kremşanti
dün yolda rahat ederim diye kargo pantolon giymiştim yolda ayaklarım şişti bi yandan da pantolonun paça kısmı sıktı iyice rahatsız etti. tüm gün ordan oraya koşuşturdum şimdi de evde duş sırası beklerken samkartıma bi bakayım dedim foto geniş basılmış yüzüm tombik duruyo herkesin öyledir umarım. iyi gecelerdir ♥️
Smoker
bu tramvay kampüse çıkmaya başladı ya r11’e 1 tl verirken tramvaya 1.65 mi vercem şimdi hem de gidiş geliş ?
deepred
hayırlısıyla tüm derslerimizi aldık danışman onayına gönderdik. adam akıllı çalışıp 3 üstü ortalamayla mezun olalım gerisi allah kerim. daha dün gibi ben okulu bırakıyorum diye valizimi topladığım zamanlar şimdi son senemiz
kremşanti
2 sene önce victoria secret's bombshell almıştım pahalı diye tek fıs sıkıyodum şimdi çok az kaldı diye yenisine bakayım dedim 690₺ olmuş kim verir o kadar parayı parfüme. yoluma deodorantlarla devam ediyorum kb güzel pahalı parfümler.
Mamaimsorry
kan ilacı kullanmadan önceki kansız ben günde bir öğün bile zar zor yiyordum , karnım çok aç olsa bile halsız olduğum için sürekli uyuyordum

. kan ilacı kullandıktan sonra ki bense sürekli yiyor. haddi hesabı yok saat başı acıkıyorum . daha iki saat önce yemek yememe rağmen yeniden acıktığım için bu saatte spagetti yapıyorum . şu hale bak vücudumu beyin değil koca midem yönetiyor. artık "açım ama uyuyayım şimdi yemek mi yenir " de diyemiyorum . resmen içerden çığlık atıyor . bana naptın kan ilacı ? bana naptinnnnnn.
mistletoe🍃
benim düşündüğüm: ayyy bu ne biçim toz, kir tutar şimdi ne saçma.
milletin düşündüğü:
kremşanti
saat 22 sularında babamın gelmesiyle uğraşılan ve zafere ulaşılan bir olayı yazıyorum.

bir kere daha anlattım sanırım o yüzden üzerinden geçeyim. bizim alt komşu psikopat. tavan vantilatörü kullanıyor ev titriyor. (üsttekinin kızının da ondan altta kalır yanı yok. eve gelince balkonda hoparlörü açıp bağıra bağıra telefonla konuşuyor. sabahları 8’de uyanıyor tepine tepine yürüyor vs.) saat 20.30 civarı açtı yine vantilatörü. biz de dedik çalıştırsın yatarken kapatır herhalde falan. babam geldi yorgun tabii adam 5 saatlik yoldan gelmiş. bu yine mi çalıştırdı demesiyle çıldırması bir oldu. (bizde ailecek sinir var.) biraz zıpladı daha sonra balkona çıkıp vileda sapıyla alttakinin balkonuna vurmaya başladı. (babamın sesini duymasa çıkıp ana avrat küfür ederdi ama sesi çıkmadı.kendisi çok kedi sevici olduğu için ilk katta oturan teyzenin balkonuna kedi maması atıp ben yapmadım diyordu öyle de iki yüzlü. kendi balkonuna da kedi girmesin diye perde takmış.) babam balkondaki perdeyi indirdi çıkıp tepki versin diye ama cık. (biz ilk taşındığımızda kalorifer taktırmıştık o zamanlar boru patlamıştı onlara su sızmıştı babam elinde sıvayla gelmişti daha sonra da o boruyu tamir ettirmiştik. bilseydik tamir ettirmezdik.) kaloriferin yanından çekiçle delik açıp su döktük fazlaca. yaklaşık yarım saat sonra kapatmış ama saat 12’yi geçiyor yani abim de çalışıyor insan kafayı yer böyle yer kendi evi olsa. neyse şimdi oturdum bunu yazdım. umarım hiçbiriniz şu deli komşu tantanasını yaşamazsınız. şurup da iyi geceler diler.
Gamsız Baykuş
siteye eklenen reklam, yemek reklamı olmayacaksa hiç de sorun yok diyorum ve destekliyorum. önceden olan lavaş center reklamını gece gece görünce canım çekerdi. yurtta gece sipariş de veremiyorduk tabii. geçenlerde yine rehberimde lavaş'ın numarasını gördüm de üzüntümden ağlayacaktım çok ciddiyim. eskiden olsa samsun'a dönünce yerim diyordum ama şimdi o imkanım da yok. :( ben sürekli acıkan biriyim. çok rica ediyorum şimdiki gibi reklamlar olsun. tişikkirlir, bol kazançlar ehehe.
Salihamel
bı gün minubusde gidiyorum yanımda teyzenin biri yerinden kalkiyo gibi oldu.bende tayze inecekmisan diye sordum ve o anda muhabbet başladı .teyze öğrenci olup olmadığımı sordu bolumumu sordu ,ortam nasi diye sordu ,ortam derken siyaset varmi okulun içinde onu sordu.sonra muhabbet durdu bı sessizlik oldu teyze yuzume birkaç saniye bakdı ,durup dururken kolumdan kavrayıp aman oğlum abdestsiz gezme dedi .ulan sanki ben teyzenin kulağına eğilip ben abdestsizim teyze diye fisildamisim gibi millet bana gülmeye başladı .şimdi niye karıştırsin ki abdestlimiyim degilmiyim sanane ,sonra nasıl boy abdesti alındığını falan gösterdi baya anlattı boy abdestini ,hani acaba kokuyomuyum desem 1 gün önce duş aldım ,zaten teyze öyle bı sarımsak yemiş ki leş gibi koksamda kimse duymazdi o kokuyu .heralde uzaktan bakınca abdestsiz bı insanmisim gibi gorunuyorum
dieoncemore ✘
durmayı denedim.
yol arayışından vazgeçtim.
ben durdum.
yollar devam etti.
gördüm ki yola devam etmek zorundasın.
ve uzun süre hangisinden gideceğime karar veremedim.
sonra biraz daha durdum.
gözümün önündekileri reddetmekten vazgeçtim.
ve bir gerçeği bulma yolu daha yarattım kendime.

