokken bu dünyada, tek bir insan dahi olsa onun aklında kalmak. gözümdeki yaş değil ama ruhunda ufak da olsa bir hatıra olarak kalmak. hatırlanmak.
çok_karanlık_patron!
adamlar forvet aldı (diagne)yeri göğü inletti. la daha ne istiyonuz sürekli kupa alıp duruyonuz. bi sene de almayıverin. bi de bizi düşünün napalim biz komple kadıköyde intihar mi edelim.
Fridakahlo
alıyorlar en son model telefonları pardon en havalı ve ünlü telefonları sonra içine yüklüyorlar ne kadar uygulama varsa sonra ne yiyip ne içiyorlarsa paylaşıyorlar. dışarıda, sosyal medyada gördükleri o insanlara özeniyorlar onlar ne yapıyorsa aynılarını yapıyorlar sırf onlarla aynı görünebilmek için hiç olmadıkları insan gibi davranıyorlar sosyal medyada, tanıştığım insanları sosyal medyada tanıyamıyorum.
sürekli mutluyum havası ile fotoğraflar, hikaye üstüne hikaye
neyi kime ispatlamaya çalışıyoruz ki o insanlar şunu der bunu der diye kendimizi unuttuk işte bu yüzden mutsuzluk çağımızın hastalığı, insanlar o özendikleri insan gibi olmaya çalışıp her eksiklikte mutsuz oluyorlar.
herkesi aynı tip insan yapmaya çalışıyorlar. instagrama neden fotoğraf atmıyorsun bunlardan biri çünkü sende onlar gibi olmak zorundasın sürekli öz çekim yapıp insanlara mutluluk pozu vermek zorundasın. (yanlış anlaşılmasın paylaşanlara karşı değilim.) fotoğraf çekiyorum onları paylaşıyorum ama hayır kendi özçekim fotoğrafım olmadan olmaz neden çünkü herkesle aynı olmak zorundayım aksi kabul edilemez. İyide niye?
Fafatara
hiçbir şey yapmadığım halde sürekli yorgunum. yorgun olduğum için de hiçbir şey yapasım gelmiyor. yapabileceğim en güzel şey ne diye düşünüyorum düşünüyorum. sonra diyorum ki keşke ölsem. ne güzel ölürüm lan ben. müthiş ölürüm. öleyim ben öleyim. çiçiliye can veren allah'um çek beni yukari.
ikarus✨
bir arkadaşım var, sürekli iletişim halinde değiliz ama garip bir şekilde ne zaman canım sıkkın olsa bundan hiç bahsetmediğim ve bilmediği halde bana "iyi misin, her şey yolunda mı" diye mesaj atıyor. bu akşam yine aynısı oldu ve bu sefer "nasıl olduğunu, nasıl hissettiğini senden başka bilen var mı?" diye bir soru sordu. açıkcası bu soru bende soğuk duş etkisi yaptı. çok doğru ve mantıklı bir soru. düşünmeye başladım, nasıl olduğumu gerçekten benden başka bilen biri var mıydı...
Fafatara
değerli uzun boylu insanlar,
toplu taşıma araçlarında lütfen daha duyarlı olalım. sürekli kolunuzun ya da dirseğinizin hedefi oluyorum. ya gözlüğüme vuruyorsunuz ya da başıma. kol neyse de dirsek denk gelince kötü oluyor. tabii ki yanlışlıkla olduğunun farkındayım. o an önemli değil diyorum ama can bu acıyor. bir de ne olduğunu anlamak için arkasına bakanlar var ama işte ben aşağıdayım. neyse en azından bir şeye çarptıklarını fark ediyorlar. kısacası artık başıma vurmayın, acıyor. he bir de bildiğiniz gibi çoğu zaman ayakta kalıyoruz. bu sırada bir yere tutunmaya çalışırken fark etmeden koluyla omzumu bastıran çok kişi var. zaten kendimi zor taşıyorum siz de öyle yapınca daha zor oluyor. o yüzden yapmayın böyle şeyler, omzum ağrıyor sonra.
Fafatara
arkadaşım hasta olmuş, ateşim var deyip yattı. hastaneye gidelim diyorum, yok. meyve soyayım diyorum, yok. çay yapayım diyorum ona da yok. kalk duş al diyorum, yok. sürekli ateşim var diye mızmızlanıyor ama. ne yapayım üfleyerek ateşini mi düşüreyim?

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)