yıllardır ilişkilerimiz ister istemez bir insan ile alakalı.
haliyle iki taraflı.
ben bir tarafım.
bakıyorsun.
ve gördüğün şey senin gözlerini alıyor.
kendini kaybetmek istiyorsun.
diyorsun ki; "boşluğa yaslanmaktan sırtım ağrıdı, e onun da ağrımış. neden birbirimize yaslanıp rahat etmeyelim?"
bu noktada kendini kaybediyorsun sayın homo sapiens.
fakat öbür taraf kendini kaybetmiyor.
sen kendince çırpınıyorsun.
zaten yıllardır koskoca bir boşluk içinde yaşıyorsun ve bu boşlukla mücadele etmeyi iyi kötü beceriyorsun.(hala hayattasın.)
fakat bu bahsettiğim gözlerinin kör olması hali(bu kesinlikle aşk değil) içinde bulunduğun boşluğun yapısını tamamiyle değiştiriyor.
ve sen buna alışamazsın.
üzgünüm.
alışamazsın.
çünkü bu dayanılmaz bir sızı sahibi olma hali.
hani için cız eder ya.
ne cız etmesi. içine tornavida sokmuş, çeviriyorlarmış gibi olur ya.
bununla her dakika yaşayamazsın.
-herkesin illa ki birine tornavida sokup, çevirmişliği vardır.-
ve zaman geçmemeye başlıyor.
özellikle gece geçmiyor. yine.
taraflar asla aynı durumda değil.
her ne kadar her şey aynıymış gibi gördüysen de.
hayır.
değil.

bir gece daha geçirmişken
bir şeyler oluyor!
çevrendeki insan yüzleri değişiyor.
sonra bir bakıyorsun üç gün önce tarafken
şimdi öbür tarafsın.
anlıyorsun ki hiçbir şey taraftan baktığın gibi değil.
kör olmuşsun yahu.
hiçbir zaman hiçbir şey bu kadar çekici olmamış.
ilgi-alaka düzeylerinizin arasında uçurum var.(ve sen o uçuruma düşmek üzereydin.)
sonra anlıyorsun her şey ne kadar basit.
değil.

gerçeği görmenin yolunu netleştirecek olursak
hikayeyi bir daha
ama
öbür taraftan
yaşamak.

bahsettiğim kesinlikle empati değil.
empatiye inanmam.
sebebi ise:
başka bir insanla yaşadığın şeyler ve olaylara bakış açın asla aynı olamaz.
asla aynı ayrıntılara takılamazsınız.
o yüzden kendini başkasının yerine koymak diye bir şey yok.
fakat sen bir tarafken öbür tarafı yaşarsan.
işte bu senin gözlerini açar.

ve yola devam edersin.
ya da anlattıklarımın hepsini siktir et.
görmezden gel.
ve atla aranızdaki şu uçurumdan.
kremşanti
balçova’dan üçkuyular’a gidip vapurla alsancak’a gittim. şimdi de alsancak’tan üçkuyulara yürüyorum. gündüz hava alamıyoruz bari şimdi alalım. en çok bunu özleyeceğim canım İzmir.
mistletoe🍃
dakoh
bence sözlük girdilerini editleyebilmeliyiz yani bir tanecik harfi eksik yazmışım moralim bozuldu bak şimdi :(
omuluarkadas
günün en sevdiğim vakti. düşün düşün dur şimdi. geceyi benden çok kimse sevemez herhalde !.. gündüz vassaf ın da dediği gibi "yaşamın anlamı gece duyumsanır ve sorgulanır,kimse bunu öğle yemeğinde tartışmaz. yaşam gecenin konusudur."
dakoh
diyorlar ki öldü şimdi de desinler efsane geri döndü fiçifiyuuuuv
yolyordam
şimdi hepimizin aklında tek bir soru var.
biz neden profil resmimizi değistiremiyoruz?
Frida
şimdi neden hiçbir şey yapmıyorsun?
raskolnikov sert bir sesle ve isteksizce:
— yapıyorum… dedi.
— ne yapıyorsun?
— İş…
— ne işi?
delikanlı bir süre sustuktan sonra ciddi bir sesle: — düşünüyorum, dedi.

suç ve ceza kitabından alıntıdır.
düşünmek dünyanın en zor işidir.şu cümlelerden sonra buna katılmamak elde değil.fazla düşünmek hem psikolojik hem de fiziksel sorunlara yol açabilir. enerjinizi, hevesinizi kaçırmak gibi bir yeteneği vardır. eğer gereğinden fazla düşünürseniz. diğer bütün işlerinizi engelleyecektir. mesela ben şuan gelecek kaygım ile düşüncelerim çarpıştı ve ders çalışamıyorum. düşünmekten odaklanamıyorum. düşüncelerim beni engelliyor. sınavlardan nefret ediyorum.sınavlar insanları depresyona sokup öldürmek için varmış gibi geliyor. 😬

Frida
böyle çok acılar çekmiş, dert içinde yüzen insanları gözünden anlama gibi bir yeteneğim var. şimdi diyeceksiniz ki kimse dertsiz değildir. bizde anlayabiliyoruz diye. çok doğru sonuna kadar katılıyorum. dünyadaki her canlının bir derdi var, ya kendi ile ya dışardan herhangi bir organizma ile. lakin kabul edilmesi gereken bazı şeyler var. mesela ne kadar büyüklükte sorunları var, ne kadar dayanabilecek durumda ya da ne kadar daha dayanabilecek. tanıştığım her insan da baştan aşağı bir süzme ve analiz etme gibi bir duruma sokuyorum kendimi. konuşma tarzından tutun da ses tonuna kadar. resim çizen bir insan olduğum içinde insanların yüzlerini inceleme gibi bir huy edindim. ön yargılarım var kabul ediyorum. ama bu önyargı ile alakası olamayan bir durum. karşımda ki insanın birşeylere direnmeye çalıştığını anlıyorum. genelde ya çok içlerine kapanık olurlar, yada çok güler yüzlü hatta hep iyimserdirler yada hep olumsuzluklara çevirir kafasını. bir şeylerin iyi gitmediği bellidir işte belki tam anlatamamış olabilirim. anlayış ile karşılayın. önümde bir çok örnek olan arkadaşım var. bunda bişey var dediğim herkesin hayatından çok büyük acılar çıktı. ve işin garip tarafı hep kendileri gelip itiraf ettiler.İyi dert dinleyici gibi görünüyorum sanırım :) yakın arkadaşım olsun yada olmasın. müthiş dert dinleyici ve tavsiye vericiyimdir. bilirsiniz çok iyi tavsiye verenler kendi hayatlarında asla uygulamayan ve hep anlatan değilde dinleyen taraf daha dertlidir. aceba öyle mi? ayyy çok uzun yazmışım, bu kadar uzun yazımı okumaya zaman ayıran sevgili omü dedikodu ailesi üyeleri dostlarıma teşekkürler:)
Bubbles
llosa bir öyküsünde hiçbir şeyi unutmayan bir adamı anlatır. adını şimdi hatırlayamadığım kahraman doğduğu andan itibaren gördüğü, duyduğu, yaşadığı tek bir şeyi bile unutamaz. herkes bunun tanrı'dan gelen çok özel bir yetenek olduğunu düşünür ve adama imrenerek bakar. adam ise neredeyse her gece dua eder tanrı'ya unutabilmek için. fakat nafile.. hiçbir şeyi unutamaz ve başına gelen bir dizi saçma sapan olaydan sonra kafasını vura vura intihar eder. İşte o hikâyede geçen bir diyalog vardı. kendisine unutamamanın ne kadar müthiş bir yetenek olduğunu söyleyen dostuna şöyle cevap vermişti bizim adam. " tanrı nefret ettiği insanlara öyle yetenekler verir ki, dışarıdan bakan herkes bunu ödül zanneder fakat bu aslında cezaların en büyüğüdür. üstelik bunun nasıl bir lanet olduğunu kimseye anlatamadığı için aslında iki kez cezalandırılmış olur. bu da tanrı'nın yaptığı bir tür espridir!"
bir süredir kendimi llosa'nın kahramanı gibi hissediyorum. hafızam en büyük düşmanım ve ben umutsuzca kafamı vuracak duvar beğenmeye çalışıyorum. tanrım, afedersin ama bu hiç komik değil...
Black.
"şimdi, tut içindeki şüpheni, 10 pareye ayır. 9 paresi suçlu, 1 paresi masum der ise, o kişi masumdur. ama 9 paresi masum, 1 paresi suçlu der ise, o kişi suçludur."

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)